TBK Madde 314 Kira bedelini ödeme borcu: İfa zamanı

Özet 1 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 314, kiracı, aksine sözleşme ve yerel âdet olmadıkça, kira bedelini ve gerekiyorsa yan giderleri her ayın sonunda ve en geç kira süresinin bitiminde ödemekle yükümlüdür; bu, kira bedelinin ödeme (ifa) zamanını belirleyen, aksine kararlaştırılabilen tamamlayıcı bir kuraldır.

Resmi Metin

İfa zamanı

Madde 314- Kiracı, aksine sözleşme ve yerel âdet olmadıkça, kira bedelini ve gerekiyorsa yan giderleri, her ayın sonunda ve en geç kira süresinin bitiminde ödemekle yükümlüdür.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Maddenin pratik önemi, kira bedelinin ne zaman muaccel olduğu ile temerrüt anının saptanmasında toplanır. Taraflar çoğunlukla ayın başında peşin ödeme kararlaştırır; böyle bir sözleşme hükmü ya da yerleşik yerel âdet varsa, ödeme günü buna göre tayin edilir. Kiraya verenin sık yaptığı hata, ödeme gününü ve muacceliyeti yazılı sözleşmeyle netleştirmemesidir. İspat yükünün dağılımına dikkat etmek gerekir: kira ilişkisinin varlığını ve kira bedelinin miktarını kiraya veren ispatlar; bunlar ortaya konunca, bedelin ödendiğini, üstelik zamanında ödendiğini ispat yükü kiracıya geçer (HMK m.190).

Bu nedenle kiracı bakımından banka dekontu, makbuz veya düzenli havale kaydı ödemenin en sağlam dayanağıdır; elden ödeme iddiası ispatsız kalırsa genellikle kiracı aleyhine sonuç doğurur. Muacceliyetin doğru saptanması, temerrüt nedeniyle tahliyenin de çıkış noktasıdır: ödeme gecikince kiraya veren m.315 uyarınca süre verir, bu sürede ödenmezse fesih ve tahliye yoluna gidebilir. Ödeme gününün isabetli belirlenmesi, hem ihtar süresinin hem de iki haklı ihtar değerlendirmesinin temelini oluşturur.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 314. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 257 nci maddesinin birinci fıkrasını karşılamaktadır.

Tasarının tek fıkradan oluşan 313 üncü maddesinde, kiracının kira bedelini ödeme borcunun ifa zamanı düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 257 nci maddesinin kenar başlığında kullanılan “II. Kiranın tediyesi” şeklindeki ibare, Tasarıda “2. İfa zamanı” şeklinde değiştirilmiştir.

Maddede, kiracının kira bedelini ve gerekiyorsa yan giderleri her ayın sonunda ve en geç kira süresinin bitiminde ödemekle yükümlü olduğu; bu kuralın aksine sözleşme yapılabileceği veya aksine yerel adet olabileceği açıklanmıştır.

İfa zamanının kira süresine göre belirlenmesine ilişkin 818 sayılı Borçlar Kanununun 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, Tasarıya alınmamıştır. Sözleşmede ifa zamanı kararlaştırılmamışsa, uygulamada genellikle, kira bedelinin aylık olarak ödendiği göz önünde tutularak, altı ay ve daha uzun süreli kira sözleşmelerinde, kira bedelinin altı ayda bir ödeneceğine ilişkin hükme gerek duyulmamıştır.

Maddenin düzenlenmesinde, kaynak İsviçre Borçlar Kanununun 257c maddesi göz önünde tutulmuştur.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.314 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2024/2558 K. 2025/1743 Bozma

Kira bedelinin ödeme (muacceliyet) zamanı, sözleşmede veya yerel âdette hüküm bulunması hâlinde buna göre belirlenir; aksine sözleşme ve yerel âdet yoksa kiracı kira bedelini her ayın sonunda ve en geç kira süresinin bitiminde ödemekle yükümlüdür.

Detaylı özeti gör

Davacı şirket, davalıyla aralarındaki 10.07.2019 tarihli, aylık 180.000 TL+KDV bedelli depo kira sözleşmesinden doğan bakiye kira alacağı için başlattığı icra takibine davalının itirazı üzerine itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemiş; davalı ise kiralanandaki ayıpların giderilmediğini, davacının edimini ifa etmediğini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi, faturaların davalının ticari defterlerine kayıtlı ve süresinde itiraz edilmemiş olmasına dayanarak davayı kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi de istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, sözleşmede kira ödeme zamanına ilişkin özel düzenleme bulunması karşısında, takibe konu 9. aya (3. kira) ilişkin bedelin takip tarihi itibariyle muaccel ve talep edilebilir olup olmadığının sözleşme çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, bu inceleme yapılmadan verilen kararı davalı yararına bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2017/5367 K. 2019/2382 Bozma

Aksine sözleşme veya yerel âdet bulunmadıkça kira bedeli her ayın sonunda muaccel olur; ifa zamanı böylece belirli olduğundan kiracı ayrıca ihtara gerek kalmaksızın her ayın sonunda temerrüde düşer.

Detaylı özeti gör

Kardeş olan taraflar arasındaki 01.01.2010 tarihli protokolde davalının aylık 3.000 TL kira ödeyeceği kararlaştırılmış; edimini yerine getirmeyen davalı aleyhine icra takibi başlatan davacı, itirazın iptalini ve kötü niyet tazminatını istemiştir. Davalı geçerli bir kira sözleşmesi bulunmadığını, protokoldeki ödeme taahhütlerinin şarta bağlı olduğunu savunmuştur. Mahkeme davayı kısmen kabul edip takibin 66.000 TL üzerinden devamına hükmetmiş, ancak kira ödeme zamanının belirsizliği nedeniyle temerrüt tarihi tespit edilemediğinden temerrüt faizi talebini reddetmiştir. Yargıtay ise aylık kira kararlaştırıldığından davalının her ayın sonunda temerrüde düştüğünü belirterek faiz talebinin reddini isabetsiz bulmuş ve hükmü davacı yararına bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2017/6051 K. 2017/16632 Onama

Kira sözleşmesinde kira bedelinin ödeme tarihi kararlaştırılmamışsa, TBK m.314 uyarınca kira bedeli her ayın sonunda muaccel olur ve bu tarihten itibaren yasal faiz işletilir.

Detaylı özeti gör

Davacı, 17/11/2011 tarihli protokolle traktör ve çeşitli tarım araç gereçlerini (mibzer, pulluk, römork, çapa, ilaçlama makinesi vb.) davalıya 01/08/2012 tarihine kadar 3.000 TL bedelle kiraladığını, araçların eksik ve çalışamaz durumda teslim edildiğini ileri sürerek teslim edilmeyen gereçlerin iadesini ve kira bedelinin yasal faiziyle tahsilini istemiştir. Yerel mahkeme davayı kabul edip 3.000 TL'nin dava tarihi itibariyle tahsiline hükmetmiş, ancak faiz talebi hakkında karar vermemiştir. Yalnız faize yönelik yapılan temyiz üzerine Yargıtay, sözleşmede ödeme tarihi kararlaştırılmadığından kira alacağının, kira süresinin sona erdiği 01/08/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsili gerektiğini belirtmiş; bu eksikliğin yeniden yargılama gerektirmemesi nedeniyle hükmü bu yönde düzeltip düzeltilmiş şekliyle onamıştır.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2017/1342 K. 2017/14498 Bozma

Kira bedeline yürütülecek işlemiş faiz, kira bedelinin TBK m.314 uyarınca belirlenen vade (ifa) tarihinden itibaren hesaplanır.

Detaylı özeti gör

Taşınmaz malikleri davacılar, kiracı davalının ödenmeyen kira borcu için başlattıkları icra takibine yapılan itirazın iptali ile tazminat ve tahliye istemiştir. Mahkeme önce 25.000 TL asıl alacak yönünden davayı kısmen kabul etmiş; bu karar yalnız davacının temyizi üzerine, işlemiş faiz isteminin reddi nedeniyle bozulmuştur. Bozmaya uyan mahkeme ise bu kez davanın tümden reddine karar vermiştir. Yargıtay, sadece davacı yararına bozulan kararda temyiz eden davacı aleyhine ret hükmü kurulmasını usuli kazanılmış hak kuralına aykırı bularak hükmü bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2017/341 K. 2017/3458 Kısmi

Kiracı, aksine sözleşme ve yerel âdet olmadıkça kira bedelini her ayın sonunda ödemekle yükümlüdür; ödeme günü belli olduğundan temerrüt için ihtara gerek olmayıp faiz, kira bedellerinin ödeme günlerinden itibaren işletilir.

Detaylı özeti gör

Davacılar, murisleri ile davalı kiracı arasındaki yıllık 38.000 USD bedelli ve peşin ödemeli kira sözleşmesine dayanarak iki döneme ait kira alacaklarının faiziyle tahsilini ve temerrüt nedeniyle tahliyeyi istemiştir. Yerel mahkeme alacak ile tahliyeyi kabul edip faizi 24.04.2014 tarihinden işletmiştir. Yargıtay, tahliye ve bendin dışında kalan itirazlar yönünden hükmü onamış; ancak peşin ve kesin vadeli edimde faizin ödeme günlerinden başlatılması gerekirken bir kalem için geç tarihten, diğer kalem için başlangıç tarihi hiç belirtilmeden infazda tereddüt doğuracak biçimde karar verilmesini isabetsiz bularak hükmü faiz yönünden bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.314 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 10. Hukuk Dairesi E. 2023/2041 K. 2024/335 İstinaf Kabulü / Kaldırma

İşyeri kirasında itirazın kaldırılması ve tahliye istenmiş; kiracı istinaf sebebi olarak ödeme zamanına ilişkin TBK m.314'e dayanmıştır. Daire ödeme zamanını sözleşmenin özel şartına göre aylık kabul edip takip tarihinde yalnız bir aylık kira bedelinin muaccel olduğunu benimsemiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, iki yıl süreli kira sözleşmesine dayanılarak 2022/2023 dönemi yıllık kira bedeli için başlatılan takipte itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi, kiranın yıllık ve peşin ödenmesinin kararlaştırıldığı sonucuna vararak 50.589,00 TL asıl alacak ile 174,64 TL işlemiş faiz yönünden itirazı kaldırmış ve kiracının tahliyesine karar vermiştir. Daire, sözleşmenin hususi şartlarındaki kira bedelinin ait olduğu ayın ilk beş gününde ve her ay peşin ödeneceğine dair düzenleme karşısında ilk yıldan sonraki dönemde kiranın aylık ödenmesi gerektiğini, bu nedenle takip tarihinde yalnızca bir aylık kiranın muaccel olduğunu belirterek kararı kaldırmış; 4.215,75 TL asıl alacak ve 7,28 TL faiz yönünden takibin devamına ve temerrüt nedeniyle tahliyeye hükmetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 10. Hukuk Dairesi E. 2018/2612 K. 2019/1680 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Kira alacağı takibinde itirazın kaldırılması ve tahliye uyuşmazlığında, kiracının mirasçısı istinaf sebebi olarak TBK m.314'e dayanıp kira bedelinin en geç kira süresi sonunda ödeneceğini ve borcun muaccel olmadığını ileri sürmüş; daire istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Kiraya veren, yazılı kira sözleşmesine dayalı icra takibinde 134.000,00 TL kira alacağının ödenmediğini, kiracının ölümü üzerine takibin mirasçıları yönünden sürdürüldüğünü belirterek itirazın kaldırılmasını ve tahliyeyi istemiştir. İcra mahkemesi davayı kabul ederek itirazların kaldırılmasına, tahliyeye ve %20 icra inkar tazminatına hükmetmiştir. Davalı mirasçılar, kira ilişkisinin ölümle sona erdiğini ve sözlü yeni anlaşma uyarınca verilen 17.000,00 TL bedelli çekle ödeme yapıldığını ileri sürmüştür. Daire, külli halefiyet gereği kira ilişkisinin mirasçılar bakımından devam ettiğini, ödeme ve sona erme iddialarının İİK m.269/c'de sayılan belgelerle ispatlanamadığını, ödeme belgesinde takip dayanağına açıkça atıf bulunmadığını belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!