TMK Madde 1007 Tapu sicilinin tutulmasında Devletin sorumluluğu

Özet 3 fıkra · ~1 dk okuma

TMK 1007, tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devletin sorumlu olmasını, Devletin zararın doğmasında kusuru bulunan görevlilere rücu etmesini ve Devletin sorumluluğuna ilişkin davaların tapu sicilinin bulunduğu yer mahkemesinde görülmesini üç fıkra üzerinden düzenler.

Resmi Metin

Sorumluluk

Madde 1007- (1) Tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur.

(2) Devlet, zararın doğmasında kusuru bulunan görevlilere rücu eder.

(3) Devletin sorumluluğuna ilişkin davalar, tapu sicilinin bulunduğu yer mahkemesinde görülür.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Madde, tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devletin sorumlu olmasını, Devletin zararın doğmasında kusuru bulunan görevlilere rücu etmesini ve Devletin sorumluluğuna ilişkin davaların tapu sicilinin bulunduğu yer mahkemesinde görülmesini üç fıkra üzerinden düzenler. Birinci fıkra tapu sicilinin tutulmasından doğan tüm zararlar bakımından Devlete kusursuz sorumluluk yükler; sicil hatalarının doğurduğu zarar Devletin garantisi altındadır. İkinci fıkra Devletin görevliye rücu hakkını öngörür; kusurlu memurun mali sorumluluğu Devlet ile arasındaki iç ilişkide işler. Üçüncü fıkra dava yerini sicilin bulunduğu yer mahkemesi olarak belirler ve görevli yargı kolu uyuşmazlığını sonlandırır. Avukatlık pratiğinde tapu sicili kaynaklı zarar gören müvekkil vekili Devlete karşı tazminat davasını sicil yerinde açmalı ve kusurlu görevlinin saptanmasını hedefleyen ispat çalışmasını paralel yürütmelidir.

Gerekçe

Eski Kanunun 917 inci maddesini karşılamaktadır.

Hüküm değişikliği yoktur. Yürürlükteki maddenin ikinci fıkrasındaki “aledderecat” sözcüğü, özel bir anlamı olmadığından metinden çıkarılmıştır. Ayrıca maddeye bir üçüncü fıkra eklenerek Devletin sorumluluğuna ilişkin davaların, tapu sicilinin bulunduğu yer mahkemesinde görüleceği belirtilmiştir. Burada asliye hukuk mahkemesinin görevli mahkeme olması amaçlanmaktadır.

Yürürlükteki Kanunda böyle bir hükmün bulunmaması, uyuşmazlık mahkemesinin zaman zaman farklı kararlar vererek bu konuda bazen adli mahkemeleri bazen idare mahkemeleri görevli saymasına yol açmıştır. Maddeye konulan bu hükümle konu açıklığa kavuşturulmuştur.

Yüksek Mahkeme Kararları

Anayasa Mahkemesi: Borçluya Ait Tapu Kaydındaki İsmin Yanlış Tutulmasından Kaynaklı Tazminat Talebi – Ret

İlgili Anayasa Mahkemesi Kararları - TMK m.1007 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, Anayasa Mahkemesinin norm denetimi ve bireysel başvuru kararlarından derlenmiştir.

AYM Genel Kurul B. No: 2019/19126 İhlal

TMK m.1007 uyarınca açılan tazminat davasında devletin sorumluluğu kabul edildiği hâlde, hükmedilen tazminatın aleyhe yüklenen vekâlet ücretleriyle önemli ölçüde aşınması mülkün gerçek değerinin altında kalınması sonucunu doğurur.

Detaylı özeti gör

Karar konusu: Başvuru, tapu kaydı iptal edilerek orman vasfıyla Hazine adına tescil edilen taşınmaz için hükmedilen tazminat miktarının yetersiz olması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Bu başvuruda Yalova'nın Çınarcık ilçesinde 312,90 metrekare yüz ölçümlü arsa vasfındaki taşınmaz için ilk hükümde dava tarihi esas alınarak belirlenen 120.976,52 TL'lik bedel, Yargıtay bozması üzerine değerin tapu iptal ve tescil davasının kesinleştiği tarih itibarıyla hesaplanmasıyla 38.521,12 TL'ye inmiştir.

AYM Genel Kurul B. No: 2018/32667 İhlal

TMK m.1007'de öngörülen tazminat davalarında Yargıtayca kamulaştırma usulündeki yöntemler benimsenerek taşınmazın gerçek değeri üzerinden tazminat ödenmesi esas alındığından, bu yol tüketilmesi gerekli etkili bir başvuru yolu sayılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar konusu: Başvuru, taşınmazın tapu kaydının iptal edilmesine rağmen tazminat ödenmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Bu başvuruda tapu iptali, taşınmazların orman sınırları içinde kaldığı gerekçesiyle Orman Genel Müdürlüğünün açtığı dava sonucunda gerçekleşmiştir.

AYM Genel Kurul B. No: 2018/2739 İhlal

TMK m.1007'ye istinaden tazminat davası açma imkânı tapu kaydının iptal edilmiş olması hâline bağlı görüldüğünden, idarenin pasif kalıp tapuyu iptal etmemesi maliki bu yoldan yararlanamaz duruma getirir.

Detaylı özeti gör

Karar konusu: Başvuru, tapulu taşınmazların kıyı kenar çizgisi içinde kalması nedeniyle açılan tam yargı davasının reddedilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

AYM Genel Kurul B. No: 2014/6673 İhlal

TMK m.1007'de düzenlenen sorumluluk davası kadastro kaynaklı zararlar bakımından ancak Yargıtay HGK'nın 18/11/2009 tarihli içtihadıyla etkili hâle geldiğinden, zamanaşımının bu tarihten önce işlediğinin kabulü dava yolunu anlamsız kılar.

Detaylı özeti gör

Karar konusu: Başvuru, tapu siciline güvenilerek satın alınan taşınmazın kadastro çalışması sonucu Hazine adına tespit ve tescili sebebiyle uğranılan zararın tazmin edilmesi istemiyle açılan davanın zamanaşımı gerekçesiyle reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

AYM Birinci Bölüm B. No: 2019/38336 İhlal

TMK m.1007 uyarınca tazminat davası açılabilmesi için yenileme kadastrosuna karşı iptal davası açılması zorunlu değildir; satın aldığı taşınmazın yüz ölçümü azaltılan kişi devletin tapu sicilini düzgün oluşturma sorumluluğuna doğrudan dayanabilir.

Detaylı özeti gör

Karar konusu: Başvuru, taşınmazın kadastrodan kaynaklanan maddi bir hatanın düzeltilmesi kapsamında yüz ölçümü azaltıldığı hâlde tazminat ödenmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

Diğer kararlar (3)
AYM Birinci Bölüm B. No: 2018/34900 İhlal

TMK m.1007 uyarınca devlet, orman niteliğindeki taşınmaz için hatalı tapu kaydı oluşturulmasından doğan zarardan da sorumludur; idarenin hatalı işleminin bütün sonuçları tapuya güvenen malike yüklenemez.

Detaylı özeti gör

Karar konusu: Başvuru, orman olarak tespit edilen taşınmaz için ödenen tazminatın yetersiz olması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Bu başvuruda başvurucunun 1986 yılında Bursa'nın Mudanya ilçesinde satın alıp özel orman olarak kullandığı altı taşınmaz, 1993 yılında ilan edilen orman kadastrosu sonucunda Mavromat Tepe I Devlet Ormanı sınırları içinde bırakılmış, kadastro tespitine itiraz davası Yargıtayın iki bozma kararının ardından reddedilerek kesinleşmiş ve başvurucu İnsan Hakları Tazminat Komisyonuna müracaat etmiştir.

AYM Birinci Bölüm B. No: 2018/15204 İhlal

TMK m.1007'ye göre açılan tazminat davası Anayasa Mahkemesi ve AİHM tarafından etkili bir hukuk yolu olarak görülür; bu dava zaman bakımından yetkinin başladığı tarihten sonra kesinleşmişse başvuru bu yetki kapsamında kalır.

Detaylı özeti gör

Karar konusu: Başvuru, orman sınırları içinde kaldığı tespit edilen tapulu taşınmaz için tazminat ödenmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Bu başvuruda, 1924'te Yunanistan'dan göç eden bir kişiye 2510 sayılı İskân Kanunu uyarınca verilen ve İstanbul Sarıyer Bahçeköy'de 1945 tarihli tapuyla kayıtlı 1.838 m² büyüklüğündeki taşınmaz, 1959 arazi kadastrosunda orman vasfı nedeniyle tespit harici bırakılmış ve tapu kaydı revizyon görmemiştir.

AYM İkinci Bölüm B. No: 2017/15169 İhlal

TMK m.1007 kapsamında devletin tapu sicillerinden doğan sorumluluğu, Yargıtayın 15/3/1944 tarihli içtihadı birleştirme kararında kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar konusu: Başvuru, taşınmazın tapu kaydının iptal edilmesine rağmen tazminat ödenmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Bu başvuruda taşınmazlar kıyı kenar çizgisinde kalan deniz kumluğu olarak nitelendirilmiş, açılan tazminat davası bozma kararına uyularak reddedilmiştir.

İlkeler, Anayasa Mahkemesinin kararlarından derlenmiştir; bağlayıcı metin kararın kendisidir. Bireysel başvuru bir kanun yolu değildir; kararlar somut başvurunun koşullarına göre verilmiştir. Norm denetimi ret kararları yalnız itiraz konusu kural ve gerekçeyle sınırlıdır; kuralın karar tarihinden sonra değiştirilip değiştirilmediği kartta belirtilir.

İlgili Yargıtay Kararları

Seçilmiş HGK içtihatları

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2023/16 K. 2025/36 Onama
Mülkiyet Tazminat

Devletin TMK m.1007 sorumluluğu kusursuz (objektif) olmakla birlikte, sorumluluğun doğması için yalnızca tapu sicilinin/kadastro işleminin hatalı olması yetmez; ayrıca bu hatadan kaynaklanan, sicil dışı maddi olgu ve delillerle ortaya konan gerçek bir zarar da bulunmalıdır.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Tapu kütüğüne yüzölçümünün hatalı (124.500 m² yerine 1.124.500 m²) işlenip Kadastro K. m.41 ile düzeltilmesi olayında, TMK m.1007 kapsamında tapu sicilinin tutulmasından kaynaklanan tazmin edilebilir bir zararın doğup doğmadığı. Değerlendirme: Devletin m.1007 sorumluluğu objektiftir; ancak sorumluluk için sicil hatasının yanı sıra bu hatadan kaynaklanan gerçek bir zarar şarttır. Somut olayda taşınmazın zemindeki sınırları ve fiili kullanımı hiç değişmemiş, fazla "1" rakamı kaynaklı yazım hatası dışında davacının gerçek zararı ortaya konmamıştır. Sonuç: Zarar doğmadığından ilk derece mahkemesinin direnme kararı onanmıştır (onama).

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2017/2384 K. 2021/1172 Direnme Bozuldu
Mülkiyet Usul

TMK m.1007 uyarınca Devletin tapu sicilinin tutulmasından doğan sorumluluğu objektif-kusursuz sorumluluk niteliğinde olup haksız fiil zamanaşımına değil, özel süre öngörülmediğinden BK 125/TBK 146'daki on yıllık genel zamanaşımına tabidir.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Tapu kaydının mahkeme kararıyla iptali nedeniyle uğranılan zararın TMK m.1007 uyarınca tazmini isteminin hangi zamanaşımı süresine tabi olduğu. Değerlendirme: Devletin tapu sicilinin tutulmasından doğan sorumluluğu objektif (kusursuz) sorumluluktur; haksız fiil sorumluluğuyla (BK 41 vd.) ilgisi bulunmadığından haksız fiil zamanaşımı (BK 60/TBK 72) uygulanmaz, ayrıca özel süre öngörülmediğinden BK 125/TBK 146 on yıllık genel zamanaşımı uygulanır ve dava bu süre geçtikten sonra açılmıştır. Sonuç: Yerel mahkemenin direnme kararı, Özel Daire bozma gerekçeleriyle oy çokluğuyla bozulmuştur.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2011/37 K. 2011/198 Onama
Mülkiyet

Tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet, görevlinin kusuru aranmaksızın, sicile güven ilkesinden kaynaklanan tehlikeyi üstlenen kusursuz (objektif) sorumluluk esasına göre birinci derecede sorumludur.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Belediyece imar yoluyla oluşturulup davacıya satılan, sonradan orman niteliği nedeniyle tapusu iptal edilen taşınmaz yönünden, tapu sicilinin tutulmasından doğan zarardan Devletin (Hazinenin) TMK m.1007 uyarınca sorumlu olup olmadığı. Değerlendirme: Tapu sicilinin tutulmasından doğan zararlardan Devletin sorumluluğu kusura değil tehlike ilkesine dayanan kusursuz/objektif bir sorumluluktur; sicil görevlisinin hukuka aykırı işlemi ile zarar arasında nedensellik yeterli olup kusur aranmaz. Sonuç: Hazinenin sorumlu bulunduğu yönündeki yerel mahkeme direnme kararı usul ve yasaya uygun bulunarak onanmış, esasa ilişkin temyiz itirazları için dosya Özel Daireye gönderilmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2024/270 K. 2025/681 Direnme Bozuldu
Mülkiyet Tazminat Usul

TMK m.1007 uyarınca tapu kaydı iptali nedeniyle Devletten istenen gerçek zarar, malikin malvarlığındaki azalmadır; arazi taşınmazda değer, 2942 sayılı Kanun m.11 esasları ve resmî verilere dayalı net gelir (münavebe) yöntemiyle kesinleşme tarihi itibarıyla belirlenir.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Orman vasfı gerekçesiyle tapu kaydı mahkeme kararıyla iptal edilen davacının uğradığı zararın TMK m.1007 uyarınca Devletten tazmininde, arazi niteliğindeki taşınmazın gerçek değerinin hangi yöntemle belirleneceği. Değerlendirme: Devletin tapu sicilinin doğru tutulmamasından doğan kusursuz sorumluluğunun koşulları oluşmuş olup, gerçek zarar 2942 sayılı Kanun m.11 esasları ve net gelir (münavebe) yöntemiyle, kesinleşme tarihi değerlendirme tarihi alınarak hesaplanmalıdır; resen birim değer takdiri eksik incelemedir. Sonuç: Direnme kararı, değiştirilmiş ve genişletilmiş gerekçeyle bozma.

Karar özetleri bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; tam karar metni esas alınmalıdır. Kaynak: Yargıtay Karar Arama.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları

Adana BAM · İstinaf · 1. Hukuk Dairesi E. 2020/725 K. 2020/1407 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Adana BAM, tapu sicilinin tutulmasından doğan zararlardan Hazinenin TMK m.1007 uyarınca kusursuz sorumlu olabileceğini gözeterek, idarenin yolsuz tescilin iptali davasını açıp sonuçlandırmakta hukuki yararının bulunduğunu belirtti.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, TAKBİS üzerinde usulsüz işlemlerle değiştirilen tapu kaydının yolsuz tescil nedeniyle iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi, kayıt sonradan gerçek malik (Hazine) adına düzeltildiğinden davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmetmiştir. Adana BAM, hukuki sebepten yoksun işlemlerin TMK m.1024 uyarınca yolsuz tescil sayılabileceğini ve Hazinenin m.1007 sorumluluğu karşısında davada hukuki yarar bulunduğunu değerlendirmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 6. Hukuk Dairesi E. 2019/957 K. 2020/757 Düzelterek Esastan Red

TMK m.1007, tapu sicilinin tutulmasından doğan zararlardan Devletin kusursuz sorumluluğunun dayanağıdır. Adana BAM, taşınmaz halen davacı adına kayıtlı ve zarar doğmadığından Hazinenin bu kapsamda sorumluluğu bulunmadığını belirleyerek davayı reddetmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Davacı, tapuya güvenerek satın aldığı taşınmazın sonradan orman sayılan yerden çıktığını ileri sürerek satış bedelinin iadesi/tazminat istemiştir. İlk derece mahkemesi taşınmazın halen davacı adına kayıtlı olması ve davacının henüz zararının doğmaması nedeniyle Hazine yönünden, kusur bulunmaması nedeniyle Belediye ve satıcı yönünden davayı reddetmiştir. Adana BAM, davacının istinafını esastan reddetmiş; Belediye ve Hazinenin pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, satıcı yönünden sebepsiz zenginleşme koşullarının oluşmadığını saptayarak ilk derece kararını kaldırıp düzelterek yeniden hüküm kurmuştur.

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2019/2301 K. 2020/1395 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Adana BAM, TMK m.1007 uyarınca tapu sicilinin tutulmasından doğan zararlardan Devletin kusursuz sorumlu olduğunu belirterek, husumetin Devlete yöneltilmesini yerinde gördü.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Davacı, 2009'da satın aldığı taşınmazın orman vasfında olduğu gerekçesiyle açılan dava sonucu tapusunun iptal edilip Hazine adına tescil edilmesi üzerine TMK 1007 uyarınca tazminat istemiştir. İlk derece mahkemesi davanın kısmen kabulüyle maddi tazminata hükmetmiş, davalı Hazine husumet ve kusursuzluk iddiasıyla istinafa başvurmuştur. Adana BAM, tapu satın alındığında kütükte orman şerhi bulunmadığını, davacının iyiniyetli olduğunu ve tapu sicilinin tutulmasından doğan zarardan Devletin kusursuz sorumlu olduğunu belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2019/1432 K. 2020/1135 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Adana BAM, tapu sicilinin hatalı tutulması (yüzölçümünün sehven yanlış kaydı) nedeniyle TMK 1007 uyarınca Devletin kusursuz sorumluluğunun doğduğunu ve davacının gerçek zararının karşılanması gerektiğini kabul ederek, zararın taşınmazın arsa değeri üzerinden hesaplanmasıyla tazminata hükmetmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Davacı, tapuya güvenerek 2697 m2 satın aldığı taşınmazın yüzölçümünün sehven hatalı olduğu gerekçesiyle sonradan 700 m2'ye düşürülmesi nedeniyle TMK 1007'ye dayalı tazminat istemiştir. İlk derece mahkemesi taşınmazı arazi kabul ederek davayı kısmen kabul etmiş; Adana BAM ise daha önce kesinleşmiş kararla aynı parsele arsa değeri biçildiğinden taşınmazın arsa olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirleyerek davacının istinafını kabul etmiş, kararı kaldırmış ve düzelterek davayı kısmen kabulle 94.000 TL tazminata hükmetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2019/1888 K. 2020/1073 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Adana BAM, TMK m.1007 kapsamında tapu sicilinin hatalı tutulmasından doğan zararlardan Devletin kusursuz sorumluluğu çerçevesinde tazminat tutarının doğru belirlenip belirlenmediğini denetledi.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Davacı, tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle uğradığı zararın tazminini istedi; ilk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etti ve hüküm her iki tarafça istinaf edildi. Adana BAM, TMK m.1007 uyarınca tapu sicilinin tutulmasından doğan zararlardan Devletin kusursuz sorumluluğu çerçevesinde tazminat tutarını inceledi.

Diğer kararlar (5)
Adana BAM · İstinaf · 1. Hukuk Dairesi E. 2019/1847 K. 2020/565 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Adana BAM, Hazinenin tapu sicilinin tutulmasından doğan zararlardan TMK m.1007 uyarınca kusursuz sorumlu tutulabileceğini gözeterek, idarenin yolsuz tescil işlemlerinin iptali davasında hukuki yararının bulunduğunu vurguladı.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, TAKBİS üzerinde usulsüz işlemlerle değiştirilen tapu kaydının yolsuz tescil nedeniyle iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi, kayıt sonradan gerçek malik (Hazine) adına düzeltildiğinden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmetmiştir. Adana BAM, hukuki sebebe bağlılık ilkesi gereği bu işlemlerin TMK m.1024 anlamında yolsuz tescil niteliğini ve Hazinenin m.1007 kapsamındaki hukuki yararını ele almıştır.

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2018/1153 K. 2019/384 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Adana BAM, TMK m.1007 uyarınca tapu sicilinin tutulmasından doğan zararlardan Devletin kusursuz sorumlu olduğunu, taşınmazın gerçek değerinin tespiti yönünden esas aldı.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Davacının mülkiyetindeki taşınmazın kadastro tespiti sonrası açılan tapu iptali ve tescil davasıyla orman vasfıyla Hazine adına tescili üzerine, TMK 1007 uyarınca tapu sicilinin tutulmasından doğan zararın tazmini istenmiştir. Adana BAM, Devletin kusursuz sorumluluğunun kadastro işlemlerini de kapsadığını, husumetin Maliye Hazinesine yöneltilmesinin doğru olduğunu ve bilirkişi raporlarının değerlendirmesine ilişkin davalı itirazlarını yerinde görmemiştir. Ancak ilk derece mahkemesinin %6 yerine %7 kapitalizasyon faiz oranı uygulanması gerektiğinden kararı kaldırıp düzelterek davanın kısmen kabulüne ve 60.382,00 TL tazminata hükmetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 4. Hukuk Dairesi E. 2018/1126 K. 2019/168 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Daire, TMK m.1007 ile tapu sicilinin mevzuata uygun tutulmasının devlet garantisi altında olduğunu, kanuna aykırı tutulmadan doğan zararlardan devletin sorumlu olduğunu çerçeve olarak anmış; tapu sicilinin doğruluğu ilkesiyle dayanaksız şerhin terkini gerekçesini desteklemiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Mersin'deki taşınmaz maliklerinin tapu beyanlar hanesindeki "sahtecilikle satışa konu edildiği" şerhinin terkini talebi ilk derece mahkemesince kabul edilmiş, davalı idare istinafa başvurmuştur. Adana BAM, terkini istenen şerhin Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü'nce konulduğunu ve dayanak bir hukuki işlem/hak bulunmadığını, dolayısıyla kararın usul ve yasaya uygun olduğunu saptamıştır. Daire, davalı vekilinin istinaf talebini esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2018/730 K. 2018/875 İstinaf Kabulü / Kaldırma

TMK 1007 (tapu sicilinin yanlış tutulmasından Devletin sorumluluğu) uyarınca Adana BAM, gerçek zararın tapu iptalinin kesinleştiği tarihteki değere göre arsa/arazi vasfı belirlenerek hesaplanması gerektiğini saptamış; bilirkişi raporunu elverişsiz bulup kararı kaldırmış, dosyayı yerele göndermiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Davacıların murisine ait taşınmazın tapu kaydının iptali nedeniyle TMK m.1007'ye dayalı maddi ve manevi tazminat istemli davada ilk derece mahkemesi maddi ve manevi tazminatı kısmen kabul etmiş; her iki taraf istinafa başvurmuştur. Adana BAM, makul sürede yargılanma kaynaklı manevi tazminatın idari yargıda tam yargı davasına konu olması gerektiğini, tapu iptalinin kişilik haklarına saldırı sayılamayacağından bu yönden manevi tazminata hükmedilemeyeceğini, maddi tazminat için ise taşınmazın arsa/arazi vasfı belirlenmeden hüküm kurmaya elverişsiz bilirkişi raporuna dayanıldığını saptamıştır. Davalı vekilinin istinafını kabul ederek kararı kaldırmış ve eksik araştırma nedeniyle dosyayı yerel mahkemeye geri göndermiştir.

Adana BAM · İstinaf · 4. Hukuk Dairesi E. 2018/755 K. 2018/986 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

BAM, tapu sicilinin güvenilirliğini açıklarken TMK 1007'yi devletin tapu sicilinin mevzuata uygun tutulmasını garanti ettiği, sicilin kanun ve nizama aykırı tutulmasından doğan zararlardan sorumlu olduğu çerçeve dayanak olarak anmış; bu güvence ışığında dayanaksız şerhin terkinini doğru bulmuştur.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Davacılar, taşınmazlarının tapu kaydı beyanlar hanesindeki idarece konulan 'sahtecilikle satışa konu edildiği' şerhinin geçerli bir hukuki dayanağı kalmadığını ileri sürerek terkinini istemiş, ilk derece mahkemesi davayı kabul etmiştir. Adana BAM, şerhe dayanak olan sahtecilik davasının açılmamış sayıldığını, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre şerhin dayanağı bir hukuki işlem veya hak bulunmadığını saptamıştır. Bu nedenle ilk derece kararını usul ve yasaya uygun bularak davalı vekilinin istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. Bilgilendirme amaçlıdır.

İlgili Hizmet

TMK 1007, zilyetlik ve tapu sicili hükümleri bağlamında sorumluluk alanında uygulanır.

kamulaştırma ve önalım davalarında profesyonel destek

Bize WhatsApp'tan ulaşın!