TBK Madde 58 Kişilik hakkının zedelenmesi

Özet 2 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 58, kişilik hakkı zedelenen kişi uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir; hâkim bu tazminatın ödenmesi yerine başka bir giderim biçimi kararlaştırabilir veya bunu tazminata ekleyebilir, özellikle saldırıyı kınayan bir karar verip bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir.

Resmi Metin

Kişilik hakkının zedelenmesi

Madde 58- (1) Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir.

(2) Hâkim, bu tazminatın ödenmesi yerine, diğer bir giderim biçimi kararlaştırabilir veya bu tazminata ekleyebilir; özellikle saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

TBK m.58 kişilik hakkı zedelenen kişiye manevi tazminat isteme imkânı tanır; ancak bu para bir ceza değil, manevi zararın denkleştirilmesidir. Davacı yalnız hakkının zedelendiğini söylemekle yetinemez: saldırının varlığını, hukuka aykırılığı ve kendi zararını ortaya koymak ona düşer; failin kusuru ve illiyet bağı da ispat yükündedir. Hâkim re’sen hükmetmez, talebe ve dosyadaki olguya bağlıdır.

Pratikte sık hata, dilekçede yüksek bir rakam yazıp gerekçesiz bırakmaktır. Tutar, olayın özellikleri ve tarafların durumu çerçevesinde hâkimin takdiriyle belirlenir; abartılı talep reddedilen kısımda vekâlet ücreti ve yargılama gideri riski doğurur. Ayrıca TBK m.58’in sağladığı ek imkânı atlamayın: parayla birlikte ya da onun yerine saldırıyı kınayan karar ve kararın yayımlanmasını da talep edebilirsiniz; bunu açıkça istemezseniz hâkim çoğu kez değerlendirme dışı bırakır.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 58. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 49. maddesini kısmen karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 57. maddesinde, kişilik hakkının zedelenmesinde manevi tazminat düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 49. maddesinin kenar başlığında kullanılan “3. Şahsi menfaatlerin haleldar olması” şeklindeki ibare, Tasarının 57. maddesinde, “3. Kişilik hakkının zedelenmesi halinde” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 49. maddesine, 4/5/1988 tarih ve 3444 sayılı Kanunla eklenen ikinci fıkrası gereksiz görülerek, Tasarının 57. maddesine alınmamıştır. Gerçekten, 818 sayılı Borçlar Kanununun 43. ve Tasarının 51. maddeleri uyarınca, hakim tazminat miktarını belirlerken, “hal ve mevkiin icabını / durumun gereğini”, yani saldırının kişilik hakkı zedelenen kişinin manevi kişilik değerlerinde sebep olduğu eksilmeyi göz önünde tutmalıdır. Bu eksilmenin ise, sıfatı ve makamı daha yüksek ve ekonomik durumu daha iyi olan taraf bakımından çok, diğer taraf için az olduğu şeklinde bir kurala bağlanması yanlış olur. Bu nedenle, Tasarının 57. maddesinde, hakimin manevi tazminat miktarını belirlerken, tarafların sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumları da dikkate alması gerektiğinin belirtilmesinde bir zorunluluk yoktur. Ayrıca, bunların maddede gereksiz yere tekrar edilmesi, herkesin kanun önünde eşit olduğu ilkesine de aykırı görülmüştür.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.58 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2022/942 K. 2022/3023 Bozma

Manevi tazminatın miktarı belirlenirken; olayın gelişim şekli, olay tarihi, duyulan acı ve elemin derecesi, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile TBK m.58'deki özel haller birlikte dikkate alınmalıdır.

Detaylı özeti gör

Davacılardan biri, 07/01/2014'te evinin damında dış cephe boyarken evin yakınından geçen ve davalıya ait yüksek gerilim hattına temas edip ağır yaralanmış ve sürekli iş göremez hale gelmiş; davacılar manevi tazminat ile bakıcı gideri ve iş göremezlik zararının tahsilini istemiş, davalı ise kusuru bulunmadığını ve davanın zamanaşımına uğradığını savunmuştur. İstinaf incelemesinde bölge adliye mahkemesi, birleşen davada TBK'nın iki yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği gerekçesiyle bu davanın reddine karar vermiştir. Yargıtay ise elektrik çarpmasından doğan olayın taksirle yaralama suçu niteliğinde olduğunu, bu nedenle sekiz yıllık uzamış ceza zamanaşımının uygulanması gerektiğini; davacının 07/01/2014'te yaralandığı ve birleşen davanın 08/02/2019'da açıldığı dikkate alındığında sürenin dolmadığını belirterek, iki yıllık zamanaşımını esas alan kararı davacı yararına bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2021/5235 K. 2021/9325 Bozma

Manevi tazminata hükmedilebilmesi için kişilik hakkının hukuka aykırı biçimde zarara uğraması gerekir; kişilik hakları zarar görmediği hallerde eylem hukuka aykırı olsa dahi manevi tazminata hükmedilemez.

Detaylı özeti gör

Davacı, 22.03.2013'te imzaladığı yurt dışı yüksek lisans eğitim ve danışmanlık sözleşmesi kapsamında 14.160 TL'yi peşin ödemiş; davalıların taahhüt ettikleri ön hazırlık, okula kayıt, konaklama ve iş ayarlama edimlerini yerine getirmediğini ve parayı iade etmediğini ileri sürerek ödediği bedelin faiziyle iadesini ve 5.000 TL manevi tazminatı davalılardan müteselsilen istemiştir. Tüketici Mahkemesi davayı tümüyle kabul etmiş, davalılar temyiz etmiştir. Yargıtay, davalıların sair temyiz itirazlarını reddetmiş; ancak sözleşme edimlerinin ifa edilmemesi nedeniyle davacının kişilik haklarının zarar gördüğünün kabul edilemeyeceğini, bu nedenle olayda manevi tazminat koşullarının bulunmadığını belirterek kararı yalnızca manevi tazminata ilişkin bölümü yönünden davalılar yararına bozmuştur.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2017/1451 K. 2021/1136 Bozma

Kişilik hakkının zedelenmesi nedeniyle manevi tazminata hükmedilebilmesi için hukuka aykırı bir saldırının varlığı gerekir; bir yayının başlığı çarpıcı olsa dahi kişilik haklarına yönelik bir saldırı yoksa manevi tazminat sorumluluğu doğmaz.

Detaylı özeti gör

Davacı, Star Gazetesi'nin 06.08.2008 tarihli nüshasında yayımlanan "33 Şehidin Azmettiricisi" başlıklı haberin kendisini PKK ile ilişkilendirip kişilik haklarına ağır saldırı oluşturduğunu ileri sürerek, gazetenin sahibi şirket ile yazının yazarından 50.000 TL manevi tazminat istemiştir. Davalılar, haberin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının iddianamesine dayandığını, kamu yararı taşıdığını ve görünür gerçeğe uygun olduğunu savunmuştur. Yerel mahkeme davayı kısmen kabul etmiş, Özel Dairenin bozması üzerine önceki kararında direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, haberin Ergenekon dava dosyasındaki ihbar mektubuna dayandığını, güncel ve kamu yararına yönelik olduğunu, özle biçim arasındaki dengenin bozulmadığını, başlık çarpıcı olsa da davacının kişilik haklarına bir saldırı bulunmadığını belirterek direnme kararını bozmuştur.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2017/1470 K. 2018/1144 Bozma

TBK m.58 uyarınca kişilik hakkının zedelenmesinden dolayı manevi tazminata hükmedilebilmesi için kişilik haklarına yönelik hukuka aykırı bir saldırının bulunması gerekir; siyasetçilerin katlanması gereken, eleştiri sınırları içinde kalan açıklamalar saldırı oluşturmaz.

Detaylı özeti gör

Milletvekili ve anayasa hukuku profesörü olan davacı, Habertürk TV'nin 25.05.2010 tarihli yayınında davalı tarafından kendisine "Ergenekoncu" ve "statükocu" sıfatlarının yakıştırıldığını, bu ifadelerin basın yoluyla kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu ileri sürerek manevi tazminat istemiştir. Yerel mahkeme davayı kısmen kabul etmiş, Özel Daire bu kararı bozmuş, mahkeme ise önceki kararında direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu; tarafların siyasetle iştigal eden kişiler olduğunu, davacının Ergenekon davası sanıkları hakkında kamuoyuna olumlu görüşler açıkladığını, davalının kendi değer yargısı ve siyasi görüşüyle yaptığı açıklamaların eleştiri sınırları içinde kaldığını ve siyasetçilerin kendilerine yönelik sert eleştirilere katlanması gerektiğini belirterek kişilik haklarına yönelik bir saldırı bulunmadığı sonucuna varmıştır. Direnme kararı, Özel Daire bozma gerekçesiyle oy çokluğuyla bozulmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.58 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2020/566 K. 2021/503 Düzelterek Esastan Red

Kişisel değerlere saldırı halinde manevi tazminata hükmedilebilmesi için saldırının bulunması, hukuka aykırı olması ve manevi zarar doğması aranmış; davalının davacıya yönelik söylemleri kişilik haklarına saldırı niteliğinde görülmüştür.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Davacı, davalının kendisine ve nişanlısına yönelik tehdit ve hakaretleri (ceza mahkumiyeti kesinleşmiş) nedeniyle manevi tazminat istemiş; ilk derece mahkemesi 1.500 TL takdir etmiştir. Adana BAM, davalının manevi tazminat koşullarının oluşmadığına yönelik istinafını esastan reddetmiş; takdir edilen tazminatın düşük olduğunu kabul ederek davacının istinafını kabul etmiş ve düzelterek yeniden esas hakkında karar vererek tazminatı 5.000 TL'ye çıkarmıştır.

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2019/2044 K. 2020/1249 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Üçüncü kişinin eyleminin aldatılan eşin kişilik değerlerine saldırı oluşturacak nitelikte bulunmadığı ve yasada yer almayan bir sorumluluğun yaratılamayacağı belirtilerek, manevi tazminat isteminin reddi yerinde görülmüştür.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Eşinin kendisini, ailecek görüştükleri yakın arkadaşı olan davalı ile aldattığını öğrenen davacı, kişilik haklarının zedelendiğini ileri sürerek davalı üçüncü kişiden manevi tazminat istemiştir. İlk derece mahkemesi, 06/07/2018 tarihli İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca davanın reddine karar vermiş; Adana BAM, TMK m.185/3 sadakat yükümlülüğünün nispi hak olması nedeniyle üçüncü kişiye karşı ileri sürülemeyeceği gerekçesiyle bu değerlendirmeyi incelemiştir.

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2019/2071 K. 2020/1102 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Şikayetin, devam eden ceza soruşturmasındaki iddianame ifadelerinden kaynaklandığı belirlenerek, şikayetin Anayasal hak sınırları içinde kaldığı ve kişilik haklarına saldırı oluşturmadığı sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, davalının davacı hakkında savcılığa verdiği şikayet dilekçesinin iftira niteliğinde olup olmadığı ve davacının kişilik haklarını zedeleyerek manevi tazminat gerektirip gerektirmediğine ilişkindir. İlk derece mahkemesi, şikayetin hakkın kullanılması niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Davacı vekili eksik inceleme ve delillerin toplanmadığını ileri sürerek istinafa başvurmuştur.

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2019/1589 K. 2020/782 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Savunma hakkının bu şekilde kullanılmasını haklı gösterecek emare ve olguların zayıf ve dolaylı da olsa bulunmadığı hallerde, dilekçelerde sarf edilen ifadelerin, zarar görenin mesleği de gözetilerek kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, davalı avukatın yargılamanın iadesi ve temyiz dilekçelerinde davacı avukata yönelttiği ifadelerle TMK m.24 kapsamında kişilik haklarına saldırıda bulunduğu iddiasına dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi davayı kabul ederek 2.000 TL manevi tazminata hükmetmiştir. Davalı, beyanların yargı makamlarına sunulan hukuki ifadeler olduğunu ileri sürerek kararı istinaf etmiş; Adana BAM, hak arama özgürlüğü ile kişilik haklarının çatıştığı durumda üstün yararın korunması ilkesi çerçevesinde inceleme yapmıştır.

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2019/1505 K. 2020/750

Şikayet edilen kişi ceza yargılamasında beraat etmiş olsa dahi, şikayeti haklı gösterecek bazı emare ve olguların zayıf da olsa bulunduğu hallerde manevi tazminat koşullarının oluşmadığı kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, davalıların suç duyurusunun (şikayetin) haksız olup olmadığı ve davacının kişilik haklarını zedeleyerek manevi tazminat gerektirip gerektirmediğine ilişkindir. İlk derece mahkemesi, şikayeti haklı gösterecek bazı emare ve olguların zayıf da olsa bulunduğu gerekçesiyle manevi tazminat talebini reddetmiştir. Adana BAM, dosya üzerinden yaptığı incelemede tanık beyanları ve mevcut emareleri dikkate alarak şikayet hakkının hak arama özgürlüğü sınırları içinde kullanıldığı değerlendirmesini benimsemiştir.

Diğer kararlar (7)
Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2019/1412 K. 2020/436 Düzelterek Esastan Red

Kişilik hakları hukuka aykırı saldırıya uğrayan kimsenin manevi tazminat isteyebileceği; hakimin miktarı belirlerken saldırıyı oluşturan eylem ile olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını ve sosyal-ekonomik durumlarını dikkate aldığı belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Davacı, 16 yıllık imam nikahlı birliktelik sonrası resmi nikah yapılmaması ve hakaret nedeniyle TBK 58 uyarınca kişilik haklarına saldırı nedenli maddi-manevi tazminat istemiş; İlk Derece Mahkemesi 30.000,00 TL manevi tazminata, maddi tazminatın reddine karar vermiştir. Adana BAM, davacının davalının başkasıyla evli olduğunu bilerek birlikte yaşamayı kabul ettiğini, evlilik vaadiyle kandırıldığı iddiasına dayalı manevi tazminat isteyemeyeceğini ve maddi zararını ispatlamadığını belirtmiştir. Ancak hakaret olgusu sabit görülmekle, tarafların kusur ve sosyo-ekonomik durumu ile TMK 4 dikkate alınarak manevi tazminatın yüksek olduğu sonucuna varılmış; davacının istinafı esastan reddedilirken davalının istinafı kısmen kabul edilerek ilk derece kararı kaldırılmış ve manevi tazminat 5.000,00 TL'ye indirilmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2019/1379 K. 2020/429 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Hak arama özgürlüğü ile kişilik haklarının karşı karşıya geldiği durumlarda daha az üstün olan yararın o olay bakımından korumasız kalabileceği; hakkın salt başkasını zararlandırmak amacıyla kullanılmadığı hallerde kişilik haklarına saldırıdan söz edilemeyeceği değerlendirilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, davalının davacı avukat hakkında yaptığı şikayetlerin iftira/haksız fiil oluşturduğu iddiasıyla TMK m.24 ve TBK kapsamında açılan manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi, fezlekede davacı hakkında şüphe bulunduğunu, şikayetin Anayasal şikayet hakkı kapsamında haklı ve makul nedenlere dayandığını belirterek davayı reddetmiştir. Davacı, şikayetin sayı ve yöntem itibarıyla taciz boyutuna ulaşıp hakkın kötüye kullanıldığını ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2019/1380 K. 2020/430 Kısmen Kabul

Alenen sarf edilen hakaret sözleri nedeniyle davacıların kişilik haklarının saldırıya uğradığı kabul edilmiş; tarafların ekonomik ve sosyal durumu, davalının kastı ile eylemin gerçekleşme yeri ve biçimi birlikte değerlendirilerek hükmedilen manevi tazminat yerinde görülmüştür.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, davalının davacılara yönelik hakaret eyleminden kaynaklanan TMK m.24 kapsamında manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi, hakaretin ceza mahkemesi kararıyla sabit olduğunu kabul ederek her iki davacı için ayrı ayrı 4.000'er TL manevi tazminata hükmetmiştir. Hem davacı vekili (miktarın azlığı ve vekalet ücreti yönünden) hem davalı vekili (tanık beyanlarının güvenilmezliği yönünden) kararı istinaf etmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 1. Hukuk Dairesi E. 2019/1083 K. 2019/1187 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Kişilik hakkı hukuka aykırı biçimde saldırıya uğrayan kişinin manevi tazminat isteyebileceği kabul edilmekle birlikte, komşuluk ilişkisinden doğan rahatsızlık iddiasında manevi zarar ispatlanamadığından manevi tazminat koşullarının oluşmadığı sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Müşterek hisseli, meskun mahal niteliğindeki parselde davalıların ev altında/bitişiğinde ahır kurup hayvancılık yapması nedeniyle davacı, koku ve gürültüden rahatsızlık ileri sürerek hayvan beslemenin men'i ve manevi tazminat istemiştir. İlk derece mahkemesi hayvancılığın men'ine, manevi tazminatın reddine karar vermiştir. Adana BAM, davalı K3'in de hayvancılıkla uğraştığı ve aynı binada oğluyla yaşadığı, davalı tanıklarının yakın akraba olup yanlı beyanda bulunduğu değerlendirmesiyle ilk derece kararını yerinde bulmuş; hem davacının hem davalı K3'in istinaf başvurularını esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2018/730 K. 2018/875 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Tapu kaydının iptali için dava açılması ve bağımsız mahkemelerce iptale karar verilmesi sonucunda mülkiyet hakkının sona ermesi kişilik haklarına saldırı sayılmamış, malvarlığında doğan zarar nedeniyle manevi tazminata hükmedilemeyeceği sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Davacıların murisine ait taşınmazın tapu kaydının iptali nedeniyle TMK m.1007'ye dayalı maddi ve manevi tazminat istemli davada ilk derece mahkemesi maddi ve manevi tazminatı kısmen kabul etmiş; her iki taraf istinafa başvurmuştur. Adana BAM, makul sürede yargılanma kaynaklı manevi tazminatın idari yargıda tam yargı davasına konu olması gerektiğini, tapu iptalinin kişilik haklarına saldırı sayılamayacağından bu yönden manevi tazminata hükmedilemeyeceğini, maddi tazminat için ise taşınmazın arsa/arazi vasfı belirlenmeden hüküm kurmaya elverişsiz bilirkişi raporuna dayanıldığını saptamıştır. Davalı vekilinin istinafını kabul ederek kararı kaldırmış ve eksik araştırma nedeniyle dosyayı yerel mahkemeye geri göndermiştir.

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2018/674 K. 2018/849 Düzelterek Esastan Red

Hak arama özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyecek nitelikteki şikâyet nedeniyle kişilik hakları zedelenen davacılar lehine manevi tazminata hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Jandarma trafik görevlisi davacılar, kendilerine idari para cezası kesilen davalının haksız şikayet ve rüşvet isnadıyla kişilik haklarına saldırdığı gerekçesiyle manevi tazminat istemiş; ilk derece mahkemesi davayı kısmen kabulle her davacı için 2.000 TL manevi tazminata hükmetmiştir. Adana BAM, davalının asılsız rüşvet isnadının hak arama özgürlüğü kapsamında sayılamayacağını belirterek manevi tazminata hükmedilmesini ve takdir edilen miktarı yerinde bulmuş; ancak davacıların faiz talebi bulunmadığı halde yasal faize hükmedilmesini taleple bağlılık ilkesine aykırı görerek kararın faize ilişkin kısmını kaldırıp düzelterek yeniden hüküm kurmuştur.

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2018/255 K. 2018/375 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Sadakat yükümlülüğünü ihlal eden eşin eylemine katılan üçüncü kişinin, zarar görenin bedensel veya ruhsal bütünlüğüne yönelik doğrudan hukuka aykırı bir fiilde bulunduğundan söz edilemeyeceği ve kanunda bu kişiler yönünden bir düzenleme öngörülmediği belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Davacı kadın, evli eşiyle ilişki yaşayıp çocuk sahibi olan davalı aleyhine kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat davası açmış; ilk derece mahkemesi 20.000 TL tazminata hükmetmiştir. Adana BAM, eylem devam ettiği için zamanaşımı definin reddini yerinde bulmakla birlikte, TMK m.185'teki sadakat yükümlülüğünün eşler arasında nispi bir hak olduğunu ve üçüncü kişiye karşı ileri sürülemeyeceğini, davalının eyleminin kişilik haklarına saldırı oluşturmadığını saptamıştır. Ayrıca davacının asıl sorumlu eşinden tazminattan feragat ettikten sonra davalıdan istemesini TMK m.2/2 anlamında hakkın kötüye kullanılması saymış; davalının istinafını kabul edip kararı kaldırarak davanın reddine karar vermiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!