TMK m.1007 uyarınca açılan tazminat davasında devletin sorumluluğu kabul edildiği hâlde, hükmedilen tazminatın aleyhe yüklenen vekâlet ücretleriyle önemli ölçüde aşınması mülkün gerçek değerinin altında kalınması sonucunu doğurur.
Detaylı özeti gör
Karar konusu: Başvuru, tapu kaydı iptal edilerek orman vasfıyla Hazine adına tescil edilen taşınmaz için hükmedilen tazminat miktarının yetersiz olması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Bu başvuruda Yalova'nın Çınarcık ilçesinde 312,90 metrekare yüz ölçümlü arsa vasfındaki taşınmaz için ilk hükümde dava tarihi esas alınarak belirlenen 120.976,52 TL'lik bedel, Yargıtay bozması üzerine değerin tapu iptal ve tescil davasının kesinleştiği tarih itibarıyla hesaplanmasıyla 38.521,12 TL'ye inmiştir.
Kararı AYM Kararlar Bilgi Bankası'nda incele →
TMK m.1007'de öngörülen tazminat davalarında Yargıtayca kamulaştırma usulündeki yöntemler benimsenerek taşınmazın gerçek değeri üzerinden tazminat ödenmesi esas alındığından, bu yol tüketilmesi gerekli etkili bir başvuru yolu sayılmıştır.
Detaylı özeti gör
Karar konusu: Başvuru, taşınmazın tapu kaydının iptal edilmesine rağmen tazminat ödenmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Bu başvuruda tapu iptali, taşınmazların orman sınırları içinde kaldığı gerekçesiyle Orman Genel Müdürlüğünün açtığı dava sonucunda gerçekleşmiştir.
Kararı AYM Kararlar Bilgi Bankası'nda incele →
TMK m.1007'ye istinaden tazminat davası açma imkânı tapu kaydının iptal edilmiş olması hâline bağlı görüldüğünden, idarenin pasif kalıp tapuyu iptal etmemesi maliki bu yoldan yararlanamaz duruma getirir.
Detaylı özeti gör
Karar konusu: Başvuru, tapulu taşınmazların kıyı kenar çizgisi içinde kalması nedeniyle açılan tam yargı davasının reddedilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Kararı AYM Kararlar Bilgi Bankası'nda incele →
TMK m.1007'de düzenlenen sorumluluk davası kadastro kaynaklı zararlar bakımından ancak Yargıtay HGK'nın 18/11/2009 tarihli içtihadıyla etkili hâle geldiğinden, zamanaşımının bu tarihten önce işlediğinin kabulü dava yolunu anlamsız kılar.
Detaylı özeti gör
Karar konusu: Başvuru, tapu siciline güvenilerek satın alınan taşınmazın kadastro çalışması sonucu Hazine adına tespit ve tescili sebebiyle uğranılan zararın tazmin edilmesi istemiyle açılan davanın zamanaşımı gerekçesiyle reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Kararı AYM Kararlar Bilgi Bankası'nda incele →
TMK m.1007 uyarınca tazminat davası açılabilmesi için yenileme kadastrosuna karşı iptal davası açılması zorunlu değildir; satın aldığı taşınmazın yüz ölçümü azaltılan kişi devletin tapu sicilini düzgün oluşturma sorumluluğuna doğrudan dayanabilir.
Detaylı özeti gör
Karar konusu: Başvuru, taşınmazın kadastrodan kaynaklanan maddi bir hatanın düzeltilmesi kapsamında yüz ölçümü azaltıldığı hâlde tazminat ödenmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Kararı AYM Kararlar Bilgi Bankası'nda incele →
Diğer kararlar (3)
TMK m.1007 uyarınca devlet, orman niteliğindeki taşınmaz için hatalı tapu kaydı oluşturulmasından doğan zarardan da sorumludur; idarenin hatalı işleminin bütün sonuçları tapuya güvenen malike yüklenemez.
Detaylı özeti gör
Karar konusu: Başvuru, orman olarak tespit edilen taşınmaz için ödenen tazminatın yetersiz olması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Bu başvuruda başvurucunun 1986 yılında Bursa'nın Mudanya ilçesinde satın alıp özel orman olarak kullandığı altı taşınmaz, 1993 yılında ilan edilen orman kadastrosu sonucunda Mavromat Tepe I Devlet Ormanı sınırları içinde bırakılmış, kadastro tespitine itiraz davası Yargıtayın iki bozma kararının ardından reddedilerek kesinleşmiş ve başvurucu İnsan Hakları Tazminat Komisyonuna müracaat etmiştir.
Kararı AYM Kararlar Bilgi Bankası'nda incele →
TMK m.1007'ye göre açılan tazminat davası Anayasa Mahkemesi ve AİHM tarafından etkili bir hukuk yolu olarak görülür; bu dava zaman bakımından yetkinin başladığı tarihten sonra kesinleşmişse başvuru bu yetki kapsamında kalır.
Detaylı özeti gör
Karar konusu: Başvuru, orman sınırları içinde kaldığı tespit edilen tapulu taşınmaz için tazminat ödenmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Bu başvuruda, 1924'te Yunanistan'dan göç eden bir kişiye 2510 sayılı İskân Kanunu uyarınca verilen ve İstanbul Sarıyer Bahçeköy'de 1945 tarihli tapuyla kayıtlı 1.838 m² büyüklüğündeki taşınmaz, 1959 arazi kadastrosunda orman vasfı nedeniyle tespit harici bırakılmış ve tapu kaydı revizyon görmemiştir.
Kararı AYM Kararlar Bilgi Bankası'nda incele →
TMK m.1007 kapsamında devletin tapu sicillerinden doğan sorumluluğu, Yargıtayın 15/3/1944 tarihli içtihadı birleştirme kararında kabul edilmiştir.
Detaylı özeti gör
Karar konusu: Başvuru, taşınmazın tapu kaydının iptal edilmesine rağmen tazminat ödenmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Bu başvuruda taşınmazlar kıyı kenar çizgisinde kalan deniz kumluğu olarak nitelendirilmiş, açılan tazminat davası bozma kararına uyularak reddedilmiştir.
Kararı AYM Kararlar Bilgi Bankası'nda incele →
İlkeler, Anayasa Mahkemesinin kararlarından derlenmiştir; bağlayıcı metin kararın kendisidir. Bireysel başvuru bir kanun yolu değildir; kararlar somut başvurunun koşullarına göre verilmiştir. Norm denetimi ret kararları yalnız itiraz konusu kural ve gerekçeyle sınırlıdır; kuralın karar tarihinden sonra değiştirilip değiştirilmediği kartta belirtilir.