TBB Disiplin Kurulu Kararı – E. 2025/150 K. 2025/221

Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1996

Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.

İlgili AVK maddeleri: AVK Madde 34, AVK Madde 38, AVK Madde 134
[ÖZET] Her ne kadar şikâyetli avukat savunmasında, vekaletnamenin sehven sunulduğunu, dosyada herhangi bir işlemin olmadığını savunmuşsa da şikâyetlinin aynı bürodaki diğer meslektaşına yetki belgesi düzenlediği, anılan yetki belgesi ile duruşmaların ve dosyanın takibinin devam ettirildiği, yetki belgesi düzenlenmesi halinde, yetki veren ve yetki alanın müteselsilen sorumlu olduğu değerlendirilmekle; şikâyetlinin suçtan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilmemiştir.
(Av. Yas. m. 34, 38, 134  TBB Mes. Kur. m.
2, 3, 4, 36, 37 )

[KARAR METNİ] Şikâyetli avukat hakkında; “Şikâyetçi site yönetiminin vekilliğini üstlendiği döneminde aynı zamanda site yöneticisi olan F.D.’ye karşı site yönetimi tarafından açılan davada davalı F.D.’nin vekilliğini üstlenerek menfaati zıt taraflara vekillik ettiği” iddiası bakımından başlatılan disiplin davasında, eylem sabit görülerek ceza tesis edilmiştir.
Şikâyetli avukat sözlü ve yazılı savunmasında özetle, şikâyeti kabul etmediğini, eski site yöneticisi F.D.’nin vekilliğini 03.11.2020 tarihinde bıraktığını, ilgili dosyada herhangi bir beyan dilekçesinin bulunmadığını, şikâyetçi site yönetimini yalnızca ödenmeyen aidatların icra takibine konu edilmesi yönüyle temsil ettiğini ve bu nedenle sır saklama yükümlülüğünü ihlal eden herhangi bir eylemi olmadığını beyan etmiştir.
İncelenen dosya kapsamından, Baro Yönetim Kurulu’nun 09.11.2022 günlü toplantısında, Avukatlık Kanunu’nun 34, 36, 38, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 2, 3, 4, 36 ve 37. maddesi uyarınca şikâyetli hakkında disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Talep gibi incelemenin duruşmalı yapıldığı, Baro Disiplin Kurulu’nca, “Yukarıda belirtilen ulusal ve uluslararası metinler ile dosyadaki tüm bilgi ve belgeler bir bütün olarak incelendiğinde;
Şikâyetli avukatın şikâyet eden site yöneticiliğinin önceki tarihlerinde avukatlığını üstlendiği, önceki yönetici F.D.’nin şahsi işlerinin takibi için de vekalet ilişkisinin kurulduğu, yine site yöneticiliğinin icra dosyasında masraf ve vekalet ücretinin ödenmediği gerekçesiyle 13.01.2020 tarihinde istifa etmiş olmasına karşın 04.03.2020 tarihinde şikâyetçi yöneticiliğin taraf olduğu dosyada eski yöneticinin vekilliğini üstlendiği ve bu doğrultuda aynı bürodaki diğer meslektaşına yetki belgesi düzenlediği, anılan yetki belgesi ile duruşmaların ve dosyanın takibinin devam ettirildiği anlaşılmakla; şikâyetli avukatın ‘dosyaya beyan ve dilekçe sunmadığı, dosyaya sehven vekaletnamenin sunulduğu’ vs. yöndeki savunmalarına itibar edilememiş olup; Avukatlık Kanunu’nun 36. ve 38. maddelerinde açıkça belirtildiği haliyle vekalet ilişkisi sona erse dahi sır saklama yükümlülüğünün devam edeceği ve menfaati zıt bir tarafa avukatlık etmiş olma yönünden yasaklama dikkate alındığında şikâyetli avukatın eylemlerinin disiplin suçunu oluşturduğunun kabulü ile yukarıda belirtilen Avukatlık Kanunu ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın ilgili maddelerinde düzenlenen ilke ve esasları ihlal ettiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.” gerekçesiyle karar verildiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde ceza olmadığı,
Şikâyetli avukatın 20.12.2024 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, önceki savunmasının aynen tekrarla, şikâyeti kabul etmediğini, şikâyete konu edilen vekil olarak takip ettiği şahsın vekilliğini 03.11.2020 tarihi itibariyle yürütmediğini, kaldı ki şikâyetine konu 22.09.2020 tarihli … 9.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/1332 esas sayılı davasında bir tane dahi beyanı ve dosyaya sunulmuş bir dilekçesinin olmadığını, dosyaya sehven vekalet sunulduğunu, esasen şikâyetçi site yönetiminin eski yöneticisinin İcra Hukuk Mahkemesinde ve Ticaret Mahkemesinde şikâyetçinin taraf olmadığı başka dosyalarda vekilliğini yürüttüğünü, sehven vekalet sunduğunu fark ettiği an dosyadan çekildiğini, Uyap kaydının sadece 22.09.2020-03.11.2020 tarihleri arasında 10 gün dahi kalmadığını ayrıca soruşturma zamanaşımı süresinin dolduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep ettiği,
Usulüne uygun tebligata rağmen itiraza cevap verilmediği görülmektedir.
Şikâyetli avukatın itirazı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Şikâyetli avukat, şikâyetçi site yönetimi vekili sıfatıyla görev aldığı halde, bu defa dava dışı üçüncü kişi F.D.’nin vekilliğini üstlenerek, şikâyetçi site yönetimi aleyhine işlem tesis etmiştir.
Her ne kadar şikâyetli avukat savunmasında, vekaletnamenin sehven sunulduğunu, dosyada herhangi bir işlemin olmadığını savunmuşsa da şikâyetlinin aynı bürodaki diğer meslektaşına yetki belgesi düzenlediği, anılan yetki belgesi ile duruşmaların ve dosyanın takibinin devam ettirildiği, yetki belgesi düzenlenmesi halinde, yetki veren ve yetki alanın müteselsilen sorumlu olduğu değerlendirilmekle; şikâyetlinin suçtan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilmemiştir.
Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 36.maddesi, “Bir anlaşmazlıkta taraflardan birine hukuki yardımda bulunan avukat, yararı çatışan öbür tarafın vekaletini alamaz, hiçbir hukuki yardımda bulunamaz.” hükmünü amirdir. Şikâyetli avukat dosya kapsamı ile sabit olan eylemiyle, hukuki yardımda bulunduğu şikâyetçi site aleyhine işlem tesis ederek hem meslek kurallarına hem de Avukatlık Kanunu’nun 38.maddesine aykırı davranmıştır.
Şikâyetli bu eylemiyle, Avukatlık Kanunu’nun altıncı kısmına giren menfaati zıt taraf vekillik etme yasağını ihlal etmiş, eylemin karşılığı olan cezanın yine Avukatlık Kanunu’nun 136/1.maddesi gereğince kınama cezası olduğu değerlendirilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, menfaatti zıt taraflara vekillik eden şikâyetlinin eyleminin kınama cezasını gerektirdiği görülmekle, itirazın reddi ile usul ve yasaya uygun olarak verilen Baro Disiplin Kurulu kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Gereği Düşünüldü;
1-Şikâyetli avukatın itirazının reddine, … Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin
“Kınama Cezası ile Cezalandırılmasına”
ilişkin 22.11.2024 gün ve 2024/66 Esas, 2024/146 Karar sayılı kararının
ONANMASINA,
2-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 11 Nisan 2025
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!