T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
DAVANIN KONUSU : İtirazın Kaldırılması Ve Tahliye
Anamurİcra Hukuk Mahkemesi’nin 09/11/2018 tarih 2018/85 esas 2018/104 karar sayılı mahkeme kararının süresi içinde istinaf yolu ile tetkiki davalı vekili tarafından istenmesi üzerine dosya dairemize gönderilmekle dava dosyası için düzenlenen inceleme raporu dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında Anamur Noterliği’nde düzenlenen 05.06.2017 tarih ve 6886 Yevmiye numaralı kira sözleşmesi ile müvekkili adına Mersin İli Anamur İlçesi A1 Mahallesi A2 Mevkiinde bulunan P29C.08.C Pafta, 101 Ada ve 30 Parselde kayıtlı 8.703,54 M2 yüzölçümlü örtü altı tarım arazisi ve tarla nitelikli taşınmazın müvekkili tarafından davalıya kiraya verildiğini,davalının kira sözleşmesi gereğince 30.04.2018 tarihinde ödemesi gereken 10.000,00 TL yıllık kira bedelini ödemediğinden o güne kadar birikmiş faizi ile birlikte 10.140,55 TL üzerinden aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, Örnek 13 ödeme emri gönderildiğini davalının ödeme emrine 09.07.2018 tarihinde itiraz ettiğini, 11.07.2018 tarihli kararla icra takibinin durdurulduğunu, kararda örnek 13 yerine, yanlışlıkla örnek 7 den söz edildiğini, borçlunun takibe konu edilen ve temerrüde düşmüş olduğu kira borcunu ve eklentilerini kendisine ödeme emrinin tebliğ edildiği 03.07.2018 gününden itibaren ihtar süresi içinde ödemediğini, davalının kira sözleşmesi altındaki kendisine atfen atılmış bulunan imzayı inkar etmediğini, sözleşme içeriğine itiraz etmediğini, yalnızca kira sözleşmesine konu taşınmazla ilgili olarak, alacaklı ile Anamur 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde 2017/314 Esas sayılı tapu iptal ve tescil davasından bahisle davanın derdest olduğu, taşınmazın ve seranın alacakla ilgisi olmadığı, o nedenle borçlu olunmadığı yolunda bir itirazda bulunduğunu, davalı tarafça imza, inkar edilmemiş ve sözleşme içeriğine itiraz edilmemiş olduğundan, İcra ve İflas Kanunu madde 269/2’nin ikinci cümlesi gereğince davalı icra takibinin dayanağı kira sözleşmesini kabul etmiş sayıldığını, İcra ve İflas Kanunu’nun 269/b maddesi gereğince itirazın kaldırılmasına ve tahliye kararı verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça taşınmazın hileli yollarla devir alındığını, gerçek olmayan bu devir ile ilgili davaların yargılamanın devam ettiğini, borca konu taşınmazla ilgili alacaklı ile Anamur 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nde 2017/314 esas sayılı tapu iptal ve tescil davasının derdest olduğunu, taşınmazın ve seranın alacaklı ile ilgisinin olmadığını, borçla müvekkilinin ilgisi bulunmadığını, bu nedenle borca itiraz ettiğini, davalının taşınmazın gerçek sahibi olduğunu, üzerindeki hacizlerden kurtulmak için K1’e satış ve devir yapıldığını, aralarındaki yazılı sözleşme ile satışın gerçek olmadığının sabit olduğunu, satış ve devirlerin olduğu tarihten itibaren taşınmazın davalı tarafından kullanıldığını, sera ile ilgili bankalardan davalı tarafından kredi kullanıldığını, banka dekontları ve kredi ödemesi makbuzlarını delil olarak sunduklarını beyan ederek davanın reddine, davacının %20 oranında tazminat ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemece genel mahkemede görülen davaların icra hukuk mahkemesinin itirazın kaldırılması ve tahliye talebini incelemesine ve bir karar vermesine engel teşkil etmediği,davalı kiracı tarafından İİK.nun 269/c maddesinde belirtilen yazılı belgeler ile borcu ödediğini kanıtlayamadığından davanın kabulü ile davalının Anamur İcra Müdürlüğünün 2018/1021 Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kaldırılmasına, takibin devamına, davalının Mersin İli Anamur İlçesi A1 Mahallesi A2 Mevkiinde kain 101 ada 30 parsel sayılı taşınmazdan tahliyesine, asıl alacağın %20’si oranındaki tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik ve hatalı inceleme ile karar verildiğini, Anamur Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan başvuru ve Anamur 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan 2017/314 Esas sayılı tapu İptal ve tescil davasının sonucunun beklenmesi talebinin mahkemece dikkate alınmadan karar verildiğini, davaya cevap dilekçelerini tekrar ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Uyuşmazlık, Anamur İcra Dairesinin 2018/1021 esas sayılı dosyasından başlatılan takibe dayalı itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir.
Anamur İcra Dairesinin 2018/1021 esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklı K2 tarafından borçlu K3 hakkında 26/06/2018 tarihinde adi kiraya ve hasılat kiralarına ait takip yoluyla 10.000,00 TL’nin tahsili için tahliye talepli takip başlatıldığı, borçluya 7 günlük itiraz ve 30 günlük ödeme süresi ihtarlarını içerir örnek 13 ödeme emrinin 03/07/2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafça ödeme emrine ve kira sözleşmesine karşı itirazda bulunulmadığı, borca itiraz edildiği görülmüştür.
Türk Borçlar Kanunun 315. maddesine göre kiralanan taşınmaz konut ve çatılı iş yeri olmadığından üç gün itiraz altı gün ödeme süreli ödeme emri gönderilmesi gerekmektedir. Davalı kiracıya gönderilen ödeme emrinde üç gün itiraz süresi yerine yedi günlük itiraz süresi, altı günlük ödeme süresi yerine otuz günlük ödeme süresi verilmiştir. Türk Borçlar Kanunun 315. maddesindeki kural emredici nitelikte olup, taraflar sözleşme ile bu süreyi kısaltamazlar ancak uzatabilirler. Davalı kiracıya çıkartılan ödeme emrinde yasada belirtilen süreden daha uzun itiraz ve ödeme süresi verilmesi borçlu lehine bir durum olduğundan itirazın kaldırılması ve tahliye talebi bu süreler esas alınarak değerlendirilmelidir.
Ödeme süresi içerisinde takip konusu alacağın ödenmediği, davalının kira bedelinin ödeme süresi içerisinde ödendiğini iddia ve ispat etmediği anlaşılmakla davacının itirazın kaldırılması talebinin kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırı yön bulunmamaktadır.
Borçluya tebliğ edilen ihtarlı ödeme emrinde otuz günlük yasal ödeme süresi verilmiştir. Davacı tarafça tahliye istemli dava, İİK.’nun 269/1.maddesi uyarınca, yasal 30 günlük süre beklenmeden açılmıştır. İİK.nun 269/1.maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken Türk Borçlar Kanunu’nun 315/2. maddesinde yer alan yasal ödeme süresi olan 30 günlük süre dolmadan icra mahkemesinden tahliye isteminde bulunulamaz. Ödeme emrinin tebliğinden itibaren yasal otuz günlük ödeme süresi beklenmeden tahliye isteminde bulunulamaz. Mahkemenin tahliye talebini kabul etmesi isabetsiz olmuştur. (Benzer karar Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 17/01/2018 tarih 2017/4227 esas 2018/653 karar, 6. Hukuk Dairesinin 17/10/2016 tarih 2016/10029 esas 2016/5927karar)
Yukarıda belirtilen nedenlerle; ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında tahliye talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, bu noktada hüküm tesisinin isabetsiz olduğu ancak söz konusu yanlışlığın giderilmesinin yeniden yargılama yapılmasını gerekli kılmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK’nın 353/1-b.2. bendi gereğince mahkeme kararının kaldırılmasına, “Davacının itirazın kaldırılması talebinin kabulü ile Anamur İcra Dairesinin 2018/1021 esas sayılı takip dosyasında takibe yapılan itirazın kaldırılmasına, asıl alacağın %20’u oranında hesaplanan 2.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının tahliye talebinin reddine” dair karar verilmesi gerektiğinden aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen KABULÜNE,
Anamurİcra Hukuk Mahkemesi’nin 09/11/2018 tarih 2018/85 esas 2018/104 kararının HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince
KALDIRILMASINA,
2
-a- Davacının itirazın kaldırılması talebinin kabulü ile Anamur İcra Dairesinin 2018/1021 esas sayılı takip dosyasında takibe yapılan itirazın kaldırılmasına,
Asıl alacağın%20’u oranında hesaplanan 2.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, b
–
Davacının tahliye talebinin reddine
Alınması gereken 54,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 35,90 TL harcın mahsubu ile kalan 18.50 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesaplanan 1.130,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesaplanan 1.130,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan toplam 52,40 TL harç gideri ve 71,00 TL yargıla gideri olmak üzere toplam 123,40 TL’nin kabul ve red oranına göre 61,70 TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğine avans sahibine iadesine,
3
–
İstinaf yargılaması yönünden,
Peşin alınan 44,40 TL istinaf karar harcının talebi halinde davalıya iadesine,
İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan 98,10 TL harç gideri ve 14,50 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 112,60 TL’nin kısmen kabul kısmen redde göre 56,30 TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
HMK’nın 333. maddesi gereğince gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Kararın taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu miktar itibari ile KESİN olmak üzere 13/01/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe