TBB Disiplin Kurulu Kararı – E. 2025/60 K. 2025/166

Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1942

Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.

İlgili AVK maddeleri: AVK Madde 34, AVK Madde 134
[ÖZET] Şikâyetli Avukatın, … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/32 esas sayılı dosyasına sunduğu dilekçesinde, şikâyetçiye hitaben, ‘tarzının kafa karıştırarak ve amiyane tabirle akka-tokka hal ve tavırlar ile müvekkilim ile müvekkilinin karşılıklı olduğu tüm dava dosyaların delil ve donelerini birbirine karıştırıp; … Bölge Adliye Mahkemesi-Aile Hukuku Dairesinde bulunan kafası zaten karışık ve geçmişinde ‘Anı Sildirme Programı’ na kendini maruz bırakan hakimlerin (!) de varlığını lehine zannederek Davalı Vekili emellerine ulaşabilecek midir?’ şeklinde istinaf dilekçesinde, ‘Davalı Vekili R.Ç. Kanunlarının yazıldığı ve … Asliye Hukuk Mahkemesi – çift dosyalarda uygulandığı’, ‘… Tek celsede- Davalı R.Ç. mutlu olsun diye hemen- anında kısmen bile değil – tam kabul ile – davalı taraf teşkilimiz yok sayılarak’ şeklindeki ifadelerin, iddia ve savunma sınırları içerisinde olmadığı değerlendirilmiştir.
(Av. Yas. m. 34, 134  TBB Mes. Kur. m. 3, 4, 5, 6, 26, 27 )

[KARAR METNİ] Şikâyetli avukat hakkında; “… Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/32 esas sayılı dosyasına sunduğu dilekçesinde, şikâyetçiye hitaben, ‘tarzının kafa karıştırarak ve amiyane tabirle akka-tokka hal ve tavırlar ile müvekkilim ile müvekkilinin karşılıklı olduğu tüm dava dosyaların delil ve donelerini birbirine karıştırıp; … Bölge Adliye Mahkemesi-Aile Hukuku Dairesinde bulunan kafası zaten karışık ve geçmişinde ‘Anı Sildirme Programı’ na kendini maruz bırakan hakimlerin (!) de varlığını lehine zannederek Davalı Vekili emellerine ulaşabilecek midir?’ şeklinde istinaf dilekçesinde, ‘Davalı Vekili R.Ç. Kanunlarının yazıldığı ve … Asliye Hukuk Mahkemesi – çift dosyalarda uygulandığı’, ‘… Tek celsede- Davalı R.Ç. mutlu olsun diye hemen- anında kısmen bile değil – tam kabul ile – davalı taraf teşkilimiz yok sayılarak’ şeklinde beyanlarda bulunarak savunma sınırlarını aştığı” iddiası bakımından başlatılan disiplin davasında, eylem sabit görülerek ceza tesis edilmiştir.
Şikâyetli sözlü ve yazılı savunmasında özetle, şikâyetin haksız ve yersiz olduğunu, tarafına meslek kurallarına aykırılık başlığı altında son derece haksız, yersiz, dayanaksız, uydurmaca, düzmece, amiyane tabirle suç bastırmacılar ile bezeli şikâyet dilekçesine karşı cevaplarını ve savunmalarını sunduğunu, karşı şikâyette bulunduğunu, R.Ç.’nin … Barosu’nun en çok şikâyet alan ikinci avukatı unvanına haiz olduğunu, mesleğin haysiyet onur ve gereklerini yerine getirmediğini, bunun herkesçe malum olduğunu, astsubaylık mesleğini icra ederken devlet malına hırsızlanma nedeniyle ihraç edilip hukuk fakültesini nasıl bitirdiğinin belli olmadığını, şikâyetçinin … Asliye Hukuk Mahkemesinin çift dosyalarının hakimi ile çok yakından ilgili hatta içli dışlı olduklarını, dosyalarda şikâyetçinin her talebinin istisnasız yerine getirildiğini, hakimin … Asliye Hukuk Mahkemesi 2022/116 esas sayılı dosyasında davalı vekili olarak talep ettiği delillerin toplanmadığını ve tanıklarının dinlenmediğini ancak şikâyetçiye aynı şekilde davranılmadığını, öfkesinin haklı olduğunu dolayısı ile mağduriyetini belli ettiğini, hukuka aykırı bir şekilde yalan vaat ve kandırmacalar ile şahsının ve müvekkillerinin mağdur edildiğini beyan etmiştir.
İncelenen dosya kapsamından, Baro Yönetim Kurulu’nun 12.06.2023 günlü toplantısında, Avukatlık Kanunu’nun 34, 134, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 3, 4, 5, 6, 26 ve 27. maddesi uyarınca şikâyetli hakkında disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
İncelemeye konu eylem bakımından, … Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/1821 soruşturma numaralı dosyası kapsamında şikâyetli avukat hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar tesis edildiğini, kararın itirazın reddi üzerine 13.12.2023 günü kesinleştiği,
İncelemenin duruşmalı yapıldığı, Baro Disiplin Kurulu’nca, “Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı da birlikte değerlendirildiğinde; Şikâyetlinin … ASHM (Aile Mahkemesi sıfatıyla) 2022/32 esas sayılı dosyaya sunduğu 18.04.2022 tarihli dilekçesindeki beyanları ile … BAM’a gönderilmek üzere … ASHM (Aile Mahkemesi sıfatıyla) 2022/116 esas 2022/274 sayılı dosyaya sunduğu 05.06.2022 tarihli istinaf dilekçesindeki beyanlarının ve soruşturma aşamasında işbu disiplin kovuşturmasına konu 2022/116 Ş. ile birleştirilen 2022/154 Ş. sayılı birleşik şikâyete konu olan ve Kurulumuzun işbu kovuşturma dosyasına sunduğu 11.07.2022 tarihli dilekçesindeki beyanların küçük düşürücü ve savunma sınırlarını aşan ve hakaret içeren beyanlar olduğu, beyanların Avukatlık Kanunu madde 34’te tanzim olunan görevin kutsallığına yakışır şekilde, özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirme, unvanın gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranma ve aynı doğrultudaki, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları madde 3’te tanzim olunan mesleki çalışmanın, mesleğe olan inancı ve güveni sağlayacak biçimde sadakatle ifası, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları madde 4’te tanzim olunan mesleğin itibarını zedeleyecek tutum ve davranışlardan kaçınma, özel yaşantısında da buna özen gösterme, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları madde 5’te tanzim olunan avukatın yazarken ve konuşurken düşüncelerin olgun ve objektif biçimde açıklanması, hukukla ve yasalarla ilgisiz açıklamalardan kaçınılması, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları madde 6’te tanzim olunan avukatın iddia ve savunmanın hukuki yönüyle ilgili olma ve taraflar arasındaki anlaşmazlığın doğurduğu düşmanlıkların dışında kalması, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları madde 27/1’de tanzim olunan herhangi bir meslektaşı hakkında küçük düşürücü nitelikteki kişisel görüş açıklamama yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiği anlaşılmakla, kovuşturma konusu eylemler sebebiyle” gerekçesiyle karar verildiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde ceza olmadığı,
Şikâyetli avukatın 11.12.2024 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, sayın Avukat R.Ç.’ye karşı, merhum babasının da sevdiği bir arkadaşı olması sebebiyle, halen daha derin bir saygısı ve sempatisi duyduğunu, kendisine karşı herhangi bir saygısızlık yapmak istemediğini, söz konusu yargılama esnasında, yargılamanın vermiş olduğu süreç ve aynı müvekkiller ile birden fazla yargılama dosyalarının olması, dosyalar arasında bağ bulunması, bir dosyayı ilgilendiren bir konuda üst mahkeme aşamasında şikâyetçi tarafından gösterilen bir hususun mahkeme heyeti tarafından yanlış anlaşılması neticesinde, tabiatı ve mizacı gereği öfkelendiğini, gençliği, haksızlığa ortalama bir insandan daha fazla gelemeyişi, en önemlisi de şikâyetçinin genç bir meslektaşı hatta evladı yerindeki şahsına, meslek hayatına adım attığından beri beklediği ağabeyliği, babalığı yapmaktan ziyade, kendisini inciten harici yaklaşımlarının olması nedeni ile gereksiz bir keşmekeş ve çekişmenin verdiği ruh hali ile hakaret olarak nitelendirilemeyecek o cümleleri, savunma erkliğinin kendisine verdiği haklı yetkiye dayanarak tanzim ettiğini, hiçbir şekilde hakaret etmediğini, şikâyetçiyi küçük düşürmediğini, zarif bir şekilde durumu anlatmaya çalıştığını belirterek kararın kaldırılmasını talep ettiği,
Usulüne uygun tebligata rağmen itiraza cevap verilmediği görülmektedir.
Şikâyetli avukatın itirazı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Uyuşmazlık konusu, şikâyetli avukatın kullandığı ifadelerin yasaya ve meslek kurallarına aykırı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Avukatlık Kanunu’nun 34.maddesinde, “Avukatlar, yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler.”
Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 5. maddesinde, “Avukat, yazarken de, konuşurken de düşüncelerini olgun ve objektif bir biçimde açıklamalıdır. Mesleki çalışmasında avukat, hukukla ve yasalarla ilgisiz açıklamalardan kaçınmalıdır.”
Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 6. maddesinde, “Avukat, iddia ve savunmanın hukuki yönü ile ilgilidir. Taraflar arasında anlaşmazlığın doğurduğu düşmanlıkların dışında kalmalıdır.”
Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 27/1. maddesinde, “Hiçbir avukat, herhangi bir meslektaşı özellikle hasım vekili meslektaşı hakkında küçük düşürücü nitelikteki kişisel görüşlerini açıkça belirtemez.” denmektedir.
TCK’nın 128.maddesnde düzenlenen ve Anayasanın 36.maddesiyle de güvence altına alınan iddia ve savunma dokunulmazlığı, şahısların yargı mercileri veya idari makam nezdinde, serbestçe ve hiçbir endişenin etkisi altında kalmaksızın haklarını özgürce iddia etmeleri veya kendilerini savunabilmeleri olanağının sağlanmasını ifade eder. Eğer böyle bir hak olmazsa, iddia ve savurma serbestçe yapılamayacak ve söylenmesi gerekenler, cezai ve hukuki yaptırıma maruz kalma korkusuyla ifade edilemeyeceğinden, yapılan yargılama sonucunda hedeflenen “gerçeğe ulaşma ve adaletin gerçekleşmesi” de söz konusu olamayacaktır.
İddia ve savunma dokunulmazlığı, davanın başlamasından bitimine kadar, yargılama makamlarına davayla ilgili olarak verilen dilekçeler, yazılar ve her türlü belgenin ve yargılama makamları huzurunda yapılan iddia ve savunmaların içerdiği hakaret içerir yazı ve sözlerden ötürü bunları sarf eden taraflar, vekil, müdafi, müşavir ve kanuni temsilciler hakkında cezai ve hukuki takibatlar ve yaptırımlar yapılmamasını ifade eder. Bu durum adaletin herhangi bir engelleme ile karşılaşmaksızın temini amacına dayanır. Savunma yapmak adına söylenmesi gerekenin, ceza korkusu ile söylenememesi, adaletin gerçekleşmesine engel olur. Ancak savunma dokunulmazlığının bu amaç çerçevesinde değerlendirilmesi ve ceza görmeksizin onur kırmaya araç olacak şekilde kötüye kullanımına da fırsat verilmemesi gerekir.
İddia ve savunma hakkının kullanılması bağlamında, kişiler açısından somut isnat ifade eder mahiyette olguların ortaya konulması ya da kişilerle ilgili olumsuz değerlendirmelerde bulunulması mümkün olmalıdır. Bu somut isnatlar veya olumsuz değerlendirmeler, iddia ve savunma hakkının kullanılmasıyla ilişkili olmaması durunda ancak o zaman hakaret ve hatta iftira suçu oluşturur.
İddia ve savunma kapsamında, kişilerle ilgili olarak ileri sürülen somut isnatların ve yapılan olumsuz değerlendirmelerin uyuşmazlıkla ilgili olması gerekmekle birlikte, uyuşmazlığın çözümü açısından faydalı olması da aranmamalıdır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 20.10.1998 tarih, Esas 1998/225, Karar 1998/316 sayılı kararında “…Anayasanın kabul ettiği esasa göre, iddia ve savunma hakkının kullanılması ancak meşru vasıta ve yollardan yararlanmak suretiyle olmalıdır. İddia ve savunma hakkının her türlü etkiden uzak olarak kullanılması esastır. Bir davada tarafların yargı mercileri önünde iddia ve savunmalarını hiçbir endişeye kapılmadan serbestçe yapmaları gerekir. Ancak bu serbesti, dava konusu olayın aydınlığa kavuşması, bir başka anlatımla hakkın meydana çıkarılmasına vesile olması amacına hizmet etmelidir. Böyle olduğu takdirde Anayasanın öngördüğü meşru vasıta ve yollara başvurulmuş olur. Ancak o dava sebebiyle söylenmesinde ve yazılmasında yarar bulunmayan, diğer bir deyişle davanın aydınlığa kavuşmasında ve hakkının meydana çıkarılmasında hiçbir olumlu etkisi olmayan, hakareti oluşturan yazı ve sözlerin kullanılmasında meşruiyet vardır denilemez. Bu gibi durumlarda iddia ve savunma sınırı aşılmış ve dolayısıyla haysiyetler korunmamış olur.”
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 02.05.1975 tarih, Esas1974/1160, Karar 1975/5782 sayılı kararında da, “Avukat, müvekkillerinin çıkarlarını hasmının zararlarını gözetmeden, sert bir biçimde savunmak zorundadır. Çünkü meslek ödevi bunu gerektirir. Ancak karşılık avukatın, temsil ettiği tarafın çıkarlarını korumasının gerektirdiği ölçüyü ve objektif tartışma sınırını aşan, yersiz ve icapsız olarak karşı tarafın kişiliğini hedef tutan, O’nu küçük düşürmeye ve dürüst olmayan bir kişi olarak göstermeye yönelik saldırılar hukuka aykırıdır ve avukatın sorumluluğunu gerektirir. Başka bir deyişle karşı tarafın kişisel ilişkilerini rencide edebilecek savunmasını, davanın amacı haklı gösterdiği, savunma gerçekten esasa yararlı ve etkili olduğu, hatta zaruri bulunduğu takdirde hukuka aykırılıktan söz edilmesi olanaksızdır.” denilmektedir.
AİHM içtihatlarına göre, avukatlar da gerek kamuoyunun önünde gerekse yargılama faaliyetleri esnasında adaletin işleyişine dair yorum yapma hakkına sahiptirler. Ancak bu husustaki eleştiriler belirli sınırları aşmamalıdır. “Nitekim AİHM, göre ancak çok istisnai hallerde savunma avukatının ifade özgürlüğüne getirilen bir sınırlama kabul edilebilecektir (Nikula/Finlandiya, 31611/96, 21.03.2002)” (ANKARA Bölge Adliye Mahkemesi 6.Ceza Dairesi 05.07.2017 gün ve 2017/559 esas, 2017/2179 karar)
Her özgürlüğün sınırları olduğu gibi savunma özgürlüğünü sınırları da “hakkın ortaya çıkarılmasına yararlı, etkili ve hatta zaruri açıklama” olması, “objektiflik uyuşmazlıkla bağlantılı” olması ve “hukuki bir açıklama” niteliği taşımasıdır.
Kurulumuzun 13.03.2009 gün ve 2008/534 esas, 2009/138 karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, “Avukatlık Türkçenin kullanılması bakımından sanatçı duyarlılığı gerektirir. Bir avukatın kullandığı dilin zenginliğinin farkında olması, ifade gücüne hâkim olması, gramer inceliklerini bilmesi, kendisini bu alanda yetiştirmesi gerekir. Avukattan, tartışmaya yol açmayacak ifadeler kullanılmasını beklemek düzeyli ve olgun kişiliğin doğal sonucudur.”
Şikâyetli Avukatın, … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/32 esas sayılı dosyasına sunduğu dilekçesinde, şikâyetçiye hitaben, ‘tarzının kafa karıştırarak ve amiyane tabirle akka-tokka hal ve tavırlar ile müvekkilim ile müvekkilinin karşılıklı olduğu tüm dava dosyaların delil ve donelerini birbirine karıştırıp; … Bölge Adliye Mahkemesi-Aile Hukuku Dairesinde bulunan kafası zaten karışık ve geçmişinde ‘Anı Sildirme Programı’ na kendini maruz bırakan hakimlerin (!) de varlığını lehine zannederek Davalı Vekili emellerine ulaşabilecek midir?’ şeklinde istinaf dilekçesinde, ‘Davalı Vekili R.Ç. Kanunlarının yazıldığı ve … Asliye Hukuk Mahkemesi – çift dosyalarda uygulandığı’, ‘… Tek celsede- Davalı R.Ç. mutlu olsun diye hemen- anında kısmen bile değil – tam kabul ile – davalı taraf teşkilimiz yok sayılarak’ şeklinde beyanda bulunduğu dosya kapsamı ile tartışmasızdır.
Somut olaydaki ifadelerin, iddia ve savunma sınırları içerisinde olmadığı, olay ve olguların ifade edilişinde gerekli titizliğin ve özenin gösterilmediği, beyanların, yargılamanın hukuksal yönü ile ilgili olarak, “hakkın ortaya çıkarılmasına yararlı, etkili ve hatta zaruri açıklama”, “objektiflik, gerçek ve somut vakıalara dayanma”, “uyuşmazlıkla bağlantılılık” ve “Hukuki açıklama” ilkelerine uygun bulunmadığı, kullanılan sözlerin ve yaratılmaya çalışılan intibanın Avukatlık Kanunu’na ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’na aykırılık oluşturduğu değerlendirilmiş, bu yönüyle eylemin disiplin suçu oluşturduğuna ilişkin Baro Disiplin Kurulu’nun oluşa uygun gerekçeli kararı hukuken isabetli olmakla itirazın reddi ile kararın onanması gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikâyetli avukatın itirazının reddine, … Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin
“Kınama Cezası ile Cezalandırılmasına”
ilişkin 13.09.2024 gün ve 2023/43 Esas, 2024/68 Karar sayılı kararının
ONANMASINA,
2-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oybirliği ile karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 15 Mart 2025
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!