Diğer kararlar (40)
Her ne kadar Baro Disiplin Kurulu, şikâyetli avukatın süre tutum dilekçesi sunduğu gerekçesiyle ceza verilmesine yer olmadığına karar vermiş ise de dosya kapsamındaki ceza mahkemesi kararı ve şikâyetçinin itirazında ileri sürdüğü hususlar dikkate alındığında, şikâyetli avukatın müvekkilinin haklarını koruma görevini gereği gibi yerine getirmediği ve mesleki özen yükümlülüğünü ihlal ettiği sabittir.
Detaylı özeti gör
Şikâyetli avukat, müşteki vekili olarak takip ettiği ceza dosyasında müvekkili aleyhine cezayı artıran istinaf kararını yasal süresinde temyiz etmemiş, karar kesinleşmiştir. Aynı eylem nedeniyle açılan kamu davasında ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma suçundan mahkûmiyete ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Kurul, bu kararın disiplin hukuku bakımından eylemin varlığını ortadan kaldırmadığını, avukatın müvekkilinin hak arama yolunu kapatarak özen yükümlülüğünü ihlal ettiğini belirtmiş; ceza verilmesine yer olmadığı kararını kaldırarak kınama cezası vermiştir.
Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m. 34,134 TBB.Mes.Kur.m.3,4
Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 3, 4
Kararı incele →
•
Kaynak: barobirlik.org.tr
Somut olayda görüntü kaydının varlığı, tanık anlatımlarıyla birlikte, şikâyetlinin "yalnızca mesafeyi korumak üzere elini uzattığı" savunmasını aşan bir fiziki temasın bulunduğunu ortaya koymaktadır. Bu temasın "yolu açma" veya "jest" sınırlarını aşarak meslektaşın bedenine yöneldiği; özellikle bilek bölgesine yönelik kavrama niteliğiyle kabul edilemez bir müdahale oluşturduğu anlaşılmaktadır.
Detaylı özeti gör
Taraf vekilleri olarak katıldıkları duruşmanın ardından adliye koridorunda çıkan tartışma sırasında şikâyetlinin, şikâyetçi meslektaşının bileğinden tutup ittiği iddiasıyla açılan davada uyarma cezası verilmiştir. Kurul, adliye koridoruna ait kamera kayıtları ile tanık anlatımlarının örtüştüğünü, şikâyetlinin yalnızca mesafeyi korumak için elini uzattığı yönündeki savunmasının bu delil bütünlüğü karşısında inandırıcı kuşku doğurmadığını saptamıştır. Fiziki temasın mesleki saygı ve dayanışma ilkeleriyle bağdaşmadığı gerekçesiyle itirazın reddi ile karar onanmıştır.
Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m. 34, 134 TBB Mes. Kur. m. 3,4
Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 3, 4
Kararı incele →
•
Kaynak: barobirlik.org.tr
Şikâyetli avukatın icra müdür yardımcısı görevini ifa eden şikâyetçiye karşı tehdit ve hakaret suçlarını işlediği sabit olmakla bu eylemleri ile yukarıda belirtilen maddelere aykırı davranarak mesleğin itibarını zedelediği Avukatlık Kanunu 136/1 maddesi delaletiyle eyleminde kusurlu olduğunun kendisine bildirilmesi gerektiği değerlendirilmiş bu nedenle şikâyetli avukatın eylemine uyan Avukatlık Kanunu 135/2. Maddesi gereğince kınama cezası ile cezalandırılması gerekirken uyarma cezası takdir edilmesinde hukuki isabet görülmemiş, Avukatlık Kanunu 157/6 maddesi gereğince kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Detaylı özeti gör
Şikâyetli avukat, icra müdürlüğünde müvekkiline ait olmayan dosyaları incelemesi üzerine kendisini uyaran görevli şikâyetçiye tehdit ve hakaret içeren sözler söylemiştir. Ağır Ceza Mahkemesi tehditten 5 ay, hakaretten 10 ay hapis cezası verip hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermiştir. Kurul, bu kararın disiplin soruşturması bakımından güçlü delil olduğunu, eylemin Avukatlık Kanunu'nun 34. maddesi ile Meslek Kuralları'nın 25. maddesine aykırı olduğunu belirterek uyarma cezasını 135/2. madde gereği kınama cezasına çevirmek suretiyle kararı düzelterek onamıştır.
Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m. 34, 134,135,157/6 TBB Mes. Kur. m. 3,4
Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 3, 4
Kararı incele →
•
Kaynak: barobirlik.org.tr
İçeriğinde bilgilendirme amacını aşan ifadeler içeren mesajlar gönderilmesi eylemi sebebi ile şikâyetli avukatın Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları'nın 3 ve 4.maddelerine aykırı davrandığı kanaatiyle Baro Disiplin Kurulu tarafından yapılan hukuki değerlendirmede isabetsizlik görülmemiştir
Detaylı özeti gör
Alacaklı vekili olan şikâyetli avukat, borçlu şikâyetçiye haciz, hapsen tazyik ve sicil affı ima eden, bilgilendirme amacını aşan mesajlar göndermiştir. Kurul, mesajlara konu icra dosyasının İcra Müdürlüğünce imha edilmiş olması sebebiyle ortada derdest bir takip bulunmadığını, mesajların borçlu üzerinde baskı kurmaya yönelik olduğunu saptamıştır. Eylemin Avukatlık Kanunu 34. madde ile TBB Meslek Kuralları 3 ve 4. maddelere aykırı bulunması nedeniyle verilen uyarma cezasına yapılan itiraz reddedilmiş, Baro Disiplin Kurulu kararı onanmıştır.
Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m.34,134 TBB.Mes.Kur.m.3,4
Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 3, 4
Kararı incele →
•
Kaynak: barobirlik.org.tr
Avukat, mesleğin ifasında yüklendiği görevin kutsallığına yakışır bir şekilde hareket etmek, mesleğin itibarını zedeleyecek her türlü tutum ve davranıştan kaçınmak zorundadır Avukatın bir yükümlülüğü de müvekkilinden meslektaşlarına yönelecek sataşmaları önlemektir
Detaylı özeti gör
Şikâyetli avukat, müvekkilinin kaleme aldığı ve karşı taraf vekili olan şikâyetçi avukatı hedef alan kişisel suçlamalar içeren dilekçeyi bir fotoğrafla birlikte, taraf oldukları ceza dosyasına vekil sıfatıyla sunmuştur. Baro Disiplin Kurulu ceza verilmesine yer olmadığına karar vermişse de TBB Disiplin Kurulu, dilekçenin dosyadaki uyuşmazlıkla ve iddia ile savunmanın hukuki yönüyle ilgisi bulunmadığını ve delil niteliği taşımadığını belirterek eylemi Avukatlık Kanunu 34 ile Meslek Kuralları 4, 5, 6 ve 44. maddelerine aykırı bulmuş ve uyarma cezası vermiştir.
Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m.34,134 TBB.Mes.Kur.m.3,4
Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 3, 4
Kararı incele →
•
Kaynak: barobirlik.org.tr
İhmal neticesinde kararın kesinleşmesiyle şikâyetçinin özgürlüğü kısıtlanmış, yargısal denetim hakkı ortadan kalkmıştır. Bu sonuç, sadece meslek etiğine değil, adil yargılanma hakkına da zarar vermektedir. Süre tutum dilekçesinde yapılan maddi hata ve gerekli dikkat gösterilmemesi sonucu müvekkilin telafisi mümkün olmayan zarara uğraması, avukatın sadece uyarılmasıyla geçiştirilemeyecek kadar ciddi bir meslekî kusur teşkil etmektedir Her ne kadar Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması kararı, kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı olarak kabul edilmemekte ve tek başına disiplin cezasına esas alınamayacak olsa da somut olayda, şikâyetlinin müdafilik görevini mesleki dikkat ve özen yükümlülüğüne uygun olarak yerine getirmediği sabittir
Detaylı özeti gör
Sanık müdafi olan şikâyetli avukat, müvekkili hakkında verilen 6 yıl 3 ay hapis cezasına karşı sunduğu süre tutum dilekçesinde başka bir mahkeme adı, dosya numarası ve sanık ismi yazmış; maddi hata düzeltildiğinde süre geçtiğinden istinaf başvurusu reddedilmiş ve mahkûmiyet kesinleşmiştir. Kurul, Avukatlık Kanunu'nun 34. maddesindeki özen yükümlülüğünün ihlal edildiğini, ihmalin müvekkilin özgürlüğünün kısıtlanmasına yol açtığını belirterek eylemin uyarma ile geçiştirilemeyeceği sonucuna varmış; Baro Disiplin Kurulu'nun uyarma cezasını kınamaya çevirerek düzelterek onamıştır.
Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m.34,134 TBB.Mes.Kur.m.3,4
Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 3, 4
Kararı incele →
•
Kaynak: barobirlik.org.tr
Disiplin yargılamasında da geçerli olan ve hukukun evrensel ilkelerinden biri olan aleyhe bozma yasağı (reformatio in peius yasağı) uyarınca; yalnızca lehe yapılan itiraz üzerine, daha ağır bir ceza tayin edilmesi hukuken mümkün değildir. Bu nedenle, her ne kadar dosya kapsamındaki eylem niteliği itibarıyla süreli işten çıkarma cezasını gerektiriyor olsa da şikâyetçi/savcılık tarafından süresinde yapılmış bir aleyhe itiraz bulunmaması, dosyanın yalnızca şikâyetli lehine incelenmesini zorunlu kılmaktadır
Detaylı özeti gör
Şikâyetli avukatın, müvekkiline iadesine karar verilen 3.682,00 TL'yi adli emanetten teslim almasına rağmen müvekkiline ödemediği, yazılı mutabakat veya açık muvafakat olmaksızın vekâlet ücretine mahsup ettiğini ileri sürdüğü saptanmıştır. Kurul, bu eylemin müvekkille güven ilişkisini zedelediğini ve niteliği gereği alt sınırdan süreli işten çıkarma cezasını gerektirdiğini belirtmiş; ancak karara yalnızca şikâyetli avukat itiraz ettiğinden, aleyhe bozma yasağı nedeniyle daha ağır ceza verilemeyeceğini kabul ederek uyarma cezasını onamıştır.
Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m.34,134 TBB.Mes.Kur.m.3,4
Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 3, 4
Kararı incele →
•
Kaynak: barobirlik.org.tr
Disiplin cezası verilebilmesi için, eylemin meslek kurallarına ve Avukatlık Kanunu'na aykırı olduğunun açık biçimde ortaya konulması gerekir. Eldeki dosyada şikâyetli avukatın isnat edilen fiili işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmamaktadır
Detaylı özeti gör
Şikâyetli avukat hakkında, ibraname başlıklı belge üzerinde tahrifat yaparak davalarda kullandığı ve teminat senedi olarak verilen senetle icra takibi başlattığı iddiasıyla disiplin davası açılmıştır. Duruşmada belgenin aslının ibraz edildiği ve dosyada bulunan örnekle aynı içerikte olduğu belirlenmiştir. Kurul, avukatın müvekkilinden aldığı belgeyi Avukatlık Kanunu'nun 56. maddesi uyarınca onaylayarak mahkemeye sunmasının mesleki faaliyet kapsamında kaldığını ve isnat edilen fiil bakımından kesin delil bulunmadığını belirterek itirazın reddi ile kararı onamıştır.
Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m.34,134 TBB.Mes.Kur.m.3,4
Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 3, 4
Kararı incele →
•
Kaynak: barobirlik.org.tr
Olayda şikâyetli avukatın, açık bir maddi hata sonucu doğan ihtiyati tedbir kararının yanlış parsel üzerine uygulanmasına yol açtığı ve bu hatayı süresinde düzeltmeyerek vekil sıfatıyla sadakat ve özen yükümlülüğüne aykırı davrandığı anlaşılmaktadır Her ne kadar disiplin sicilinde daha önce verilmiş bir ceza bulunmasa da mevcut olayın sonuç doğurucu mahiyette olması, şikâyetçinin maddi ve manevi zarara uğradığını açıkça beyan etmesi ve vekil sıfatıyla davranan avukatın görevini gereği gibi yerine getirmemesi nedeniyle, şikâyetlinin eylemi, Avukatlık Kanunu'nun 136/1.maddesi gereğince, "davranışında kusurlu sayıldığının kendisine bildirilmesine" şeklinde Kanununda vücut bulan kınama cezasını gerektirdiğinden, itirazın kabulü ile kararın kaldırılmasına şikâyetli avukatın kınama cezası ile cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir
Detaylı özeti gör
Şikâyetli avukat, vekil sıfatıyla yürüttüğü tapu iptali ve tescil davasında ihtiyati tedbir talebinde taşınmazın parsel numarasını hatalı bildirmiş, bu nedenle tedbir uygulanamamış ve taşınmaz üçüncü kişiye devredilmiştir. Kurul, hatanın tapu müdürlüğünce mahkemeye bildirilmesine rağmen avukatın yaklaşık iki aylık sürede düzeltme yapmadığını, bunun Avukatlık Kanunu'nun 34. maddesi ile TBB Meslek Kuralları'nın 3 ve 4. maddelerindeki özen ve sadakat yükümlülüğüne aykırı olduğunu belirlemiştir. İtirazın kabulü ile ceza verilmesine yer olmadığına dair karar kaldırılmış, kınama cezası verilmiştir.
Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m.34,134,136/1, TBB Mes.Kur.m.3,4
Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 3, 4
Kararı incele →
•
Kaynak: barobirlik.org.tr
Mevcut delil durumu itibariyle, avukatın vekil sıfatıyla üstlendiği dosyada müvekkiline karşı sadakat ve özen yükümlülüklerini ihlal ettiği, gerekçeli istinaf dilekçesinin sunulmadığı, tutukluluk sürecinde iletişimin sınırlı kaldığı ve vekil olarak bilgi verme yükümlülüğünün tam anlamıyla yerine getirilmediği yönünde kanaat oluşmuştur
Detaylı özeti gör
Şikâyetli avukatın, kanun yoluna başvurmak üzere vekil tayin edildiği ceza dosyasında yalnızca süre tutum dilekçesi verdiği, gerekçeli istinaf dilekçesi sunmadığı, tutuklamaya itiraz ve müvekkille iletişim bakımından yetersiz kaldığı iddiasıyla disiplin davası açılmıştır. Kurul, sadakat ve özen yükümlülüklerinin ihlal edildiğini, eylemin karşılığının Avukatlık Kanunu'nun 136/1. maddesi gereğince kınama cezası olduğunu belirtmiş; ancak yalnızca şikâyetli lehine itiraz bulunduğundan aleyhe bozma yasağı gereği ceza ağırlaştırılamayacağı için uyarma cezasının onanmasına karar vermiştir.
Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m.34,134 TBB Mes.Kur.m.3,4
Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 3, 4
Kararı incele →
•
Kaynak: barobirlik.org.tr
Açıklanan nedenlerle, şikâyetli avukatın, kısıtlama kararı bulunan dosyayı hâkim izni olmadan incelemesinin sabit olduğu, bu eylemin Avukatlık Kanunu ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarına açıkça aykırılık teşkil ettiği, kınama cezasının yerinde olduğu, yapılan itirazda kararın kaldırılmasını gerektirir herhangi bir yeni hukuki ve maddi neden bulunmadığı anlaşıldığından itirazın reddi ile usul ve yasaya uygun olarak verilen Baro Disiplin Kurulu kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir
Detaylı özeti gör
Şikâyetli avukat, müdafi sıfatıyla katıldığı soruşturmada dosya hakkında kısıtlama kararı bulunmasına rağmen, sorgudan önce kürsüdeki soruşturma dosyasını hâkimin bilgisi ve izni olmadan inceleyip not almış; bu eylem nedeniyle gizliliği ihlâl suçundan adli para cezasına hükmedilerek hükmün açıklanması geri bırakılmıştır. Kurul, gizlilik kararından haberdar olmadığı yönündeki savunmanın dosya kapsamı ve tanık beyanlarıyla çürütüldüğünü, eylemin mesleki özen yükümlülüğüne aykırı olduğunu belirterek itirazın reddi ile kınama cezasının onanmasına karar vermiştir.
Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m.34,134 TBB Mes.Kur.m.3,4
Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 3, 4
Kararı incele →
•
Kaynak: barobirlik.org.tr
Vekâlet ilişkisinin sürdüğü dönemde müvekkil şirketin bu yönde mesajlar göndermesi hâlinde dahi, şikâyetli avukatın bu içeriklerden haberdar olması gerektiği ve bunlara müdahale etmemesi nedeniyle disiplin hukuku kapsamında sorumluluğunun doğduğu
Detaylı özeti gör
Şikâyetli avukat, alacaklı vekili sıfatıyla 17.01.2021 ile 03.02.2021 tarihleri arasında şikâyetçinin telefonuna 7 adet mesaj göndererek dosyanın icra takibi başlatılması amacıyla hukuk ofisine devredildiği ihtarında bulunmuştur. Kurul, mesajlarda borcun varlığına ilişkin somut bir dayanak gösterilmediğini, yalnızca avukat unvanının ağırlığıyla baskı kurularak tahsilat sağlanmaya çalışıldığını, mesajların müvekkil şirketçe gönderilmiş olmasının dahi avukatın disiplin sorumluluğunu kaldırmadığını belirterek Baro Disiplin Kurulunun kınama cezasını onamıştır.
Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m.34,134 TBB.Mes.Kur.m.3,4
Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 3, 4
Kararı incele →
•
Kaynak: barobirlik.org.tr
Olayın gelişimi bir bütün olarak değerlendirildiğinde, eylemin kasten değil, maddi hata (sehven) kaynaklı olduğu anlaşılmaktadır. Yine, şikâyetçinin, 10.03.2025 tarihli dilekçesiyle şikâyetinden vazgeçtiği de görülmekle, şikâyetlinin eyleminin maddi hatadan ibaret olduğu anlaşılmakla, disiplin cezasını gerektirmediği takdir edilmiştir
Detaylı özeti gör
Şikâyetli avukat hakkında, yürüttüğü icra takibinde vekaletname almadan takip başlatıp dosyaya başka bir şirkete ait vekaletname sunduğu ve takibin tedbiren durdurulmasına rağmen haciz talebinde bulunduğu iddialarıyla kınama cezası verilmiştir. Kurul, yanlış vekaletnamenin sehven sunulup eksikliğin sonradan giderildiğini, haciz talebinin de dosyanın sistemde açık görünmesi nedeniyle maddi hatadan kaynaklandığını, kasıt ya da özen yükümlülüğü ihlalinin sabit olmadığını belirterek itirazın kabulü ile kararın kaldırılmasına ve disiplin cezası verilmesine yer olmadığına karar vermiştir.
Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m.34,134 TBB Mes.Kur.m.3,4
Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 3, 4
Kararı incele →
•
Kaynak: barobirlik.org.tr
Avukatlık Kanunu 136/1 maddesinde de meslekten çıkarma cezasının uygulanabilmesi için avukatın Avukatlık Kanunu 5/1-a maddesinde yazılı suçlardan birinden kesin olarak hüküm giyme hali aranmaktadır. Somut olayda, şikâyetli avukatın, müvekkilinden dava açmak için masraf aldığı halde davayı açmayıp mesleğin ifasında özensiz davrandığı, mesleğe olan güven ve inancın sarsılmasına neden olduğu bu bakımdan şikâyetli avukatın eyleminin disiplin cezası gerektirdiği hususu tartışmasız olmakla birlikte Baro Disiplin Kurulunca yukarıda belirtilen kanun maddeleri kapsamında eyleme uygulanması gereken cezanın tespitinde hatalı değerlendirme yapılmıştır.
Detaylı özeti gör
Şikâyetli avukat, işe iade davası açmak üzere vekâletname alıp masraflara mahsuben 750,00 TL aldığı hâlde davayı açmamıştır. Ceza yargılamasında görevi kötüye kullanma suçundan TCK 257/1 uyarınca ceza verilmiş, hükmün açıklanması geri bırakılmıştır. Baro Disiplin Kurulu eylemi Avukatlık Kanunu 5/1-a kapsamında görüp 3 ay süre ile işten çıkarma cezası vermiştir. TBB Disiplin Kurulu, görevi kötüye kullanma suçunun 5/1-a'da sayılmadığını ve meslekten çıkarma için bu suçlardan kesin hüküm giyme arandığını belirterek kararı kınama cezasına çevirerek düzelterek onamıştır.
Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m. 5/1-a, 34,134 TBB.Mes.Kur.m.3,4
Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 3, 4
Kararı incele →
•
Kaynak: barobirlik.org.tr
Dosya kapsamında tespit edilen hususlar dahilinde şikâyetli avukatın ısrarlı bir şekilde alacaklı konumda olan şikâyetçiyi araması ve ofis çalışanı aracılığıyla tehdit içeren mesaj göndermesi ve icra dosyasında şikâyetçinin vekili olduğunun tespitine rağmen vekil ile görüşmek yerine ısrarlı bir şekilde şikâyetçiyi araması ve taşınmazına gitmesi şeklinde tezahür eden davranışlar mesleğin kolektif itibarını zedeleyen bir hareketler olarak değerlendirilmiştir.
Detaylı özeti gör
Şikâyetli avukat, icra dosyasında alacaklı olan şikâyetçiyi ısrarla aramış, ofis çalışanı aracılığıyla suç duyurusu içeren mesaj göndertmiş ve müvekkilleriyle birlikte şikâyetçinin ikamet ettiği taşınmaza gitmiştir. Kurul, şikâyetçinin dosyada vekili bulunduğunun bilinmesine karşın doğrudan temas kurulmasını, Avukatlık Kanunu'nun 34. maddesi ile Meslek Kuralları'nın 4 ve 31. maddelerine aykırı, mesleki faaliyet sınırlarını aşan ve mesleğin kolektif itibarını zedeleyen davranış saymıştır. Ceza verilmemesine ilişkin Baro kararı kaldırılarak uyarma cezası verilmiştir.
Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m. 34,134 TBB.Mes.Kur.m.3,4
Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 3, 4
Kararı incele →
•
Kaynak: barobirlik.org.tr
Uyuşmazlığın şikâyetli avukatın şikâyete konu eylemi ile Avukatlık Kanunu 38/b maddesini ihlal edip etmediği noktasında toplandığı anlaşılmaktadır.
Detaylı özeti gör
Şikâyetli avukatın, şikâyetçi adına kiralayan sıfatıyla kira sözleşmesi imzaladıktan sonra, vekillik ilişkisi sürerken aynı sözleşmeden doğan icra takibinde bu kez kiracı vekili olarak şikâyetçi aleyhine dilekçe sunduğu belirlenmiştir. Kurul, vekâletin sehven verildiği ve azledilmediğini öğrenir öğrenmez istifa edildiği savunmasına itibar etmeyerek eylemin Avukatlık Kanunu'nun 38/b maddesindeki aynı işte menfaati zıt tarafa avukatlık etme yasağını ihlal ettiğini saptamış; ceza verilmesine yer olmadığına dair kararı kaldırarak kınama cezası verilmesine hükmetmiştir.
Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m. 34,38/b,134 TBB.Mes.Kur.m.3,4
Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 3, 4
Kararı incele →
•
Kaynak: barobirlik.org.tr
Dosyada mevcut duruşma tutanaklarından da tanık beyanlarından, tanıkların şikâyetli avukatın ofisine gittikleri, söz konusu beyanların şikâyetlinin ofisinde yazıldığı hususu açıkça anlaşılmaktadır.
Detaylı özeti gör
Şikâyetli avukat, davalı vekili olarak görev aldığı mirastan feragat sözleşmesinin iptali davasında, dinlenmesini istediği tanıkların kendi ofisinde yazılan imzalı beyanlarını dilekçe ekinde mahkemeye sunmuştur. Kurul, avukatın ileride tanık olarak dinlenecek kimseleri etkilemiş olma şüphesinden kaçınması gerektiği kuralına dayanarak bu davranışın tanıkları yönlendirdiği şüphesini doğurduğunu ve mesleğin itibarını zedelediğini belirtmiş; ceza verilmesine yer olmadığına dair kararı kaldırarak şikâyetli avukatın uyarma cezası ile cezalandırılmasına hükmetmiştir.
Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m.34,134 TBB.Mes.Kur.m.3,4,24
Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 24, 3, 4
Kararı incele →
•
Kaynak: barobirlik.org.tr
Somut olayda şikâyetli avukatın, karşılıklı taraf vekili oldukları bir dosyada, şikâyetçi avukatın lehine hükmedilen vekalet ücretinin ödenmesine yönelik hukuki talebine karşı sarf ettiği cümlelerin meslektaşını küçük düşürücü, azarlayıcı nitelikte olduğu, vekalet ücreti alacağını talep eden bir meslektaşına uygun olmayan bir üslupla karşılık verdiği, şikâyetli avukatın bu eylemi ile meslek kurallarını ihlal ettiği
Detaylı özeti gör
Şikâyetli avukatın, karşı taraf vekili olduğu dosyada şikâyetçi avukat lehine hükmedilen vekalet ücretini ödedikten sonra sosyal medya hesabından meslektaşına yönelik aşağılayıcı ifadeler içeren mesaj gönderdiği sabit görülmüştür. Kurul, Avukatlık Kanunu'nun 34. maddesi ile Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları'nın 4. ve 27. maddelerine dayanarak eylemin meslek kurallarını ihlal ettiğini, usulüne uygun tebligata rağmen duruşmaya katılmayan avukatın ifadesinin alınmadığı yönündeki itirazının yerinde olmadığını belirterek uyarma cezasını onamıştır.
Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. M. 34,134 TBB.Mes.Kur.m.3,4,27
Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 27, 3, 4
Kararı incele →
•
Kaynak: barobirlik.org.tr
Disiplin dosyasının tetkikinden; şikâyetli avukatın, müvekkiliyle yaptığı vekâlet sözleşmesine dayanarak belirli hukuki işlemleri ifa etmek üzere ücret aldığı, ancak vekillik görevini gereği gibi yerine getirmediği, bu suretle hem vekalet ilişkisine dayanan özeni göstermediği hem de mesleki sorumluluğunu ihlal ettiği anlaşılmaktadır. Disiplin cezası tayininde göz önünde bulundurulması gereken hususlardan biri de eylem tarihindeki disiplin sicil durumudur. Şikâyetli avukatın disiplin sicil özetinde, eylem tarihi olan 15.11.2013 itibarıyla yalnızca 12.04.2009 tarihli kınama ve 02.04.2012 tarihli uyarma cezasının bulunduğu anlaşılmaktadır.
Detaylı özeti gör
Şikâyetli avukat, belediyenin taşınmazlara müdahalesinden doğan davaları açmak ve derdest davaları takip etmek üzere vekillik üstlenip 2.880 TL aldığı hâlde davaları açmamış, bir davayı hak düşürücü süre içinde açmamış ve mevcut davaları özenle takip etmemiştir; görevi kötüye kullanma suçundan mahkûmiyeti kesinleşmiştir. Eylem Avukatlık Kanunu'nun 34 ve 134. maddelerine aykırı görülmekle birlikte, eylem tarihinde yalnızca kınama ve uyarma cezası bulunduğundan 2 yıl 6 ay işten çıkarma cezası ölçüsüz kabul edilmiş, karar 398,00 TL para cezasına çevrilerek düzeltilerek onanmıştır.
Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m. 34,134,136 TBB.Mes.Kur.m.3,4
Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 3, 4
Kararı incele →
•
Kaynak: barobirlik.org.tr
Şikâyetli avukat her ne kadar zarar giderildiğini ileri sürmekteyse de zararın varlığı ile disiplin sorumluluğu ayrı değerlendirilir. Avukatlık mesleğinin itibarı, yalnızca sonuçta bir zarar doğup doğmamasına değil, sürecin usulüne, özenine ve müvekkil ile kurulan güven ilişkisine dayanır. Şikâyetli avukatın, vekâlet ilişkisinin gereklerini yerine getirmediği, aynı konuda iki kez dava açılmasına neden olduğu ve süreç sonunda müvekkilinin maddi olarak zarar gördüğü sabittir
Detaylı özeti gör
Şikâyetli avukat, müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında, aynı konuda başka bir avukat aracılığıyla açılmış dava varken ikinci bir tazminat davası açmış, ardından feragat etmiştir. Sonuçta Hazine lehine hükmedilen 5.450,00 TL vekâlet ücreti icra takibiyle müvekkilden tahsil edilmiştir. CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca verilen beraat, Avukatlık Kanunu'nun 140/3. maddesi anlamında disiplin kovuşturmasına engel sayılmamış; özen ve sadakat yükümlülüğü ihlali sabit görülerek tekerrür nedeniyle verilen 3 ay süre ile işten çıkarma cezası onanmıştır.
Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m.34,134,171, TBB.Mes.Kur.m.3,4
Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 3, 4
Kararı incele →
•
Kaynak: barobirlik.org.tr
Ceza Mahkemesi kararı ile şikâyetlinin "hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma" suçunu işlediği sabit görülmüş ve hakkında TCK madde 155/2 kapsamında mahkûmiyet kararı verilmiş, CMK madde 231/5 uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Kurulumuzun, yerleşik içtihatlarına göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kesin hüküm niteliğinde olmamakla birlikte, eylemin sübuta erdiğine ve meslek etiğine aykırılık oluşturduğuna kanaat getirilmişse disiplin cezası verilmesini engellemez; yalnızca ceza takdirinde "bir alt ceza" ilkesinin gözetilmesi gerekir
Detaylı özeti gör
Şikâyetli avukat, vekil sıfatıyla yürüttüğü icra takibinde tahsil edilen 33.250 TL nafaka alacağının önemli bir kısmını şikâyetçiye vermeyip uhdesinde tutmuş, azilden sonra 14.500 TL'yi icra müdürlüğüne göndermiştir. Ceza mahkemesince hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkûmiyet ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiştir. Kurul, bu kararın kesin hüküm niteliğinde olmamasının disiplin cezasını engellemediğini, yalnızca alt ceza uygulanmasını gerektirdiğini belirterek itirazın reddi ile 3 ay süre ile işten çıkarma cezasının onanmasına karar vermiştir.
Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m.34,134,136/1, TBB Mes.Kur.m.3,4
Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 3, 4
Kararı incele →
•
Kaynak: barobirlik.org.tr
Avukatlık mesleği, yalnızca hukuki bilgiyle değil, yüksek etik değerlerle ve ifade özgürlüğü ile iç içe geçmiş bir meslektir. Avukatların, kamusal meselelerde veya mesleki işleyişte gördükleri eksiklikler hakkında eleştiri ve değerlendirmede bulunmaları, demokratik toplumun ve savunma mesleğinin doğasında yer almaktadır. Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 4. maddesi uyarınca, avukatların mesleklerini yaparken onur, dürüstlük ve meslek ilkelerine bağlı kalmaları beklenmekle birlikte; bu kurallar, meslek mensuplarının düşünce ve ifade özgürlüğünü tamamen sınırlayıcı şekilde yorumlanmamalıdır.
Detaylı özeti gör
Şikâyetli avukatın sosyal medya hesabındaki paylaşımın baro yönetimini hedef aldığı, kamuya açık bir platformda özensiz üslupla yapıldığı gerekçesiyle Baro Disiplin Kurulu'nca kınama cezası verilmiştir. Kurul, paylaşımın kendisine ait olmadığı savunması karşısında açık, kesin ve doğrudan bir ihlalin ortaya konulamadığını, içerikte somut hakaret, tehdit veya iftira bulunmadığını, meslek kurallarının avukatın ifade özgürlüğünü tümüyle sınırlayacak biçimde yorumlanamayacağını belirterek itirazın kabulü ile kararın kaldırılmasına ve disiplin cezası verilmesine yer olmadığına karar vermiştir.
Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m. 34, 134 TBB Mes. Kur. m. 3,4
Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 3, 4
Kararı incele →
•
Kaynak: barobirlik.org.tr
Şikâyetli tarafından ileri sürülen, "dosyada herhangi bir icra işlemi yapılmadığı ve iş yoğunluğu nedeniyle bildirimin geç yapıldığı" savunması, mesleki dikkat ve özen yükümlülüğünü ortadan kaldırmamaktadır.
Detaylı özeti gör
Alacaklı vekili sıfatıyla yürüttüğü icra takibinde borçlu şikâyetçi tarafından doğrudan hesabına yapılan kısmi ödemeleri icra dosyasına zamanında bildirmediği iddiasıyla şikâyetli avukat hakkında dava açılmış; ödemelerin 2020 yılında yapıldığı, ancak dosyaya 04.05.2023 tarihinde bildirildiği saptanmıştır. Kurul, ödeme ile bildirim arasındaki sürenin uzunluğunu dikkate alarak iş yoğunluğu savunmasının mesleki dikkat ve özen yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığını belirtmiş, Meslek Kuralları'nın 4. maddesine aykırılık nedeniyle verilen uyarma cezasına yönelik itirazı reddederek kararı onamıştır.
Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m. 34, 134 TBB Mes. Kur. m. 3,4
Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 3, 4
Kararı incele →
•
Kaynak: barobirlik.org.tr
Dosya kapsamı ve ceza yargılaması sonucunda elde edilen kesinleşmiş mahkeme kararına göre; şikâyetli avukatın görevli kamu personeline yönelik olarak "serserilik yapma, alacaksın bu postayı sana diyorum, duyuyor musun" şeklindeki ifadeleri kullandığı sabit olup, bu ifadelerin kamu görevlisini küçük düşürücü ve toplum nezdinde onur kırıcı nitelikte olduğu Ceza Mahkemesi kararı ile belirlenmiş ve söz konusu karar 10.08.2022 tarihinde kesinleşmiştir.
Detaylı özeti gör
Şikâyetli avukatın görevli kamu personeline yönelik sözleri nedeniyle “Kamu Görevlisine Alenen Hakaret” suçundan yargılandığı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın 10.08.2022 günü kesinleştiği olayda; Baro Disiplin Kurulu ceza verilmesine yer olmadığına karar vermiştir. Kurul, sabit görülen ifadelerin Avukatlık Kanunu'nun 134. maddesi ile Meslek Kuralları'nın 4. maddesindeki saygı ve güvene uygun davranma yükümlülüğüyle bağdaşmadığını belirterek itirazın kabulü ile kararı kaldırmış, şikâyetliyi uyarma cezası ile cezalandırmıştır.
Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m. 34, 134 TBB Mes. Kur. m. 3,4
Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 3, 4
Kararı incele →
•
Kaynak: barobirlik.org.tr
Baro Disiplin Kurulu'nun, kesinleşmiş disiplin cezası nedeniyle dosyadan el çektiği, disiplin hukukunda kesinleşmiş disiplin cezasının ancak yargı kararı ile kaldırılabileceği, işbu dosyamızda idare mahkemesince verilmiş bir iptal kararının bulunmadığı, Avukatlık Kanunu'nda uyarlama, karar düzeltme ve yargılamanın yenilenmesi gibi bir yol öngörülmediği gözetildiğinde, Kurulumuzun, kesinleşen süreli işten çıkarma cezasının kaldırılması talebiyle ilgili herhangi bir karar vermeye yetkisi bulunmadığından itirazla ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Detaylı özeti gör
Hakkında terör örgütüne üye olma suçundan kamu davası açılması nedeniyle verilen ve kesinleşerek infazına başlanan süreli işten çıkarma cezasının kaldırılması, talepçi avukat tarafından Avukatlık Kanunu'nun 156. maddesine dayanılarak istenmiş, Baro Disiplin Kurulu talebi reddetmiştir. Kurul, kesinleşmiş disiplin cezasının yalnızca yargı kararıyla ortadan kaldırılabileceğini, dosyada idare mahkemesince verilmiş iptal kararı olmadığını ve Kanunda uyarlama, karar düzeltme veya yargılamanın yenilenmesi yolu öngörülmediğini belirterek itirazla ilgili karar verilmesine yer olmadığına hükmetmiştir.
Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m. 34, 134 TBB Mes. Kur. m. 3,4
Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 3, 4
Kararı incele →
•
Kaynak: barobirlik.org.tr
Dosya içerisinde yer alan delillerin, iddia olunan eylemin işlediğine yönelik ispat niteliği taşıyacak düzeyde olmadığı, nihayetinde şikâyetlinin isnat olunan eylemi işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delilin dosya kapsamında bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Detaylı özeti gör
Şikâyetli avukatın, şikâyetçi avukatın bürosundan ayrıldıktan sonra bir sendikanın il temsilcisini arayarak işlerin kendisine yönlendirilmesi hâlinde davalara daha düşük ücretle bakacağını söylemek suretiyle kendisine iş sağladığı iddiasıyla başlatılan disiplin davasında, ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kurul, masumiyet karinesi ve şüpheden sanığın yararlanacağı ilkesine dayanarak, isnat olunan eylemin işlendiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığını belirtmiş ve itirazın reddi ile kararın onanmasına karar vermiştir.
Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m. 34, 134 TBB Mes. Kur. m. 3,4
Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 3, 4
Kararı incele →
•
Kaynak: barobirlik.org.tr
Bu nedenledir ki, hukuki tanımları en iyi bilmekle yükümlü olan avukatın, henüz şüpheli sıfatında olan meslektaşlarına karşı "sanık" sıfatını kullanarak masumiyet karinesine aykırı davranması disiplin cezasını gerektirir.
Detaylı özeti gör
Şikâyetli avukat, müvekkili adına baroya sunduğu şikâyet dilekçesinde meslektaşları olan şikâyetçileri defalarca "sanık" olarak nitelendirmiştir. Kurul, sanık sıfatının ancak kovuşturma evresinde doğduğunu, şikâyetçiler hakkında kovuşturma bulunmadığından bu nitelemenin masumiyet karinesine aykırı düştüğünü, hukuki tanımları bilmekle yükümlü avukatın meslektaşlarına karşı gerekli özeni göstermediğini belirtmiştir. Eylem, TBB Meslek Kuralları'nın 4, 5 ve 27. maddelerine aykırı bulunarak itirazın reddi ile uyarma cezasının onanmasına karar verilmiştir.
Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m. 34, 134 TBB Mes. Kur. m. 3,4
Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 3, 4
Kararı incele →
•
Kaynak: barobirlik.org.tr
Avukatlık Kanunu madde 34, 134 ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları'nın 3. ve 4. maddeleri uyarınca, avukatlar meslek onuruna, düzenine ve kurallarına uygun davranmakla yükümlüdür. Bu yükümlülükler çerçevesinde adli yardım görevini üstlenen bir avukat, Adli Yardım Yönetmeliği'nin 19. maddesi uyarınca ayrıca vekalet ücreti talep edemez.
Detaylı özeti gör
Adli yardım bürosunca mal paylaşımı davasında görevlendirilen şikâyetli avukatın, adli yardım isteminde bulunan kişi ile ayrıca avukatlık ücret sözleşmesi imzalayarak katılma alacağı üzerinden ücret kararlaştırdığı sabit görülmüş ve kınama cezası verilmiştir. Kurul, Adli Yardım Yönetmeliği'nin 19. maddesi uyarınca görevli avukatın adli yardım isteklisiyle ayrı bir vekâlet ücreti anlaşması yapamayacağını, bu durumun karşılıklı rıza ile gerçekleşmiş olmasının mesleki sorumluluğu ortadan kaldırmadığını belirterek itirazların reddi ile kararın onanmasına karar vermiştir.
Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m.34,134 TBB.Mes.Kur.m.3,4
Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 3, 4
Kararı incele →
•
Kaynak: barobirlik.org.tr
Şikâyetli avukatın kullandığı ifadelerin, vekilinin menfaatlerini korumak için ileri sürdüğü tezlerin bir parçası olduğu, olayın bütünü ışığında, objektif bakımından savunulabilir bir amaca hizmet ettiği sonucuna ulaşılmıştır. Anılan ifadelerin iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında değerlendirilmemesi halinde ise savunma hak ve görevinin yerine getirilmesinin engelleneceği düşünülmüştür.
Detaylı özeti gör
Şikâyetli avukatın, vekil sıfatıyla sunduğu cevap dilekçesinde belgedeki imzanın müvekkile ait olmadığını, belgenin kiralayan ya da davacı vekili ile avukatlık bürosu tarafından doldurulmuş olabileceğini yazarak savunma sınırlarını aştığı ileri sürülmüştür. Kurul, kullanılan ifadelerin müvekkilin menfaatlerini korumak için ileri sürülen tezlerin bir parçası olduğunu ve iddia ile savunma dokunulmazlığı kapsamında kaldığını belirterek, ceza verilmesine yer olmadığına dair kararın onanmasına oyçokluğuyla karar vermiştir.
Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m. 34, 134 TBB Mes. Kur. m. 3,4,5,26,27
Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 26, 27, 3, 4, 5
Kararı incele →
•
Kaynak: barobirlik.org.tr
Şikâyetli avukat, şikâyetçi vekili sıfatıyla takip ettiği, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/209 esas sayılı tazminat davasına ilişkin olarak 215.791,41 tahsil etmesine rağmen, tahsilatı uzunca bir süre müvekkiline vermediği gibi netice olarak müvekkiline 185.178,00 TL eksik ödeme yaparak mesleğinde özensiz davranmıştır
Detaylı özeti gör
Şikâyetli avukat, müvekkili adına takip ettiği tazminat davasının icra aşamasında 215.791,41 TL tahsil etmesine rağmen parayı uzun süre müvekkiline vermemiş, şikâyet üzerine yaklaşık beş yıl sonra 185.178,00 TL ödemiştir. Baro Disiplin Kurulu para cezası vermiş, Cumhuriyet Başsavcılığı daha ağır ceza istemiyle itiraz etmiştir. TBB Disiplin Kurulu, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının masumiyet karinesi gereği dikkate alınmadığını belirtmiş, eylemin ciddiyetini ağırlaştırıcı sebep sayarak kararı düzelterek onamış ve üç ay süreyle işten çıkarma cezası vermiştir.
Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m. 34, 134 TBB Mes. Kur. m. 3,4
Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 3, 4
Kararı incele →
•
Kaynak: barobirlik.org.tr
Adı geçen Mahkemenin dosyadaki tüm delilleri tartışarak CMK 223/2-e maddesi gereği "Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması" gerekçesiyle beraat kararı verdiği; bu maddenin Avukatlık Kanunu'nun 140/3. madde bildirilen "Eylemin işlenmemiş veya sanığı tarafından yapılmamış olması sebebiyle beraat hali" haline uygun olduğu hususları dikkate alındığında; "kanunsuz suç ve ceza olmaz" ilkesi gereğince şikâyetli avukat hakkında disiplin cezası vermek mümkün olmayacaktır.
Detaylı özeti gör
Şikâyetli avukatın icra takibinde tahsil ettiği 25.039,00 TL'yi müvekkiline vermeyip uhdesinde tuttuğu iddiasıyla disiplin kovuşturması açılmıştır. Aynı eylem nedeniyle zimmet suçundan açılan kamu davasında, suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması gerekçesiyle CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilip kesinleşmiştir. Kurul, bu beraat halinin Avukatlık Kanunu'nun 140/3. maddesindeki istisna kapsamında kaldığını belirterek, ceza verilmesine yer olmadığına dair Baro Disiplin Kurulu kararını onamıştır.
Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m. 34, 134 TBB Mes. Kur. m. 3,4, CMK 223/2-e
Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 3, 4
Kararı incele →
•
Kaynak: barobirlik.org.tr
Şikâyetli avukat gerek mesleğini icra ederken gerek de özel hayatında mesleğin itibarını zedeleyecek davranışlardan uzak durmalıdır. Şikâyetli avukatın şikâyetçi ile alacak-borç ilişki içerisinde olması ve neticeten bu durumun icra dosyasına konu edilmesi ve şikâyetlinin icra dosyanın borçlusu konumunda bulunması mesleğin itibarını zedeleyecek türden bir davranıştır. Bu yüzden şikâyetli avukat eylemlerinde daha dikkatli olmalı ve kolektif itibarı gözeterek hareket etmelidir.
Detaylı özeti gör
Şikâyetli avukatın, vekilliğini üstlendiği şirketten dava ve icra takiplerini lehe sonuçlandıracağı vaadiyle 1.500.000,00 Türk lirası borç aldığı iddiasıyla açılan disiplin davasında, ceza mahkemesince CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir. Kurul, bu beraatin Avukatlık Kanunu'nun 140/3. maddesi kapsamında disiplin kovuşturmasını engellemediğini, vaat unsurunun ispata muhtaç kaldığını, ancak avukatın şikâyetçiyle alacak-borç ilişkisine girmesinin ve icra dosyasında borçlu konumuna düşmesinin mesleğin itibarını zedelediğini belirterek uyarma cezası vermiştir.
Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m. 34, 134 TBB Mes. Kur. m. 3,4
Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 3, 4
Kararı incele →
•
Kaynak: barobirlik.org.tr
Her ne kadar şikâyetlinin eylemi, Avukatlık Kanunu'nun 136/1.maddesi gereğince kınama cezasını gerektirmekteyse de şikâyetlinin disiplin sicil özetinde tekerrüre esas kınama cezasının olduğu görülmekle, Avukatlık Kanunu'nun 136/2.maddesi gereğince altıncı kısma giren eylemler nedeniyle her yeni suç için bir öncekinden daha ağır bir cezanın verilmesi gerekeceğinden, şikâyetli avukatın para cezası ile cezalandırılması gerekmektedir. Şikâyetlinin eylem tarihi (08.11.2022) itibariyle, takdiren, 85,00 TL ile 1.290,00 TL arasında para cezası ile cezalandırılabileceği görülmekle, itirazın kabulü ile kararın kaldırılmasına şikâyetli avukatın alt sınırdan para cezası ile cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir.
Detaylı özeti gör
Şikâyetli avukat, duruşmasının bekletilmemesi üzerine duruşma salonunda hâkime yüksek sesle çıkışmış, ardından mübaşir olan şikâyetçiye hakaret içeren sözler söyleyip elini kaldırarak üzerine yürümüştür. Ağır Ceza Mahkemesi hakaret ve kasten yaralamaya teşebbüsten hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermiştir. Kurul, eylemin Avukatlık Kanunu'nun 34 ve 134. maddelerine aykırı olduğunu, sicilinde tekerrüre esas kınama cezası bulunduğundan 136/2. madde gereği daha ağır ceza gerektiğini belirtmiş; ceza verilmesine yer olmadığına dair kararı kaldırarak 85,00 TL para cezası vermiştir.
Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m. 34, 134,136/2 TBB Mes. Kur. m. 3,4
Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 3, 4
Kararı incele →
•
Kaynak: barobirlik.org.tr
Uyuşmazlık, şikâyetli avukatın "O parmağı senin gözüne sokarım ben, ya da uygun bir yerine neyse...." şeklinde beyanda bulunmasının disiplin cezasını gerektirip gerektirmediği noktasında toplanmaktadır.
Detaylı özeti gör
Şikâyetli avukatın, duruşmada karşı taraf vekiline hitaben tehdit içeren sözler söylediği ileri sürülmüştür. Eylem nedeniyle açılan kamu davasında tehdit suçundan mahkûmiyet kararı verilerek kesinleşmiştir. Kurul, avukatın mesleğinin itibarına uygun davranma yükümlülüğü bulunduğunu, avukatlığın kolektif itibar mesleği olduğunu belirtmiş; sicilinde tekerrüre esas kınama cezası bulunması nedeniyle Avukatlık Kanunu'nun 136/2. maddesi uyarınca daha ağır ceza gerektiğini kabul ederek 500,00 TL para cezasına ilişkin kararı onamıştır.
Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m. 34, 134 TBB Mes. Kur. m.
3, 4, 5, 6, 11, 27.
Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 11, 27, 3, 4, 5, 6
Kararı incele →
•
Kaynak: barobirlik.org.tr
Her ne kadar şikâyetli avukat savunmasında, vekaletnamenin sehven sunulduğunu, dosyada herhangi bir işlemin olmadığını savunmuşsa da şikâyetlinin aynı bürodaki diğer meslektaşına yetki belgesi düzenlediği, anılan yetki belgesi ile duruşmaların ve dosyanın takibinin devam ettirildiği, yetki belgesi düzenlenmesi halinde, yetki veren ve yetki alanın müteselsilen sorumlu olduğu değerlendirilmekle; şikâyetlinin suçtan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilmemiştir.
Detaylı özeti gör
Şikâyetli avukatın, şikâyetçi site yönetiminin vekilliğini yürüttüğü dönemde, site yönetimince eski yönetici aleyhine açılan davada karşı tarafın vekilliğini üstlenerek menfaati zıt taraflara vekillik ettiği iddiasıyla açılan davada eylem sabit görülmüştür. Kurul, vekâletnamenin sehven sunulduğu savunmasına, aynı bürodaki meslektaşa yetki belgesi düzenlenerek dosyanın takibinin sürdürülmesi karşısında itibar etmemiş; eylemin Meslek Kuralları'nın 36. ve Avukatlık Kanunu'nun 38. maddesine aykırı olduğunu belirterek kınama cezasının onanmasına karar vermiştir.
Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m. 34, 38, 134 TBB Mes. Kur. m.
2, 3, 4, 36, 37
Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 2, 3, 36, 37, 4
Kararı incele →
•
Kaynak: barobirlik.org.tr
Şikâyetli avukatın disiplin sicilinde herhangi bir geçmiş ceza bulunmaması dikkate alınmakla birlikte, mevcut eylemin meslek ilkelerine aykırılığı nedeniyle uyarma cezası ile yetinilmesi mümkün olmayıp, eylem aynı zamanda özen yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiğinden, Avukatlık Kanunu'nun 136/1.maddesi gereğince şikâyetlinin kınama cezası ile cezalandırılması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Detaylı özeti gör
Şikâyetli avukat, aracı kazaya karışan şikâyetçinin vekili sıfatıyla sigorta şirketinden tahsil edilen bedeli temlik sözleşmesi uyarınca üçüncü kişiye aktarmış ve Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurmuş, ancak müvekkilini bu işlemler hakkında bilgilendirmemiştir. Baro Disiplin Kurulu ceza verilmesine yer olmadığına karar vermiştir. Kurul, özel yetkili vekaletname ve temlik sözleşmesi bulunsa dahi avukatın müvekkilini aydınlatma yükümlülüğünün devam ettiğini, bu yükümlülüğe aykırılığın disiplin suçu oluşturduğunu belirterek şikâyetçinin itirazını kabul etmiş ve kınama cezası vermiştir.
Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m.34,134,136/1 TBB.Mes.Kur.m.3,4
Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 3, 4
Kararı incele →
•
Kaynak: barobirlik.org.tr
Şikâyetli Avukatın, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/32 esas sayılı dosyasına sunduğu dilekçesinde, şikâyetçiye hitaben, 'tarzının kafa karıştırarak ve amiyane tabirle akka-tokka hal ve tavırlar ile müvekkilim ile müvekkilinin karşılıklı olduğu tüm dava dosyaların delil ve donelerini birbirine karıştırıp; ... Bölge Adliye Mahkemesi-Aile Hukuku Dairesinde bulunan kafası zaten karışık ve geçmişinde 'Anı Sildirme Programı' na kendini maruz bırakan hakimlerin (!) de varlığını lehine zannederek Davalı Vekili emellerine ulaşabilecek midir?' şeklinde istinaf dilekçesinde, 'Davalı Vekili R.Ç. Kanunlarının yazıldığı ve ... Asliye Hukuk Mahkemesi - çift dosyalarda uygulandığı', '... Tek celsede- Davalı R.Ç. mutlu olsun diye hemen- anında kısmen bile değil - tam kabul ile - davalı taraf teşkilimiz yok sayılarak' şeklindeki ifadelerin, iddia ve savunma sınırları içerisinde olmadığı değerlendirilmiştir.
Detaylı özeti gör
Şikâyetli avukat, karşı taraf vekili ve hakimler hakkında mahkemeye sunduğu dilekçe ile istinaf dilekçesinde küçük düşürücü ve savunma sınırlarını aşan ifadeler kullanmıştır. Kurul, iddia ve savunma dokunulmazlığının onur kırmaya araç olacak şekilde kötüye kullanılamayacağını, kullanılan sözlerin hakkın ortaya çıkarılmasına yararlılık, objektiflik, uyuşmazlıkla bağlantılılık ve hukuki açıklama ilkelerine uymadığını, eylemin Avukatlık Kanunu'nun 34. maddesi ile Meslek Kuralları'nın 5, 6 ve 27/1. maddelerine aykırı olduğunu belirterek kınama cezasının onanmasına karar vermiştir.
Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m. 34, 134 TBB Mes. Kur. m. 3, 4, 5, 6, 26, 27
Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 26, 27, 3, 4, 5, 6
Kararı incele →
•
Kaynak: barobirlik.org.tr
Öte yandan, dosya içerisinde yer alan mesaj çıktılarından, şikâyetli avukatın, şikayetçinin kızı adına açacağı davayı uzunca bir süre açmadığı gibi bu konuda şikayetçiyi oyaladığı yine Mahkeme ilamını tebliğe çıkaracağını söylediği halde çıkarmadığı gibi gerçek dışı bahaneler sunduğu anlaşılmaktadır.
Detaylı özeti gör
Şikâyetli avukatın, vekili olduğu şikâyetçinin görüşme taleplerini sürekli ertelediği, şikâyetçinin kızı adına açacağı davayı uzunca süre açmadığı, mahkeme ilamını tebliğe çıkarmadığı hâlde çıkardığını söyleyerek gerçek dışı bahaneler sunduğu mesaj kayıtlarıyla saptanmıştır. Kurul, dilekçelerin şikâyetçiyle paylaşıldığını ve tanıklarının dinlendiğini tespit etmekle birlikte müvekkile karşı özen gösterilmediğini kabul etmiş; tekerrüre esas ceza bulunmadığından 3 ay süre ile işten çıkarma cezasını Avukatlık Kanunu'nun 136/1. maddesi uyarınca kınama cezasına çevirerek kararı düzelterek onamıştır.
Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m. 34, 134 TBB Mes. Kur. m. 3,4
Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 3, 4
Kararı incele →
•
Kaynak: barobirlik.org.tr
Her ne kadar Baro Disiplin Kurulunca son eylem tarihi olarak 24.09.2019 günü esas alınmış ve disiplin kovuşturmasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmişse de eylemin temadi eden eylemlerden olduğu, bu nedenle zamanaşımı başlangıcının şikayet tarihi olan 02.11.2021 gününe kadar uzayacağı değerlendirilmekle dosya esasına geçilmiştir.
Detaylı özeti gör
Şikâyetli avukatın, dava açmak üzere vekaletname çıkarttırıp şikâyetçiden toplam 36.000 TL tahsil etmesine rağmen davayı açmadığı ve aldığı parayı iade etmediği iddiası incelenmiştir. Baro Disiplin Kurulu kovuşturmayı Avukatlık Kanunu'nun 159/2. maddesindeki zamanaşımı nedeniyle düşürmüşse de Kurul, eylemin temadi eden eylemlerden olduğunu, zamanaşımı başlangıcının şikâyet tarihine kadar uzayacağını belirterek esasa geçmiş; mesleğinde özenli davranmayan şikâyetlinin kınama cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir.
Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m. 34, 134, 159, TBB Mes. Kur. m. 3,4,43
Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 3, 4, 43
Kararı incele →
•
Kaynak: barobirlik.org.tr
Mahkemenin, mevcut delilleri değerlendirerek sabit gördüğü eylem karşısında, şikâyetli avukatın, annesi olan diğer sanık S.'nin fakir çocuklara yardımda bulunacaklarını, bu yüzden kurban kestireceklerini belirtip birçok mağdurun dini inanç ve duygularını istismar ederek para almak suretiyle menfaat temin ettiği, şikâyetlinin ise annesine banka hesabını kullandırmak suretiyle yardım eden sıfatıyla suça iştirak ettiği anlaşılmıştır.
Detaylı özeti gör
Avukat hakkında dolandırıcılık suçundan soruşturma başlatıldığının bildirilmesi üzerine re'sen disiplin kovuşturması açılmıştır. Ağır Ceza Mahkemesi, şikâyetlinin 9 ayrı mağdura karşı dini inanç ve duyguların istismarı suretiyle dolandırıcılık suçuna, annesine banka hesabını kullandırmak suretiyle yardım eden sıfatıyla iştirak ettiğini sabit görmüş, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermiştir. Kurul, eylem meslek öncesi döneme ait olsa da Avukatlık Kanunu'nun 138. maddesi gereği inceleme yetkisi bulunduğunu belirterek 3 yıl süre ile işten çıkarma cezasını onamıştır.
Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m. 34, 134 TBB Mes. Kur. m. 3,4
Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 3, 4
Kararı incele →
•
Kaynak: barobirlik.org.tr