İ S T İ N A F K A R A R I
DAVANIN KONUSU : İtirazın Kaldırılması Ve Tahliye
Osmaniye İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2018/441 Esas 2019/86 Karar sayılı mahkeme kararının süresi içinde istinaf yolu ile tetkiki davacı vekili tarafından istenmesi üzerine dosya dairemize gönderilmekle dava dosyası için düzenlenen inceleme raporu dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı alacaklı vekili dava dilekçesinde özetle;
Osmaniye 1. İcra Dairesi’nin 2018/8745 E sayılı dosyasında davalı borçluya karşı kira alacağının tahsili ve tahliye talepli takip başlatıldığını, Osmaniye ili, Merkez ilçesi, A1 mahallesi, 357 ada 60 parsel sayılı taşınmazda çay ocağı olarak işletilen mecurun davacı tarafından 09/05/2006 tarihinde satın alındığını, önceki malik ile davalı arasındaki kira akdine dayalı olarak davalının bu yeri işlettiğini, 01/10/2008-01/10/2018 tarihleri arası kira bedelinin ödenmediğini, davalının takibe itiraz dilekçesinde önceki malik ile kira akdinin bulunduğunu kabul ettiğini ve kira bedellerinin önceki malike ödendiğini ileri sürdüğünü, böylelikle kira akdinin varlığı ve istenilen alacak miktarının kesinleşmiş olduğunu, davalının ödeme iddiasını yazılı delil ile ispatlayamadığını beyan etmiş, itirazın kaldırılmasına ve borçlunun tahliyesine, davalı borçlu aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı borçlu cevap dilekçesinde özetle; çay ocağının 357 ada 60 parsel ve 357 ada 61 parsel arasında kaldığını, bir kısmının 61 parsel sayılı taşınmaz içerisinde olduğunu, bu parselin de K1’e ait olduğunu, ilgili kişilerin dinlenmesi halinde haklılığının ortaya çıkacağını beyan etmiş, davanın reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi kararında; davalı borçlunun itiraz dilekçesinde davacı ile aralarında kira akdi bulunmadığını bildirdiğinden kira alacağına ilişkin itirazın kaldırılması ve tahliye isteminin dar yetkili icra mahkemesince incelenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı alacaklı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının itiraz dilekçesinde kira bedellerini önceki malike ve mirasçılarına ödediğini belirtmiş olması karşısında açıkça kira miktarını ve kiracılık sıfatını kabul ettiğini, ödeme olgusunu da İİK’nın 269/c maddesi doğrultusunda ispat edemediğini, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını beyan etmiş, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile itirazın kaldırılmasına ve davalının tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tarafça istinafa karşı cevap dilekçesi sunulmamıştır.
GEREKÇE:
Uyuşmazlık, kira alacağının tahsili ve tahliye talepli takipte borçlunun itirazının kaldırılması ve tahliye kararı verilmesi şartlarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Dava dosyası ve icra dosyasının tetkikinde, davalı tarafından çay ocağı olarak işletilen yerin bir kısmının Osmaniye ili, Merkez ilçesi, A1 mahallesi, 357 ada 60 parsel sayılı taşınmazda kaldığı hususunun taraflar arasında ihtilafsız olduğu görülmektedir.
Davacının 357 ada 60 parsel sayılı taşınmazın tamamını K1’den 09/05/2006 tarihinde satın aldığı da tapu kaydı ile sabittir.
Yine davalının bu taşınmazdaki çay ocağı olarak işletilen yeri önceki malikten kiralamak suretiyle kullandığı da davalının itiraz dilekçesinde açıkça kabul edilmektedir. Bunun yanında davalı taraf kira bedelini önceki malike, vefatı sonrası da mirasçısına ödediğini de belirtmektedir.
Davacının bu taşınmazı satın alması sebebiyle önceki malik kiralayanın halefi konumundadır.
Davalı, davacı ile aralarında kira sözleşmesi bulunmadığını ileri sürmüş ise de, önceki malik ile kira sözleşmesi olduğunu açıkça kabul ettiğinden, kira bedeline itiraz etmeyerek kira bedelinin önceki malike ve mirasçısına ödediğini belirttiğinden, davacının da satın almaya dayalı olarak önceki malikin halefi konumuna geldiğinden, taraflar arasında kira akdinin varlığı ve istenen kira bedelinin miktarının ihtilafsız olduğu kabul edilmelidir. Bu nedenle ilk derece mahkemesinin, kira sözleşmesinin bulunmadığı itirazına dayalı olarak icra mahkemesince inceleme yapılamayacağı yönündeki gerekçesi yerinde değildir.
Öte yandan davalı kiracı kira bedellerini önceki malike ve vefatı sonrası mirasçısına ödediğini ileri sürmüş ise de ödeme olgusunu İİK’nın 269/c maddesinde düzenlenen şekilde ispata yarar bir delil sunamamaktadır. Bu haliyle itirazın kaldırılmasına karar verilmesi gerekmektedir.
(emsal karar; Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin 2015/12362 E 2016/6031 K sayılı kararı)
Bununla birlikte TBK’nın 315. Maddesi hükmü uyarınca temerrüt nedeniyle açılacak tahliye davasının kural olarak kiralayan tarafından açılması gerekir. Kiralayan durumunda olmayan malik veya kiralananı sonradan iktisap eden yeni malikin önceden kiracıya ihbar göndererek kira bedellerinin kendisine ödenmesini istemesi kira ihbarın sonuçsuz kalması halinde yasal içerikli ihtarname veya ihtarlı ödeme emri tebliğ ettirmek suretiyle dava açması gerekir. Dosya münderecatına göre davacının ihtarname tebliğ ettirmediğine göre takibe konu edilen kira bedellerinin ödenmemesi sebebiyle TBK.nun 315 ve İİK.nun 269/c maddesi gereğince davalı borçlunun kiralanandan tahliyesini talep edilemeceğinden, tahliye davasının reddine karar verilmesi gerekmektedir.
(emsal karar; Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin 2015/12362 E 2016/6031 K sayılı kararı, yine benzer yönde Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 2019/5224 E 2019/9981 K sayılı kararı )
Bu tespitler ve izahatlar ışığında davanın kısmen kabulü ile itirazın kaldırılmasına, tahliye talebinin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmış olup, ilk derece mahkemesinin davanın reddine dair kararının usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşıldığından, istinaf talebinin kısmen kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından HMK’nın 353/1-b.2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile itirazın kaldırılmasına, tahliye talebinin reddine dair yeniden hüküm kurulmasına karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile, Osmaniye İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2018/441 Esas 2019/86 Karar sayılıkararının HMK.nun 353/1-b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, a-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, Osmaniye 1. İcra Dairesi’nin 2018/8745 E sayılı dosyasında davalı borçlunun İTİRAZININ KALDIRILMASINA, TAHLİYE TALEBİNİN REDDİNE, b-Asıl alacağın %20 si oranında olmak üzere 3.000,00 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-
İlk derecedeki yargılama aşaması bakımından a-Alınması gereken 54,40 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 35,90 TL nin mahsubu ile bakiye 18,50 TL’nin davalıdan alınarak hazineye GELİR KAYDINA, b-Davacı tarafından yapılan 52,40 TL harç, 28,00 TL tebligat masrafı olmak üzere toplam 80,40 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre 40,20 TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, c-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 1.130,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-
İstinaf aşaması bakımından, a-Alınması gereken 54,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 44,40 TL nin mahsubu ile bakiye 10,00 TL nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, b-Davacı tarafından yapılan 44,40 TL istinaf karar harcı, 121,30 TL istinaf kanun yolu başvuru harcı ve 59,50 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 225,20 TL nin kabul ve ret oranına göre 112,60 TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, c-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 19/10/2020 tarihinde miktar itibariyle
KESİN olarak karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe