Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/2020
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
(Av. Yas. m. 34,134 TBB.Mes.Kur.m.3,4) [KARAR METNİ] Şikâyetli avukat hakkında; “Müvekkili ile şikâyetçi arasındaki bir alacaktan kaynaklı husumet nedeni ile müvekkili adına şikâyetçiyi sık sık arayarak ya da arattırarak baskı altına almak sureti ile kişilerin huzur ve sükununu bozduğu ve WhatsApp üzerinden attığı
‘Nitelikli dolandırıcılık suçu ile ilgili savcılığa suç duyurusunda bulunacağız eğer görüşmek isterseniz dönüş yapar mısınız?’
şeklindeki mesaj ile tehdit ettiği ve müvekkili ile birlikte şikâyetçinin ikamet ettiği adrese baskın amaçlı gittiği” iddiası üzerine başlatılan disiplin davasında, ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Şikâyetli avukat sözlü ve yazılı savunmasında özetle, müvekkilinin kendisine vekaletname vermeden önceki dönemde şikâyetçinin alacaklı, müvekkilinin borçlu olduğu bir icra dosyası ile ilgili bilgi almak amacıyla ulaşmaya çalıştığını, mesaj attığını ancak net bir cevap alamaması üzerine halen alacak talebinin devam edip etmediğini öğrenmek amacı ile şikâyetçinin ikamet ettiği adrese gittiğini, sadece site güvenliği ile görüştüğünü, şikâyetçinin belirtilen adreste ikamet etmediğinin öğrenilmesi üzerine adresten ayrıldığını, herhangi bir şiddet ve baskına yönelik eyleminin bulunmadığının kamera kayıtları ile tespit edilebileceğini, şikâyetçinin asılsız iddialarda bulunulduğunu; hatta kendisi ve müvekkili hakkında suç duyurusunda da bulunduğunu, müvekkili hakkında takipsizlik kararı verildiğini, kendisinin dosyasının avukat olması sebebi ile tefrik edilerek incelendiğini, eylemlerinin avukatlık görevi sınırları içinde gerçekleştiğini, Avukatlık Kanunu ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarına aykırı bir davranışının bulunmadığını beyan ederek şikâyetin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İncelenen dosya kapsamından, Baro Yönetim Kurulu’nun 12.05.2022 günlü toplantısında, şikâyetli avukatın eyleminin Avukatlık Kanunu’nun 34 ve 134.maddeleri ile Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 3 ve 4. maddelerine aykırı olduğu tespiti ile disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Disiplin yargılamasına konu eylem nedeniyle şikâyetli avukat hakkında Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 21.02.2023 günlü “Olur”u ile soruşturma izni verilmediği,
Talep gibi incelemenin duruşmalı yapıldığı, Baro Disiplin Kurulu’nca, “Şikâyetli avukat hakkında huzur ve sükunu bozmak iddiası ile Cumhuriyet Savcılığına şikâyette bulunulduğu, yapılan soruşturma neticesinde 21.02.2023 tarihli olur yazısı ile soruşturma izni verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği görülmekle, şikâyetli avukatın faaliyetinin mesleki nitelikte faaliyette olduğu anlaşılmakla, dosya kapsamında her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil olmadığı anlaşıldığından şikâyetli avukatın eylem ve işlemlerinde 1136 Sayılı Avukatlık Kanunu ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’na aykırı bir durum saptanmadığından,” gerekçesi ile ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği,
Şikâyetli avukatın sicil özetinde disiplin cezasının bulunmadığı,
Şikâyetçi vekilinin 05.04.2025 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, şikâyet dilekçesini tekrarla, şikâyetli avukatın ve müvekkillerinin adamları olduğunu düşündükleri kişilerle, müvekkilinin eskiden oturduğu siteye gelerek baskın yapmaya çalıştıklarını, güvenlik görevlilerinin bu baskını engellediklerini, bu eylemden önce şikâyetlinin müvekkillerinin, müvekkilini whatsapp aracılığıyla arayarak
“sen sahtekârsın bu alacağından vazgeçeceksin. Eğer alacağı derhal bana devretmezsen evine adam yollarım. Dünyanın kaç bucak olduğunu göreceksin. Asarım keserim.”
şeklindeki ifadelerle tehdit ettiklerini ve şantajda bulunduklarını, bir avukatın yanına birkaç adam alarak ve iki araç ile birlikte bir kişinin ikamet adresine gitmesinin avukat kimliğini kötüye kullandığının en büyük kanıtı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılarak şikâyetli avukata ceza verilmesini talep ettiği,
Şikâyetli vekilinin 07.05.2025 kayıt tarihli itiraza cevap dilekçesinde özetle, şikâyete konu olay ile ilgili şikâyetçinin savcılığa da suç duyurusunda bulunduğunu ancak Adalet Bakanlığı’nın yeterli delil ve şüphe bulunmadığından soruşturma izni vermediğini, Baro Disiplin Kurulu tarafından da aynı doğrultuda verilen kararın hukuka uygun olduğunu, şikâyetçinin iddialarının asılsız ve mesnetsiz olduğunu belirterek itirazın reddi ile kararın onanmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Dosya incelendi:
Tüm dosya kapsamından, şikâyetli avukatın, şikâyetçinin alacaklı olduğu bir icra dosyasına, borçlunun taşınmazları üzerine koyulan hacizlerin kaldırılması amacı ile borçlu adına vekaletname sunarak talepte bulunduğu, talebin reddi üzerine dosya hakkında bilgi almak ve borçludan edindiği alacaklının alacağını devrettiği bilgisini teyit etmek amacı ile bizzat alacaklı ile iletişime geçmeye çalıştığı, ofis çalışanı aracılığıyla da alacaklı şikâyetçiye mesaj gönderttiği ve ancak alacaklı ile irtibat kuramadığı için ikamet ettiği taşınmaza yanına müvekkillerini de alarak gittiği anlaşılmaktadır.
Baro Disiplin Kurulu’nca şikâyetli avukat hakkındaki savcılık tarafından yapılan soruşturma neticesinde Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Müdürlüğü tarafından soruşturma izni verilmemesi ve şikâyetli avukatın eyleminin mesleki faaliyet sınırları içinde kaldığı gerekçesi ile disiplin cezası verilmesine yer olmadığına karar verildiği görülmüştür. Ancak incelenen dosya kapsamından şikâyetli avukatın, icra dosyasını incelemesi sırasında şikâyetli avukatın vekilinin bulunduğuna vakıf olduğu dosya içinde yer alan 17.03.2022 kayıt tarihli savunma dilekçesindeki
“Dosyada vekaletnamenin süresiz olduğunu ve hacizleri bu talepler ile kaldıramayacağımı…”
şeklindeki beyanından anlaşılmaktadır. Bu aşamadan sonra şikâyetli avukatın bizzat dosyanın alacaklısı olan şikâyetçiyi ısrarlı şekilde aramak yerine asıl muhatabı olan şikâyetçinin vekili ile görüşme sağlamaya ve dosya ile ilgili gerekli bilgileri vekilden öğrenmeye çalışması gerekirken diğer yollara tevessül ederek ofis çalışanı aracılığıyla şikâyetçinin telefonuna
“Nitelikli dolandırıcılık suçu ile ilgili savcılığa suç duyurusunda bulunacağız eğer görüşmek isterseniz dönüş yapar mısınız?”
şeklinde mesaj göndermesi ve müvekkilleri ile birlikte şikâyetçinin ikamet ettiği taşınmaza gitmesi mesleki faaliyet sınırlarını aşan davranışlar olarak kabul edilmelidir.
Nitekim Avukatlık Kanunu 34.maddesi “Avukatlar, yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler.” hükmünü,
Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları 4.maddesi “Avukat, mesleğin itibarını zedeleyecek her türlü tutum ve davranıştan kaçınmak zorundadır. Avukat, özel yaşantısında da buna özenmekle yükümlüdür.”, 31.maddesi “Avukat hasım tarafın ancak avukatı ile görüşebilir. (Hasmının avukatı yok ise) avukatın hasımla teması zorunlu sınırlar içinde kalır. Hasım tarafla her temasından sonra avukat müvekkiline bilgi verir.” hükümlerini amirdir.
Avukatlık, kolektif itibar mesleğidir. Dosya kapsamında tespit edilen hususlar dahilinde şikâyetli avukatın ısrarlı bir şekilde alacaklı konumda olan şikâyetçiyi araması ve ofis çalışanı aracılığıyla tehdit içeren mesaj göndermesi ve icra dosyasında şikâyetçinin vekili olduğunun tespitine rağmen vekil ile görüşmek yerine ısrarlı bir şekilde şikâyetçiyi araması ve taşınmazına gitmesi şeklinde tezahür eden davranışlar mesleğin kolektif itibarını zedeleyen bir hareketler olarak değerlendirilmiştir. Avukat, mesleğin kolektif itibarından yararlanma hakkına sahip olduğu gibi, bu itibarın zedelenmesi sonucunu doğuracak davranışlardan da kaçınmak ve bu itibarın zedelenmesini önlemek yükümlülüğündedir.
Açıklanan nedenlerle, şikâyetçi vekilinin itirazının kabulü ile Baro Disiplin Kurulu kararının kaldırılması, şikâyetli avukatın Avukatlık Kanunu 135/1 gereğince “uyarma” cezası ile cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikâyetçi vekilinin itirazının kabulü ile … Barosu Disiplin Kurulu’nun
“Disiplin Cezası Verilmesine Yer Olmadığına”
ilişkin 29.01.2024 gün ve 2022/D.442 Esas, 2024/41 Karar sayılı kararının
KALDIRILMASINA
, Şikâyetli avukatın
UYARMA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2- Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oy birliğiyle karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe