TBB Disiplin Kurulu Kararı – E. 2025/273 K. 2025/408

Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1963

Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.

İlgili AVK maddeleri: AVK Madde 34, AVK Madde 134
[ÖZET] * Avukat, mesleğin ifasında yüklendiği görevin kutsallığına yakışır bir şekilde hareket etmek, mesleğin itibarını zedeleyecek her türlü tutum ve davranıştan kaçınmak zorundadır.
*Avukatın bir yükümlülüğü de müvekkilinden meslektaşlarına yönelecek sataşmaları önlemektir.
(Av. Yas. m.34,134 TBB.Mes.Kur.m.3,4)

[KARAR METNİ] Şikâyetli avukat hakkında; “Şikâyetçi ile karşılıklı oldukları …3.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2019/330 esas sayılı dosyasına müvekkili … tarafından yazılan
‘Sanık …’in avukatı …’nun ekte sunduğum fotoğraftan da görüleceği üzere avukatlığını yaptığı şahısların, yaptıkları
el işaretinin aynısını savcımız …’ı şehit eden DHKP-c teröristlerinde yaptığı
gözetildiğinde …’nun da bu dosyada vekillik görevim yürütürken yargı camiamızın dikkatli olmasını,
bu avukat olan şahsın
y
argıyı sözlü ya da fiili hedef altına alması ihtimaline karşı yargı camiamızın hassas olmasını temenni ederim. Fotoğraftaki kişilerin haklarım ihlal etmemek adına fotoğraftaki kişilerin yüzlerini kapattığımı bildirmek isterim. Yukarıda izah ettiğim hususların emir ve müsaadelerinize arz ederim
’ şeklindeki dilekçeyi ve bir adet fotoğrafı Uyap üzerinden sunarak mesleğin ve meslektaşının onur ve itibarını zedelediği” iddiası üzerine başlatılan disiplin davasında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Şikâyetli avukat sözlü ve yazılı savunmasında özetle, müvekkilinin ifade özgürlüğü kapsamında kendisinin hazırladığı dilekçeyi vekil sıfatıyla dosyaya sunmasının disiplin cezasını gerektirecek bir eylem olmadığını, aksine müvekkilinin anayasal hakkını kullanmasına imkan verdiğini, müvekkilinin dilekçeyi vekil sıfatı ile imzalayarak kendisinin sunmasını talep etme teklifini meslek kurallarına aykırılık teşkil edeceğinden kabul etmediğini bunun üzerine müvekkilinin kendisine dilekçeyi sunması yönünde yazılı talimat verdiğini, talimat üzerine dilekçeyi dosyaya sunduğunu, dilekçedeki ifadelerin kendisi tarafından yazılmaması nedeni ile suç ve cezaların şahsiliği ilkesinin gözetilmesi gerektiğini beyan ederek suçlamaları kabul etmemiştir.
İncelenen dosya kapsamından, Baro Yönetim Kurulu’nun 11.07.2023 günlü toplantısında şikâyetlinin eyleminin Avukatlık Kanunu 34, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları 3, 4, 5, 26 ve 27. maddesine aykırı olduğu tespiti ile disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Talep gibi incelemenin duruşmalı yapıldığı, Baro Disiplin Kurulu’nca, “Disiplin dosyasının incelenmesinden şikâyetli avukatın müvekkili olan …’ın yazmış olduğu bir sayfalık dilekçeyi ve ekinde bulunan bir adet fotoğrafı üst yazı ile kendi duygu ve düşüncelerini belirtmeksizin dava dosyasına sunduğu görülmektedir. Yine şikâyetli avukat tarafından disiplin dosyasına sunulan yazılı talimat ile iş sahibi olan …’ın söz konusu dilekçeyi dava dosyasına sunmak üzere şikâyetli avukata yazılı talimat verdiği görülmüştür. Söz konusu dilekçe içeriği incelendiğinde şikâyetçi avukat ile ilgili doğrudan bir hakaret bulunmadığı görülmüştür. Ayrıca taraflar arasında söz konusu dilekçe içeriğine dayalı herhangi bir soruşturma dosyası da bulunmamaktadır…Yukarıda yapılan açıklamalar ve kanımı düzenlemeler çerçevesinde şikâyetli avukatın müvekkilinin talimatı doğrultusunda disiplin dosyasına konu dilekçeyi üst yazı ile mahkemeye sunmasının Avukatlık Kanunu yönünden disiplin cezasını gerektirir bir eylem niteliğinde olmadığı kanaatine ulaşılmıştır.” gerekçesi ile karar verildiği,
Şikâyetli avukatın sicil özetinde disiplin cezasının bulunmadığı,
Şikâyetçi vekilinin 26.02.2025 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, müvekkilinin vekil sıfatı ile yer aldığı bir dava dosyasında, mağdur olan müvekkillerinin lehine çıkan bir karar neticesinde müvekkillerinin sevincini paylaşmak amacıyla çektirilen fotoğrafın ek yapılarak yazılan bir dilekçenin şikâyet edilen ile taraf oldukları  dava dosyasına -dosya ile hiçbir ilgisi olmadığı halde-sunulmasının mesleğin değerleri ve onuruna aykırı bir tutum olduğunu, bir avukatın mesleği ile ilgili yazılarında ve sözlerinde belirli bir üslup düzeyini ve inceliğini korumakla yükümlü olduğunu, taraflar arasında görülen davalarda, avukatların savunma sırasında yapacağı değerlendirmelerde, davanın diğer yanını aşağılayıcı ve suçlayıcı nitelikte söz ve davranışlarda bulunmaması gerektiğini, müvekkiline adeta terörist diye hitap edilerek şeref ve saygınlığının zedelendiğini belirterek, şikâyetlinin cezalandırılmasına karar verilmesini talep ettiği,
Şikâyetli vekilinin 13.03.2025 kayıt tarihli itiraza cevap dilekçesinde özetle, müvekkilinin vekil sıfatıyla görev yaptığı dosyada müvekkilinin  anayasal hakkı olan ifade özgürlüğü hakkını kullanmasına imkan tanıdığını, dilekçeyi sunması için müvekkiline yazılı talimat verilmesi üzerine evrakın dosyaya sunulduğunu, dilekçedeki ifadelerin müvekkili tarafından yazılmadığını, müvekkili hakkında verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla itirazın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Dosya incelendi;
Uyuşmazlığın, şikâyetli avukatın müvekkilinin imzasına havi şikâyetçi avukatı hedef alan bir dilekçeyi, şikâyetçi avukat ile karşılıklı oldukları bir ceza davası dosyasına sunmak sureti ile Avukatlık Kanunu ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarına aykırı davranıp davranmadığı noktasında toplandığı anlaşılmaktadır.
Avukatlık Kanunu 34.maddesi “Avukatlar, yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler” hükmünü,
Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları 4.maddesi “Avukat, mesleğin itibarını zedeleyecek her türlü tutum ve davranıştan kaçınmak zorundadır. Avukat, özel yaşantısında da buna özenmekle yükümlüdür.”; 5. Maddesi “Avukat, yazarken de konuşurken de düşüncelerini olgun ve objektif bir biçimde açıklamalıdır. Mesleki çalışmasında avukat, hukukla ve yasalarla ilgisiz açıklamalardan kaçınmalıdır”; 6.maddesi “Avukat, iddia ve savunmanın hukuki yönü ile ilgilidir. Taraflar arasında anlaşmazlığın doğurduğu düşmanlıkların dışında kalmalıdır.”; 44.maddesi “Avukat, müvekkilinden meslektaşlarına yönelecek sataşmaları önlemeye çalışır; gerekirse vekillikten çekilebilir.” Hükümlerini amirdir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 02.05.1975 tarih, E.1974/1160, K. 1975/5782 sayılı kararında da “Avukat, müvekkillerinin çıkarlarını hasmının zararlarını gözetmeden, sert bir biçimde savunmak zorundadır. Çünkü meslek ödevi bunu gerektirir. Ancak avukatın, temsil ettiği tarafın çıkarlarını korumasının gerektirdiği ölçüyü ve objektif tartışma sınırını aşan, yersiz ve icapsız olarak karşı tarafın kişiliğini hedef tutan, O’nu küçük düşürmeye ve dürüst olmayan bir kişi olarak göstermeye yönelik saldırılar hukuka aykırıdır ve avukatın sorumluluğunu gerektirir. Başka bir deyişle karşı tarafın kişisel ilişkilerini rencide edebilecek savunmasını, davanın amacı haklı gösterdiği, savunma gerçekten esasa yararlı ve etkili olduğu, hatta zaruri bulunduğu takdirde hukuka aykırılıktan söz edilmesi olanaksızdır” denilmektedir.
Yukarıdaki yasal düzenlemeler ve alıntısı yapılan yargı kararından da anlaşılacağı üzere, avukat, mesleğin ifasında yüklendiği görevin kutsallığına yakışır bir şekilde hareket etmek, mesleğin itibarını zedeleyecek her türlü tutum ve davranıştan kaçınmak zorundadır. Bu kapsamda savunma görevinin ifası sırasında temsil ettiği müvekkilinin çıkarlarını korurken, ifade özgürlüğü sınırlarını aşacak şekilde karşı tarafı veya karşı tarafın avukatını hedef alan, kişiyi küçük düşürmeye ve kişiyi dürüst olmayan bir kişi gibi göstermeye yönelik saldırılar hukuka aykırı olarak kabul edilmektedir. Ayrıca avukatın bir yükümlülüğü de müvekkilinden meslektaşlarına yönelecek sataşmaları önlemektir.
Tüm bunlarla birlikte somut olayın değerlendirilmesi neticesinde, şikâyetli avukatın, müvekkilinin, şikâyetçi avukat hakkında yazmış olduğu ve yargı kararları ile sabit olmayan kişisel suçlamalar içeren bir dilekçeyi, şikâyetçi avukat ile karşılıklı taraf vekili oldukları ceza dosyasına vekil olarak sunduğu, dilekçenin ceza dosyasındaki uyuşmazlıkla ilgisi bulunmadığı gibi tarafların iddia ve savunmalarının hukuki yönü ile de ilgili olmadığı, ceza dosyasındaki uyuşmazlığın aydınlatılmasına hizmet eden bir delil niteliği de taşımadığı sabit olmakla, şikâyetli avukatın eyleminin  Avukatlık Kanunu 34 ile Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 4, 5, 6 ve 44.maddesine  aykırılık teşkil ettiği  kanaatine varılmış, aksi yöndeki Baro Disiplin Kurulu kararının hukuki değerlendirmesi isabetli bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, şikâyetçi vekilinin itirazının kabulü ile “Disiplin Cezası Verilmesine Yer Olmadığına” ilişkin kararın kaldırılmasına, şikâyetli avukat hakkında Avukatlık Kanunu 135/1. Maddesi uyarınca “Uyarma” cezası verilmesine karar vermek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikâyetçi vekilinin itirazının kabulü ile … Barosu Disiplin Kurulu’nun “Disiplin Cezası Verilmesine Yer Olmadığına” ilişkin 24.01.2025 gün ve 2023/18 Esas, 2025/1-1 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, Şikâyetli avukatın “UYARMA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA”
2- Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemesine dava açma yolu açık olmak üzere,
Oy birliği ile karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 11 Temmuz 2025
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!