TBK Madde 316 Kiracının borçları: Özenle kullanma ve komşulara saygı gösterme borcu

Özet 3 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 316, kiracı kiralananı sözleşmeye uygun olarak özenle kullanmak ve kiralananın bulunduğu taşınmazda oturanlar ile komşulara gerekli saygıyı göstermekle yükümlüdür; bu yükümlülüğe aykırı davranırsa kiraya veren, konut ve çatılı işyeri kirasında en az otuz gün süre verip aykırılığın giderilmesini, aksi hâlde sözleşmeyi feshedeceğini yazılı ihtarla bildirir, diğer kira ilişkilerinde ise önceden ihtara gerek olmaksızın yazılı bildirimle sözleşmeyi hemen feshedebilir; konut ve çatılı işyeri kirasında ayrıca kiralanana kasten ağır zarar verilmesi, verilecek sürenin yararsız olacağının anlaşılması ya da aykırılığın kiraya veren veya aynı taşınmazda oturanlar ile komşular bakımından çekilmez olması hâllerinde kiraya veren yazılı bildirimle sözleşmeyi hemen feshedebilir.

Resmi Metin

Özenle kullanma ve komşulara saygı gösterme borcu

Madde 316- (1) Kiracı, kiralananı, sözleşmeye uygun olarak özenle kullanmak ve kiralananın bulunduğu taşınmazda oturan kişiler ile komşulara gerekli saygıyı göstermekle yükümlüdür.

(2) Kiracının bu yükümlülüğüne aykırı davranması durumunda kiraya veren, konut ve çatılı işyeri kirasında, en az otuz gün süre vererek, aykırılığın giderilmesi, aksi takdirde sözleşmeyi feshedeceği konusunda yazılı bir ihtarda bulunur. Diğer kira ilişkilerinde ise, kiraya veren, kiracıya önceden bir ihtarda bulunmaksızın, yazılı bir bildirimle sözleşmeyi hemen feshedebilir.

(3) Konut ve çatılı işyeri kirasında, kiracının kiralanana kasten ağır bir zarar vermesi, kiracıya verilecek sürenin yararsız olacağının anlaşılması veya kiracının bu yükümlülüğe aykırı davranışının kiraya veren veya aynı taşınmazda oturan kişiler ile komşular bakımından çekilmez olması durumlarında kiraya veren, yazılı bir bildirimle sözleşmeyi hemen feshedebilir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bu hüküm, kiraya verenin kira bedeli ödenmese bile başvurabileceği ikinci büyük tahliye yoludur; pratikte gürültü, evi ahıra çevirme, ortak alanları işgal, komşularla sürekli kavga gibi durumlarda gündeme gelir. Konut ve çatılı işyerinde doğrudan fesih mümkün değildir: önce yazılı, en az 30 gün süreli ve “aykırılığı gidermezsen feshederim” uyarısını net içeren bir ihtar şarttır. Uygulamada en sık hata, ihtarın noterden çekilmemesi (ispat sorunu) veya verilen sürenin 30 günden kısa tutulmasıdır; bu, açılan tahliye davasını baştan düşürür.

Kasten ağır zarar, sürenin yararsız olacağının anlaşılması veya durumun çekilmez hale gelmesi (örneğin tekrarlanan ağır taciz) varsa ihtarsız fesih kapısı açılır, ama bunu kanıtlama yükü kiraya verendedir. Davadan önce arabuluculuk dava şartıdır; tutanak, komşu beyanları ve zarar fotoğrafları erkenden toplanmalı.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 316. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 256 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarını karşılamaktadır.

Tasarının üç fıkradan oluşan 315 inci maddesinde, kiracının kiralananı özenle kullanma ve komşulara saygı gösterme borcu düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 256 ncı maddesinin kenar başlığında kullanılan “C. Kiracının borçları / I. Borca muvafık surette takayyüt” şeklindeki ibare, Tasarıda “II. Özenle kullanma ve komşulara saygı gösterme borcu” şeklinde değiştirilmiştir.

Maddenin 818 sayılı Borçlar Kanununun 256 ncı maddesinin birinci fıkrasını karşılayan ilk fıkrası, arılaştırılmış ve daha anlaşılır hale getirilmiştir.

Maddenin ikinci fıkrasında, kiracının özen ve komşulara saygı göstermesi borcuna aykırı davranması durumunda, konut ve çatılı işyeri kiralarında, kiraya verenin kiracıya yapacağı ihtarın yazılı olması, ihtarda en az otuz gün süre verilmesi ve bu sürede borca aykırılığın giderilmemesi halinde sözleşmenin feshedileceği açıklamasının yapılması aranmıştır. Kiraya veren, diğer kira ilişkilerinde ise, kiracıya önceden bir ihtarda bulunmaksızın yapacağı yazılı bir bildirimle sözleşmeyi hemen feshedebilecektir.

Maddenin son fıkrasında ise, konut ve çatılı işyeri kiralarında, kiralanana kasten ağır zarar verilmesi, kiracıya verilecek sürenin yararsız olacağının anlaşılması, yükümlülüğe aykırı davranışın kiraya veren veya aynı taşınmazda oturanlar veya komşular bakımından çekilmez olması durumlarından biri gerçekleştiğinde, kiraya veren, sözleşmeyi, yapacağı yazılı bir bildirimle hemen feshedebilecektir. Böylece, bu gibi durumlarda uyarı zorunluluğu ortadan kaldırılmış, hem de bu tür kira ilişkilerinde herhangi bir fesih bildirim süresine yer verilmemiştir.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.316 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2020/3429 K. 2021/3420 Bozma

Kiracı, kiralananı sözleşmeye uygun olarak özenle kullanmakla yükümlüdür; bu yükümlülüğe aykırı hor kullanmadan doğan zarardan sorumlu olmakla birlikte, sözleşmeye uygun olağan kullanımdan kaynaklanan yıpranmadan sorumlu tutulamaz.

Detaylı özeti gör

Davacı kiraya veren, kiracının 09/10/2014'te anahtarı teslim etmesine rağmen ödemediği fark ve kira bedelleri için başlattığı icra takiplerine itirazın iptalini ve delil tespitiyle saptanan hor kullanma ile eski hale getirme bedelinin tahsilini istemiş; davalı kiracı ise birleşen davada fazla ödenen kiranın iadesine yönelik takibe itirazın iptalini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi asıl davayı kısmen kabul edip birleşen davayı reddetmiş, bölge adliye mahkemesi tarafların istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Yargıtay, hükme esas alınan bilirkişi raporunun olağan kullanımdan doğan yıpranma ile hor kullanmadan doğan zararı ayırmadığı ve eski hale getirme bedelinden yıpranma payı oranında indirim yapmadığı gerekçesiyle raporu yetersiz bulmuş ve ilk derece kararını davacı yararına bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2020/2044 K. 2020/3600 Bozma

Kiracı, kiralananı sözleşmeye uygun biçimde tam bir özenle kullanmakla yükümlüdür; hor kullanma nedeniyle kiralananda oluşan zarardan sorumlu olur, ancak sözleşmeye uygun kullanımdan doğan olağan yıpranmadan sorumlu tutulamaz.

Detaylı özeti gör

Davacı kiraya veren, 01.04.2014 tarihli sözleşmeyle davalıya kiraladığı fabrika, bina ve makinelerde hor kullanımdan doğan hasar ile kamu borçlarının ödenmemesi nedeniyle tazminat ve cezai şart istemiş, talebini ıslahla 967.907,18 TL'ye yükseltmiştir. İlk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi davalının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, hor kullanım ile olağan kullanımın her hasar kalemi için ayrı ayrı belirlenip tahliye tarihi rayiç fiyatlarıyla, kullanım süresine orantılı yıpranma payı düşülerek bilirkişi raporu alınması gerektiğini; ayrıca ıslahla artırılan kısma ıslah tarihinden faiz işletilmesi gerekirken tümüne dava tarihinden faiz yürütülmesinin usule aykırı olduğunu belirterek kararı davalı yararına bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2017/6435 K. 2017/16794 Bozma

Kiracı, kiralananı özenle kullanmak ve komşulara saygı göstermekle yükümlüdür; bu yükümlülüğe aykırılık nedeniyle tahliyede, tehlike arz eden durumun giderilip tehlikesiz kullanımın mümkün olup olmadığı araştırılmalıdır.

Detaylı özeti gör

Davacı, AVM olarak kullanılan taşınmazın altında ve giriş katında bulunan davalıya ait trafonun can ve mal güvenliği yönünden riskli olduğunu ileri sürerek davalının tahliyesini istemiş; davalı ise trafonun riskli olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkeme, bilirkişi raporundaki periyodik bakım yapılmaması halinde tehlike arz edeceği ve 200.000 TL bedelle trafonun başka yere taşınabileceği yönündeki tespite dayanarak davanın kabulüne karar vermiştir. Yargıtay ise mevcut trafonun bugünkü teknolojiye uygun olarak yenilenmesinin ve bu halde tehlikesiz kullanımının mümkün olup olmadığı ile periyodik bakım evrakları getirtilerek bakımların düzenli yapılıp yapılmadığı araştırılmadan eksik incelemeyle hüküm kurulmasını isabetsiz bularak kararı bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2017/6140 K. 2017/14805 Bozma

TBK m.316 uyarınca kiracının özenle kullanma yükümlülüğüne aykırılık halinde kiraya verenin en az otuz gün süre içeren yazılı ihtarı kiracıya yöneltmesi gerekir; bu madde alt kiracıya veya fuzuli işgalciye karşı ihtar zorunluluğu öngörmez.

Detaylı özeti gör

Davacı kiraya veren, dava dışı kiracıyla Aralık 2013 başlangıçlı beş yıl süreli kira sözleşmesi bulunduğunu, devir yasağı şartına rağmen kiralananın rızası dışında davalı şirkete kiralanıp devredildiğini, 28.12.2015 tarihli ihtarnameyle sözleşmeyi feshettiğini belirterek davalının haksız işgal nedeniyle tahliyesini istemiştir. Davalı şirket kira sözleşmesine taraf olmadığını ileri sürerek pasif husumet itirazında bulunmuş, mahkeme ihtarnamede otuz günlük süre ve tahliye ihtarı bulunmadığından davayı usulden reddetmiştir. Yargıtay, TBK m.316'daki otuz gün süreli eski hale getirme ihtarının kiracılara yönelik olduğunu, kiralananı fuzuli işgal eden davalı şirket için ihtar şartı öngörülmediğini belirterek işin esasının incelenmesi gerektiğini vurgulamış ve eksik incelemeyle verilen hükmü bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2017/6098 K. 2017/14814 Bozma

Konut ve çatılı işyeri kirasında, kiracının özenle kullanma ve komşulara saygı yükümlülüğüne aykırılığı nedeniyle tahliye için, kiraya verenin en az otuz gün süre verip aykırılığın giderilmesini, aksi halde feshi yazılı olarak ihtar etmesi gerekir.

Detaylı özeti gör

Kiraya veren davacı, davalı kiracıya 25.10.2010 başlangıç tarihli üç yıl süreli sözleşmeyle kiraladığı fotokopi odasında 22.08.2014 ve 17.10.2014 tarihli denetimlerde akde aykırılık saptandığını ileri sürerek tahliye istemiş; Sulh Hukuk Mahkemesi TBK m.316 ihlalini kabul ederek tahliyeye karar vermiştir. Yargıtay, düzenlenen tutanaklarda kiracıya yalnız 10 günlük süre verildiğini, aykırılık giderilmezse fesih ve tahliye davası açılacağının ihtar edilmediğini, oysa konut ve çatılı işyeri kirasında en az otuz günlük süreli yazılı fesih ihtarının zorunlu olduğunu belirtmiştir. Tahliye davası açma şartları gerçekleşmediğinden istemin reddi gerekirken kabulü hatalı bulunarak hüküm bozulmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.316 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 5. Hukuk Dairesi E. 2023/759 K. 2025/605 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Kiracının kiralananı özenle kullanma borcunun kapsamı belirlenirken, sözleşmeye uygun olağan kullanmadan doğan eskime ve bozulmalardan değil yalnızca kötü kullanımdan doğan zarardan sorumlu olduğu, kullanım süresi ve amacı gözetildiğinde olağan yıpranmanın kaçınılmaz olduğu belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Kiralananı tahliye eden kiracı, hor kullanma tazminatı için hakkında başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitini istemiş, takip sırasında ödeme yapılması üzerine dava istirdat davasına dönüşmüştür. İlk derece mahkemesi davayı reddetmiştir. Daire, kiracının olağan kullanımdan doğan eskimelerden sorumlu olmadığını, hasarların olağan incelemeyle belirlenebilir nitelikte olduğunu ve kiraya verenin taşınmazı teslim aldığı tarihten hemen sonra yazılı bildirimde bulunmadığını saptayarak kiracının hor kullanma tazminatından sorumlu tutulamayacağını belirtmiş; istinaf başvurusunu kabul edip kararı kaldırarak davanın kabulüne hükmetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 5. Hukuk Dairesi E. 2018/1763 K. 2020/563 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Kiracının kiralananı üçüncü kişiye kullandırdığı gerekçesiyle açılan tahliye davasında, kiracıya gönderilen ihtarnamede yalnız üç günlük süre verilmesinin yasal koşulları taşımadığı, usulüne uygun ihtar olmadan tahliye istenemeyeceği belirtilerek ret kararı yerinde görülmüştür.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Kiraya veren vakıf, kiracının taşınmazı yazılı izin olmaksızın üçüncü kişiye kullandırdığını ileri sürerek kiralananın tahliyesini istemiştir. İlk derece mahkemesi davayı reddetmiştir. Daire, konut ve çatılı işyeri kirasında özenle kullanma borcuna aykırılık nedeniyle tahliye istenebilmesi için süre veren usulüne uygun yazılı ihtarın şart olduğunu, oysa kiracıya gönderilen ihtarnamede yalnız üç günlük süre verildiğini belirterek ret kararını yerinde bulmuş ve istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 5. Hukuk Dairesi E. 2019/1193 K. 2020/492 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Kiralananda izinsiz tadilat yapıldığı iddiasına dayalı akde aykırılık nedeniyle tahliye isteminde, öncelikle tadilatların açıktan fena kullanım niteliğinde, sabit ve kalıcı olup olmadığının ve eski hale getirilmesinin mümkün bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerektiği vurgulanmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Kiraya veren, kiralanan dubleks yapıda kiracı şirketçe izinsiz tadilat yapıldığını ileri sürerek kira sözleşmesinin feshini, tahliyeyi ve eski hale getirme bedelini istemiştir. İlk derece mahkemesi, kiralananın özel eğitim kurumu olarak kullanılacağının kararlaştırılması nedeniyle tadilata zımni onay verildiği gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Daire, akde aykırılığa dayalı tahliye için önce tadilatların açıktan fena kullanım niteliğinde, sabit ve kalıcı olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini, bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin de giderilmediğini saptayarak kararı esası incelenmeden kaldırmıştır.

Adana BAM · İstinaf · 5. Hukuk Dairesi E. 2018/1633 K. 2020/449 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Kiralanandaki hasardan kiracının özenle kullanma borcuna aykırılık nedeniyle sorumlu tutulabilmesi için, bilirkişi raporunun açıklama ve sonuç bölümleri arasındaki çelişki giderilerek hasarın kiracının kusurundan mı, kiraya verenin bakım ihmalinden mi doğduğunun saptanması gerekmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Kiraya veren, kiracıya verilen depoların zemin, duvar ve çatı bölümlerinde kullanımdan kaynaklı hasar oluştuğunu ileri sürerek başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini istemiştir. İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiştir. Daire, kiralananın bulunduğu yer mahkemesinde dava açılmasında usulsüzlük bulunmadığını belirterek yetki itirazını yerinde görmemiş; ancak delil tespiti dosyasındaki bilirkişi raporunun açıklama ve sonuç bölümleri arasında hasarın kiracının kusurundan kaynaklanıp kaynaklanmadığı konusunda çelişki bulunduğunu, mahkemece alınan raporun da bu çelişkiyi gidermediğini saptayarak raporu hüküm kurmaya elverişsiz görmüş ve eksik incelemeyle karar verilmesi nedeniyle kararı esası incelenmeden kaldırmıştır.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!