AVK Madde 34 Avukatın özen ve doğruluk ödevi: Genel olarak

Özet 1 fıkra · ~1 dk okuma

AVK m.34, avukatların genel ödevini belirler: avukatlar, yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek, avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler.

Resmi Metin

Genel olarak

Madde 34 – Avukatlar, yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler.

Değişiklik: · 4667 s.K. m.21

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

AVK m.34 avukatın davranış ödevlerini tek bir fıkrada toplar ve bugünkü şekli 2/5/2001 tarihli 4667 sayılı Kanunun 21 inci maddesinden gelir. Hüküm üç ayrı yükümlülüğü birbirine bağlar: yüklenilen görevin özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirilmesi; avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun davranış; Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uyma. İlk iki yükümlülük doğrudan kanun metninden, üçüncüsü ise kanunun yollama yaptığı meslek kuralları metninden okunur.

Maddenin uygulamadaki önemi, ödevleri belirli bir işle sınırlamamış olmasından gelir: yükümlülük avukatın üstlendiği her görev bakımından geçerlidir ve yalnız mahkeme önündeki faaliyeti kapsamaz. Ölçüt davranışın sonucu değil niteliğidir; metin özen, doğruluk ve onur ile saygı ve güven kavramlarını ölçü olarak kullanır. Meslek kurallarına yapılan yollama sebebiyle AVK m.34 tek başına okunduğunda içeriği tamamlanmaz; hangi davranışın kurala aykırı sayılacağı, yollama yapılan metinden belirlenir. Bu maddeye aykırılığın disiplin yönünden nasıl değerlendirileceği ise Kanunun disiplin bölümündeki hükümlerden takip edilir ve bu turda ayrıca ele alınmamıştır.

İlgili TBB Disiplin Kurulu Kararları

Bu maddeye atıf yapan TBB Disiplin Kurulu kararları. Disiplin kararları idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeleri bağlamaz.

Bu maddeye atıf yapan 1018 karardan, karar tarihi en yeni 50 tanesi gösteriliyor.

TBB Disiplin Kurulu E. 2024/938 K. 2024/964

İncelemeye konu somut olayda, şikâyetli avukatın beyanlarının ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı anlaşıldığından, itirazın reddi ile kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.

Detaylı özeti gör

Baro seçimi öncesinde şikâyetçiye ve diğer avukatlara yönelik etnik kökene ilişkin sözler söylediği ve baro harcamalarını eleştirdiği ileri sürülen şikâyetli hakkında disiplin cezası verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kurul, tanık beyanlarının duyuma dayandığını, iddia edilen sözlerin şikâyetçinin adı anılarak söylendiğine dair somut kanıt bulunmadığını ve iddiaya dayanak WhatsApp çıktılarının sunulmadığını, ayrıca beyanların Anayasa'nın 26. maddesindeki ifade özgürlüğü kapsamında kaldığını belirterek şikâyetçi vekilinin itirazını reddetmiş ve kararı oyçokluğuyla onamıştır.

Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m.34, TBB.Mes.Kur.m.5, 6, 27

Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 27, 5, 6

TBB Disiplin Kurulu E. 2025/527 K. 2025/591

Şikâyetli avukatın, müvekkilinin adli yardım koşullarını taşımadığını bildiği halde bu yönde beyan ve talepte bulunması yukarıda ifade edilen meslek kuralları ile Avukatlık Kanunu'nun 34.maddesinin, "Avukatlar, yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler." hükmünde yer alan özen yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiğinden bu yöndeki Baro Disiplin Kurulu kararında hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.

Detaylı özeti gör

Şikâyetli avukat, idare mahkemesindeki davada müvekkilinin ödeme gücünden yoksun olduğunu beyan ederek adli yardım talebinde bulunmuş; mahkeme araştırmasında müvekkil üzerine kayıtlı taşınmaz ve araç ile SGK çalışanı olduğu bilgisi tespit edilmiştir. TBB Disiplin Kurulu, avukatın müvekkilinin adli yardım koşullarını taşımadığını bildiği halde bu yönde beyanda bulunmasının Avukatlık Kanunu'nun 34. maddesindeki özen yükümlülüğü ile Meslek Kuralları'nın 3 ve 4. maddelerine aykırı olduğunu belirterek itirazın reddine ve uyarma cezasının onanmasına karar vermiştir.

Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m. 34, 134 TBB Mes. Kur. m. 3,4

Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 3, 4

TBB Disiplin Kurulu E. 2025/528 K. 2025/592

Avukatın mesleki faaliyetini yerine getirirken yalnızca hukuki yollarla alacağını tahsil etmeye çalışması gerekirken, borçlunun ve yakınlarının sık sık aranması, mesaj gönderilmesi ve bu şekilde baskı oluşturulması, mesleğin onurunu zedeleyen ve toplumda avukatlık mesleğine duyulan güveni sarsan niteliktedir. Her ne kadar görüşmelerin büro çalışanı tarafından yapıldığı ileri sürülmüşse de hukuk bürosunun yönetici avukatı olarak şikâyetlinin bu süreçten sorumlu olduğu tartışmasızdır.

Detaylı özeti gör

Alacaklı vekili sıfatıyla, borçlu şikâyetçinin ve yakınlarının büro çalışanları aracılığıyla sık sık aranıp mesaj gönderilmesi suretiyle baskı oluşturulduğu iddiasıyla açılan disiplin davasında, Baro Disiplin Kurulu ceza verilmesine yer olmadığına karar vermiştir. Kurul, alacağın yalnızca hukuki yollarla tahsil edilmesi gerektiğini, görüşmeler büro çalışanınca yapılmış olsa dahi yönetici avukatın süreçten sorumlu olduğunu belirterek eylemi meslek vakarına ve dürüstlük ilkesine aykırı bulmuş; itirazın kabulü ile kararı kaldırarak uyarma cezası vermiştir.

Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m. 34, 134 TBB Mes. Kur. m. 3,4

Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 3, 4

TBB Disiplin Kurulu E. 2025/571 K. 2025/628
Şikâyetli avukatın komisyon esaslı iş temini yoluyla Avukatlık Kanunu'nun 48. maddesi ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları'nın 3. ve 4. maddelerine aykırı davrandığı anlaşılmakla, Baro Disiplin Kurulu'nun kınama cezası yönündeki kararı usul ve yasaya uygun bulunmuş, itirazın reddi ile kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir

Şikâyetlinin, ceza yargılamasında HAGB kararı verilmiş olması nedeniyle disiplin cezası uygulanamayacağı yönündeki savunması hukuken geçerli değildir. Danıştay'ın yerleşik içtihadında, HAGB'nin disiplin hukuku bakımından bağlayıcı olmadığı, disiplin mercilerinin fiili bağımsızca değerlendirebileceği belirtilmektedir. Bu nedenle HAGB kararı, disiplin yaptırımı uygulanmasına engel teşkil etmemektedir.

Detaylı özeti gör

Şikâyetli avukat, üçüncü bir şahısla 20.03.2018 tarihli komisyon sözleşmesi yaparak, vekâletnamelere dayalı icra takipleri karşılığında aylık 3.000,00 Türk lirası ödemeyi taahhüt etmiş; ceza yargılamasında eylem sabit görülerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Kurul, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının disiplin hukuku bakımından bağlayıcı olmadığını, eylemin Avukatlık Kanunu'nun 48. maddesindeki aracı kullanma yasağını ihlal ettiğini ve 159/3. madde uyarınca zamanaşımının dolmadığını belirterek kınama cezasının onanmasına karar vermiştir.

Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m. 34, 48, 134 TBB Mes. Kur. m. 3,4

Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 3, 4

TBB Disiplin Kurulu E. 2025/590 K. 2025/641

Ceza yargılamasında olduğu gibi disiplin yargılamasında da sanık hakkında ceza verilebilmesi isnad edilen suçun hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispat edilebilmesine, yeterli mahiyette ve ağırlıkta delil bulunmasına bağlıdır. Aksi durumun masumiyet ilkesine aykırılık teşkil edeceği açıktır. Şikâyetli avukatın tüm dosya kapsamında Avukatlık Kanunu ve meslek kurallarına aykırı bir davranışı tespit edilemediğinden bu yöndeki Baro Disiplin Kurulu kararında hukuki isabetsizlik görülmemiştir.

Detaylı özeti gör

Şikâyetçinin, tutukluyken verdiği vekâletname kullanılarak emekli maaşından bilgisi dışında para çekildiği ve ceza dosyasında gereği gibi savunulmadığı iddiasıyla açılan disiplin davasında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kurul, vekâletnamede emeklilik işlemleri ve para alma yetkisi verildiğini, ücret sözleşmesinde şikâyetçinin el yazısıyla emekli maaşından ödemeye muvafakat ettiğini, avukatın azle kadar görevini yerine getirdiğini ve isnadın somut delille ispatlanmadığını belirterek itirazı reddetmiş, kararı onamıştır.

Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m. 34, 134 TBB Mes. Kur. m. 3,4

Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 3, 4

TBB Disiplin Kurulu E. 2025/610 K. 2025/654

Şikâyetli avukatın davranışı, ceza normlarına aykırılık teşkil etmemekle birlikte, meslek etiğine ve avukatlık vakarına aykırı bulunmuştur. Mütalaa doğrultusunda karar verilmesi halinde Yalnızca avukatlık ücreti tahsil edebilme olanağını kullanmak saiki ile amacıyla dosyaya son anda girilmiş olması, avukatlık mesleğini toplum nezdinde küçük düşüren bir görüntü yaratmakta; adalet duygusunu zedelemektedir. Bu nedenlerle, itirazın kabulü ile Baro Disiplin Kurulu kararının kaldırılarak, şikâyetli avukatın eylemine uyan uyarma cezası ile cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir.

Detaylı özeti gör

Zorunlu müdafi tarafından yürütülen ceza dosyasında, beraat mütalaasının sunulmasının hemen ardından aynı gün sanığa ulaşılarak özel vekâletname alınması ve dosyaya girilmesi disiplin şikâyetine konu edilmiştir. Kurul, olayların zamanlamasını hayatın olağan akışına aykırı bularak şikâyetlinin yalnızca vekâlet ücreti elde etme saikiyle hareket ettiği sonucuna varmış; davranışı Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları'nın 8. maddesindeki iş elde etme yasağına aykırı görmüştür. Ceza verilmesine yer olmadığına dair karar kaldırılarak uyarma cezası verilmiştir.

Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m. 34, 134 TBB Mes. Kur. m. 3,4

Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 3, 4

TBB Disiplin Kurulu E. 2025/611 K. 2025/655

* Baro Disiplin Kurullarının ve Kurulumuzun yargılama görev hakkını, Anayasa ve Avukatlık Kanunu'ndan aldığı, bu hususun itiraza tabii olmadığı görülmekle, Baro Disiplin Kurulunca verilen "Görevsizlik İtirazının Reddine" dair kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. * Somut olayda şikâyetlinin, dilekçelerinde kullandığı ifadeler, avukatlık meslek onuruna ve meslektaşlar arası saygı ilkesine aykırı olup, mesleğin saygınlığını zedelemiştir. Bu nedenle disiplin kurulunca verilen uyarma cezası yerinde ve hukuka uygundur.

Detaylı özeti gör

Şikâyetli avukatın, barosuna ve savcılığa sunduğu dilekçelerde şikâyetçi meslektaşına yönelik “yalancı”, “saygıya değer olmayan”, “düzmece belge” gibi ifadeler kullandığı sabit görülerek uyarma cezası verilmiş; şikâyetli, baronun görevli olmadığını ileri sürerek itiraz etmiştir. TBB Disiplin Kurulu, Anayasa'nın 135. ve Avukatlık Kanunu'nun 107. maddeleri uyarınca disiplin kurullarının görevli olduğunu, bu ifadelerin savunma sınırlarını aştığını ve meslektaşı küçük düşürücü nitelikte bulunduğunu belirterek görevsizlik itirazının reddine dair kararı kaldırmış, uyarma cezasını onamıştır.

Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m. 34,107, 134, TBB Mes. Kur. m. 3,4,5,11,27

Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 11, 27, 3, 4, 5

TBB Disiplin Kurulu E. 2025/673 K. 2025/666

* Somut olayda, ceza davası, 17.10.2025 günlü duruşma ile derdesttir. Bu aşamada "kararı değişebileceği" ihtimali tedbiri kendiliğinden hükümsüz kılmaz. Baro Disiplin Kurulu'nun incelemeye konu kararında da belirtildiği üzere, Disiplin Kurullarının ceza yargılamasındaki delil değerlendirmesini değiştirme veya yeni suç vasfı tesis etme yetkisi bulunmadığından, "olası beraat" varsayımı üzerinden tedbiren işten yasaklama kararının kaldırılması hukuken mümkün değildir.

Detaylı özeti gör

Tasarlayarak öldürme suçundan yargılanan şikâyetli avukat hakkındaki tedbiren işten yasaklama kararının kaldırılması talebi Baro Disiplin Kurulu'nca reddedilmiştir. Kurul, bu tedbirin nihai bir yaptırım değil, mesleğin saygınlığı ve kamu güvenini korumaya yönelik geçici ve koruyucu bir önlem olduğunu; ilk derece mahkûmiyetinin bulunduğunu, Yargıtay bozmasının beraate yönelik olmadığını, ceza davasının derdest olduğunu ve tedbirin dayanağı olguların değişmediğini, sürenin tek başına kaldırma sebebi sayılamayacağını belirterek itirazın reddine ve kararın onanmasına karar vermiştir.

Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m. 34, 134,153 TBB Mes. Kur. m. 3,4

Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 3, 4

TBB Disiplin Kurulu E. 2025/676 K. 2025/667
Her ne kadar şikâyetli avukat, söz konusu ifadelerin hakaret oluşturmadığını, şikâyetçinin kendisine ve ailesine yönelik haksız saldırılarına tepki olarak söylendiğini iddia etmişse de ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin kesinleşmiş kararı, bilirkişi raporları ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, bu savunmaların eylemin niteliğini ortadan kaldıracak mahiyette olmadığı anlaşılmıştır. Mahkeme kararında da açıkça tespit edildiği üzere, özellikle "sahtekâr" sözcüğü, karşı tarafın onur, şeref ve saygınlığını rencide eden, avukatlık mesleğinin vakarını zedeleyen bir hakaret niteliğindedir Ayrıca şikâyetli avukatın disiplin sicil özetinde, eylem tarihi itibariyle tekerrüre esas kınama cezası bulunduğu görülmüş, bu durum Avukatlık Kanunu'nun 136/1. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerini gündeme getirmiştir. Bu nedenle ceza tayininde şikâyetlinin sicili de göz önünde bulundurulmuştur
Detaylı özeti gör

Şikâyetli avukat, müvekkili site yönetimi adına yürüttüğü uyuşmazlıkta WhatsApp grubunda site yöneticisine 'sahtekâr, yalancı, korkak, ahlaksız' şeklinde ifadeler kullanmış; ceza mahkemesince hakaret suçundan adli para cezasıyla cezalandırılmıştır. TBB Disiplin Kurulu, bu sözlerin karşı tarafın kişilik değerlerini hedef aldığını ve mesleğin vakarını zedelediğini, Avukatlık Kanunu 34 ve 134 ile Meslek Kuralları 4'e aykırılık oluşturduğunu, sicilde tekerrüre esas kınama cezası bulunduğunu belirterek itirazı reddetmiş ve baro kararının onanmasına karar vermiştir.

Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m. 34, 134,136/1; TBB Mes. Kur. m. 3,4

Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 3, 4

TBB Disiplin Kurulu E. 2025/427 K. 2025/508

Şikâyetlinin "ücretin tam ödenmemesi nedeniyle işlem yapmama" savunması, avukat-müvekkil ilişkisine içkin olan ve kamu düzeni boyutu da bulunan meslekî özen borcunu ortadan kaldırmaz. Yaptırım yönünden, Baro Disiplin Kurulu'nun yaptırımı, şikâyetlinin daha önce kesinleşmiş uyarma ve kınama disiplin cezalarıyla sabit tekerrür durumu karşısında Avukatlık Kanunu madde 136 uyarınca ağırlaştırılabilir niteliktedir. Kanunun açık hükmü gereği, beş yıllık dönem içinde birden çok disiplin cezasını gerektiren davranışta bulunan avukata her yeni fiili için bir öncekinden daha ağır ceza uygulanır;

Detaylı özeti gör

Şikâyetli avukatın, vekâletname aldıktan sonra müvekkilinin boşanma davasını yaklaşık dört ay gecikmeli açtığı ve süresinde tedbir talebinde bulunmayarak müvekkilini zarara uğrattığı sabit görülmüş; bu olgular kesinleşen ceza mahkûmiyetiyle de teyit edilmiştir. Kurul, Avukatlık Kanunu'nun 34. maddesindeki özen borcunun emredici olduğunu, ücretin tam ödenmediği savunmasının bu borcu ortadan kaldırmayacağını, önceki kesinleşmiş cezalar karşısında 136. madde uyarınca ağırlaştırma yapılabileceğini belirterek itirazı reddetmiş ve 500,00 TL para cezasına ilişkin Baro kararını onamıştır.

Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m. 34,134,136 TBB.Mes.Kur.m.3,4

Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 3, 4

Diğer kararlar (40)
TBB Disiplin Kurulu E. 2025/452 K. 2025/522

Şikâyetlinin mesleğin ifasında mesleğe olan güveni zedeleyecek tutum ve davranıştan uzak durması ve özenli davranması gerektiği açık olduğundan, borçluların icra müdürlüğü kanalıyla bilgilendirilmesi dışında bir yöntemle aranması amacı ile bir şirket ile anlaşmasının uygun olmadığı değerlendirilmiştir.

Detaylı özeti gör

Şikayetli avukatın takip ettiği icra dosyalarındaki borçluların aranması için büro dışında faaliyet gösteren bir çağrı merkezi şirketiyle anlaştığı iddiasında Baro Disiplin Kurulu yalnızca arama ve mesaj eylemini inceleyerek ceza verilmesine yer olmadığına hükmetmiştir. Kurul, disiplin kurullarının iddianame niteliğindeki sevk kararıyla bağlı olduğunu, borçlulara ilişkin bildirimlerin icra müdürlüğü kanalıyla yapılması gerektiğini, şirket aracılığıyla arama yapılmasının Avukatlık Kanunu'nun 34. maddesine aykırı olduğunu belirterek itirazı kabul etmiş, kararı kaldırıp uyarma cezası vermiştir.

Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m. 34, 134.157/6 TBB.Mes.Kur.m.3,4

Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 3, 4

TBB Disiplin Kurulu E. 2025/478 K. 2025/541

Her ne kadar Baro Disiplin Kurulu, şikâyetli avukatın süre tutum dilekçesi sunduğu gerekçesiyle ceza verilmesine yer olmadığına karar vermiş ise de dosya kapsamındaki ceza mahkemesi kararı ve şikâyetçinin itirazında ileri sürdüğü hususlar dikkate alındığında, şikâyetli avukatın müvekkilinin haklarını koruma görevini gereği gibi yerine getirmediği ve mesleki özen yükümlülüğünü ihlal ettiği sabittir.

Detaylı özeti gör

Şikâyetli avukat, müşteki vekili olarak takip ettiği ceza dosyasında müvekkili aleyhine cezayı artıran istinaf kararını yasal süresinde temyiz etmemiş, karar kesinleşmiştir. Aynı eylem nedeniyle açılan kamu davasında ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma suçundan mahkûmiyete ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Kurul, bu kararın disiplin hukuku bakımından eylemin varlığını ortadan kaldırmadığını, avukatın müvekkilinin hak arama yolunu kapatarak özen yükümlülüğünü ihlal ettiğini belirtmiş; ceza verilmesine yer olmadığı kararını kaldırarak kınama cezası vermiştir.

Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m. 34,134 TBB.Mes.Kur.m.3,4

Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 3, 4

TBB Disiplin Kurulu E. 2025/495 K. 2025/553

Somut olayda görüntü kaydının varlığı, tanık anlatımlarıyla birlikte, şikâyetlinin "yalnızca mesafeyi korumak üzere elini uzattığı" savunmasını aşan bir fiziki temasın bulunduğunu ortaya koymaktadır. Bu temasın "yolu açma" veya "jest" sınırlarını aşarak meslektaşın bedenine yöneldiği; özellikle bilek bölgesine yönelik kavrama niteliğiyle kabul edilemez bir müdahale oluşturduğu anlaşılmaktadır.

Detaylı özeti gör

Taraf vekilleri olarak katıldıkları duruşmanın ardından adliye koridorunda çıkan tartışma sırasında şikâyetlinin, şikâyetçi meslektaşının bileğinden tutup ittiği iddiasıyla açılan davada uyarma cezası verilmiştir. Kurul, adliye koridoruna ait kamera kayıtları ile tanık anlatımlarının örtüştüğünü, şikâyetlinin yalnızca mesafeyi korumak için elini uzattığı yönündeki savunmasının bu delil bütünlüğü karşısında inandırıcı kuşku doğurmadığını saptamıştır. Fiziki temasın mesleki saygı ve dayanışma ilkeleriyle bağdaşmadığı gerekçesiyle itirazın reddi ile karar onanmıştır.

Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m. 34, 134 TBB Mes. Kur. m. 3,4

Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 3, 4

TBB Disiplin Kurulu E. 2025/607 K. 2025/570

Şikâyetli avukatın icra müdür yardımcısı görevini ifa eden şikâyetçiye karşı tehdit ve hakaret suçlarını işlediği sabit olmakla bu eylemleri ile yukarıda belirtilen maddelere aykırı davranarak mesleğin itibarını zedelediği Avukatlık Kanunu 136/1 maddesi delaletiyle eyleminde kusurlu olduğunun kendisine bildirilmesi gerektiği değerlendirilmiş bu nedenle şikâyetli avukatın eylemine uyan Avukatlık Kanunu 135/2. Maddesi gereğince kınama cezası ile cezalandırılması gerekirken uyarma cezası takdir edilmesinde hukuki isabet görülmemiş, Avukatlık Kanunu 157/6 maddesi gereğince kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

Detaylı özeti gör

Şikâyetli avukat, icra müdürlüğünde müvekkiline ait olmayan dosyaları incelemesi üzerine kendisini uyaran görevli şikâyetçiye tehdit ve hakaret içeren sözler söylemiştir. Ağır Ceza Mahkemesi tehditten 5 ay, hakaretten 10 ay hapis cezası verip hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermiştir. Kurul, bu kararın disiplin soruşturması bakımından güçlü delil olduğunu, eylemin Avukatlık Kanunu'nun 34. maddesi ile Meslek Kuralları'nın 25. maddesine aykırı olduğunu belirterek uyarma cezasını 135/2. madde gereği kınama cezasına çevirmek suretiyle kararı düzelterek onamıştır.

Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m. 34, 134,135,157/6 TBB Mes. Kur. m. 3,4

Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 3, 4

TBB Disiplin Kurulu E. 2025/258 K. 2025/404
İçeriğinde bilgilendirme amacını aşan ifadeler içeren mesajlar gönderilmesi eylemi sebebi ile şikâyetli avukatın Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları'nın 3 ve 4.maddelerine aykırı davrandığı kanaatiyle Baro Disiplin Kurulu tarafından yapılan hukuki değerlendirmede isabetsizlik görülmemiştir
Detaylı özeti gör

Alacaklı vekili olan şikâyetli avukat, borçlu şikâyetçiye haciz, hapsen tazyik ve sicil affı ima eden, bilgilendirme amacını aşan mesajlar göndermiştir. Kurul, mesajlara konu icra dosyasının İcra Müdürlüğünce imha edilmiş olması sebebiyle ortada derdest bir takip bulunmadığını, mesajların borçlu üzerinde baskı kurmaya yönelik olduğunu saptamıştır. Eylemin Avukatlık Kanunu 34. madde ile TBB Meslek Kuralları 3 ve 4. maddelere aykırı bulunması nedeniyle verilen uyarma cezasına yapılan itiraz reddedilmiş, Baro Disiplin Kurulu kararı onanmıştır.

Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m.34,134 TBB.Mes.Kur.m.3,4

Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 3, 4

TBB Disiplin Kurulu E. 2025/273 K. 2025/408
Avukat, mesleğin ifasında yüklendiği görevin kutsallığına yakışır bir şekilde hareket etmek, mesleğin itibarını zedeleyecek her türlü tutum ve davranıştan kaçınmak zorundadır Avukatın bir yükümlülüğü de müvekkilinden meslektaşlarına yönelecek sataşmaları önlemektir
Detaylı özeti gör

Şikâyetli avukat, müvekkilinin kaleme aldığı ve karşı taraf vekili olan şikâyetçi avukatı hedef alan kişisel suçlamalar içeren dilekçeyi bir fotoğrafla birlikte, taraf oldukları ceza dosyasına vekil sıfatıyla sunmuştur. Baro Disiplin Kurulu ceza verilmesine yer olmadığına karar vermişse de TBB Disiplin Kurulu, dilekçenin dosyadaki uyuşmazlıkla ve iddia ile savunmanın hukuki yönüyle ilgisi bulunmadığını ve delil niteliği taşımadığını belirterek eylemi Avukatlık Kanunu 34 ile Meslek Kuralları 4, 5, 6 ve 44. maddelerine aykırı bulmuş ve uyarma cezası vermiştir.

Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m.34,134 TBB.Mes.Kur.m.3,4

Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 3, 4

TBB Disiplin Kurulu E. 2025/291 K. 2025/417
İhmal neticesinde kararın kesinleşmesiyle şikâyetçinin özgürlüğü kısıtlanmış, yargısal denetim hakkı ortadan kalkmıştır. Bu sonuç, sadece meslek etiğine değil, adil yargılanma hakkına da zarar vermektedir. Süre tutum dilekçesinde yapılan maddi hata ve gerekli dikkat gösterilmemesi sonucu müvekkilin telafisi mümkün olmayan zarara uğraması, avukatın sadece uyarılmasıyla geçiştirilemeyecek kadar ciddi bir meslekî kusur teşkil etmektedir Her ne kadar Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması kararı, kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı olarak kabul edilmemekte ve tek başına disiplin cezasına esas alınamayacak olsa da somut olayda, şikâyetlinin müdafilik görevini mesleki dikkat ve özen yükümlülüğüne uygun olarak yerine getirmediği sabittir
Detaylı özeti gör

Sanık müdafi olan şikâyetli avukat, müvekkili hakkında verilen 6 yıl 3 ay hapis cezasına karşı sunduğu süre tutum dilekçesinde başka bir mahkeme adı, dosya numarası ve sanık ismi yazmış; maddi hata düzeltildiğinde süre geçtiğinden istinaf başvurusu reddedilmiş ve mahkûmiyet kesinleşmiştir. Kurul, Avukatlık Kanunu'nun 34. maddesindeki özen yükümlülüğünün ihlal edildiğini, ihmalin müvekkilin özgürlüğünün kısıtlanmasına yol açtığını belirterek eylemin uyarma ile geçiştirilemeyeceği sonucuna varmış; Baro Disiplin Kurulu'nun uyarma cezasını kınamaya çevirerek düzelterek onamıştır.

Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m.34,134 TBB.Mes.Kur.m.3,4

Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 3, 4

TBB Disiplin Kurulu E. 2025/292 K. 2025/418
Disiplin yargılamasında da geçerli olan ve hukukun evrensel ilkelerinden biri olan aleyhe bozma yasağı (reformatio in peius yasağı) uyarınca; yalnızca lehe yapılan itiraz üzerine, daha ağır bir ceza tayin edilmesi hukuken mümkün değildir. Bu nedenle, her ne kadar dosya kapsamındaki eylem niteliği itibarıyla süreli işten çıkarma cezasını gerektiriyor olsa da şikâyetçi/savcılık tarafından süresinde yapılmış bir aleyhe itiraz bulunmaması, dosyanın yalnızca şikâyetli lehine incelenmesini zorunlu kılmaktadır
Detaylı özeti gör

Şikâyetli avukatın, müvekkiline iadesine karar verilen 3.682,00 TL'yi adli emanetten teslim almasına rağmen müvekkiline ödemediği, yazılı mutabakat veya açık muvafakat olmaksızın vekâlet ücretine mahsup ettiğini ileri sürdüğü saptanmıştır. Kurul, bu eylemin müvekkille güven ilişkisini zedelediğini ve niteliği gereği alt sınırdan süreli işten çıkarma cezasını gerektirdiğini belirtmiş; ancak karara yalnızca şikâyetli avukat itiraz ettiğinden, aleyhe bozma yasağı nedeniyle daha ağır ceza verilemeyeceğini kabul ederek uyarma cezasını onamıştır.

Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m.34,134 TBB.Mes.Kur.m.3,4

Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 3, 4

TBB Disiplin Kurulu E. 2025/309 K. 2025/426
Disiplin cezası verilebilmesi için, eylemin meslek kurallarına ve Avukatlık Kanunu'na aykırı olduğunun açık biçimde ortaya konulması gerekir. Eldeki dosyada şikâyetli avukatın isnat edilen fiili işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmamaktadır
Detaylı özeti gör

Şikâyetli avukat hakkında, ibraname başlıklı belge üzerinde tahrifat yaparak davalarda kullandığı ve teminat senedi olarak verilen senetle icra takibi başlattığı iddiasıyla disiplin davası açılmıştır. Duruşmada belgenin aslının ibraz edildiği ve dosyada bulunan örnekle aynı içerikte olduğu belirlenmiştir. Kurul, avukatın müvekkilinden aldığı belgeyi Avukatlık Kanunu'nun 56. maddesi uyarınca onaylayarak mahkemeye sunmasının mesleki faaliyet kapsamında kaldığını ve isnat edilen fiil bakımından kesin delil bulunmadığını belirterek itirazın reddi ile kararı onamıştır.

Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m.34,134 TBB.Mes.Kur.m.3,4

Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 3, 4

TBB Disiplin Kurulu E. 2025/312 K. 2025/428
Olayda şikâyetli avukatın, açık bir maddi hata sonucu doğan ihtiyati tedbir kararının yanlış parsel üzerine uygulanmasına yol açtığı ve bu hatayı süresinde düzeltmeyerek vekil sıfatıyla sadakat ve özen yükümlülüğüne aykırı davrandığı anlaşılmaktadır Her ne kadar disiplin sicilinde daha önce verilmiş bir ceza bulunmasa da mevcut olayın sonuç doğurucu mahiyette olması, şikâyetçinin maddi ve manevi zarara uğradığını açıkça beyan etmesi ve vekil sıfatıyla davranan avukatın görevini gereği gibi yerine getirmemesi nedeniyle, şikâyetlinin eylemi, Avukatlık Kanunu'nun 136/1.maddesi gereğince, "davranışında kusurlu sayıldığının kendisine bildirilmesine" şeklinde Kanununda vücut bulan kınama cezasını gerektirdiğinden, itirazın kabulü ile kararın kaldırılmasına şikâyetli avukatın kınama cezası ile cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir
Detaylı özeti gör

Şikâyetli avukat, vekil sıfatıyla yürüttüğü tapu iptali ve tescil davasında ihtiyati tedbir talebinde taşınmazın parsel numarasını hatalı bildirmiş, bu nedenle tedbir uygulanamamış ve taşınmaz üçüncü kişiye devredilmiştir. Kurul, hatanın tapu müdürlüğünce mahkemeye bildirilmesine rağmen avukatın yaklaşık iki aylık sürede düzeltme yapmadığını, bunun Avukatlık Kanunu'nun 34. maddesi ile TBB Meslek Kuralları'nın 3 ve 4. maddelerindeki özen ve sadakat yükümlülüğüne aykırı olduğunu belirlemiştir. İtirazın kabulü ile ceza verilmesine yer olmadığına dair karar kaldırılmış, kınama cezası verilmiştir.

Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m.34,134,136/1, TBB Mes.Kur.m.3,4

Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 3, 4

TBB Disiplin Kurulu E. 2025/327 K. 2025/439
Mevcut delil durumu itibariyle, avukatın vekil sıfatıyla üstlendiği dosyada müvekkiline karşı sadakat ve özen yükümlülüklerini ihlal ettiği, gerekçeli istinaf dilekçesinin sunulmadığı, tutukluluk sürecinde iletişimin sınırlı kaldığı ve vekil olarak bilgi verme yükümlülüğünün tam anlamıyla yerine getirilmediği yönünde kanaat oluşmuştur
Detaylı özeti gör

Şikâyetli avukatın, kanun yoluna başvurmak üzere vekil tayin edildiği ceza dosyasında yalnızca süre tutum dilekçesi verdiği, gerekçeli istinaf dilekçesi sunmadığı, tutuklamaya itiraz ve müvekkille iletişim bakımından yetersiz kaldığı iddiasıyla disiplin davası açılmıştır. Kurul, sadakat ve özen yükümlülüklerinin ihlal edildiğini, eylemin karşılığının Avukatlık Kanunu'nun 136/1. maddesi gereğince kınama cezası olduğunu belirtmiş; ancak yalnızca şikâyetli lehine itiraz bulunduğundan aleyhe bozma yasağı gereği ceza ağırlaştırılamayacağı için uyarma cezasının onanmasına karar vermiştir.

Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m.34,134 TBB Mes.Kur.m.3,4

Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 3, 4

TBB Disiplin Kurulu E. 2025/333 K. 2025/445
Açıklanan nedenlerle, şikâyetli avukatın, kısıtlama kararı bulunan dosyayı hâkim izni olmadan incelemesinin sabit olduğu, bu eylemin Avukatlık Kanunu ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarına açıkça aykırılık teşkil ettiği, kınama cezasının yerinde olduğu, yapılan itirazda kararın kaldırılmasını gerektirir herhangi bir yeni hukuki ve maddi neden bulunmadığı anlaşıldığından itirazın reddi ile usul ve yasaya uygun olarak verilen Baro Disiplin Kurulu kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir
Detaylı özeti gör

Şikâyetli avukat, müdafi sıfatıyla katıldığı soruşturmada dosya hakkında kısıtlama kararı bulunmasına rağmen, sorgudan önce kürsüdeki soruşturma dosyasını hâkimin bilgisi ve izni olmadan inceleyip not almış; bu eylem nedeniyle gizliliği ihlâl suçundan adli para cezasına hükmedilerek hükmün açıklanması geri bırakılmıştır. Kurul, gizlilik kararından haberdar olmadığı yönündeki savunmanın dosya kapsamı ve tanık beyanlarıyla çürütüldüğünü, eylemin mesleki özen yükümlülüğüne aykırı olduğunu belirterek itirazın reddi ile kınama cezasının onanmasına karar vermiştir.

Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m.34,134 TBB Mes.Kur.m.3,4

Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 3, 4

TBB Disiplin Kurulu E. 2025/348 K. 2025/455
Vekâlet ilişkisinin sürdüğü dönemde müvekkil şirketin bu yönde mesajlar göndermesi hâlinde dahi, şikâyetli avukatın bu içeriklerden haberdar olması gerektiği ve bunlara müdahale etmemesi nedeniyle disiplin hukuku kapsamında sorumluluğunun doğduğu
Detaylı özeti gör

Şikâyetli avukat, alacaklı vekili sıfatıyla 17.01.2021 ile 03.02.2021 tarihleri arasında şikâyetçinin telefonuna 7 adet mesaj göndererek dosyanın icra takibi başlatılması amacıyla hukuk ofisine devredildiği ihtarında bulunmuştur. Kurul, mesajlarda borcun varlığına ilişkin somut bir dayanak gösterilmediğini, yalnızca avukat unvanının ağırlığıyla baskı kurularak tahsilat sağlanmaya çalışıldığını, mesajların müvekkil şirketçe gönderilmiş olmasının dahi avukatın disiplin sorumluluğunu kaldırmadığını belirterek Baro Disiplin Kurulunun kınama cezasını onamıştır.

Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m.34,134 TBB.Mes.Kur.m.3,4

Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 3, 4

TBB Disiplin Kurulu E. 2025/368 K. 2025/461
Olayın gelişimi bir bütün olarak değerlendirildiğinde, eylemin kasten değil, maddi hata (sehven) kaynaklı olduğu anlaşılmaktadır. Yine, şikâyetçinin, 10.03.2025 tarihli dilekçesiyle şikâyetinden vazgeçtiği de görülmekle, şikâyetlinin eyleminin maddi hatadan ibaret olduğu anlaşılmakla, disiplin cezasını gerektirmediği takdir edilmiştir
Detaylı özeti gör

Şikâyetli avukat hakkında, yürüttüğü icra takibinde vekaletname almadan takip başlatıp dosyaya başka bir şirkete ait vekaletname sunduğu ve takibin tedbiren durdurulmasına rağmen haciz talebinde bulunduğu iddialarıyla kınama cezası verilmiştir. Kurul, yanlış vekaletnamenin sehven sunulup eksikliğin sonradan giderildiğini, haciz talebinin de dosyanın sistemde açık görünmesi nedeniyle maddi hatadan kaynaklandığını, kasıt ya da özen yükümlülüğü ihlalinin sabit olmadığını belirterek itirazın kabulü ile kararın kaldırılmasına ve disiplin cezası verilmesine yer olmadığına karar vermiştir.

Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m.34,134 TBB Mes.Kur.m.3,4

Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 3, 4

TBB Disiplin Kurulu E. 2025/376 K. 2025/463
Bu bağlamda, deprem bölgesinde görev yapan bir meslektaşın mazeret sunması ve duruşmaya katılamayacağını bildirmesi karşısında, mazeretin kabulünü talep etmek hem mesleki zarafetin hem de insani sorumluluğun bir gereğidir. Şikâyetli avukatın bu koşullarda, açıkça depremzede olan meslektaşının mazeretinin reddini talep etmesi, yalnızca etik dışı değil, aynı zamanda meslek onuruna da aykırı bir davranıştır
Detaylı özeti gör

Şikâyetli avukat, davalı vekili olarak katıldığı 15.02.2023 tarihli duruşmada, Kahramanmaraş merkezli deprem nedeniyle mazeret sunan davacı vekilinin mazeretinin reddini talep etmiştir. Kurul, Avukatlık Kanunu'nun 34. maddesi uyarınca avukatın görevini meslek onuruna ve meslek kurallarına uygun ifa etmekle yükümlü olduğunu, müvekkil menfaatini gözetme yükümlülüğünün mesleki dayanışmayı ve insani duyarlılığı yok saymayı haklı kılmayacağını, bu talebin etik ihlali oluşturduğunu belirterek itirazın reddi ile uyarma cezasının onanmasına karar vermiştir.

Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m.34, TBB Mes.Kur. m. 4

Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 4

TBB Disiplin Kurulu E. 2025/380 K. 2025/467
Avukatın ifade özgürlüğü sınırsız değildir. Eleştiri ile hakaret arasındaki sınır dikkatle korunmalıdır. Dilekçelerde meslektaş avukata yönelik onur kırıcı, küçük düşürücü sözler, disiplin cezasını gerektirir. Bu çerçevede; somut olayda, savunma hakkının sınırlarının aşıldığı, şikâyetli avukatın ifadelerinin doğrudan meslektaşını hedef aldığı, kişilik haklarını zedeleyici nitelik taşıdığı, üslup bakımından mesleki etikle bağdaşmadığı değerlendirilmiş, itirazın kabulü ile kararın kaldırılarak şikâyetlinin uyarma cezası ile cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir
Detaylı özeti gör

Şikâyetli avukat, karşılıklı taraf vekili olduğu ceza dosyasına sunduğu dilekçelerde şikâyetçi meslektaşına yönelik küçük düşürücü ve itham içeren ifadeler kullanmış; Baro Disiplin Kurulu bu sözleri iddia ve savunma hakkı ile ifade özgürlüğü kapsamında görerek ceza verilmesine yer olmadığına karar vermiştir. Kurul ise ifadelerin olayın maddi yönüyle değil karşı taraf avukatının kişiliğiyle ilgili olduğunu, savunma sınırlarını aşarak şahsi saldırıya dönüştüğünü belirterek kararı kaldırmış ve uyarma cezası vermiştir.

Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m.34, TBB Mes.Kur. m. 3, 4, 5, 6

Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 3, 4, 5, 6

TBB Disiplin Kurulu E. 2025/385 K. 2025/472
Somut olayda, şikâyetli avukatın beyanlarının; duruşma dosyasına sunulan dilekçelerde yer alması, dilekçelerin şekil ve yer bakımından yasal koşulları taşıması, ifadelerin müvekkilin iddialarına ve çocuğun beyanlarına dayalı olarak uyuşmazlıkla bağlantılı şekilde sunulması dikkate alındığında; söz konusu ifadelerin kişisel kastla, şikâyetçiyi küçük düşürmek amacıyla değil, hukuki sürece katkı sağlamak niyetiyle ve savunma sınırları içinde kalınarak kullanıldığı anlaşılmaktadır
Detaylı özeti gör

Şikâyetli avukat, vekil sıfatıyla yer aldığı yargılamalarda sunduğu dilekçelerde şikâyetçi avukata ilişkin beyanlarda bulunarak savunma sınırlarını aştığı iddiasıyla disiplin kovuşturmasına konu edilmiş; Baro Disiplin Kurulu ceza verilmesine yer olmadığına karar vermiştir. Kurul, ifadelerin müvekkilin beyanlarına dayandığını, somut vakıalarla desteklendiğini ve uyuşmazlıkla bağlantılı olduğunu, bu nedenle iddia ve savunma dokunulmazlığı ile ifade özgürlüğü kapsamında kaldığını belirterek şikâyetçinin itirazının reddine ve kararın onanmasına karar vermiştir.

Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m.34, TBB Mes.Kur.m.4,5

Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 4, 5

TBB Disiplin Kurulu E. 2025/390 K. 2025/477
Avukatlık mesleği, güven ilişkisine dayalı bir kamu hizmetidir. Avukatın müvekkili ile arasında geçen olayları tehdit unsuru haline getirmesi, avukatlık mesleğinin onur ve şerefine yakışmayan davranış niteliğindedir. Avukatın meslekî yükümlülüklerini yerine getirirken tarafsız, dürüst ve müvekkilinin sırlarını koruma yükümlülüğüne aykırı davranması, disiplin cezasını gerektirir
Detaylı özeti gör

Şikâyetli avukatın, vekili olduğu şikâyetçi adına açılan tazminat davasının kabulüne karar verilmesine karşın aynı gün müvekkiline paranın çıkmadığı yönünde yanıltıcı bilgi verdiği, ayrıca müvekkiline ait özel bilgileri ailesine ve imam nikâhlı eşine söylemekle tehdit ettiği saptanmıştır. Kurul, mesajların şikâyetçinin isteğiyle gönderildiği savunmasının belgeyle desteklenmediğini, özel hayata ilişkin bilgilerin tehdit aracı yapılmasının Meslek Kuralları'nın 3. ve 4. maddelerindeki dürüstlük, sır saklama ve mesleki özen yükümlülüklerine aykırı olduğunu belirterek uyarma cezasını onamıştır.

Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m. 34, TBB Mes.Kur. m.3, 4

Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 3, 4

TBB Disiplin Kurulu E. 2025/393 K. 2025/480
Kurulumuzca yapılan inceleme sonucunda; disiplin cezasına konu eylemin sabit olduğu, şikâyetlinin davayı süresinde açmadığı, bu sebeple müvekkilin yargı yolunun kapandığı, hak kaybına uğratıldığı, tahsil edilen paranın uzun süre iade edilmemesi nedeniyle mesleki güvene zarar verildiği, şikâyetlinin disiplin sicilinde eylem tarihi itibariyle tekerrüre esas cezası bulunmadığı anlaşıldığından, kınama cezasının ölçülü olduğu değerlendirilmiştir
Detaylı özeti gör

Şikâyetli avukat, terör nedeniyle malvarlığında oluşan zararın tazmini için vekilliğini üstlendiği şikâyetçi adına, Zarar Tespit Komisyonu kararının tebliğinden sonra 60 gün içinde açması gereken iptal davasını gecikmeli açmış, dava süre aşımından reddedilmiş; ayrıca tahsil ettiği tazminatı uzun süre iade etmemiştir. Kurul, Avukatlık Kanunu'nun 34. maddesindeki özen yükümlülüğünün ihlal edildiğini, ancak eylem tarihi itibarıyla tekerrüre esas ceza bulunmadığını belirterek kınama cezasını ölçülü görmüş ve Başsavcılık itirazını reddederek kararı onamıştır.

Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m. 34, 136/1, TBB Mes.Kur. m.3

Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 3

TBB Disiplin Kurulu E. 2025/396 K. 2025/483
Şikâyetli avukatın aynı dosyada hem alacaklı hem borçlu vekili olarak hareket etmesi, avukatlık mesleğinin temelini oluşturan bağımsızlık, dürüstlük ve sadakat yükümlülüklerine açık bir aykırılık teşkil etmekte olup, bu durum mesleki özen ve etik değerlere aykırı bir davranış biçimi olarak değerlendirilmektedir Her ne kadar Baro Disiplin Kurulu, şikâyetli hakkında sicilinde kınama cezası olduğundan bahisle para cezası verilmesini kararlaştırmış ise de Avukatlık Kanunu'nun 136/2.maddesi gereğince şikâyetli avukatın disiplin sicil özetinde bulunan ve 23.08.2023 kesinleşme tarihli olan kınama cezasının tekerrüre esas alınması mümkün değildir
Detaylı özeti gör

Şikâyetli avukatın, şikâyetçinin alacaklı olduğu icra dosyasında onun vekili sıfatıyla hareket ederken, aynı dönemde banka vekili olarak şikâyetçi aleyhine iki ayrı icra takibinde haciz taleplerinde bulunduğu, böylece alacaklı ve borçlu vekili sıfatlarını aynı anda taşıdığı sabit görülmüştür. Kurul, eylemin Avukatlık Kanunu'nun 38/b maddesine aykırı olduğunu, ancak 23.08.2023 tarihinde kesinleşen kınama cezasının eylem tarihi 2021 olan olayda tekerrüre esas alınamayacağını belirterek 868,00 TL para cezasını kınamaya çevirmiş ve kararı düzeltilerek onamıştır.

Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m. 34, 38/b, 136

TBB Disiplin Kurulu E. 2025/305 K. 2025/424

Avukatlık Kanunu 136/1 maddesinde de meslekten çıkarma cezasının uygulanabilmesi için avukatın Avukatlık Kanunu 5/1-a maddesinde yazılı suçlardan birinden kesin olarak hüküm giyme hali aranmaktadır. Somut olayda, şikâyetli avukatın, müvekkilinden dava açmak için masraf aldığı halde davayı açmayıp mesleğin ifasında özensiz davrandığı, mesleğe olan güven ve inancın sarsılmasına neden olduğu bu bakımdan şikâyetli avukatın eyleminin disiplin cezası gerektirdiği hususu tartışmasız olmakla birlikte Baro Disiplin Kurulunca yukarıda belirtilen kanun maddeleri kapsamında eyleme uygulanması gereken cezanın tespitinde hatalı değerlendirme yapılmıştır.

Detaylı özeti gör

Şikâyetli avukat, işe iade davası açmak üzere vekâletname alıp masraflara mahsuben 750,00 TL aldığı hâlde davayı açmamıştır. Ceza yargılamasında görevi kötüye kullanma suçundan TCK 257/1 uyarınca ceza verilmiş, hükmün açıklanması geri bırakılmıştır. Baro Disiplin Kurulu eylemi Avukatlık Kanunu 5/1-a kapsamında görüp 3 ay süre ile işten çıkarma cezası vermiştir. TBB Disiplin Kurulu, görevi kötüye kullanma suçunun 5/1-a'da sayılmadığını ve meslekten çıkarma için bu suçlardan kesin hüküm giyme arandığını belirterek kararı kınama cezasına çevirerek düzelterek onamıştır.

Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m. 5/1-a, 34,134 TBB.Mes.Kur.m.3,4

Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 3, 4

TBB Disiplin Kurulu E. 2025/328 K. 2025/340

Dosya kapsamında tespit edilen hususlar dahilinde şikâyetli avukatın ısrarlı bir şekilde alacaklı konumda olan şikâyetçiyi araması ve ofis çalışanı aracılığıyla tehdit içeren mesaj göndermesi ve icra dosyasında şikâyetçinin vekili olduğunun tespitine rağmen vekil ile görüşmek yerine ısrarlı bir şekilde şikâyetçiyi araması ve taşınmazına gitmesi şeklinde tezahür eden davranışlar mesleğin kolektif itibarını zedeleyen bir hareketler olarak değerlendirilmiştir.

Detaylı özeti gör

Şikâyetli avukat, icra dosyasında alacaklı olan şikâyetçiyi ısrarla aramış, ofis çalışanı aracılığıyla suç duyurusu içeren mesaj göndertmiş ve müvekkilleriyle birlikte şikâyetçinin ikamet ettiği taşınmaza gitmiştir. Kurul, şikâyetçinin dosyada vekili bulunduğunun bilinmesine karşın doğrudan temas kurulmasını, Avukatlık Kanunu'nun 34. maddesi ile Meslek Kuralları'nın 4 ve 31. maddelerine aykırı, mesleki faaliyet sınırlarını aşan ve mesleğin kolektif itibarını zedeleyen davranış saymıştır. Ceza verilmemesine ilişkin Baro kararı kaldırılarak uyarma cezası verilmiştir.

Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m. 34,134 TBB.Mes.Kur.m.3,4

Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 3, 4

TBB Disiplin Kurulu E. 2025/338 K. 2025/449

Uyuşmazlığın şikâyetli avukatın şikâyete konu eylemi ile Avukatlık Kanunu 38/b maddesini ihlal edip etmediği noktasında toplandığı anlaşılmaktadır.

Detaylı özeti gör

Şikâyetli avukatın, şikâyetçi adına kiralayan sıfatıyla kira sözleşmesi imzaladıktan sonra, vekillik ilişkisi sürerken aynı sözleşmeden doğan icra takibinde bu kez kiracı vekili olarak şikâyetçi aleyhine dilekçe sunduğu belirlenmiştir. Kurul, vekâletin sehven verildiği ve azledilmediğini öğrenir öğrenmez istifa edildiği savunmasına itibar etmeyerek eylemin Avukatlık Kanunu'nun 38/b maddesindeki aynı işte menfaati zıt tarafa avukatlık etme yasağını ihlal ettiğini saptamış; ceza verilmesine yer olmadığına dair kararı kaldırarak kınama cezası verilmesine hükmetmiştir.

Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m. 34,38/b,134 TBB.Mes.Kur.m.3,4

Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 3, 4

TBB Disiplin Kurulu E. 2025/340 K. 2025/450

Dosyada mevcut duruşma tutanaklarından da tanık beyanlarından, tanıkların şikâyetli avukatın ofisine gittikleri, söz konusu beyanların şikâyetlinin ofisinde yazıldığı hususu açıkça anlaşılmaktadır.

Detaylı özeti gör

Şikâyetli avukat, davalı vekili olarak görev aldığı mirastan feragat sözleşmesinin iptali davasında, dinlenmesini istediği tanıkların kendi ofisinde yazılan imzalı beyanlarını dilekçe ekinde mahkemeye sunmuştur. Kurul, avukatın ileride tanık olarak dinlenecek kimseleri etkilemiş olma şüphesinden kaçınması gerektiği kuralına dayanarak bu davranışın tanıkları yönlendirdiği şüphesini doğurduğunu ve mesleğin itibarını zedelediğini belirtmiş; ceza verilmesine yer olmadığına dair kararı kaldırarak şikâyetli avukatın uyarma cezası ile cezalandırılmasına hükmetmiştir.

Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m.34,134 TBB.Mes.Kur.m.3,4,24

Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 24, 3, 4

TBB Disiplin Kurulu E. 2025/352 K. 2025/459

Somut olayda şikâyetli avukatın, karşılıklı taraf vekili oldukları bir dosyada, şikâyetçi avukatın lehine hükmedilen vekalet ücretinin ödenmesine yönelik hukuki talebine karşı sarf ettiği cümlelerin meslektaşını küçük düşürücü, azarlayıcı nitelikte olduğu, vekalet ücreti alacağını talep eden bir meslektaşına uygun olmayan bir üslupla karşılık verdiği, şikâyetli avukatın bu eylemi ile meslek kurallarını ihlal ettiği

Detaylı özeti gör

Şikâyetli avukatın, karşı taraf vekili olduğu dosyada şikâyetçi avukat lehine hükmedilen vekalet ücretini ödedikten sonra sosyal medya hesabından meslektaşına yönelik aşağılayıcı ifadeler içeren mesaj gönderdiği sabit görülmüştür. Kurul, Avukatlık Kanunu'nun 34. maddesi ile Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları'nın 4. ve 27. maddelerine dayanarak eylemin meslek kurallarını ihlal ettiğini, usulüne uygun tebligata rağmen duruşmaya katılmayan avukatın ifadesinin alınmadığı yönündeki itirazının yerinde olmadığını belirterek uyarma cezasını onamıştır.

Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. M. 34,134 TBB.Mes.Kur.m.3,4,27

Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 27, 3, 4

TBB Disiplin Kurulu E. 2025/539 K. 2025/489

Disiplin dosyasının tetkikinden; şikâyetli avukatın, müvekkiliyle yaptığı vekâlet sözleşmesine dayanarak belirli hukuki işlemleri ifa etmek üzere ücret aldığı, ancak vekillik görevini gereği gibi yerine getirmediği, bu suretle hem vekalet ilişkisine dayanan özeni göstermediği hem de mesleki sorumluluğunu ihlal ettiği anlaşılmaktadır. Disiplin cezası tayininde göz önünde bulundurulması gereken hususlardan biri de eylem tarihindeki disiplin sicil durumudur. Şikâyetli avukatın disiplin sicil özetinde, eylem tarihi olan 15.11.2013 itibarıyla yalnızca 12.04.2009 tarihli kınama ve 02.04.2012 tarihli uyarma cezasının bulunduğu anlaşılmaktadır.

Detaylı özeti gör

Şikâyetli avukat, belediyenin taşınmazlara müdahalesinden doğan davaları açmak ve derdest davaları takip etmek üzere vekillik üstlenip 2.880 TL aldığı hâlde davaları açmamış, bir davayı hak düşürücü süre içinde açmamış ve mevcut davaları özenle takip etmemiştir; görevi kötüye kullanma suçundan mahkûmiyeti kesinleşmiştir. Eylem Avukatlık Kanunu'nun 34 ve 134. maddelerine aykırı görülmekle birlikte, eylem tarihinde yalnızca kınama ve uyarma cezası bulunduğundan 2 yıl 6 ay işten çıkarma cezası ölçüsüz kabul edilmiş, karar 398,00 TL para cezasına çevrilerek düzeltilerek onanmıştır.

Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m. 34,134,136 TBB.Mes.Kur.m.3,4

Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 3, 4

TBB Disiplin Kurulu E. 2025/281 K. 2025/369
Şikâyetli avukat her ne kadar zarar giderildiğini ileri sürmekteyse de zararın varlığı ile disiplin sorumluluğu ayrı değerlendirilir. Avukatlık mesleğinin itibarı, yalnızca sonuçta bir zarar doğup doğmamasına değil, sürecin usulüne, özenine ve müvekkil ile kurulan güven ilişkisine dayanır. Şikâyetli avukatın, vekâlet ilişkisinin gereklerini yerine getirmediği, aynı konuda iki kez dava açılmasına neden olduğu ve süreç sonunda müvekkilinin maddi olarak zarar gördüğü sabittir
Detaylı özeti gör

Şikâyetli avukat, müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında, aynı konuda başka bir avukat aracılığıyla açılmış dava varken ikinci bir tazminat davası açmış, ardından feragat etmiştir. Sonuçta Hazine lehine hükmedilen 5.450,00 TL vekâlet ücreti icra takibiyle müvekkilden tahsil edilmiştir. CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca verilen beraat, Avukatlık Kanunu'nun 140/3. maddesi anlamında disiplin kovuşturmasına engel sayılmamış; özen ve sadakat yükümlülüğü ihlali sabit görülerek tekerrür nedeniyle verilen 3 ay süre ile işten çıkarma cezası onanmıştır.

Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m.34,134,171, TBB.Mes.Kur.m.3,4

Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 3, 4

TBB Disiplin Kurulu E. 2025/355 K. 2025/343
Ceza Mahkemesi kararı ile şikâyetlinin "hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma" suçunu işlediği sabit görülmüş ve hakkında TCK madde 155/2 kapsamında mahkûmiyet kararı verilmiş, CMK madde 231/5 uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Kurulumuzun, yerleşik içtihatlarına göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kesin hüküm niteliğinde olmamakla birlikte, eylemin sübuta erdiğine ve meslek etiğine aykırılık oluşturduğuna kanaat getirilmişse disiplin cezası verilmesini engellemez; yalnızca ceza takdirinde "bir alt ceza" ilkesinin gözetilmesi gerekir
Detaylı özeti gör

Şikâyetli avukat, vekil sıfatıyla yürüttüğü icra takibinde tahsil edilen 33.250 TL nafaka alacağının önemli bir kısmını şikâyetçiye vermeyip uhdesinde tutmuş, azilden sonra 14.500 TL'yi icra müdürlüğüne göndermiştir. Ceza mahkemesince hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkûmiyet ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiştir. Kurul, bu kararın kesin hüküm niteliğinde olmamasının disiplin cezasını engellemediğini, yalnızca alt ceza uygulanmasını gerektirdiğini belirterek itirazın reddi ile 3 ay süre ile işten çıkarma cezasının onanmasına karar vermiştir.

Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m.34,134,136/1, TBB Mes.Kur.m.3,4

Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 3, 4

TBB Disiplin Kurulu E. 2025/202 K. 2025/298

Avukatlık mesleği, yalnızca hukuki bilgiyle değil, yüksek etik değerlerle ve ifade özgürlüğü ile iç içe geçmiş bir meslektir. Avukatların, kamusal meselelerde veya mesleki işleyişte gördükleri eksiklikler hakkında eleştiri ve değerlendirmede bulunmaları, demokratik toplumun ve savunma mesleğinin doğasında yer almaktadır. Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 4. maddesi uyarınca, avukatların mesleklerini yaparken onur, dürüstlük ve meslek ilkelerine bağlı kalmaları beklenmekle birlikte; bu kurallar, meslek mensuplarının düşünce ve ifade özgürlüğünü tamamen sınırlayıcı şekilde yorumlanmamalıdır.

Detaylı özeti gör

Şikâyetli avukatın sosyal medya hesabındaki paylaşımın baro yönetimini hedef aldığı, kamuya açık bir platformda özensiz üslupla yapıldığı gerekçesiyle Baro Disiplin Kurulu'nca kınama cezası verilmiştir. Kurul, paylaşımın kendisine ait olmadığı savunması karşısında açık, kesin ve doğrudan bir ihlalin ortaya konulamadığını, içerikte somut hakaret, tehdit veya iftira bulunmadığını, meslek kurallarının avukatın ifade özgürlüğünü tümüyle sınırlayacak biçimde yorumlanamayacağını belirterek itirazın kabulü ile kararın kaldırılmasına ve disiplin cezası verilmesine yer olmadığına karar vermiştir.

Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m. 34, 134 TBB Mes. Kur. m. 3,4

Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 3, 4

TBB Disiplin Kurulu E. 2025/242 K. 2025/324

Şikâyetli tarafından ileri sürülen, "dosyada herhangi bir icra işlemi yapılmadığı ve iş yoğunluğu nedeniyle bildirimin geç yapıldığı" savunması, mesleki dikkat ve özen yükümlülüğünü ortadan kaldırmamaktadır.

Detaylı özeti gör

Alacaklı vekili sıfatıyla yürüttüğü icra takibinde borçlu şikâyetçi tarafından doğrudan hesabına yapılan kısmi ödemeleri icra dosyasına zamanında bildirmediği iddiasıyla şikâyetli avukat hakkında dava açılmış; ödemelerin 2020 yılında yapıldığı, ancak dosyaya 04.05.2023 tarihinde bildirildiği saptanmıştır. Kurul, ödeme ile bildirim arasındaki sürenin uzunluğunu dikkate alarak iş yoğunluğu savunmasının mesleki dikkat ve özen yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığını belirtmiş, Meslek Kuralları'nın 4. maddesine aykırılık nedeniyle verilen uyarma cezasına yönelik itirazı reddederek kararı onamıştır.

Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m. 34, 134 TBB Mes. Kur. m. 3,4

Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 3, 4

TBB Disiplin Kurulu E. 2025/238 K. 2025/271

Dosya kapsamı ve ceza yargılaması sonucunda elde edilen kesinleşmiş mahkeme kararına göre; şikâyetli avukatın görevli kamu personeline yönelik olarak "serserilik yapma, alacaksın bu postayı sana diyorum, duyuyor musun" şeklindeki ifadeleri kullandığı sabit olup, bu ifadelerin kamu görevlisini küçük düşürücü ve toplum nezdinde onur kırıcı nitelikte olduğu Ceza Mahkemesi kararı ile belirlenmiş ve söz konusu karar 10.08.2022 tarihinde kesinleşmiştir.

Detaylı özeti gör

Şikâyetli avukatın görevli kamu personeline yönelik sözleri nedeniyle “Kamu Görevlisine Alenen Hakaret” suçundan yargılandığı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın 10.08.2022 günü kesinleştiği olayda; Baro Disiplin Kurulu ceza verilmesine yer olmadığına karar vermiştir. Kurul, sabit görülen ifadelerin Avukatlık Kanunu'nun 134. maddesi ile Meslek Kuralları'nın 4. maddesindeki saygı ve güvene uygun davranma yükümlülüğüyle bağdaşmadığını belirterek itirazın kabulü ile kararı kaldırmış, şikâyetliyi uyarma cezası ile cezalandırmıştır.

Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m. 34, 134 TBB Mes. Kur. m. 3,4

Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 3, 4

TBB Disiplin Kurulu E. 2025/268 K. 2025/275

Baro Disiplin Kurulu'nun, kesinleşmiş disiplin cezası nedeniyle dosyadan el çektiği, disiplin hukukunda kesinleşmiş disiplin cezasının ancak yargı kararı ile kaldırılabileceği, işbu dosyamızda idare mahkemesince verilmiş bir iptal kararının bulunmadığı, Avukatlık Kanunu'nda uyarlama, karar düzeltme ve yargılamanın yenilenmesi gibi bir yol öngörülmediği gözetildiğinde, Kurulumuzun, kesinleşen süreli işten çıkarma cezasının kaldırılması talebiyle ilgili herhangi bir karar vermeye yetkisi bulunmadığından itirazla ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

Detaylı özeti gör

Hakkında terör örgütüne üye olma suçundan kamu davası açılması nedeniyle verilen ve kesinleşerek infazına başlanan süreli işten çıkarma cezasının kaldırılması, talepçi avukat tarafından Avukatlık Kanunu'nun 156. maddesine dayanılarak istenmiş, Baro Disiplin Kurulu talebi reddetmiştir. Kurul, kesinleşmiş disiplin cezasının yalnızca yargı kararıyla ortadan kaldırılabileceğini, dosyada idare mahkemesince verilmiş iptal kararı olmadığını ve Kanunda uyarlama, karar düzeltme veya yargılamanın yenilenmesi yolu öngörülmediğini belirterek itirazla ilgili karar verilmesine yer olmadığına hükmetmiştir.

Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m. 34, 134 TBB Mes. Kur. m. 3,4

Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 3, 4

TBB Disiplin Kurulu E. 2025/106 K. 2025/203

Dosya içerisinde yer alan delillerin, iddia olunan eylemin işlediğine yönelik ispat niteliği taşıyacak düzeyde olmadığı, nihayetinde şikâyetlinin isnat olunan eylemi işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delilin dosya kapsamında bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Detaylı özeti gör

Şikâyetli avukatın, şikâyetçi avukatın bürosundan ayrıldıktan sonra bir sendikanın il temsilcisini arayarak işlerin kendisine yönlendirilmesi hâlinde davalara daha düşük ücretle bakacağını söylemek suretiyle kendisine iş sağladığı iddiasıyla başlatılan disiplin davasında, ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kurul, masumiyet karinesi ve şüpheden sanığın yararlanacağı ilkesine dayanarak, isnat olunan eylemin işlendiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığını belirtmiş ve itirazın reddi ile kararın onanmasına karar vermiştir.

Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m. 34, 134 TBB Mes. Kur. m. 3,4

Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 3, 4

TBB Disiplin Kurulu E. 2025/148 K. 2025/220

Bu nedenledir ki, hukuki tanımları en iyi bilmekle yükümlü olan avukatın, henüz şüpheli sıfatında olan meslektaşlarına karşı "sanık" sıfatını kullanarak masumiyet karinesine aykırı davranması disiplin cezasını gerektirir.

Detaylı özeti gör

Şikâyetli avukat, müvekkili adına baroya sunduğu şikâyet dilekçesinde meslektaşları olan şikâyetçileri defalarca "sanık" olarak nitelendirmiştir. Kurul, sanık sıfatının ancak kovuşturma evresinde doğduğunu, şikâyetçiler hakkında kovuşturma bulunmadığından bu nitelemenin masumiyet karinesine aykırı düştüğünü, hukuki tanımları bilmekle yükümlü avukatın meslektaşlarına karşı gerekli özeni göstermediğini belirtmiştir. Eylem, TBB Meslek Kuralları'nın 4, 5 ve 27. maddelerine aykırı bulunarak itirazın reddi ile uyarma cezasının onanmasına karar verilmiştir.

Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m. 34, 134 TBB Mes. Kur. m. 3,4

Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 3, 4

TBB Disiplin Kurulu E. 2025/125 K. 2025/208

Avukatlık Kanunu madde 34, 134 ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları'nın 3. ve 4. maddeleri uyarınca, avukatlar meslek onuruna, düzenine ve kurallarına uygun davranmakla yükümlüdür. Bu yükümlülükler çerçevesinde adli yardım görevini üstlenen bir avukat, Adli Yardım Yönetmeliği'nin 19. maddesi uyarınca ayrıca vekalet ücreti talep edemez.

Detaylı özeti gör

Adli yardım bürosunca mal paylaşımı davasında görevlendirilen şikâyetli avukatın, adli yardım isteminde bulunan kişi ile ayrıca avukatlık ücret sözleşmesi imzalayarak katılma alacağı üzerinden ücret kararlaştırdığı sabit görülmüş ve kınama cezası verilmiştir. Kurul, Adli Yardım Yönetmeliği'nin 19. maddesi uyarınca görevli avukatın adli yardım isteklisiyle ayrı bir vekâlet ücreti anlaşması yapamayacağını, bu durumun karşılıklı rıza ile gerçekleşmiş olmasının mesleki sorumluluğu ortadan kaldırmadığını belirterek itirazların reddi ile kararın onanmasına karar vermiştir.

Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m.34,134 TBB.Mes.Kur.m.3,4

Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 3, 4

TBB Disiplin Kurulu E. 2025/99 K. 2025/200

Şikâyetli avukatın kullandığı ifadelerin, vekilinin menfaatlerini korumak için ileri sürdüğü tezlerin bir parçası olduğu, olayın bütünü ışığında, objektif bakımından savunulabilir bir amaca hizmet ettiği sonucuna ulaşılmıştır. Anılan ifadelerin iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında değerlendirilmemesi halinde ise savunma hak ve görevinin yerine getirilmesinin engelleneceği düşünülmüştür.

Detaylı özeti gör

Şikâyetli avukatın, vekil sıfatıyla sunduğu cevap dilekçesinde belgedeki imzanın müvekkile ait olmadığını, belgenin kiralayan ya da davacı vekili ile avukatlık bürosu tarafından doldurulmuş olabileceğini yazarak savunma sınırlarını aştığı ileri sürülmüştür. Kurul, kullanılan ifadelerin müvekkilin menfaatlerini korumak için ileri sürülen tezlerin bir parçası olduğunu ve iddia ile savunma dokunulmazlığı kapsamında kaldığını belirterek, ceza verilmesine yer olmadığına dair kararın onanmasına oyçokluğuyla karar vermiştir.

Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m. 34, 134 TBB Mes. Kur. m. 3,4,5,26,27

Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 26, 27, 3, 4, 5

TBB Disiplin Kurulu E. 2025/157 K. 2025/227
Şikâyetli avukat, şikâyetçi vekili sıfatıyla takip ettiği, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/209 esas sayılı tazminat davasına ilişkin olarak 215.791,41 tahsil etmesine rağmen, tahsilatı uzunca bir süre müvekkiline vermediği gibi netice olarak müvekkiline 185.178,00 TL eksik ödeme yaparak mesleğinde özensiz davranmıştır
Detaylı özeti gör

Şikâyetli avukat, müvekkili adına takip ettiği tazminat davasının icra aşamasında 215.791,41 TL tahsil etmesine rağmen parayı uzun süre müvekkiline vermemiş, şikâyet üzerine yaklaşık beş yıl sonra 185.178,00 TL ödemiştir. Baro Disiplin Kurulu para cezası vermiş, Cumhuriyet Başsavcılığı daha ağır ceza istemiyle itiraz etmiştir. TBB Disiplin Kurulu, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının masumiyet karinesi gereği dikkate alınmadığını belirtmiş, eylemin ciddiyetini ağırlaştırıcı sebep sayarak kararı düzelterek onamış ve üç ay süreyle işten çıkarma cezası vermiştir.

Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m. 34, 134 TBB Mes. Kur. m. 3,4

Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 3, 4

TBB Disiplin Kurulu E. 2025/158 K. 2025/228

Adı geçen Mahkemenin dosyadaki tüm delilleri tartışarak CMK 223/2-e maddesi gereği "Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması" gerekçesiyle beraat kararı verdiği; bu maddenin Avukatlık Kanunu'nun 140/3. madde bildirilen "Eylemin işlenmemiş veya sanığı tarafından yapılmamış olması sebebiyle beraat hali" haline uygun olduğu hususları dikkate alındığında; "kanunsuz suç ve ceza olmaz" ilkesi gereğince şikâyetli avukat hakkında disiplin cezası vermek mümkün olmayacaktır.

Detaylı özeti gör

Şikâyetli avukatın icra takibinde tahsil ettiği 25.039,00 TL'yi müvekkiline vermeyip uhdesinde tuttuğu iddiasıyla disiplin kovuşturması açılmıştır. Aynı eylem nedeniyle zimmet suçundan açılan kamu davasında, suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması gerekçesiyle CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilip kesinleşmiştir. Kurul, bu beraat halinin Avukatlık Kanunu'nun 140/3. maddesindeki istisna kapsamında kaldığını belirterek, ceza verilmesine yer olmadığına dair Baro Disiplin Kurulu kararını onamıştır.

Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m. 34, 134 TBB Mes. Kur. m. 3,4, CMK 223/2-e

Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 3, 4

TBB Disiplin Kurulu E. 2025/127 K. 2025/209

Şikâyetli avukat gerek mesleğini icra ederken gerek de özel hayatında mesleğin itibarını zedeleyecek davranışlardan uzak durmalıdır. Şikâyetli avukatın şikâyetçi ile alacak-borç ilişki içerisinde olması ve neticeten bu durumun icra dosyasına konu edilmesi ve şikâyetlinin icra dosyanın borçlusu konumunda bulunması mesleğin itibarını zedeleyecek türden bir davranıştır. Bu yüzden şikâyetli avukat eylemlerinde daha dikkatli olmalı ve kolektif itibarı gözeterek hareket etmelidir.

Detaylı özeti gör

Şikâyetli avukatın, vekilliğini üstlendiği şirketten dava ve icra takiplerini lehe sonuçlandıracağı vaadiyle 1.500.000,00 Türk lirası borç aldığı iddiasıyla açılan disiplin davasında, ceza mahkemesince CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir. Kurul, bu beraatin Avukatlık Kanunu'nun 140/3. maddesi kapsamında disiplin kovuşturmasını engellemediğini, vaat unsurunun ispata muhtaç kaldığını, ancak avukatın şikâyetçiyle alacak-borç ilişkisine girmesinin ve icra dosyasında borçlu konumuna düşmesinin mesleğin itibarını zedelediğini belirterek uyarma cezası vermiştir.

Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m. 34, 134 TBB Mes. Kur. m. 3,4

Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 3, 4

TBB Disiplin Kurulu E. 2025/128 K. 2025/210

Her ne kadar şikâyetlinin eylemi, Avukatlık Kanunu'nun 136/1.maddesi gereğince kınama cezasını gerektirmekteyse de şikâyetlinin disiplin sicil özetinde tekerrüre esas kınama cezasının olduğu görülmekle, Avukatlık Kanunu'nun 136/2.maddesi gereğince altıncı kısma giren eylemler nedeniyle her yeni suç için bir öncekinden daha ağır bir cezanın verilmesi gerekeceğinden, şikâyetli avukatın para cezası ile cezalandırılması gerekmektedir. Şikâyetlinin eylem tarihi (08.11.2022) itibariyle, takdiren, 85,00 TL ile 1.290,00 TL arasında para cezası ile cezalandırılabileceği görülmekle, itirazın kabulü ile kararın kaldırılmasına şikâyetli avukatın alt sınırdan para cezası ile cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir.

Detaylı özeti gör

Şikâyetli avukat, duruşmasının bekletilmemesi üzerine duruşma salonunda hâkime yüksek sesle çıkışmış, ardından mübaşir olan şikâyetçiye hakaret içeren sözler söyleyip elini kaldırarak üzerine yürümüştür. Ağır Ceza Mahkemesi hakaret ve kasten yaralamaya teşebbüsten hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermiştir. Kurul, eylemin Avukatlık Kanunu'nun 34 ve 134. maddelerine aykırı olduğunu, sicilinde tekerrüre esas kınama cezası bulunduğundan 136/2. madde gereği daha ağır ceza gerektiğini belirtmiş; ceza verilmesine yer olmadığına dair kararı kaldırarak 85,00 TL para cezası vermiştir.

Kararın dayandığı hükümler: Av. Yas. m. 34, 134,136/2 TBB Mes. Kur. m. 3,4

Ayrıca uygulanan: TBB Meslek Kuralları m. 3, 4

Karar metinleri Türkiye Barolar Birliği tarafından yayımlanan kaynaklardan aktarılmıştır; her kararın kaynak adresi kartında verilmiştir. Güncel metin için TBB'deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Kurul kararları yargı denetimine açık idari kararlardır ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!