Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1962
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
(Av. Yas. m.34,134 TBB.Mes.Kur.m.3,4) [KARAR METNİ] Şikâyetli avukat hakkında; Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 27.09.2018 günlü “Olur”u ile; “Alacaklı … A.Ş. vekili sıfatıyla, müşteki hakkında icra takibi işlemsiz bırakıldığı ve açılan dava, verilen hapis cezası bulunmadığı hâlde, müştekiye 08.12.2016 tarihinde
‘… icra dosyanız yenilenerek 09.12.2016 tarihine haciz kararı alınacaktır. 0212 ….’,
14.12.2016 tarihinde
‘…, icra dosyanız ile ilgili hapsen tazyikiniz davası için icra ceza mahkemesine şikâyette bulunduğumuzu, borcunuz ile ilgili feragat ya da berat hakkımızı kullanmayarak 1 ay ile 3 ay aralığında mahkumiyet kararınızın istediğimizi bildiririz. Dava sonucunda emniyette bildirim yapılarak gbt yakalaması isteminde bulunacağız. 0212 ……’
, 28.12.2016 tarihinde ‘
…, … fatura borcunuzdan kaynaklı yasal takip dosyanızın açık olması sebebiyle sicil affı yasasından yararlanmama riskiniz vardır. Söz konusu yasal düzenlemelerden yararlanabilmek için açık icra takip dosyanız olmaması gerekmektedir. Faiz indirim kampanyası ile dosyanızı kapatmak için son gün 30.12.2016 son gün hemen arayın. 0212….’
şeklinde gereceğe aykırı ifadeler içeren mesaj göndermek veya bu konuda büro çalışanlarını azmettirmek suretiyle müştekiyi rahatsız ettiği” iddiası bakımından soruşturma izni verilmesi üzerine başlatılan disiplin davasında, eylem sabit görülerek ceza tayin edilmiştir.
Şikâyetli avukat soruşturma ve kovuşturma aşamasında savunma vermemiştir.
Disiplin yargılamasına konu eylem nedeniyle yargılandığı mahkemedeki savunmasında; “…Üzerime atılı bulunan kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu asla kabul etmiyorum. Müşteki ile hiçbir bağım yoktur. Yazılı savunmamda belirttiğim üzere ‘borç hatırlatma’ içerikli sms’lerin gönderiminden yetkili ve sorumlu olan ofisin idari takip departmanında çalışan … ile …’dir. Mahkeme tarafından dinlendikleri takdirde maddi gerçek ortaya çıkacaktır. Mahkemesinden bu konuda tevsii tahkikat talebinde bulunmuştum. Talebimi tekrar ediyorum. Tanıklar dinlenildiği takdirde masumiyetim ortaya çıkacaktır. Suçla hiçbir ilgim bulunmadığından beraatime karar verilmesini isterim. Savunmamda belirttiğim delillerin celbi, değerlendirilmesi ve tanıkların dinlenilmesini müteakip hükmün açıklanmasının geri bırakılması beyanında bulunmak istiyorum.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
İncelenen dosya kapsamında; Baro Yönetim Kurulu’nun 28.03.2019 günlü toplantısında şikâyetli avukat hakkında disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Şikâyetli avukatın disiplin kovuşturmasına konu eylemi nedeniyle, “Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma” suçundan cezalandırılması istemiyle …1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/299 esasına kayden açılan kamu davasında, Mahkemenin 10.02.2021 gün ve 2021/35 karar sayılı ilamı ile; sanık şikâyetli avukatın eylemine uyan TCK’nın 123/1 maddesi gereğince 3 Ay Hapis Cezası ile Cezalandırılmasına karar verildiği, kararın … Bölge Adliye Mahkemesi 6.Ceza Dairesi’nin 22.12.2021 tarih 2021/1382 esas, 20221/2521 karar sayılı ilamı ile mağdurun şikâyetten vazgeçmesi nedeniyle kaldırıldığı ve düşme kararı verildiği, kararın istinaf kararı ile 14.01.2022 günü kesinleştiği,
Baro Disiplin Kurulu’nca “…Borçluya takip öncesi uyarı mektubunun gönderilebileceği, uyarının asla baskı ve tehdit içerikli olamayacağı ve takip sonrası bu yazıların ancak icra müdürlüğü aracılığı ile gönderilmesi gerektiği Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunun yerleşmiş kararları gereğidir. Borçlu yararına olduğu düşünülse dahi bilgilendirmelerin taciz boyutuna varmaması gerektiği dikkate alındığında, şikâyetçinin kendisine gönderilen yanıltıcı içerikli sms’lerden rahatsız olduğu açıktır. Şikâyetli avukat, işine gerekli özeni göstermemiş, icra takibi başlatılmasına ve itiraz üzerine takip durmasına rağmen şikâyetçiye sms göndermeye devam etmiştir. Bu nedenle, şikâyetçinin borçlu olduğu icra dosyalarına, icra müdürlüğü kanalıyla olmayan, direk telefonla ve yazılı şekilde mesajla yaptıkları bildirimler Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu Kararlarına göre ‘ısrarla taciz’ sayılmakta olduğundan ve şikâyetli avukatın eyleminin Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları 3.maddesinde düzenlenen, ‘Avukat, mesleki çalışmasını kamunun inancını ve mesleğe güvenini sağlayacak biçimde ve işine tam bir sadakatle yürütür.’ ve 4. Maddesinde düzenlenen ‘Avukat, mesleğin itibarını zedeleyecek her türlü tutum ve davranıştan kaçınmak zorundadır. Avukat, özel yaşantısında da buna özenmekle yükümlüdür.’ kurallarına aykırı davrandığı tespit edildiğinden…” gerekçesiyle karar verildiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde ceza olmadığı,
Şikâyetli avukatın 03.12.2024 tarihli itiraz dilekçesinde özetle; şikâyetçinin şikâyetinden vazgeçtiğini, şikâyetçi ile hiç muhatap olmadığını, şikâyete karşı savunma yapması için kendisine herhangi bir tebligat yapılmadığını, disiplin kovuşturması açılmasında 1 yıllık hak düşürücü sürenin dikkate alınmadığını, sms gönderim tarihi itibari ile de kovuşturmanın zamanaşımına uğradığını belirterek cezanın iptaline karar verilmesini bu talep ettiği,
Usulüne uygun tebligata rağmen itiraza cevap verilmediği görülmüştür.
Her ne kadar şikâyetli avukat incelemenin duruşmalı yapılmasını talep etmiş ise de Avukatlık Kanunu madde 157/2’deki “Birlik disiplin kurulu, disiplin davalarını dosya üzerinde inceler. Ancak, işten veya meslekten çıkarma cezasına yahut işten yasaklanmaya dair kararların incelenmesi sırasında, ilgili avukatın isteği üzerine veya kendiliğinden duruşma yapılmasına karar verebilir.” düzenlemesi karşısında itiraz incelemesi Kurulumuzca dosya üzerinden yapılmıştır.
Dosya incelendi;
Tüm dosya kapsamından, şikâyetçinin, şikâyetli avukat adına kayıtlı telefon hatlarından gönderilen mesajlarla rahatsız edildiği, mesajların bir icra takip dosyası ile ilgili olduğu, gönderilen mesajların içeriklerinin şikâyetçiyi bilgilendirme amacına hizmet etmekten ziyade şikâyetçiyi icra baskısı altında tutmaya yönelik olduğu, şikâyetçinin borçlu, şikâyetli avukatın alacaklı vekili olduğu … 24. İcra Müdürlüğünün 2001/12208 sayılı icra takip dosyasının olduğu ancak bu dosyanın da İcra Müdürlüğü tarafından 07.12.2010 tarihinde imha edildiği dolayısı ile ortada şikâyetçinin bilgilendirilmesini gerektirecek derdest bir icra dosyasının da bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Avukatlık Kanunu 34.maddesi “Avukatlar, yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler.” hükmünü,
Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 3. maddesi “Avukat, mesleki çalışmasını kamunun inancını ve mesleğe güvenini sağlayacak biçimde ve işine tam bir sadakatle yürütür.”; 4.maddesi “Avukat, mesleğin itibarını zedeleyecek her türlü tutum ve davranıştan kaçınmak zorundadır. Avukat, özel yaşantısında da buna özenmekle yükümlüdür.” hükmünü amirdir.
Somut olayda, şikâyetli avukatın, bir GSM şirketi vekili olarak takibinde olan icra ve dava dosyalarına ilişkin işlemlerde daha dikkatli ve özenli davranması gerektiği açık olup, İcra Müdürlüğü tarafından imha edilmek suretiyle 2010 yılında işlemden kaldırılan bir icra dosyası ile ilgili 2016 yılında borçlu şikâyetçiye, içeriğinde bilgilendirme amacını aşan ifadeler içeren mesajlar gönderilmesi eylemi sebebi ile Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 3 ve 4.maddelerine aykırı davrandığı kanaatiyle Baro Disiplin Kurulu tarafından yapılan hukuki değerlendirmede isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, şikâyetli avukatın itirazının reddi ile Baro Disiplin Kurulu tarafından Avukatlık Kanunu 135/1. Maddesi uyarınca verilen uyarma cezasının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikâyetli avukatın itirazının reddi ile … Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin
“Uyarma Cezası ile Cezalandırılmasına”
ilişkin 01.07.2024 gün ve 2019/D.545 Esas, 2024/265 Karar sayılı kararının
ONANMASINA
,
2-Kurulumuzun kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oy birliği ile karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe