TBK Madde 315 Kira bedelini ödeme borcu: Kiracının temerrüdü

Özet 2 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 315, kiracı kiralananın tesliminden sonra muaccel olan kira bedelini veya yan gideri ödeme borcunu ifa etmezse, kiraya verenin kiracıya yazılı olarak bir süre verip bu sürede de ifa edilmemesi durumunda sözleşmeyi feshedeceğini bildirebileceğini düzenler; kiracıya verilecek süre en az on gün, konut ve çatılı işyeri kiralarında ise en az otuz gün olup, bu süre yazılı bildirimin kiracıya yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren işlemeye başlar.

Resmi Metin

Kiracının temerrüdü

Madde 315- (1) Kiracı, kiralananın tesliminden sonra muaccel olan kira bedelini veya yan gideri ödeme borcunu ifa etmezse, kiraya veren kiracıya yazılı olarak bir süre verip, bu sürede de ifa etmeme durumunda, sözleşmeyi feshedeceğini bildirebilir.

(2) Kiracıya verilecek süre en az on gün, konut ve çatılı işyeri kiralarında ise en az otuz gündür. Bu süre, kiracıya yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren işlemeye başlar.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Kira bedelinin veya yan giderlerin ödenmemesi nedeniyle tahliyenin en sık kullanılan yoludur; ancak uygulamadaki davaların önemli kısmı maddi şart hatasından düşer. İhtarın yazılı olması, muaccel ve mevcut bir kira borcuna dayanması, ödenmeyen tutarı açıkça göstermesi ve verilen sürenin yasal asgari süreden kısa olmaması gerekir. Konut ve çatılı işyeri kiralarında süre en az otuz gün, diğer kiralarda en az on gündür; sürenin ihtarın tebliğini izleyen günden işlemeye başladığı çoğu kez gözden kaçar ve eksik süreli ihtarlar feshi geçersiz kılar.

Stratejik olarak ihtarda hem ödenecek tutar hem de ödenmemesi hâlinde sözleşmenin feshedileceği uyarısı birlikte yer almalı; tebligatın usulüne uygunluğu ve borcun gerçekten muaccel olduğu (ödeme zamanı, varsa ödeme yeri) ispatlanmalıdır. Kiracının süre içinde tam ödeme yapması feshi engeller; kısmi ödeme ise tartışmaya açık olduğundan, dava açmadan önce ödeme durumunu netleştirmek gerekir.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 315. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 260 ıncı maddesini karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 314 üncü maddesinde, kiracının temerrüdü düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 260 ıncı maddesinin kenar başlığında kullanılan “F. Hitam / I. Kiracının temerrüdü” şeklindeki ibare, Tasarıda “3. Kiracının temerrüdü” şeklinde değiştirilmiştir.

Maddenin birinci fıkrasına göre, kiracı, kiralananın tesliminden sonra, muaccel olan kira bedelini veya yan gideri ödeme borcunu ifa etmezse, kiraya veren kiracıya yazılı olarak bir süre verip, bu sürede de ifa etmeme durumunda, sözleşmeyi feshedeceğini bildirebilir. Ancak, 818 sayılı Borçlar Kanununun 260 ıncı maddesinden farklı olarak, yapılacak bildirimin yazılı olması aranmıştır.

Maddenin ikinci fıkrasında, 818 sayılı Borçlar Kanununun 260 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında öngörülen süreler, Tasarıda, “Kiracıya verilecek süre en az on gün, konut ve çatılı işyeri kiralarında ise en az otuz gündür. Bu süre, kiracıya yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren işlemeye başlar.” şeklinde değiştirilmiştir. Böylece, kiracıya yazılı bildirimin yapıldığı tarihin yasal sürelerin hesabında göz önünde tutulmayacağına ilişkin olarak fıkrada yapılan düzenleme, uygulamanın da benimsediği görüşe uygun hale getirilmiştir. Öte yandan, kira bedeli borcunun ödenmesinde temerrüt ile yan gider borcunun ödenmesinde temerrüt arasındaki fark ortadan kaldırılmıştır. Böylece, öğreti ve uygulamada, kiracı tarafından yan giderlerin ödenmesinde temerrüde bağlı sonuçlar bakımından ortaya çıkan duraksamaların giderilmesi amaçlanmıştır.

Maddenin düzenlenmesinde, kaynak İsviçre Borçlar Kanununun 257d maddesi göz önünde tutulmuştur.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.315 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2024/3407 K. 2025/2532 Bozma

Temerrüt nedeniyle tahliyede, kiraya veren muaccel kira ödenmezse yazılı süre verip fesih ihtarında bulunabilir; kiracı, kiralanan tahliye edilerek kiraya verenin hakimiyetine geçtiği tarihe kadar kira bedelinden sorumludur.

Detaylı özeti gör

Davacı şirket, davalıya kiraladığı ızgara ve yemek salonuna ilişkin Mart/2019'dan itibaren ödenmeyen kira bedellerinin tahsili ile tahliye istemiş; davalı ise parselasyon ve mülkiyet değişikliği nedeniyle kira ilişkisinin sona erdiğini savunmuştur. Yargıtay, asıl kiraya veren ile asıl kiracı arasındaki açık alan sözleşmesinin belirsiz süreli hale geldiğini, fesih bildiriminin tebliğine dair evrak bulunmadığını ve kiralananın halen alt kiracı davalının kullanımında olup tahliye olgusunun ispatlanmadığını belirterek kararı davacı yararına bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2017/7388 K. 2019/3878 Bozma

Kiraya verenin TBK m.315 uyarınca gönderdiği ihtarnamenin, adres değişikliğini bildirme yükümlülüğünü yerine getirmeyen kiracıya bu nedenle tebliğ edilememesinin sonuçlarına kiracı katlanır.

Detaylı özeti gör

Davalı kiracıya 36 ay süreyle iki araç kiralanmış; kiracının kira bedellerini ödememesi üzerine kiraya veren noter ihtarnamesi göndermiş ve icra takibine geçmiştir. Ancak ihtarname ile ödeme emri, kiracının adresten ayrıldığı gerekçesiyle tebliğ edilemeden iade edilmiştir. Sulh hukuk mahkemesi, TBK m.315'teki sürelerin davalıya verilemediği gerekçesiyle sözleşmenin feshi davasını reddetmiştir. Yargıtay ise sözleşmenin 12. maddesi uyarınca adres değişikliğini noterde bildirmekle yükümlü kiracının bu yükümlülüğü yerine getirmemesinin sonuçlarına katlanması gerektiğini belirterek red kararını bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2017/8047 K. 2017/18389 Onama

TBK m.315 uyarınca gönderilen ihtarnameyle verilen süre içinde kira bedelinin ödenmesi halinde kiracının temerrüdü gerçekleşmediğinden, temerrüt nedeniyle tahliyeye karar verilemez.

Detaylı özeti gör

Davacı kiralayan, kiracının ihtara rağmen kira bedellerini ödemeyerek temerrüde düştüğünü ileri sürerek kiralananın tahliyesini istemiş; davalı kiracı ise taşınmazı dava tarihinden sonra tahliye ettiğini savunmuştur. İlk mahkemenin kabul kararı, ihtarla verilen süre içinde kira paralarının ödenmiş olması ve taşınmazın yargılama sırasında tahliyesiyle davanın konusuz kalması nedeniyle bozulmuş, mahkeme bozmaya uyarak davayı reddetmiştir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, konusuz kalan davada red yerine 'esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına' hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararı HUMK m.438/7 uyarınca düzelterek onamıştır.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2017/8023 K. 2017/18390 Kısmi

TBK m.315 uyarınca temerrüt nedeniyle açılacak tahliye davası kural olarak kiralayan tarafından açılmalıdır; kiralayanlar birden fazla ise zorunlu dava arkadaşlığı nedeniyle temerrüt ihtarnamesi tüm kiralayanlarca gönderilmeli ve dava tümünce açılmalıdır.

Detaylı özeti gör

Muris ile davalı kiracı arasında 28.01.1985 başlangıç tarihli süresiz kira sözleşmesi bulunmakta olup, muris 26.11.2013'te vefat etmiş ve geriye üç mirasçı davacı kalmıştır. Davacılar, gönderdikleri ihtarnameye rağmen kiracının kira bedellerini ödemediğini ileri sürerek temerrüt nedeniyle tahliye istemiş, mahkeme davayı kabul etmiştir. Yargıtay, taşınmazda iştirak halindeki mülkiyetin müşterek mülkiyete çevrilmesine ve mirasçılar arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunmasına rağmen 27.07.2015 tarihli temerrüt ihtarnamesinin mirasçılardan Türkan dışındaki kişilerce gönderildiğini, bu noksanlığın sonradan giderilemeyeceğini ve hukuki sonuç doğurmayan ihtara dayanılarak tahliye kararı verilemeyeceğini belirtmiştir. Bu nedenle alacağa yönelik hüküm onanmış, tahliyeye yönelik hüküm ise bozulmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2017/7358 K. 2017/16789 Bozma

TBK m.315 gereğince temerrüt nedeniyle tahliye için istenen kira bedeli veya yan giderin muaccel olması ve verilen sürede ödenmemiş bulunması gerekir; sözleşmede artış şartı yoksa istenen kira tutarını ispat yükü kiraya verendedir.

Detaylı özeti gör

Kiraya veren davacı, 01.11.2013 başlangıçlı bir yıllık sözleşmede aylık 350 TL kararlaştırılan kiranın yıllık ÜFE artışıyla 2014'te 363 TL, 2015'te 405 TL olması gerektiğini, davalı kiracının artışı ödemediğini ileri sürerek eksik fark için ihtar çekip temerrüt nedeniyle tahliye istemiştir. Davalı ise sözleşmede artış maddesi bulunmadığını savunmuş, Sulh Hukuk Mahkemesi davanın kabulüne karar vermiş, davalı hükmü temyiz etmiştir. Yargıtay, sözleşmede artış düzenlemesi olmadığından istenen kira tutarının ispatının kiraya verende olduğunu, davacının tek yanlı ÜFE artışını kanıtlayamadığından aylık kiranın 350 TL kabulü gerektiğini belirterek, reddi gereken davanın kabulünü isabetsiz bulup hükmü bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

TBK Madde 315 - Kira bedelini ödeme…

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!