Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1966
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
(Av. Yas. m.34,134 TBB.Mes.Kur.m.3,4) [KARAR METNİ] Şikâyetli avukat hakkında; “10.01.2008 tarihli ‘ibranamedir’ başlıklı belge üzerinde tahrifat yaparak birçok davada kullanmak suretiyle haksız yere menfaat elde etmeye çalıştığı gibi ‘teminat senedi’ olarak verilen senedi kullanarak icra takibi başlatmak suretiyle Avukatlık Kanunu’na aykırı davrandığı” iddiası bakımından başlatılan disiplin davasında, ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Şikâyetli sözlü ve yazılı savunmasında özetle, şikâyetçi ile bugüne kadar 34 davada karşılaştığını, tek suçunun müvekkilinin adına hukuki girişimde bulunmak olduğunu, aslını ibraz ettiği belgenin müvekkili tarafından kendisine verildiğini, Avukatlık Kanunu’nun 56. maddesi uyarınca aslını gördüğü belgeyi onaylayarak bir suretini mahkemeye sunduğunu, şikâyetçinin iddia ettiği gibi bir belgenin aslının kendisinde olmadığını, var ise kendisinin sunabileceğini, tahrifat yaptığı iddia edilen 10.01.2008 tarihli ibranamedir başlıklı sözleşme aslını sunduğunu, dosyada renkli fotokopisi bulunan ve kırmızı kalemle tahrifatlı kısım olarak belirtilen belge ile aynı olduğunu, atılı suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiştir.
İncelenen dosya kapsamından, Baro Yönetim Kurulu’nun 10.07.2024 günlü toplantısında disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Talep gibi incelemenin duruşmalı yapıldığı, şikâyetçinin, önceki iddialarını tekrarla, şikâyetlinin cezalandırılmasını talep ettiği, Baro Disiplin Kurulu’nca, “Dosya kapsamında 29.01.2025 tarihli duruşma esnasında şikâyetli avukat tarafından tahrifat yapıldığı iddia edilen belgenin aslının sunulduğu, belgenin yapılan incelemesinde dosya kapsamında yer alan belgeyle aynı olduğu tespit edilmiştir. Her ne kadar şikâyetli avukat tarafından şikâyetçinin iddia ettiği sonraki belgenin elinde olmadığı belirtilmiş ise de aksi kabul halinde dahi avukatın kendi müvekkili aleyhine olan belgeyi sunma zorunluluğu bulunmamaktadır. Şikâyetçinin iddiasının soyut kaldığı, aksinin sunulan belge ile şikâyetli avukat tarafından ispatlandığı dikkate alındığında ve tüm dosya kapsamı mübrez belge, bilgi ve veriler ile tarafların iddia ve beyanları bir bütün olarak ele alındığı takdirde şikâyetli avukatın isnat olunan eyleminin yukarıda anılan yasa maddelerine aykırılık teşkil etmediği, bir başka ifade ile mesleğin icrasının ifasına yönelik eylemi olarak değerlendirilmesi gerektiği inceleme tespit sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.” gerekçesiyle karar verildiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde ceza olmadığı,
Şikâyetçinin 24.03.2025 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, dosyanın yeterince incelenmediğini, sunmuş olduğu daire satış sözleşmesinde senedin teminat senedi olarak verildiğinin yazıldığını ve şikâyetlinin de bu hususu ikrar ettiğini buna rağmen eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek mezkûr karara itiraz ettiği,
Şikâyetli avukatın 03.04.2025 kayıt tarihli itiraza cevap dilekçesinde özetle, önceki beyanlarını aynen tekrarla, Avukatlık Kanunu’nun 56.maddesi gereğince vekillik görevini yerine getirdiğini belirterek itirazın reddi ile kararın onanmasını talep ettiği görülmektedir.
Dosya incelendi;
Şikâyetçi tarafından, şikâyetli avukat hakkında “ibraname başlıklı belge üzerinde tahrifat yaparak birçok davada kullanmak suretiyle haksız menfaat temin etmeye çalıştığı” ve “teminat senedi olarak verilen senetle icra takibi başlattığı” iddialarıyla başlatılan disiplin kovuşturması neticesinde, Baro Disiplin Kurulu’nca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, bu karara karşı yapılan itiraz incelenmiştir.
Dosya kapsamı, şikâyetçinin ve şikâyetlinin beyanları, sunulan belgeler ve duruşma tutanakları birlikte değerlendirildiğinde;
Şikâyetli avukatın 29.01.2025 tarihli duruşmada, hakkında tahrifat yapıldığı iddia edilen 10.01.2008 tarihli “ibraname” başlıklı belgenin aslını ibraz ettiği, yapılan inceleme sonucunda bu belgenin, dosyada mevcut ve tahrifat yapıldığı ileri sürülen belgeyle aynı içerikte olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca, renkli fotokopi üzerinde kırmızı kalemle belirtilen kısmın, belgenin aslında da yer aldığı tespit edilmiştir. Bu durumda tahrifat iddiasının soyut ve sübuta ermeyen nitelikte olduğu, aksinin somut delillerle ortaya konulamadığı görülmektedir.
Şikâyetli avukatın, müvekkili tarafından kendisine verilmiş bir belgeyi Avukatlık Kanunu’nun 56. maddesi uyarınca onaylayarak mahkemeye sunduğu, müvekkilinin vekili sıfatıyla yaptığı işlemlerin mesleki faaliyet kapsamında değerlendirilmesi gerektiği açıktır.
Şikâyetçi tarafından sunulan daire satış sözleşmesinde senedin teminat senedi olduğuna dair beyan bulunduğu, ancak bu beyanın tek başına icra takibinin kötü niyetle başlatıldığını göstermeye yetmeyeceği açıktır.
Disiplin cezası verilebilmesi için, eylemin meslek kurallarına ve Avukatlık Kanunu’na aykırı olduğunun açık biçimde ortaya konulması gerekir. Eldeki dosyada şikâyetli avukatın isnat edilen fiili işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmamaktadır.
Sonuç olarak, dosya kapsamı, tarafların beyanları, belgeler ve emsal kararlar ışığında yapılan değerlendirmede, şikâyetli avukat hakkında Baro Disiplin Kurulu tarafından verilen ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu, itiraz dilekçesinde ileri sürülen hususların kararı kaldıracak nitelikte bulunmadığı anlaşılmış olup şikâyetçinin itirazının reddine ve kararın onanmasına oybirliğiyle karar vermek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikayetçinin itirazının reddine, …Barosu Disiplin Kurulu’nun
“Disiplin Cezası Verilmesine Yer Olmadığına”
ilişkin 29.01.2025 gün ve 2024/38 Esas, 2025/3 Karar sayılı kararının
ONANMASINA,
2-Kararın onay için, Avukatlık Kanunu’nun 157/7.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı’na gönderilmesine,
3-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oy birliğiyle karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe