T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :
MERSİN 1. SULH HUKUK MAHKEMESİ
DAVACI:
K1 – N1
VEKİLİ:
Av. K2
DAVALI:
K3 – N2
VEKİLİ:
Av. K4
DAVANIN KONUSU :
Kira alacağı ve Tahliye
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN
DAVALI
:
K3
VEKİLİ
:
Av. K4
TALEP KONUSU :
Mahkeme Kararının Kaldırılması
İSTİNAF KARAR TARİHİ :
22.09.2020
KARAR YAZIM TARİHİ :
22.09.2020
Mersin 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 10/05/2018 tarih ve 2018/411 Esas 2018/928 sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davalı vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan esas incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE :
Davalının müvekkiline ait A3 adresinde 16/11/2012 başlangıç tarihli kira akdine göre kiracı olduğunu, davalı tarafından ödenmeyen 16/11/2017 Aralık ayı kira bedeli olan 600,00 TL’nin ödenmesi için Mersin 5. Noterliğinin 08/12/2017 gün ve 32524 yevmiye nolu düzenlenen ihtarnamenin davalıya 13/12/2017 günü tebliğ edildiğini, yine 16/12/2017 Aralık ayı kira bedeli olan 600,00 TL için aynı noterliğin 29/12/2017 tarih ve 39768 yevmiye nolu ihtarnamenin 02/01/2018 tarihinde tebliğ edildiğini, davalının yasal süresi içerisinde borçlarını ödemediğini, davalının halen toplam 1.200,00 TL borcu bulunduğunu, çekilen ihtarnamelere rağmen kira borcunu ödemeyen ve temerrüde düşen davalı kiracı ile davacı arasındaki kira akdinin feshi, kiraya konu meskenden tahliyesi ve mevcut ihtarnameye konu 1.200,00 TL alacağın yasal faizi ile birlikte tahsiline, mahkeme masrafları, vekalet ücretinin de davalıya yükletilmesine karar karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf duruşmadaki beyanında; davacıya kira bedelini elden ödediğini, kendisine herhangi bir hesap numarası bildirmediği için banka üzerinden ödeme yapmadığını, davacıya elden ödeme yaptığını, ödeme yaptığında kendisinden herhangi bir yazılı belge almadığını, Aralık 2017 tarihinde 600,00 TL’ yi ödemesi konusunda iki ayrı ihtar geldiğini, bu ihtarlardan haberdar olduğunu, cevap yazmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI :
“1-Davanın Kısmen kabulü ile, Aralık 2017 kira alacağı olan 600 TL’ nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 600 TL’ lık kira alacağı yönünden talebin Reddine,
2-Dava konusu edilen “A3″ teki meskenden davalının Tahliyesine,” şeklinde karar verildiği görülmüştür.
DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Müvekkili kiracı aylık kira bedellerini davacı tarafından kendisine bir banka hesabı verilmediği için aylık kira bedellerini elden davacıya ödediğini, ancak davacı, müvekkil ile olan kira sözleşmesini haksız olarak sonlandırmak istediğinden müvekkilin elden ödemiş olduğu 16.11.2017 ile 16.12.2017 aralık ayı kira bedellerini ödemediğinden bahisle tahliye davası açtığını, ödenmediği belirtilen her iki ayın kira bedeli de müvekkil tarafından elden olarak davacıya ödendiğini, yerel mahkeme tarafından davayı kısmet reddetmiş olup 16.11.2017 tarihli kira bedeline yönelik açılan davanın haksız olduğuna kanaat getirdiğini, davacının dava açmasının gerçek sebebi kira bedellerinin ödenmemesi değil, elden ödenen kira bedellerinin ispat edilmesinin güçlüğüne dayanarak müvekkili davalıyı temerrüde düşürmek ve müvekkili davalının haksız bir şekilde tahliyesini sağlamaya yönelik olduğunu bu nedenle aleyhe olan yerel mahkemesinin kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak, bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Yazılı beyanlar, ihtarname, kira sözleşmesi ve tüm dosya kapsamı.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Dava, temerrüt nedeniyle kiralanın tahliyesi ve kira alacağının yasal faiziyle tahsili istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. Madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen de kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmış olup,
Davacı vekili; taraflar arasında davacıya ait mesken niteliğindeki taşınmazın davalıya kiralanmasına dair 16/11/2012 tarihli kira sözleşmesi bulunduğunu, davalının 16/11/2017 tarihinde ödemesi gereken 600,00 TL kira bedelini ödemediğini, davalıya 08/12/2017 tarihli ihtarname gönderdiklerini, buna rağmen kira bedelinin ödenmediğini, davalıhıh 16/12/2017 tarihli kira bedelini de ödemediğini, yine 29/12/2017 tarihli ihtarnamenin gönderilmesine dağmen davalının ödeme yapmadığını iddia ederek, davalının temerrüt nedeniyle taşınmazdan tahliyesine, 1.200,00 TL kira alacağının yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı kira bedellerini davacıya elden ödediğini, karşılığında yazılı belge almadığını savunmuştur.
İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulü ile davalının taşınmazdan tahliyesine, (Aralık 2017 ayına ait) 600,00 TL kira alacağının yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, bu karara karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Türk Borçlar Kanunu’nun 315. maddesi hükmü uyarınca temerrüt nedeniyle tahliyeye karar verilebilmesi için istenen kira parasının veya yan giderin muaccel (istenebilir) olması ve kira bedeli ile yan giderin verilen sürede ödenmemiş bulunması, ihtarnamede verilen süre içerisinde kira parasının ödenmemesi halinde akdin feshedileceğinin açıkça belirtilmesi gerekir. Kiracıya verilecek süre konut ve çatılı işyeri kiralarında en az otuz gün, ürün kiralarında en az altmış gün, diğer kira ilişkilerinde ise en az on gündür. Kira parası götürülüp ödenmesi gereken borçlardan olduğundan kiralayana götürülüp elden ödenmesi veya gideri kiracıya ait olmak koşuluyla konutta ödemeli olarak PTT kanalıyla gönderilmesi gerekir. Bundan ayrı, sözleşmede özel bir koşul kabul edilmişse bu husus da göz önünde tutulmalıdır. Açıklanan şekilde yapılmayan ödemeler yasal ödeme olarak kabul edilemez. Ancak teamül haline gelmiş bir ödeme şekli varsa bu şekilde yapılan ödeme de geçerlidir.
Taraflar arasında düzenlenen 16/11/2012 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin incelenmesinde, 1 yıl süreli olduğu, aylık kira bedelinin 500,00 TL olarak belirlendiği, ödemenin hangi şekilde yapılacağının belirtilmediği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık konusu, davalı kiracının davacı kiralayana kira borcunun var olup olmadığı, var ise tutarının ne olduğu, tahliye koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.
Davacı tarafından davalıya gönderilen 08/12/2017 tarihli ihtarnamede, 16/11/2017 tarihinde ödenmesi gereken 2017 yılı Aralık ayına ait 600,00 TL kira bedelinin ödenmediği belirtilerek, bu tutarın 30 gün içerisinde ödenmesi aksi halde alacak ve kiralananın tahliyesi hakkında dava açılacağı ihtar olunmuş, ihtarname davalıya 13/12/2017 tarihinde tebliğ edilmiştir.
Yine davacı tarafından davalıya gönderilen 29/12/2017 tarihli ihtarnamede, 16/12/2017 tarihinde ödenmesi gereken 2017 yılı Aralık ayına ait 600,00 TL kira bedelinin ödenmediği belirtilerek, bu tutarın 30 gün içerisinde ödenmesi, aksi halde alacak ve kiralananın tahliyesi hakkında dava açılacağı ihtar olunmuş, ihtarname davalıya 02/01/2018 tarihinde tebliğ edilmiştir.
Davalı 10/05/2018 tarihli duruşmaya katılarak, davalının kendisine banka hesap numarası bildirmemesi nedeniyle kira bedelini davalıya elden ödediğini, karşılığında yazılı belge almadığını savunmuştur. Kira ilişkisinin varlığını ve kira bedelinin miktarını ispat yükü kiralayana; kira bedelini ödediğini ispat yükü ise kiracıya aittir. Kira alacağına ilişkin olarak davalı tarafından ödeme iddiasında bulunulmuş, kira borcunun kiralayana elden ödendiği iddia edilmiştir. TMK’nın 6. maddesi hükmü uyarınca kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Davalı kira bedellerini davacı tarafa elden ödediğini savunmaktadır. İspat yükü davalıda olup, davalı dava konusu aylara ilişkin kira bedellerini ödediğini kanıtlamak durumundadır. Taraflar arasındaki yazılı kira sözleşmesinde kira bedelinin elden ödeneceğine dair bir yazılı bir ibare yoktur. İspat yükü kendisine düşen davalı, süresi içerisinde cevap dilekçesi sunarak delil bildirmediğine ve kira bedellerini elden ödediğine ilişkin iddiası da davacı tarafça kabul edilmediğine göre, yerel mahkemenin davanın kabulüne dair kararı yerindedir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davalının istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı, kararda kamu düzenine aykırı bir yön de bulunmadığı anlaşılmakla, davalının istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiş aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :
1-
Davalının istinaf başvurusunun
HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca
ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 532,82 TL istinaf karar harcından peşin alınan 133,21 TL harcın mahsubu ile bakiye 399,61 TL harcın davalıdan alınmasına,
3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-
Kararın tebliği vb. işlemlerin
HMK’nın 359/3 md. uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 362/1-a maddesi gereğince
KESİN olarak oybirliği ile karar verildi.22/09/2020
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe