Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1987
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
(Av. Yas. m. 34, 134 TBB Mes. Kur. m. 3,4 ) [KARAR METNİ] Şikâyetli avukat hakkında; “Şikâyetçi vekili sıfatıyla görev aldığı birleşen … Aile Mahkemesinin 2021/46 esas sayılı boşanma ve mal rejiminin tasfiyesi davasında, delil süresini kaçırdığı, şikâyetçinin görüşme taleplerine rağmen bu talepleri sürekli ötelediği ve yapmadığı işlemleri yapmış gibi söyleyerek şikâyetçiyi yanılttığı” iddiası bakımından başlatılan disiplin davasında, eylem sabit görülerek ceza tesis edilmiştir.
Şikâyetli avukat soruşturma ve kovuşturma aşamasında savunma vermemiştir.
İncelenen dosya kapsamından, Baro Yönetim Kurulu’nun 09.05.2023 günlü toplantısında, şikâyetli hakkında disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Baro Disiplin Kurulu’nca, “Dosya kapsamı, şikâyet dilekçesi, ekli deliller incelenmiş; dosya kapsamından tarafların mal paylaşımı davası için anlaştıkları, ücretin ödendiği, boşanma davası ve 2021/46 mal rejimin tasfiyesi davaları açıldığı; şikâyetli avukatın, şikâyetçinin görüşme taleplerini sürekli ertelediği, şikâyetçiyi dosya hakkında bilgilendirmediği, yapmadığı işlemleri yapmış gibi beyanlar verdiğini, gerekçeli kararı tebliğe çıkarmadığı halde çıkardım diyerek sürecini geciktirdiği, kendisine verilen işleri yerine getirmediğini, sorumluluğu mahkeme veya adliye çalışanlarına yüklediği, bu suretle şikâyete konu disiplin eyleminin sabit olduğu görülmüştür… Yukarıda açıklamalar kapsamında, şikâyetli avukatın üzerine atılı disiplin kovuşturmasına konu eylemi işlediği sonucuna şüpheden uzak bir şekilde varılmıştır.
Somut olayda, kendisine verilen görevi özenle yerine getirmediği sabit olan şikâyetli Avukatın sicil dosyası da incelenerek sonuçlanan dosyaları, dosya sayısı ve şikâyetlerin mahiyeti de gözetilerek şikâyetlinin Avukatlık Kanunu’nun 135/4.maddesi kapsamında takdiren 3 (üç) ay süreyle işten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi yoluna gidilmiştir.” gerekçesiyle karar verildiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde şikâyet tarihi itibariyle (10.09.2023), tekerrüre esas ceza olmadığı,
Şikâyetli avukatın 10.12.2024 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, ekte sunduğu mail görüntülerinden anlaşılacağı üzere dava ve cevap dilekçelerini Mahkemeye ibraz etmeden önce her seferinde şikâyetçi ile paylaşıp kendisinin onayını aldığını, dava ve cevap dilekçelerine “nesnel dayanaklar” başlığı altında, vekil edenin kendisine vermiş olduğu beyan ve talimat doğrultusunda toplanmasını istediği tüm delilleri Sayın Yargıçlığa beyan ettiğini, elinde olan vekil edene ait ÖSYM sonuç belgesini şikâyetçi kendisine ulaştırdığında bilahare dosyaya sunduğunu, dilekçelerinde tanık deliline dayandığını, bu sayede verilen süreler dahilinde tanık listelerini sunduğunu, dosyaya masrafları yatırdığını ve tüm tanıkları dinlettiğini, dosyada yapılması gereken her şeyi yaptığını, iddiaların gerçek dışı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep ettiği,
Usulüne uygun tebligata rağmen itiraza cevap verilmediği,
Şikâyetçinin 12.12.2024 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, eylemin sabit olduğunu, şikâyetlinin delil süresini kaçırdığı gibi birçok delili de toplamadığını, şikâyetlinin sicilinin benzer dosyalarla dolu olduğunu bu nedenle verilen cezanın az olduğunu, cezanın arttırılması gerektiğini belirterek mezkûr karara itiraz ettiği,
Usulüne uygun tebligata rağmen itiraza cevap verilmediği görülmektedir.
İtirazlar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden, şikâyetli avukatın, şikayetçi vekili sıfatıyla takip ettiği dava dosyasında, mail yolu ile Mahkemeye sunduğu dilekçeleri şikayetçiye gönderdiği yine şikayetçinin tanıklarının Mahkemece dinlendiği tespit edilmiştir.
Öte yandan, dosya içerisinde yer alan mesaj çıktılarından, şikâyetli avukatın, şikayetçinin kızı adına açacağı davayı uzunca bir süre açmadığı gibi bu konuda şikayetçiyi oyaladığı yine Mahkeme ilamını tebliğe çıkaracağını söylediği halde çıkarmadığı gibi gerçek dışı bahaneler sunduğu anlaşılmaktadır.
Avukatlar, mesleklerini icra ederken, elde edecekleri sonuca odaklanmamalı, mesleğin toplum nezdindeki kolektif itibarını ve mesleğe duyulan güveni de düşünmeli, iş ve işlemlerinde buna göre hareket etmelidir.
Şikâyetli avukat eylemiyle, toplum nezdinde mesleğe duyulan güveni zedelemiştir.
Avukatlık Kanunu’nun 34. maddesi, “Avukatlar, yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler.”,
Avukatlık Kanunu’nun 134. maddesi, “Avukatlık onuruna, düzen ve gelenekleri ile meslek kurallarına uymayan eylem ve davranışlarda bulunanlarla, mesleki çalışmada görevlerini yapmayan veya görevinin gerektirdiği dürüstlüğe uygun şekilde davranmayanlar hakkında bu kanunda yazılı disiplin cezaları uygulanır.”,
Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 3. maddesi, “Avukat mesleki çalışmasını ve kamunun inancını ve mesleğe güvenini sağlayacak biçimde ve işine tam bir sadakatle yürütür.”,
Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 4. maddesi, “Avukat, mesleğin itibarını zedeleyecek her türlü tutum ve davranıştan kaçınmak zorundadır.” hükümleri gereğince,
Şikâyetli avukatın müvekkiline karşı gerekli özeni göstermediği anlaşıldığından, eylem, disiplin suçunu oluşturmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, mesleğinde özenli davranmayan şikâyetlinin eylemi, Avukatlık Kanunu’nun 136/1.maddesi gereğince, “davranışında kusurlu sayıldığının kendisine bildirilmesine” şeklinde Kanununda vücut bulan kınama cezasını gerektirdiğinden ve şikâyetlinin disiplin sicil özetinde tekerrüre esas cezasının olmadığı görüldüğünden, şikayetçinin itirazının reddine, şikâyetli avukatın itirazının kısmen kabulüne, kararın düzeltilerek onanmasına, şikâyetlinin kınama cezası ile cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikâyetçinin itirazının reddine, şikâyetli avukatın itirazının kısmen kabulüne, … Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin
“3 Ay Süre ile İşten Çıkarma Cezası ile Cezalandırılmasına”
ilişkin 11.03.2024 gün ve 2023/31 Esas, 2024/18 Karar sayılı kararının kınama cezasına çevrilmek suretiyle
DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
şikâyetli avukatın
KINAMA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2- Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oybirliğiyle karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe