TBK Madde 61 Müteselsil sorumluluk: a. Dış ilişkide

Özet 1 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 61, birden çok kişinin birlikte bir zarara sebebiyet vermesi veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olması hâlinde, zarar görene karşı dış ilişkide haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümlerin uygulanacağını öngörür.

Resmi Metin

a. Dış ilişkide

Madde 61- Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

TBK m.61 dış ilişkide zarar görenin elini güçlendirir: zarar birden çok kişinin birlikte sebebiyetiyle ya da farklı sebeplerle aynı zarardan sorumlu oldukları durumda doğmuşsa, davacı sorumlulardan herhangi birinden zararın tamamını isteyebilir. Pratik sonuç, davalı seçiminde serbestlik ve tahsil riskinin dağıtılmasıdır: ödeme gücü olan tarafı hedef almak ya da hepsini birlikte hasım göstermek mümkündür. Sık hata, her davalıyı yalnız kendi payından sorumlu sanıp talebi bölmektir; oysa dışta sorumluluk zararın bütünü içindir, paylaşım iç ilişkiye (rücu) bırakılır.

İspat yükü genel kurala tabidir: davacı zararını, her bir davalı yönünden illiyet bağını ve kusura dayalı sorumlulukta kusuru ayrı ayrı ortaya koymalıdır; müteselsillik bu yükü hafifletmez. Hâkim tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini somut duruma göre takdir eder. Dilekçede her sorumlunun katkısını ve dayanağını ayrıştırmak, ilerideki rücu ilişkisi bakımından da yararlıdır.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 61. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 50. maddesi ile 51. maddesinin birinci fıkrasını karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 60. maddesinde, müteselsil sorumluluğun dış ilişki bakımından hükümleri düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 50. maddesinin kenar başlığında kullanılan “VI. Müteselsil mesuliyet / 1. Haksız fiil halinde” şeklindeki ibareler, Tasarının 60. maddesinde, “2. Müteselsil sorumluluk / a. Dış ilişkide” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 51. maddesinin birinci fıkrasındaki hal için “eksik teselsül”, aynı Kanunun 50. maddesindeki hal için de “tam teselsül” şeklinde yapılan ayırımın öğretide eleştirildiği göz önünde tutulmuş ve Tasarıda bu ayırıma yer verilmemiştir. Buna bağlı olarak, 818 sayılı Borçlar Kanununun ikili teselsül sistemi terkedilmiş ve her iki teselsül durumu bir bütün olarak değerlendirilip, aynı hükümlere tabi tutulmuştur.

818 sayılı Borçlar Kanununun 50. maddesinin birinci fıkrasında kullanılan “müşevvik ile asıl fail ve fer’an methali olanlar, tefrik edilmeksizin” şeklindeki ibare, ceza hukuku kavramlarını içermesi nedeniyle, Tasarının 60. maddesine alınmamış; birden çok kişinin bir zarara birlikte sebep oldukları veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu bulundukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir.

Müteselsil sorumluların birbirlerine rücu haklarına ilişkin 818 sayılı Borçlar Kanununun 50. maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, müteselsil sorumlular arasındaki iç ilişkiyi ilgilendiren bir hüküm olup, 61 inci maddede ayrıca düzenlendiği için, Tasarının 60. maddesine alınmamıştır. Aynı şekilde, yeni düzenleme karşısında gereksiz görülerek, yataklık eden kimsenin sorumluluğuna ilişkin 818 sayılı Borçlar Kanununun 50 nci maddesinin ikinci fıkrasına, Tasarıda yer verilmemiştir.

Müteselsil sorumluların yükümlü tutulacakları tazminat miktarının üst sınırına ilişkin Tasarının 60. maddesinin ikinci fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanununda yer verilmeyen yeni bir hükümdür. Söz konusu hükme göre, her bir müteselsil sorumlunun yükümlü tutulacağı tazminat miktarı, tek başına sorumlu olması durumunda yükümlü tutulacağı tazminat miktarından fazla olamaz. Bu yeni düzenlemeyle, müteselsil sorumlulardan her birinin, kendisi yönünden tazminatın azaltılmasını gerektiren nedenlerin, dış ilişkide göz önünde tutulmasının hakkaniyete uygun olacağı kabul edilmiştir. Böylece, her bir müteselsil sorumlunun kendisi yönünden tazminatın azaltılmasını gerektiren nedenleri, sadece iç ilişkide diğer sorumlulara karşı ileri sürmesi yerine, bunu dış ilişkide zarar görene karşı da ileri sürme olanağı sağlanmıştır.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.61 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2021/902 K. 2022/1049 Bozma

Birden çok kişinin birlikte ya da çeşitli sebeplerle aynı zarardan sorumlu olması hâlinde, zarar veren ile zarar gören arasındaki dış ilişkide müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.

Detaylı özeti gör

Davacının, davalı Atatürk Organize Sanayi Bölgesi sınırındaki fabrikası 16-17.12.2001 tarihli şiddetli yağışlarla Çiğli Deresi'nin taşması sonucu su altında kalarak zarara uğramış; İdare Mahkemesi kusur oranlarını belirlemekle birlikte davalı yönünden yargı yolu nedeniyle davayı reddetmiş, davacı bunun üzerine adli yargıda 62.612 TL maddi tazminat istemiştir. Davalı, ihtarname tarihi 30.09.2002 itibarıyla zararı ve faili öğrenen davacı bakımından zamanaşımının dolduğunu savunmuştur. İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiş, İstinaf mahkemesi ise kararı kaldırıp davayı zamanaşımından reddetmiş; Özel Dairenin bozması üzerine yerel mahkemenin direnmesi Hukuk Genel Kurulunca incelenmiştir. Kurul, bozma kararındaki gerektirici nedenleri benimseyerek direnme kararının oy çokluğuyla BOZULMASINA karar vermiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2018/6870 K. 2019/8619 Bozma

Aynı zarardan çeşitli sebeplerle sorumlu olanlar hakkında müteselsil sorumluluk hükümleri uygulanır; zarar gören tazminatın tamamını müteselsil sorumlulardan tahsil edebileceğinden, davalının yalnızca kendi kusuru oranında sorumlu tutulması doğru değildir.

Detaylı özeti gör

Davacıların çocuğu, 23/05/2013 tarihinde komşularının teras katındayken, terasın çok alçağından geçen davalı elektrik şirketine ait enerji nakil hattına temas etmesi sonucu elektrik çarpmasıyla, beş gün yoğun bakımda kaldıktan sonra vefat etmiştir. Anne, baba ve kardeşler maddi-manevi tazminat ile destekten yoksun kalma tazminatı istemiş; bilirkişi raporunda davalı kuruma, dava dışı 7 ve 9 numaralı bina maliklerine ve anne ile müteveffaya çeşitli oranlarda kusur atfedilmiştir. Yargıtay, davalı kurum ile dava dışı bina maliklerinin enerji nakil hattı ve yapı maliki sıfatıyla kusursuz ve müteselsilen sorumlu olduklarını, bu nedenle destekten yoksun kalma tazminatının anne ve müteveffaya düşen %20 kusur indirildikten sonra tamamının davalıdan tahsili gerekirken, yalnızca davalının kusuru oranında hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararını davacılar yararına bozmuştur.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2017/1482 K. 2017/556 Bozma

Haksız eylem ve bundan doğan zarar birden fazla kişi tarafından birlikte meydana getirildiğinde, eşin eylemine bilerek iştirak eden kişi de dahil sorumlular hakkında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.

Detaylı özeti gör

Davacı kadın, resmi nikahlı eşinin davalı ile kendisini aldattığını; davalının evli olduğunu bildiği halde eşiyle ilişki kurup yaşadıkları çevrede el ele gezerek kendisini toplum içinde küçük düşürdüğünü ve kişilik haklarına saldırdığını ileri sürerek manevi tazminat istemiştir. Yerel mahkeme istemi kısmen kabul ederek 20.000 TL manevi tazminata hükmetmiş; davalının temyizi üzerine Özel Daire, davalının eşin sadakat ihlaline bilerek iştirak ettiğini belirtmekle birlikte, eşin davacıya boşanma davasında hükmedilen 50.000 TL manevi tazminatı eldeki dava açıldıktan sonra ödemesiyle davanın konusuz kaldığını, bu nedenle davanın reddine değil konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararı bozmuştur. Hukuk Genel Kurulu, yerel mahkemenin direnme kararını Özel Daire bozma nedenleri ve gösterilen gerekçelerle oyçokluğuyla bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.61 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2024/81 K. 2026/20 Düzelterek Esastan Red

Aracını noterde devretmeksizin harici olarak sattığını savunan kayıt malikinin işleten sıfatının sürdüğü, bu nedenle husumet itirazının yerinde olmadığı ve kayıt malikinin kazaya sebebiyet veren sürücüyle birlikte müteselsilen sorumlu tutulacağı kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Yaya olarak karşıdan karşıya geçerken araç çarpması sonucu yaralanan davacı ile yakınlarının açtığı maddi ve manevi tazminat davasında ilk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etmiştir. Daire, sürücü ile yayanın eşit kusurlu olduğuna ilişkin raporu ve TRH 2010 yaşam tablosuyla progresif rant yöntemine göre yapılan hesabı yerinde bulmuş; aracın noterde devredilmeden harici satıldığı savunmasını kabul etmeyerek kayıt malikinin işleten sıfatıyla sürücüyle birlikte müteselsilen sorumlu olduğunu belirtmiş; hükmedilen manevi tazminatı düşük görerek kararı kaldırıp yeniden hüküm kurmuş, davalı tarafın istinafını esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2022/1740 K. 2024/1703 Düzelterek Esastan Red

Geçici iş göremezlik tazminatının sigortacıdan istenmesi gerektiği savunması karşılanırken, müteselsil sorumlulardan biri olan sigorta şirketine karşı dava açılmamış olmasının araç işleteni ile sürücünün sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Hastane bahçesinde geri manevra yapan aracın çarpması sonucu ağır yaralanan yaya, sürücü ile aracın işleteni idare ve zorunlu trafik sigortacısı aleyhine geçici ve sürekli iş göremezlik ile manevi tazminat davası açmıştır. İlk derece mahkemesi maddi tazminat davasını kabul, manevi tazminat davasını kısmen kabul etmiştir. Daire, sürücünün tam kusurlu olduğunu, maluliyet ve hesap raporlarının hükme elverişli bulunduğunu, sigortacıya dava açılmamasının diğer müteselsil sorumluların sorumluluğunu etkilemediğini belirterek sürücünün istinafını esastan reddetmiş; manevi tazminatın düşük takdir edildiği ve idarenin harçtan muaf olduğu yönünden davacı ile idarenin istinaf başvurularını kısmen kabul edip kararı düzelterek yeniden hüküm kurulmak üzere kaldırmıştır.

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2022/2100 K. 2024/1550 Düzelterek Esastan Red

Trafik kazasından doğan zarardan birden çok kişinin sorumlu olması halinde, zarar görenin kendi kusuru düşüldükten sonra zararının tamamını sorumluların kusur oranlarına bakılmaksızın her birinden isteyebileceği, kusur oranlarının rücu ilişkisinde gözetileceği belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Üniversite kampüsündeki yol çalışması sırasında meydana gelen trafik kazasında yaralanan davacı ile yakınları; sürücü, işleten, sigortacı, belediye, üniversite ve yol yapım yüklenicisi aleyhine maddi ve manevi tazminat istemiştir. İlk derece mahkemesi, önceki kararda hükmedilen tutarların icra yoluyla ödendiğinden bahisle davanın konusuz kaldığına karar vermiştir. Daire, kaldırılan ilk karar kesinleşmediğinden davanın konusuz kalmadığını, manevi tazminatın düşük takdir edildiğini ve harçtan muaf davalı kurum aleyhine harca hükmedilemeyeceğini belirterek istinaf başvurularını kısmen kabul etmiş, kararı kaldırıp yeniden hüküm kurmuştur.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2021/1324 K. 2024/698 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Aynı zarardan birlikte sorumlu bulunan kazı yüklenicisi ile doğal gaz dağıtım şirketinin kusur oranlarının zarar gören karşısında değil kendi aralarındaki iç ilişkide dikkate alınacağı; kusur oranına dayanan istinaf sebeplerinin bu nedenle yerinde görülmediği belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Sigortalının fabrikasında doğal gaz arzının kesilmesi nedeniyle oluşan makine hasarını ödeyen sigorta şirketi, halefiyete dayanarak kazı sırasında boru hattına zarar veren yüklenici ile hattın sorumluluğunu taşıyan doğal gaz dağıtım şirketi aleyhine başlattığı takibe yapılan itirazın iptalini istemiştir. Asliye ticaret mahkemesi davayı kısmen kabul etmiştir. Daire, zararın giderilmesi için gerekli işçilik bedellerinin rayiç değerlerle zarar hesabına dahil edildiğini, sigortalı işletmeye atfedilebilecek bir kusur bulunmadığını, davalıların zarardan birlikte sorumlu olduğu belirlendiğinden kusur oranına ilişkin itirazların iç ilişkiyi ilgilendirdiğini belirterek her iki tarafın istinaf başvurusunu ayrı ayrı esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2022/1519 K. 2024/805 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Trafik kazasından doğan bedensel zarar davasında zarar görenin müteselsil sorumlulardan işveren, sürücü ve işletenden dilediğine başvurabileceği; sigortacıya dava açmak için önce SGK ya da işverene dava açma zorunluluğu bulunmadığı, yapılan ödemelerin ise mahsup edileceği belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Yaralanmalı trafik kazası sonrasında geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı istemiyle sigortacıya karşı açılan davada ilk derece mahkemesi davayı kabul etmiştir. Daire, sigortacıya başvuru dava şartının gerçekleştiğini, geçici iş göremezlik zararının da teminat kapsamında bulunduğunu, hesabın TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant tekniğiyle yapılmasını yerinde görmüş; ayrıca zarar görenin müteselsil sorumlulardan dilediğine dava açabileceğini, önce SGK ya da işverene başvurma zorunluluğunun bulunmadığını belirterek sigortacının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Diğer kararlar (5)
Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2022/930 K. 2024/378 Düzelterek Esastan Red

Sürücü ile yolun bakımından sorumlu kuruluşun aynı zarardan farklı sebeplerle sorumlu olması müteselsil sorumluluk doğurduğundan, yolcunun zararının poliçe limitiyle sınırlı olarak tamamının araç sigortacısından istenebileceği, tazminatın sürücünün kusur oranıyla sınırlanamayacağı belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Yol üzerindeki çukur nedeniyle meydana gelen trafik kazasında yaralanan yolcular, araç sigortacısından maddi, yolun bakımından sorumlu büyükşehir belediyesinden manevi tazminat istemiştir. İlk derece mahkemesi davaları kısmen kabul etmiştir. Daire, belediyeye husumet yöneltilmesini ve kusur oranlarını yerinde bulmuş; buna karşılık müteselsil sorumluluk gereği maddi tazminatın sürücünün kusur oranıyla sınırlandırılmasını, tek vekalet ücretine hükmedilmesini ve maddi tazminat talebi bulunmayan davacı yönünden ret kararı kurulmasını hatalı görmüştür. Belediyenin başvurusu esastan reddedilmiş, davacıların başvurusu kısmen kabul edilerek karar düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak üzere kaldırılmıştır.

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2022/845 K. 2024/269 Kısmen Kabul

Trafik kazasından doğan zarardan sürücü, işleten ve güvence hesabı zarar görene karşı müteselsilen sorumlu olmakla birlikte aralarında zorunlu değil ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğu, arabuluculuk dava şartının her davalı yönünden ayrı değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Trafik kazasında yaralanan davacı, güvence hesabı ile araç sürücüsü ve işletenin mirasçılarından maddi ve manevi tazminat istemiştir. İlk derece mahkemesi güvence hesabı yönünden davayı kabul etmiş, sürücü ve işleten mirasçıları yönünden ise arabuluculuğa başvurulmadığı ve taraf ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davayı usulden reddetmiştir. Daire, güvence hesabının geçici iş göremezlik, hesap yöntemi, temerrüt ve zamanaşımına ilişkin istinaf sebeplerini yerinde görmeyerek bu yönden başvuruyu esastan reddetmiş; müteselsil sorumlular arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğunu ve mirasçıların davaya dahil edilmesiyle taraf teşkilinin sağlandığını belirterek davacının istinaf başvurusunu kabul edip kararı bu davalılar yönünden kaldırmıştır.

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2022/490 K. 2023/2459 Kısmen Kabul

Ölümlü trafik kazasında, birden çok kişinin aynı zarardan farklı sebeplerle sorumlu olması hâlinde müteselsil sorumluluk hükümlerinin uygulanacağı belirtilerek, sigortacının yalnız sigortalısının kusuru oranında sorumlu tutulması yönündeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, yaya geçidinde iki aracın çarpması sonucu ölen öğrencinin yakınlarının açtığı destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi maddi tazminatı asgari ücret üzerinden hesaplayarak davayı kısmen kabul etmiştir. Daire, kiralama sözleşmesinin uzun süreli sayılamayacağını belirterek araç malikinin işleten sıfatının sürdüğünü, sürücülerin eşit oranda asli kusurlu olduğunu, sigortacının müteselsilen sorumlu bulunduğunu ve yetiştirme gideri indiriminin yerinde olduğunu saptayıp davalıların istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Buna karşılık ölenin gelirinin asgari ücret kabul edilmesini yerinde görmeyerek davacıların başvurusunu kabul etmiş, kararı kaldırıp düzelterek yeniden hüküm kurmuştur.

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2021/154 K. 2022/556 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Destekten yoksun kalan üçüncü kişinin açtığı davada, dava dilekçesinde kusur oranında sorumluluk istenmediğinden, karşı araç sürücüsünün kusurunun sigortalı araç sürücüsünün müteselsil sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı ve tazminattan kusur indirimi yapılamayacağı kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Trafik kazasında yaşamını yitiren kişinin annesi, zorunlu mali sorumluluk sigortacısına karşı destekten yoksun kalma tazminatı ve cenaze gideri istemiyle asıl ve birleşen dava açmıştır. İlk derece mahkemesi asıl davayı kısmen, birleşen davayı tamamen kabul etmiş; davalı sigorta şirketi kusur, müteselsil sorumluluk, desteğin geliri, hatır taşıması indirimi ve faiz başlangıcı yönünden istinafa başvurmuştur. Daire, sigortalı araç sürücüsünün en az dörtte bir oranında kusurlu olduğunu, zarar gören üçüncü kişiye karşı müteselsil sorumluluk nedeniyle kusur indirimi yapılamayacağını, destek ile sürücünün nişanlı olması karşısında hatır taşımasının bulunmadığını ve eksik ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesinin doğru olduğunu belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2018/1445 K. 2019/1138 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Araç işleteni ile zorunlu mali sorumluluk sigortacısının aynı zarardan birlikte sorumlu olmaları nedeniyle dava hakkının sorumlulardan yalnız birine karşı kullanılmasının yeterli olduğu; davanın sigortacıya yöneltilmemiş olmasının işleten aleyhine açılan rücu davasını sakatlamadığı belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Kasko sigortacısının, sigortalı araca ödediği hasar bedelinin karşı araç işletenine düşen kusur payını halefiyet yoluyla istemesi ve icra takibine itirazın iptali davası. İlk derece mahkemesi davayı kabul edip takibin devamına karar verdi. Davalı işleten şirket; kusur oranına, sigortacının rücu yetkisi bulunmadığına, ödemenin fahiş olduğuna ve davanın zorunlu mali sorumluluk sigortacısına yöneltilmesi gerektiğine dayanarak istinaf etti. Daire, kusur oranının kaza tespit tutanağıyla uyumlu olduğunu, sigortacının ödemeyle sigortalının haklarına halef olduğunu ve sorumlulardan yalnız birine dava açılabileceğini belirterek istinafı esastan reddetti.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!