TBK Madde 60 Sorumluluk sebeplerinin çokluğu: Sebeplerin yarışması

Özet 1 fıkra · ~1 dk okuma

TBK 60, bir kişinin sorumluluğu birden çok sebebe dayandırılabiliyorsa hâkim, zarar gören aksini istemiş olmadıkça veya kanunda aksi öngörülmedikçe, zarar görene en iyi giderim imkânı sağlayan sorumluluk sebebine göre karar verir.

Resmi Metin

Sebeplerin yarışması

Madde 60- Bir kişinin sorumluluğu, birden çok sebebe dayandırılabiliyorsa hâkim, zarar gören aksini istemiş olmadıkça veya kanunda aksi öngörülmedikçe, zarar görene en iyi giderim imkânı sağlayan sorumluluk sebebine göre karar verir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

TBK m.60, aynı zarar verenin sorumluluğunun birden çok sebebe (örneğin hem kusur sorumluluğu hem bir kusursuz sorumluluk haline) dayandırılabildiği durumda hâkime, zarar görene en iyi giderim imkânı sağlayan sebebe göre karar verme görevi yükler. Dikkat: bu, dört unsuru (kusur, zarar, illiyet, hukuka aykırılık) ortadan kaldırmaz; yalnız hangi sorumluluk rejiminin uygulanacağını seçer. Pratikte sık yapılan hata, dava dilekçesinde tek bir hukuki sebebe kilitlenmektir. Doğru tutum: dayanak teşkil edebilecek tüm sebepleri terditli biçimde ileri sürüp her birinin maddi vakıalarını ayrı ayrı somutlaştırmaktır.

İspat yükü davacıda kalmaya devam eder; zararını, illiyet bağını ve kusura dayalı sebep yönünden kusuru kanıtlamak zorundadır. Kusursuz sorumluluk sebebi de gündemdeyse, o sebebin yasal koşullarını (örneğin işletme/tehlike ilişkisini) ortaya koymak davacının lehinedir, çünkü kusur ispatı yükünü hafifletebilir. Hâkim, zarar gören aksini istemedikçe veya kanun aksini öngörmedikçe en lehe sebebi resen tatbik etmekle yükümlüdür; ancak bu, dilekçedeki vakıaları sizin yerinize tamamlamayacağından, her sebebin kalem hesabını ve dayanağını dava aşamasında eksiksiz koymak şarttır.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 60. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununda yer verilmeyen, “V. Sorumluluk sebeplerinin çokluğu / 1. Sebeplerin yarışması” kenar başlıklı yeni bir maddedir.

Tasarının tek fıkradan oluşan 59. maddesinde, sorumluluk sebeplerinin yarışması düzenlenmektedir.

Maddede, öğreti ve uygulamadaki çağdaş gelişmeler göz önünde tutularak, bir kişinin sorumluluğunun birden çok hukuki sebebe dayandırılabilmesi durumunda, hakimin, kanunda aksine bir hüküm yoksa, zarar görene en iyi giderim olanağı sağlayan sorumluluk sebebine göre karar vermesi öngörülmektedir.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.60 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 3.HD E. 2020/3391 K. 2021/6158 Bozma

Bir zararın giderilmesinde sözleşme, haksız fiil veya kusursuz (objektif) sorumluluk gibi birden fazla sorumluluk sebebi bulunsa bile, zarar gören aksini talep etmedikçe, hâkim zarar görene en fazla giderim sağlayan sorumluluk sebebine göre karar vermelidir.

Detaylı özeti gör

Davacılar, 29.08.2012 tarihli trafik kazasında murislerinin ölümü nedeniyle destekten yoksun kaldıklarını ve manevi zarara uğradıklarını ileri sürerek; araç maliki/işleteni şirket, kazada vefat eden diğer araç sürücüsünün mirasçıları, paket turu düzenleyen seyahat şirketi ve sigortacılar aleyhine maddi ve manevi tazminat istemiştir. İlk derece mahkemesi maddi tazminat davasını konusuz sayıp manevi tazminatı bir kısım davalılar yönünden kısmen kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi ise hükmü düzelterek yeniden karar vermiştir. Yargıtay, olayın oluş şekli, davacıların murisle yakınlığı ile tarafların sosyal ve ekonomik durumları karşısında takdir edilen manevi tazminatın manevi huzuru sağlamaya yeterli olmadığını, miktarın az kaldığını belirterek, daha yüksek manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle kararı davacılar yararına bozmuştur.

Yargıtay 3.HD E. 2020/7496 K. 2021/2179

Bir kişinin sorumluluğu birden çok sebebe (sözleşmeye aykırılık ve haksız fiil) dayandırılabiliyorsa hâkim, zarar gören aksini istemiş olmadıkça veya kanunda aksi öngörülmedikçe, zarar görene en iyi giderim imkânı sağlayan sorumluluk sebebine göre karar verir.

Detaylı özeti gör

Türkiye İş Kurumu, davalı özel eğitim kursu ile yaptığı istihdam garantili eğitim hizmet sözleşmeleri kapsamında ödediği 85.249,89 TL'yi, davalının istihdam yükümlülüğünü eksik ya da hiç yerine getirmediği gerekçesiyle ödeme tarihinden işleyecek yasal faiziyle istemiştir. İlk derece mahkemesi davayı kabul edip dava tarihinden itibaren faize hükmetmiş, bölge adliye mahkemesi tarafların istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Yargıtay, davalının kursiyerlerin SGK bildirimlerini sahte düzenlemesini haksız fiil sayarak, sorumluluğun hem sözleşmeye aykırılık hem haksız fiile dayandığını ve davacının haksız fiil nedeniyle ödeme tarihinden itibaren faiz isteyebileceğini belirlemiş; dava tarihinden faize hükmedilmesini bozma nedeni saymış, ancak yeniden yargılama gerektirmediğinden ilk derece hükmündeki "dava" ibaresini "ödeme" olarak değiştirip kararı düzelterek onamıştır.

Yargıtay 3.HD E. 2018/1896 K. 2019/8016 Bozma

Bir kişinin sorumluluğu birden çok sebebe (örneğin sözleşmesel sorumluluk ile yapı malikinin kusursuz sorumluluğu) dayandırılabiliyorsa hâkim, zarar görene en iyi giderim imkânı sağlayan sorumluluk sebebine göre karar vermeli; sözleşme dışı sorumluluk sebepleri de birlikte gözetilmelidir.

Detaylı özeti gör

Davacı, davalıya ait alışveriş merkezinde 01/07/2008 tarihli kira sözleşmesiyle kiraladığı bağımsız bölümde iki işletme çalıştırdığını, 09/09/2009'daki yağmurda davalının önlem almaması ve istinat duvarının kaldırılması nedeniyle katların su altında kalarak işletmelerin kullanılamaz hale geldiğini ileri sürüp zararları ve ciro kaybı için toplam 10.000 TL tazminat istemiştir. Davalı, yapı malikinin sorumluluğunun zamanaşımına uğradığını, olayın mücbir sebep oluşturduğunu ve kira sözleşmesinden sorumluluğu bulunmadığını savunmuş, sulh hukuk mahkemesi davayı reddetmiştir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, mahkemenin bilirkişi incelemesi yaptırmadan eksik araştırmayla hüküm kurduğunu; sözleşmesel sorumluluk yanında bina malikinin kusursuz sorumluluğunun da gözetilip selin binanın yapımındaki bozukluktan doğup doğmadığının araştırılması gerektiğini belirterek hükmü davacı yararına bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.60 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 1. Hukuk Dairesi E. 2023/179 K. 2025/439 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Elektrik dağıtım şirketine karşı kusursuz sorumluluk tazminatı davasında daire, TBK m.60'taki sebeplerin yarışması hükmünü aktarmış; zarar görenin sözleşmeye de dayanabileceğini, davasını ise kusursuz sorumluluğa dayandırdığını belirterek haksız fiil zamanaşımının uygulanmasını yerinde bulmuştur.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, elektrik dağıtım şirketinin sorumluluğundaki hattan yüksek voltaj verilmesi sonucu işyerindeki klimaların zarar gördüğü iddiasıyla açılan kusursuz sorumluluğa dayalı tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi, zararın 2019 yılı Ocak ayında doğduğunu, davacının 18/05/2019 tarihli başvurusuyla zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiğini, arabuluculukta geçen 24 gün dışında zamanaşımını durduran veya kesen sebep bulunmadığını ve 24/03/2022 tarihinde açılan davada TBK'nın 72. maddesindeki iki yıllık sürenin dolduğunu belirterek davayı reddetmiştir. Daire, abonelik sözleşmesi bulunduğundan genel zamanaşımının uygulanması gerektiği yönündeki istinaf sebebini, TBK'nın 60. maddesindeki sebeplerin yarışması kuralı karşısında davacının davasını kusursuz sorumluluğa dayandırması nedeniyle yerinde görmemiş ve başvuruyu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2022/70 K. 2025/60 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Daire, gerekçesinde öğretiye atıfla; sahte ve tahrif edilmiş çekin ödenmesi nedeniyle zarara uğrayan düzenleyenin (keşidecinin), TBK m.60 ve 61 gereğince hem muhatap bankaya hem de çekte tahrifatı yapan hamile karşı dava açabileceğini belirtmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Muhatap banka, müşterisinin çek hesabından sahte çekle 66.000,00 TL çekilmesi nedeniyle uğradığı zarar için çeki ibraz eden hamil aleyhine takip başlatmış, itiraz üzerine itirazın iptalini istemiştir. İlk derece mahkemesi, çekin Findeks üzerinden sorgulanmasının bankanın rücu hakkını ortadan kaldırmayacağı gerekçesiyle davayı kabul etmiştir. Daire, TTK'nın 812. maddesi uyarınca sahte veya tahrif edilmiş çeki ödemekten doğan zararın muhataba ait olduğunu, bu sorumluluğun kusursuz ve kanundan doğduğunu, hamile ancak çeki kötü niyetle veya ağır kusurla iktisap etmesi halinde başvurulabileceğini vurgulamıştır. Davalı hakkındaki sahtecilik soruşturmasında kovuşturmaya yer olmadığı kararı kesinleştiğinden ve davalıya atfedilecek kusur ispatlanamadığından karar kaldırılmış, dava sübut bulmadığından reddedilmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 6. Hukuk Dairesi E. 2021/1079 K. 2021/1144 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Haksız icra takibi nedeniyle kazanç kaybının tazmini davasında, istinaf sebebi olarak sebeplerin yarışmasını düzenleyen TBK m.60'a dayanılarak uyuşmazlığın sözleşmeye aykırılıktan doğduğu ileri sürülmüş; daire, davayı haksız fiile dayalı sayarak başvuruyu esastan reddetmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla ödenmemiş borcu bulunmadığı halde aleyhine başlatıldığı ileri sürülen icra takibi sonucu araçlarının yakalanıp muhafaza altına alınması nedeniyle uğranıldığı bildirilen kazanç kaybının tazmini istemine ilişkindir. Davalı yetki itirazında bulunmuş, ilk derece mahkemesi yetkisizliğine ve talep halinde dosyanın davalının yerleşim yeri mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. Davacı ise davanın sözleşmeye aykırılığa dayandığını ve ifa yeri mahkemesinin yetkili olduğunu ileri sürmüştür. Daire, uyuşmazlığın haksız takipten, dolayısıyla haksız fiilden kaynaklandığını; yakalamaların ve takibin başka illerde gerçekleştiğini, tarafların yerleşim yerlerinin de davanın açıldığı yer olmadığını belirterek yetkisizlik kararını yerinde bulmuş ve istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!