TBK Madde 237 Taşınmaz satışı: Şekil

Özet 3 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 237, taşınmaz satışının geçerli olabilmesi için sözleşmenin resmî şekilde düzenlenmesini şart koşar; taşınmaz satışı vaadi ile geri alım ve alım sözleşmeleri de resmî şekilde düzenlenmedikçe geçerli olmaz, önalım sözleşmesinin geçerliliği ise yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlıdır.

Resmi Metin

Şekil

Madde 237- (1) Taşınmaz satışının geçerli olabilmesi için, sözleşmenin resmî şekilde düzenlenmesi şarttır.

(2) Taşınmaz satışı vaadi, geri alım ve alım sözleşmeleri, resmî şekilde düzenlenmedikçe geçerli olmaz.

(3) Önalım sözleşmesinin geçerliliği, yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlıdır.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bu madde taşınmaz satışı ve bağlantılı sözleşmelerde şekil zorunluluğunu düzenler; öngörülen resmî/yazılı şekil bir geçerlilik (sıhhat) şartıdır, ispat şartı değildir. Taşınmaz satışında resmî şekil, tapu sicil müdürlüğünde düzenlenmeyi gerektirir (TMK m.706); noterde veya adi yazılı yapılan harici satış kesin hükümsüzdür ve hâkim tarafından re’sen gözetilir. Geçersiz satışta mülkiyet geçmez, ödenen bedel sebepsiz zenginleşme (TBK m.77 vd.) hükümlerine göre istenir; tam ifa edilmiş harici satışta tapu iptal-tescil talebi, TMK m.2 dürüstlük kuralı çerçevesinde değerlendirilir. Satış vaadi ile geri alım ve alım sözleşmeleri resmî şekle (satış vaadi noterde), önalım sözleşmesi ise yalnız yazılı şekle bağlıdır. Bu hakların süresi ve tapuya şerhi için TBK m.238’e; kanundan doğan yasal önalım için TMK m.732 vd.’na bakılır; yasal önalım sözleşmesel önalımdan ayrıdır. Sık hata: harici sözleşmeye güvenip tescili beklemek.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 237. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 213 üncü maddesini karşılamaktadır.

Tasarının üç fıkradan oluşan 236 ncı maddesinde, taşınmaz satış sözleşmesinin ve satış ilişkisi doğuran sözleşmelerin şekli düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 213 üncü maddesinin kenar başlığında kullanılan “A. Akdin Şekli” ibaresi, Tasarıda “A. Şekil” ibaresine dönüştürülmüştür.

818 sayılı Borçlar Kanununun 213 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde kullanılan “bey’i bilvefa” şeklindeki ibare, Tasarıda “geri alım” şeklinde; yanlış çevrilen “istimlak mukavelesi” şeklindeki ibare ise, “alım sözleşmesi” şeklinde düzeltilmiş olup, söz konusu cümle, Tasarının aynı maddesinin ikinci fıkrası olarak düzenlenmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 213 üncü maddesinin ikinci fıkrasında kullanılan “…tahriri şekil kafidir.” şeklindeki ibare, bu şeklin geçerlilik şekli olduğunu belirtmek üzere, Tasarının 236 ncı maddesinin son fıkrasında “…geçerliliği, yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlıdır.” şekline dönüştürülmüştür.

Sistematik yapısı ile metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.237 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 3.HD E. 2020/5056 K. 2021/2393 Onama

TBK m.237 uyarınca taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin geçerliliği resmî şekle bağlıdır; adi yazılı düzenlenen satış vaadi geçersiz olup hüküm doğurmaz. Bu geçerlilik şekli eksikliği hâkimce resen gözetilir ve geçersiz sözleşmedeki cezai şarta dayanılarak talepte bulunulamaz.

Detaylı özeti gör

Davacı, davalıyla düzenledikleri 11.11.2011 tarihli adi yazılı "satış vaadi sözleşmesi" ile davalı adına kayıtlı taşınmaz üzerinde inşa edilecek binanın 7. kat 31 numaralı dairesini 60.000 TL bedelle satın aldığını, dairenin 30.12.2012 tarihine kadar teslim edilmemesi hâlinde gecikilen her ay için 500 TL kira tazminatı kararlaştırıldığını belirterek, toplam 14.000 TL cezai şartın tahsilini istemiştir. Davalı, taşınmazı devraldığı üçüncü kişinin kısıtlanması ve açılan tapu iptal ve tescil davasıyla inşaata tedbir konulması nedeniyle yapının tamamlanamadığını savunmuş; Asliye Hukuk Mahkemesi inşaatın durdurulmasında davalının kusuru bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi ise TBK m.237 uyarınca taşınmaz satışının ve satış vaadinin geçerliliği için sözleşmenin resmî şekilde düzenlenmesinin şart olduğunu, adi yazılı yapılan satış vaadinin geçersiz olup hüküm ve sonuç doğurmayacağını belirtmiştir. Geçersiz sözleşmedeki cezai şarta dayanılarak teslimdeki gecikme için talepte bulunulamayacağını ve şekil eksikliğinin hâkimce resen gözetileceğini vurgulayan Daire, sonucu itibarıyla doğru olan ret hükmünü gerekçesini düzelterek onamıştır.

Yargıtay 1.HD E. 2019/4149 K. 2020/565 Bozma

TBK m.237/2 uyarınca geri alım (vefa) sözleşmesi resmî şekilde düzenlenmedikçe geçerli olmaz; ancak sözleşmenin tapu kütüğüne şerh verilmesiyle resmî şekil şartı yerine getirilmiş sayılır. Geri alım hakkı sahibi edimini ifa etmezse hak terkin edilir, mülkiyet karşı tarafta kalır.

Detaylı özeti gör

Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Dava dışı Orka Ltd. Şirketinin bankadan aldığı kredi için taşınmazlarını ipotek olarak veren davacı, esas borçlunun ödemeden kaçması üzerine banka ile 26.03.2008 tarihli protokol yaparak borcunu 420.000 TL üzerinden 33 ay vadeyle taksitlendirmiş, taşınmazları vefa (geri alım) hakkı tanınarak bankaya devretmiş ve 231.789,83 TL ödemiştir; taksitleri aksatınca banka tapudaki vefa şerhini 25.03.2011 tarihinde terkin ettirmiştir. Davacı, taraflar arasındaki işlemin gerçekte inançlı temlik olduğunu ileri sürerek 1733, 1734, 1735, 1736 ve 1739 parsellerin tapularının iptali ile adına tescilini, kamulaştırılan 1741 parselin bedelinden borcunun mahsubunu istemiş; yerel mahkeme işlemi iyi niyet ve TBK m.81 çerçevesinde değerlendirerek davayı kabul etmiştir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi ise işlemi inançlı sözleşme değil vefa (geri alım) sözleşmesi olarak nitelemiş; TBK m.237 uyarınca vefa sözleşmesinin resmî şekilde yapılması zorunlu olmakla birlikte tapu kaydına şerh verilmesiyle resmî şekil şartının yerine getirilmiş sayılacağını, davacının edimini ifa etmemesi üzerine vefa hakkının terkin edilip mülkiyetin bankaya geçtiğini belirterek davanın reddi gerekirken kabulünü doğru bulmamış ve hükmü oy çokluğuyla bozmuştur.

Yargıtay 3.HD E. 2012/18059 K. 2012/22580 Bozma

Tapulu taşınmazın harici (sözlü) satışına ilişkin sözleşme, TBK m.237 gereği resmî şekilde düzenlenmedikçe geçersizdir; geçersiz sözleşmede herkes verdiğini geri alacağından, alıcı satış bedeline mahsuben ödediği ve iade edilmeyen peşinatın tahsilini isteyebilir.

Detaylı özeti gör

Davacı, davalıya ait ... ilçesi ... Köyü 1292 parsel sayılı taşınmazdaki 9 numaralı bağımsız bölümü satın almak amacıyla satış bedeline mahsuben 10.000,00 TL peşinat ödemiş; ancak taşınmaz devredilmediği gibi ödenen para da iade edilmemiştir. Bu bedelin tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine davalı itiraz edince davacı, itirazın iptalini, takibin devamını ve %40 icra inkâr tazminatını istemiş; davalı ise taraflar arasındaki sözlü (şifai) satış sözleşmesini ve ödenen 10.000,00 TL'nin kapora olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Asliye hukuk mahkemesi, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi ise TBK m.237 gereğince taşınmaz satışının geçerli olabilmesi için sözleşmenin resmî şekilde düzenlenmesinin şart olduğunu, taraflar arasındaki harici (sözlü) satışın resmî şekilde yapılmadığından geçersiz sayılacağını vurgulamıştır. Geçersiz sözleşmede herkesin verdiğini geri alacağı ilkesi uyarınca, tapuda devir de gerçekleşmediğinden davacının ödediği ancak iade edilmeyen 10.000,00 TL peşinatın tahsilini isteyebileceği sonucuna varılarak, davanın reddine ilişkin yerel mahkeme hükmü bozulmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.237 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 6. Hukuk Dairesi E. 2022/770 K. 2026/1038 Düzelterek Esastan Red

Tapuda kayıtlı taşınmazların harici satışının resmî şekilde yapılmadıkça hukuken geçerli bir sonuç doğurmadığı ve satın alana herhangi bir hak bahşetmediği; öngörülen resmî şeklin ispat şartı değil geçerlilik şekil şartı olduğu belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Taşınmaz satışında satıcının ödemesi gereken KDV'nin alıcı tarafından ödendiği iddiasıyla, bu bedelin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi istenmiştir. İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiştir. Adana BAM, taraflar arasında resmi şekilde yapılmamış harici satış ilişkisinin geçerliliği ile KDV'nin kararlaştırılan satış bedeline dahil olup olmadığı yönünden davalının istinaf başvurusunu değerlendirmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 1. Hukuk Dairesi E. 2021/2431 K. 2023/482 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Taşınmaz satışının resmî şekilde düzenlenmesini öngören hükümler karşısında, tapulu taşınmazlarda harici veya fiilî taksim yoluyla payların mülkiyetinin ana taşınmazdan ayrılamayacağı belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Davacı, üç kardeşle ortak olduğu parselde fiili taksimle kendisine ayrılan yerde yaptırdığı dubleks evi kardeşi olan davalının iki yıllığına oturmak üzere alıp tahliye etmediğini ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemiş; ilk derece mahkemesi davacının taşınmaz maliki olduğu yönünde kanaat oluşmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Adana BAM, binaların muris zamanında yapıldığını, mirasçılara fiilen pay verilmediğini, dolayısıyla geçerli bir harici/fiili taksim bulunmadığını ve her iki tarafın da taşınmazda yer kullandığını saptamıştır. Paydaşın paydaştan elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteyemeyeceği, sorunun ancak taksim veya ortaklığın giderilmesi davasıyla çözülebileceği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunu HMK 353/1-b-1 uyarınca esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 1. Hukuk Dairesi E. 2022/1580 K. 2022/1224 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Tapulu taşınmazın mülkiyetinin devrini öngören sözleşmede aranan resmî şeklin geçerlilik koşulu ve kamu düzenine ilişkin olduğu, bu nedenle geçersiz sözleşmeye dayanılarak açılan cebri tescil davasının kural olarak kabul edilemeyeceği belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Davacı, davalı kardeşi K5'in noterde satış vaadiyle kendisine sattığı taşınmaz hissesini sonradan diğer kardeş K3'e tapuda devretmesi üzerine tapu iptal ve tescil davası açmıştır. İlk derece mahkemesi, devrin muvazaalı olduğunu ve K3'in iyiniyetli sayılamayacağını kabul ederek davayı kabul etmiş, davalı K3 istinafa başvurmuştur. Adana BAM, hissenin önceden davacıya satıldığını kardeşi olması nedeniyle bilebilecek durumdaki K3'in iyiniyet korumasından yararlanamayacağını ve devrin muvazaalı olduğunu saptayarak istinafı esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 1. Hukuk Dairesi E. 2021/1531 K. 2022/1076 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Ferağa icbar suretiyle tapu iptali ve tescil isteminin dayanağı olan taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin noter önünde re'sen düzenlenmesi, bir başka anlatımla geçerliliğinin resmî şekil şartına bağlı kılınması esası benimsenmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil ile karşı dava olarak sözleşmenin iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi, sözleşmenin geçerliliğini koruduğu ve bakiye bedelin depo edildiği gerekçesiyle davayı kabul ederek 2/4 hissenin davacı adına tesciline hükmetmiştir. Karar, sözleşmenin muvazaalı ve düşük bedelli olduğu itirazlarıyla davalı vekilince istinafa taşınmıştır.

Adana BAM · İstinaf · 1. Hukuk Dairesi E. 2021/1365 K. 2022/858 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Miras bırakanın temlik tarihinde mal satmaya ihtiyacının bulunmaması, bedelin ödendiğine ilişkin belge sunulmaması ve taşınmazların tümünün yalnız erkek çocuklara devredilmiş olması karşısında devrin mal kaçırma amacı taşıdığı kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, murisin taşınmazlarını erkek çocuklarına devretmesi nedeniyle muris muvazaasına dayalı tapu iptali-tescil istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi devrin mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu kabul etmiştir. Adana BAM, istinaf başvurusunu TMK m.571/1'deki tenkis hakkının hak düşürücü süreye bağlılığı çerçevesinde inceledi.

Diğer kararlar (15)
Adana BAM · İstinaf · 1. Hukuk Dairesi E. 2020/604 K. 2020/1374 Kısmen Kabul

Bedelin ödendiğinin ispatlanamadığı ve miras bırakanca hak dengesini gözetir bir paylaştırma yapılmadığı belirlenerek, bir kısım mirasçıya yapılan temliklerde muvazaanın kesinleşmiş kararla kabul edilmesi karşısında davanın kabulü yerinde görülmüştür.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Davacı, babası murisin taşınmaz hisselerini mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak davalı çocuklarına devrettiği iddiasıyla tapu iptali ve tescil, olmazsa tenkis istemiş; ilk derece mahkemesi 9992 parsel yönünden muris muvazaasını kabul, 9993 parsel yönünden reddetmiştir. Adana BAM, 9992 parsele ilişkin kabul kararını ve davalı K1'in istinafının reddini yerinde bulmuş, ayrıca tenkis talebinin TMK 571'deki 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını saptamıştır. Davacının istinafını ise yalnızca reddedilen kısımda davalı lehine fazla hükmedilen vekalet ücreti yönünden HMK 353/1-b-2 uyarınca kısmen kabul edip kararı düzelterek davanın kısmen kabul kısmen reddine karar vermiştir.

Adana BAM · İstinaf · 1. Hukuk Dairesi E. 2020/692 K. 2020/1386 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Elatmanın önlenmesi istemine konu tapulu taşınmazda harici veya fiili taksimle payların mülkiyetinin ana taşınmazdan ayrılamayacağı; kayıtta paylı, fiilen bağımsız oluşumun ise resmî taksime, ortaklığın satış yoluyla giderilmesine ya da imar uygulamasına kadar korunduğu kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, paylı taşınmazda 3/4 hisse maliki davacının davalıların elatmasının önlenmesi ve kal istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi, davalının önceki tarihli satış vaadi sözleşmesiyle yeri satın aldığı ve davacının hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Adana BAM, tapuya şerh edilmemiş satış vaadinin şahsi hak doğurduğunu (TMK m.716) ve tapu maliki davacının m.683 kapsamındaki konumunu değerlendirmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 1. Hukuk Dairesi E. 2020/521 K. 2020/1240 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Miras bırakanın gerçekte bağışlamak istediği taşınmazı tapuda satış göstererek devretmesi halinde, gizli bağış sözleşmesinin taşınmaz devri için öngörülen şekil koşullarından yoksun kaldığı ve resmî sözleşmenin muvazaa nedeniyle geçersiz olduğu belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, murisin taşınmazlarını yalnız erkek çocuklarına devretmesi nedeniyle muris muvazaasına dayalı tapu iptali-tescil ve tenkis istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi, murisin üçüncü kişilerden kazandırmalarına ilişkin tenkis talebini hak düşürücü süre yönünden reddetmiştir. Adana BAM, davacı vekilinin istinaf başvurusunu TMK m.571 çerçevesinde değerlendirdi.

Adana BAM · İstinaf · 5. Hukuk Dairesi E. 2019/1582 K. 2020/1078 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Bir taşınmazın veya payının mülkiyetinin devrini ya da devir vaadini öngören sözleşmelerin geçerli sayılmasının resmî şekilde yapılmalarına bağlı olduğu; bu şeklin geçerlik koşulu olduğu, kamu düzenine ilişkin bulunduğu ve doğrudan göz önünde tutulduğu belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Devremülk (hisseli gayrimenkul) satış vaadi sözleşmesinin iptali ve ödenen bedelin iadesi davasında ilk derece mahkemesi davayı kabul etmiştir. Adana BAM, adi yazılı düzenlenen sözleşmenin resmi şekle tabi olup bu şekle uyulmadığından geçersiz bulunduğunu, tarafların geçersiz sözleşmeye dayalı olarak aldıklarını iade etmek zorunda olduğunu belirterek, davalının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 1. Hukuk Dairesi E. 2020/412 K. 2020/1191 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Taşınmazların ve şirket hisselerinin devredildiği tarihlerde miras bırakanın çok sayıda borcunun bulunduğu gözetilerek devirlerin muvazaalı olduğunun kanıtlanamadığı sonucuna varılmış ve davanın reddi yerinde görülmüştür.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Davacılar, murisin vefatından önce taşınmazlarını ve şirket hisselerini muvazaalı satışlarla davalılara devrettiğini, mirastan mal kaçırıldığını ileri sürerek tapu ve hisse devirlerinin iptali ile adlarına tescilini, olmazsa tenkisini istemiştir. İlk derece mahkemesi, satışların gerçek olduğu, murisin satış tarihlerinde ve sonrasında borçlu olduğu, mal kaçırma kastının ve muvazaanın ispatlanamadığı, ayrıca saklı payın zedelendiğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Adana BAM, ispat külfetinin davacıda olduğunu ve muris muvazaası olgusunun ispatlanamadığını saptayarak ilk derece kararında isabetsizlik bulmamış ve davacıların istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 1. Hukuk Dairesi E. 2020/491 K. 2020/1171 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin, taşınmaz satışına ilişkin şekil kuralı ile Noterlik Kanunu hükümleri uyarınca noter önünde re'sen düzenlenen ve geçerliliği resmî şekil şartına bağlı kılınan bir sözleşme türü olduğu kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, muristen intikal eden hisselere ilişkin gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi, elbirliği mülkiyetindeki payda sözleşmenin ifa olanağının bulunduğunu, bedelsizlik iddiasının ispatlanamadığını belirterek davayı kabul etmiştir. Karar, bedelin ödenmediği ve eksik araştırma yapıldığı itirazlarıyla davalı vekilince istinafa taşınmıştır.

Adana BAM · İstinaf · 1. Hukuk Dairesi E. 2020/309 K. 2020/1042 Kısmen Kabul

Paydaşlar arasındaki ecrimisil uyuşmazlığında, harici veya fiili taksimin tapulu taşınmazda pay mülkiyetini ana taşınmazdan ayırmadığı; ancak paydaşlarca uzun süre benimsenmiş fiili kullanma biçiminin korunduğu değerlendirilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, 3/8 hisseli paydaşın, murisin ölümünden sonra taşınmazı kullanıp kiraya veren diğer paydaşlardan istediği haksız işgal tazminatına (ecrimisil) ilişkindir. İlk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etmiştir. Adana BAM, paydaşlar arasında fiili taksim veya kullanma biçiminin araştırılması gereğini, geçerli kira ilişkisi koşullarını ve ecrimisilin murisin ölüm tarihinden hesaplanması ilkesini ortaya koymuştur.

Adana BAM · İstinaf · 1. Hukuk Dairesi E. 2020/633 K. 2020/892 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Tapulu taşınmazların satışına ilişkin sözleşmenin resmî şekilde yapılmaması nedeniyle hukuken geçersiz olduğu, geçersiz sözleşmenin taraflarına hak ve borç doğurmadığı ve tarafların verdiklerini sebepsiz zenginleşme kurallarına göre geri isteyebilecekleri belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Zilyetliğe dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel ve tazminat istenmiştir. Adana BAM'ın önceki kaldırma kararında, taraflar arasındaki adi yazılı satış sözleşmesinin resmi biçimde yapılmadığından geçersiz olduğu, alıcının ancak sebepsiz zenginleşme kapsamında ödediği bedeli denkleştirici adalet ilkesiyle güncellenmiş olarak isteyebileceği belirtilmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 1. Hukuk Dairesi E. 2020/189 K. 2020/807 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Geçerliliği noter önünde re'sen düzenlenmesine bağlı olan taşınmaz satış vaadiyle mülkiyeti devir borcu yüklenen satıcı edimini yerine getirmediğinde, vaat alacaklısının tapu iptali ve tescil davasıyla borcun hükmen ifasını isteyebileceği belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Davacı, davalıların murisi ile 1981 tarihli noterde düzenlenmiş taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayanarak parsellerdeki hisselerin tapu iptali ve tescilini istemiş; ilk derece mahkemesi asıl davanın kısmen kabulü, birleşen davanın kabulüne karar vermiştir. Adana BAM, zamanaşımı ve dürüstlük kuralı değerlendirmesi bakımından zilyetliğin davacıya teslim edilip edilmediğinin net olarak tespit edilmediğini, hangi parselin davacının kullanımında olduğunun belirlenmediğini saptamıştır. Eksik inceleme nedeniyle istinaf başvurusu kabul edilerek ilk derece kararı ortadan kaldırılmış ve dosya yeniden görülmek üzere mahkemesine gönderilmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 1. Hukuk Dairesi E. 2020/158 K. 2020/727 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin, noter önünde re'sen düzenlenmesine bağlı olarak geçerlilik kazanan, iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan bir sözleşme türü olduğu belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Davacılar, murislerinin satış vaadi sözleşmesiyle aldığı taşınmaz payının tapu iptali ve tescilini istemiş; ilk derece mahkemesi taşınmazda elbirliği mülkiyeti bulunduğu ve ifa olanağı olmadığı gerekçesiyle davayı usulden reddetmiştir. Adana BAM, satış vaadi alacaklısı murisin davacılar dışında davaya katılmayan başka bir mirasçısının da bulunduğunu, taraf teşkili sağlanmadan ve gerekli araştırma yapılmadan işin esasına girilmesinin doğru olmadığını saptamıştır. Bu eksiklikler nedeniyle davacıların istinaf başvurusunu kabul ederek kararı kaldırmış ve dosyayı mahkemesine göndermiştir.

Adana BAM · İstinaf · 1. Hukuk Dairesi E. 2019/1444 K. 2020/130 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin geçerliliğinin noter önünde re'sen düzenlenmesi biçimindeki resmi şekil şartına bağlı kılındığı; sözleşmenin tam iki tarafa borç yüklediği ve alacaklıya kişisel hak sağladığı belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Noterde düzenlenen taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil davasında davacı, ifa imkânsızlığı (elbirliği mülkiyeti) nedeniyle tescil talebinden feragat edip taşınmazın rayiç değerinin tahsilini istemiş; ilk derece mahkemesi davalının yalnızca annesinden intikal eden hisseyi sözleşmeye konu ettiğini kabul ederek davayı kısmen kabul, kısmen reddetmiştir. Adana BAM, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulmamış, tarafların istinaf başvurusunu HMK 353/1-b-1 uyarınca esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 1. Hukuk Dairesi E. 2019/1295 K. 2020/3 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Tapuda kayıtlı taşınmazın haricen satışının, taşınmaz satışına ilişkin şekil hükümleri karşısında geçersiz olduğu ve haricen satın alıp devralana tapu kaydının iptali ile adına tescil isteme hakkı vermediği belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Davacı malikin, tapulu taşınmazına taşan ruhsatsız yapı nedeniyle açtığı elatmanın önlenmesi ve yıkım (kal) davasında davalı, savunma yoluyla taşan kısmın bedeli karşılığı adına tescilini istemiş; ilk derece mahkemesi davalının uzun süreli iyiniyetli zilyetliği ve yıkımda fahiş zarar doğacağı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Adana BAM; taşkın inşaatta (TMK 725) savunma yoluyla temliken tescil istenebileceği gözetilmeden harç yatırılmadığı gerekçesinin hatalı olduğunu, ayrıca TMK 683 kapsamındaki elatmanın önlenmesi talebinin incelenmediğini ve davalının iyiniyet koşulunun araştırılması gerektiğini saptamıştır. İstinaf başvurusu HMK 353/1-a-6 uyarınca kabul edilerek ilk derece kararı kaldırılmış, dosya mahkemesine gönderilmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 1. Hukuk Dairesi E. 2018/694 K. 2018/809 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Haricen satışın satan ve devralan kişiye herhangi bir hak bahşetmediği, ancak tarafların verdikleri değerleri geri isteyebilecekleri ve satış parasının denkleştirici adalet ilkesi çerçevesinde uyarlanarak dava tarihindeki karşılığının belirlenmesinin değerlendirileceği belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Tapuda kayıtlı taşınmazın tapu dışı yolla satın alınması nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, kabul edilmezse sebepsiz zenginleşmeye dayalı bedel iadesi istenmiştir. İlk derece mahkemesi, satış vaadinin resmi şekilde yapılmadığını ve ödenen bedelin yazılı delille ispatlanamadığını gerekçe göstererek davayı reddetmiştir. Adana BAM, davacı vekilinin istinaf başvurusunu bu çerçevede incelemiştir.

Adana BAM · İstinaf · 1. Hukuk Dairesi E. 2018/497 K. 2018/526 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Taşınmaz satış vaadinin, taşınmaz satışına ilişkin şekil kuralı uyarınca noter önünde re'sen düzenlenmedikçe geçerlilik kazanmadığı; geçerli sözleşmenin taraflara karşılıklı borç yüklediği belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Adi yazılı satış sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil davasında ilk derece mahkemesi, satış vaadinin TMK 706 gereğince resmi şekilde yapılmadığı için geçersiz olduğu gerekçesiyle davayı reddetmiş; davalı ise 14/03/2017 tarihli celsede davayı kabul ettiğini beyan etmiştir. Adana BAM, davalının bu kabul beyanının HMK 308 vd. anlamında davanın kabulü niteliğinde olup olmadığının mahkemece netleştirilmediğini, kabulün hüküm doğurması karşı taraf ve mahkeme muvafakatine bağlı olmadığından, keşif yapılıp taşınmazın değeri tespit edilerek harç tamamlatıldıktan sonra kabul beyanı dikkate alınarak esasa girilmesi gerektiğini saptamıştır. İstinaf HMK 353/1-a-4 ve 6 uyarınca kabul edilip ilk derece kararı kaldırılmış, dosya mahkemesine gönderilmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 1. Hukuk Dairesi E. 2017/15 K. 2017/21 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Taşınmaz satışı için öngörülen resmî şekil şartının satış vaadi sözleşmeleri bakımından da geçerli olduğu; bu şekle uyulmadan yapılan sözleşmenin taraflarına hak ve borç doğurmadığı ve verilenlerin sebepsiz zenginleşme kurallarına göre istenebileceği kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Davacı, davalıyla aralarında sözlü satış vaadi yaptıklarını, taşınmaz bedelini senet ve banka havalesiyle ödediğini ancak davalının tapu devrinden kaçındığını ileri sürerek satış vaadine dayalı tapu iptali ve tescil istemiş; ilk derece mahkemesi taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin resmi şekil şartına tabi olduğu, sözlü sözleşmenin geçersizliği gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Davalı vekili ise yalnız lehine hükmedilen vekalet ücretinin düşük hesaplandığını ileri sürerek istinafa başvurmuştur. Adana BAM, resmi şekle uyulmadan yapılan satış vaadi sözleşmesinin taraflar akraba olsa dahi geçersiz olduğunu ve ancak sebepsiz zenginleşme hükümlerinin işleyebileceğini, vekalet ücretinin de keşifle belirlenen dava tarihindeki değer üzerinden hesaplanması gerektiğini belirterek her iki tarafın istinaf başvurusunu HMK 353/1-b-1 uyarınca esastan reddetmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!