Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/2044
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
*Ayrıca şikâyetli avukatın disiplin sicil özetinde, eylem tarihi itibariyle tekerrüre esas kınama cezası bulunduğu görülmüş, bu durum Avukatlık Kanunu’nun 136/1. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerini gündeme getirmiştir. Bu nedenle ceza tayininde şikâyetlinin sicili de göz önünde bulundurulmuştur.
(Av. Yas. m. 34, 134,136/1; TBB Mes. Kur. m. 3,4 ) [KARAR METNİ] İtirazın süresinde olduğu anlaşılmakla dava dosyası incelendi.
Şikâyetli avukat hakkında; Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 19.01.2021 tarihli “Olur”u ile; “İ.T.S Yönetimi adına A.Y ve M.K.K vekili sıfatıyla, WhatsApp uygulaması üzerinden gönderdiği 17.10.2019 tarihli mesajda müvekkili sitenin yöneticilerinden olan müştekiye hitaben ‘Ulan yalan konuşan sensin…Sen nasıl bir sahtekârsın ve korkaksın ya…Ulan söylediği sözü inkâr eden sen, yalancı ben oluyorum…Bu senin korkaklığının ve bilgisizliğinin mazereti olmuş…İnsanları soydurdun…İnsanda biraz utanma olur, sen o duyguyu da kaybetmişsin…Yetkisiz sorumlular, acemiler, yarım avukat maldan, yarım doktor candan eder…Sen nasıl bir terbiyesizsin ya, kızı ağlatmışım, gidip teselli etseydin bari…Sen bi aynaya bak, sahtekâr ve yalancıyı görürsün, ahlaksız’ şeklinde ifadelere yer verdiği” iddiası bakımından soruşturma izni verilmesi ve 30.06.2020 tarihli şikâyet dilekçesi üzerine başlatılan disiplin davasında, eylem sabit görülerek ceza tayin edilmiştir.
Şikâyetli avukat savunmalarında özetle; şikâyetçinin dilekçesinde iddia ettiği şekilde hakaret etmediğini müvekkili olan site yönetiminin işlemleri ile ilgili aralarında uyuşmazlık çıktığını, kendisinin de şikâyetçi olduğunu, hakkında yapılan şikâyetin haksız ve yersiz olduğunu beyan etmiştir.
İncelenen dosya kapsamından, dosyanın önceden Kurulumuza intikal ettiği, Kurulumuzun 31.05.2024 günlü kararı ile duruşma istemine rağmen duruşma açılmamış olması nedeniyle kararın bozulduğu, bozma kararımız gibi incelemenin duruşmalı yapıldığı,
Baro Yönetim Kurulu’nun 10.08.2021 tarihli toplantısında, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 5 ve 27. maddesi uyarınca şikâyetli hakkında disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Şikâyetli avukatın disiplin kovuşturmasına konu eylemi nedeniyle, “Hakaret” suçundan cezalandırılması istemiyle … Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/502 esasına kayden açılan kamu davasında, Mahkemenin 04.01.2023 gün ve 2023/14 karar sayılı ilamı ile; sanık şikâyetli avukatın eylemine uyan TCK’nın 125/1-2, 62 ve 52. maddesi gereğince neticeten 3.000 TL Adli Para Cezası ile Cezalandırılmasına kesin olarak karar verildiği,
Mahkemenin; “Sanık hakkında katılana yönelik bulundukları WhatsApp grubunda ‘Ulan yalan konuşan sensin. Sen nasıl bir sahtekârsın ve korkaksın ya. Ulan söylediği sözü inkâr eden sen, yalancı ben oluyorum…Bu senin korkaklığının ve bilgisizliğinin mazereti olmuş. İnsanları soydurdun. İnsanda biraz utanma olur, sen o duyguyu da kaybetmişsin. Yetkisiz sorumlular, acemiler, yarım avukat maldan, yarım doktor candan eder. Sen nasıl bir terbiyesizsin ya, kızı ağlatmışım, gidip teselli etseydin bari. Sen bi aynaya bak, sahtekâr ve yalancıyı görürsün, ahlâksız’ şeklinde sözler söylediğinden bahisle dava açıldığı, katılanın aşamalardaki beyanlarında; sanığın kendisine iddianamede ileri sürülen sözler söylemek suretiyle hakaret ettiğini ifade ederek şikâyetçi olduğu, koronavirüs önlemleri nedeniyle adli sürelerin durdurulmasına dair Cumhurbaşkanlığı kararının kapsamı ve uygulanma süresi nazara alındığında; müştekinin şikâyetinin yasal süre içerisinde olduğunun mahkememizce kabul edildiği, sanığın alman bir kısım savunmalarında kendisinin iddia edilen mesajları göndermediğini bir kısım savunmalarında ise mesaj içeriklerinin hakaret suçunun unsurlarını oluşturmadığını ifade ettiği, ilgili mesajlaşma açısından bilirkişi raporu tanzim ettirildiği, sanığın mesajları yazdığı konuşmaların başında ve sonundan aynı grupta bulunan ve sanık ve katılan dışındaki bazı kişiler tarafından yazılan mesajların da bulunduğu, bu şekilde bir konuşmanın katılan tarafından kurmaca bir şekilde hazırlanmasına teknik olarak olanak bulunmadığı, kaldı ki iddia konusu mesajların grupta yapılan konuşmaların içerik ve mahiyetine de uygun olduğu, bu itibarla sanığın bu yöndeki savunmalarına itibar edilmediğinden mesajların sanık tarafından gönderildiğinin mahkememizce sabit kabul edildiği, mesaj içeriklerinin hakaret suçu yönünden değerlendirilmesine gelince ise mesajlar yer alan ‘sahtekar’ kelimesi dışındaki sözlerin kaba söz/hitap ve ağır eleştiri kapsamında kaldığı ancak sahtekar kelimesinin katılanın onur, şeref ve saygınlığım rencide edecek mahiyette olduğunda tereddüt bulunmadığı anlaşılmakla; sanığın katılana ileti ile yolu ile sahtekar şeklinde mesaj atarak atılı suçu işlediği sabit görülmüştür.” gerekçesiyle karar verdiği,
Baro Disiplin Kurulu’nca “… Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/502 esas 2023/14 karar sayılı kararının incelenmesinden, Katılanın Y.H sanığın N.Ö, suçun hakaret, suç tarihinin 17.10.2019 olduğu şikâyetli Avukat N.Ö’in katılan Y.H’ye yönelik sözlerinden dolayı neticeten 3.000.TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar veriliği kararın kesin olarak verildiği anlaşılmıştır… Şikâyetlinin disiplin sicil özetinin incelenmesinde iş bu dosyanın eylem tarihi olan 17.10.2019 tarihi itibariyle mükerrerliğe esas 02.09.2018 kesinleşme tarihli kınama cezasının olduğu anlaşılmıştır. Bu sebeplerle Avukatlık Kanunu’nun 34, 134, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 4.maddeleri uyarınca aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.” gerekçesiyle karar verildiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde eylem tarihi itibariyle (17.10.2019), Avukatlık Kanunu’nun 136/1.maddesi gereğince tekerrüre esas 02.09.2018 kesinleşme tarihli kınama cezasının olduğu,
Şikâyetli avukatın 26.05.2025 tarihli itiraz dilekçesinde özetle, önceki savunmasını tekrarla, şikâyetçinin yöneticilerin olduğu grupta itibarını zedelemeye çalıştığını, şikâyetçinin oğlunun işlediği suçlar ve tarafına yönelik olarak sarfettiği ‘ahlaksız’ sözü nedeniyle … Barosuna şikâyette bulunduğunu ancak Baro tarafından soruşturma açılmasına yer olmadığına karar verildiğini, bir başka deyişle şikâyetçinin oğlunun tarafına yönelik olarak işlediği hakaret, iftira ve KVKK’ya aykırılık suçları nedeniyle … Barosunca hiçbir işlem yapılmazken, bu suçları işleyen kişinin babasının tarafına yönelik hakaret ve iftiralarına karşılık sarf ettiği ‘sahtekar’ sözüne … Barosunca en ağır yaptırımlardan bir olan para cezası verilmesinin, kuralların iki ayrı baro tarafından ayrı ayrı yorumlandığı ya da … Barosunca tarafına keyfi ceza verildiğini gösterdiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep ettiği,
Usulüne uygun tebligata rağmen itiraza cevap verilmediği görülmektedir.
Şikâyetli avukatın itirazı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Şikâyetli avukatın, site yöneticisine yönelik olarak WhatsApp grubunda sarf ettiği “sahtekâr, yalancı, korkak, ahlaksız” şeklindeki ifadelerin, meslek onuru ve vakarına yakışmayan, karşı tarafın kişilik değerlerini açıkça hedef alan nitelikte olduğu sabittir.
Her ne kadar şikâyetli avukat, söz konusu ifadelerin hakaret oluşturmadığını, şikâyetçinin kendisine ve ailesine yönelik haksız saldırılarına tepki olarak söylendiğini iddia etmişse de … Ağır Ceza Mahkemesi’nin kesinleşmiş kararı, bilirkişi raporları ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, bu savunmaların eylemin niteliğini ortadan kaldıracak mahiyette olmadığı anlaşılmıştır. Mahkeme kararında da açıkça tespit edildiği üzere, özellikle “sahtekâr” sözcüğü, karşı tarafın onur, şeref ve saygınlığını rencide eden, avukatlık mesleğinin vakarını zedeleyen bir hakaret niteliğindedir.
Avukatlık Kanunu’nun 34. maddesi uyarınca avukat, mesleğini doğruluk ve onur içinde, avukatlık vakarına yakışır şekilde icra etmekle yükümlüdür. Aynı Kanun’un 134. maddesi disiplin cezalarının konusunu belirlemiş olup, meslek kurallarına aykırı hareket eden avukat hakkında disiplin cezası verileceği hükme bağlanmıştır. Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 4. maddesi ise avukatın, mesleğin itibar ve onurunu korumakla yükümlü olduğunu açıkça belirtmektedir.
Şikâyetli avukatın, müvekkili adına yürüttüğü bir hukuki uyuşmazlık sırasında, uyuşmazlığın taraflarından birine karşı bu tür ifadeler kullanması, meslek kurallarına ve avukatlık onuruna açıkça aykırıdır.
Ayrıca şikâyetli avukatın disiplin sicil özetinde, eylem tarihi itibariyle tekerrüre esas kınama cezası bulunduğu görülmüş, bu durum Avukatlık Kanunu’nun 136/1. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerini gündeme getirmiştir. Bu nedenle ceza tayininde şikâyetlinin sicili de göz önünde bulundurulmuştur.
Şikâyetli avukatın itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü; farklı baroların aynı olaylara farklı yorum getirdiği, şikâyetçinin oğlunun kendisine yönelik hakaretlerine işlem yapılmazken kendi sözlerinin ağır biçimde cezalandırıldığı yönündeki iddiası ise, mevcut dosya bakımından bağlayıcı ve hukuken geçerli bir savunma teşkil etmemektedir. Zira disiplin hukuku açısından her eylem kendi koşulları içinde değerlendirilmekle; başka kişiler hakkında işlem yapılmaması, şikâyetlinin kendi fiilinden doğan sorumluluğunu ortadan kaldırmayacaktır.
Açıklanan nedenlerle, şikâyetli avukatın kullandığı ifadeler, kişilik haklarını zedeleyen ve avukatlık mesleğinin vakarını ihlal eden nitelikte olup, meslek kurallarına aykırılık teşkil ettiğinden, itirazın reddi ile kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikâyetli avukatın itirazının reddine, … Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin
“708,00 TL Para Cezası ile Cezalandırılmasına”
ilişkin 07.02.2025 gün ve 2024/236 Esas, 2025/43 Karar sayılı kararının
ONANMASINA,
2- Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içinde … İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oybirliğiyle karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe