Kaynak: Türkiye Barolar Birliği. Bu karar metni TBB tarafından yayımlanan kaynak metinden aktarılmıştır: barobirlik.org.tr/DisiplinKararlariDetay/1978
Güncel metin için TBB’deki kaynak sayfa esas alınmalıdır. Bu karar idari niteliktedir; yargı kararı değildir ve mahkemeler açısından bağlayıcı içtihat oluşturmaz.
(Av. Yas. m. 34, TBB Mes.Kur. m.3, 4) [KARAR METNİ] Şikâyetli avukat hakkında; “Şikâyetçi vekili olarak takip ettiği …Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/7 esas sayılı dosyasının 26.05.2021 tarihli celsesinde, tazminat davasının kabulü yönünde karar verilmiş olmasına karşın şikâyetçiye aynı gün ‘… para sana çıkmadı’ şeklinde yanıltı bilgi verdiği gibi şikâyetçiyi, sahip olduğu özel bilgileri ailesine ve imam nikahlı yaşadığı eşine söylemekle tehdit ederek sır saklama yükümlülüğüne aykırı davrandığı” iddiası bakımından başlatılan disiplin davasında, eylem sabit görülerek ceza tesis edilmiştir.
Şikâyetli avukat savunmasında özetle, yapılan şikâyete itiraz ettiğini, şikâyetçinin iddia etmiş olduğu hususların gerçeğe aykırı olduğunu, yazılan mesajların şikâyetçinin imam nikahlı eşini kandırmak için kendisinin talebiyle yazıldığını, şikâyetçi aleyhine vekalet ücreti alacağı için tüketici mahkemesi nezdinde alacak davası açtığını ve yargılamasının devam ettiğini, şikâyetin haksız olduğunu beyan etmiştir.
İncelenen dosya kapsamından, Baro Yönetim Kurulu’nun 22.06.2022 günlü toplantısında, Avukatlık Kanunu’nun 34, 36, 134, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 3 ve 4. maddesi uyarınca şikâyetli hakkında disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Baro Disiplin Kurulu’nca, “Dosyanın yapılan incelemesinde; Şikâyetli avukat tarafından 17.06.2021 tarihinde yazdığı ‘… dosya daha sonuçlanmamış’ bilgisinin kararın henüz kesinleşmemiş olmasından kaynaklandığı düşünülse dahi 26.05.2021 tarihli celsede şikâyetçi adına açılan tazminat davasının kabulü yönünde karar verilmiş olmasına karşın şikâyetçiye aynı gün ‘… para sana çıkmadı’ şeklinde yanıltıcı bilgi verildiği, Bununla birlikte devam eden süreçteki mesaj kayıtlarında taraflar arasında anlaşmazlık yaşandığı ve vekalet ilişkisinin sonlandırılmasına karar verildiği anlaşılmış ise de şikâyetli avukat tarafından müvekkili olan şikâyetçiye ait sahip olduğu özel bilgileri ailesine ve imam nikahlı yaşadığı eşinde söylemekle tehdit ettiği ve bu durumun sır saklama yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiği anlaşılmaktadır. Şikâyetli avukat tarafından sunulan savunma dilekçesi içeriği incelendiğinde iddia edilen mesajların kendisi tarafından atılmış olduğu tevil yolu ile ikrar ettiği tarafımızca değerlendirilerek savunmaya itibar edilmemiştir.
Açıklanan nedenler ve kurulumuzca yapılan değerlendirme neticesinde şikâyetli avukatın, yukarıda değinilen yasa ve meslek kuralları dikkate alındığında, şikâyet konusu olayda eylem ve davranışları ile isnat edilen disiplin suçunu işlemiş olduğu dikkate alınarak disiplin cezası uygulanması gerektiği kanaatine varılmıştır.” gerekçesiyle karar verildiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde ceza olmadığı,
Şikâyetli avukatın 27.12.2024 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle, şikâyetçinin baba tarafından akrabası olduğunu bu nedenle arada güven ilişki bulunduğundan avukatlık sözleşmesi yapmadığını, şikâyetçinin vekilliğini babasının ısrarı üzerine aldığını, şikâyetçinin kendisinden önceki vekile de aynı haksızlığı yaptığını, dava için şikâyetçiden herhangi bir avukatlık ücreti ve masraf almadığını, “dosyan daha sonuçlanmamış” demekteki kastının icra işlemlerinin başlatılamayacağı ve daha İstinaf ile Yargıtay sürecinin olduğunu …’in anlayabileceği dil ile anlatma çabasından başka bir şey olmadığını zira şikâyetçinin duruşmanın bitmesi ile sigortanın avukata hemen ödeme yaptığını zannettiğini, şikâyetçinin akrabası olması nedeniyle kendisini sürekli arayıp imam nikahlı eşi ile olan sorunlarını anlattığını, eşinin kendisine para vermediğini, dışarıya çıkarmadığını söylediğini, devam eden tazminat davasına ilişkin ise para çıkma ihtimalinin az olduğunu söylemesini şikâyetçinin istediğini, bir kadını koruma içgüdüsü ile hareket ederek şikâyetçinin talebi ile yalan söylediğini, ancak şikâyetçinin kendisine tuzak kurduğunu, bu mesajları kendisini azledip vekalet ücretini alabilmek için attırdığını sonradan öğrendiğini, dosyada 3 yıllık emeğini olduğunu, vekalet ücreti için tüketici mahkemesine dava açtığını, emeğinin peşinden gideceğini, olayda kusuru bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep ettiği,
Usulüne uygun tebligata rağmen itiraza cevap verilmediği görülmektedir.
Dosya incelendi;
Şikâyetli avukat hakkında, vekili olduğu şikayetçinin özel bilgilerini ailesi ve imam nikahlı eşine söylemekle tehdit ettiği, ayrıca mahkeme kararına rağmen gerçeğe aykırı ve yanıltıcı şekilde “…para sana çıkmadı” şeklinde beyanda bulunarak müvekkiline yanlış bilgi verdiği iddialarıyla başlatılan disiplin soruşturması neticesinde, eylemin sabit görülerek disiplin cezası verilmiştir.
Kurulumuzca yapılan değerlendirme sonucunda; dosya kapsamı, mesaj kayıtları ve savunma içerikleri birlikte değerlendirildiğinde, şikâyetli avukatın müvekkiline karşı gerçeğe aykırı ve güven sarsıcı beyanlarda bulunduğu sabittir. “Para çıkmadı” ifadesi, yalnızca usulü sürece ilişkin açıklama olarak değerlendirilemeyecek ölçüde yanıltıcı niteliktedir.
Şikayetçinin özel hayatına dair bilgilerin tehdit aracı olarak kullanılması, Meslek Kuralları’nın 3. ve 4. maddelerinde düzenlenen dürüstlük, sır saklama ve mesleki özen yükümlülüklerine açıkça aykırıdır.
Şikâyetli savunmasında mesajların şikayetçinin isteği ile gönderildiğini ileri sürmüş ancak bu savunmasını destekleyecek bilgi ve belgeyi dosyaya sunamamıştır.
Avukatlık mesleği, güven ilişkisine dayalı bir kamu hizmetidir. Avukatın müvekkili ile arasında geçen olayları tehdit unsuru haline getirmesi, avukatlık mesleğinin onur ve şerefine yakışmayan davranış niteliğindedir.
Avukatın meslekî yükümlülüklerini yerine getirirken tarafsız, dürüst ve müvekkilinin sırlarını koruma yükümlülüğüne aykırı davranması, disiplin cezasını gerektirir.
Sonuç olarak, şikâyetli avukatın eylemlerinin, Meslek Kuralları’nın 3. ve 4. maddelerine açıkça aykırılık oluşturduğu, savunmalarının yeterli ve ikna edici olmadığı, dosyada yer alan bilgi ve belgelerle sabit olan eylemlerinin disiplin suçu oluşturduğu anlaşıldığından itirazın reddi ile usul ve yasaya uygun olarak verilen Baro Disiplin Kurulu kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Gereği düşünüldü:
1-Şikâyetli avukatın itirazının reddine, … Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin
“Uyarma Cezası ile Cezalandırılmasına”
ilişkin 09.09.2024 gün ve 2023/17 Esas, 2024/31 Karar sayılı kararının
ONANMASINA,
2- Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,
Oy birliğiyle karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe