İ S T İ N A F K A R A R I
DAVANIN KONUSU : Tapu Kaydındaki Şerhin Terkini
Mersin 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/372 Esas 2018/264 Karar sayılı dosyasında verilen 26.04.2018 tarihli karara karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle;
Müvekkilleri K1 ve K2’ın Mersin ili, Akdeniz ilçesi, A1 Mah. 8136 Ada, 18 parselde kayıtlı bina ve arsanın 1/2’şer hissedarları olarak tamamının maliki olduklarını, müvekkillerine ait taşınmazların kaydında beyanlar hanesinde Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından konulmuş 28/05/1990 tarihli “Sahtecilikle Satışa Konu Edildiği” şerhinin bulunduğunu, söz konusu şerhin geçerli hiçbir hukuki sebebinin bulunmadığını, şerhin konulduğu tarihten bu yana taşınmazlarla ilgili olarak defalarca devir işlemlerinin yapıldığını, davacı müvekkillerinin çeşitli bankalardan ipotekli olarak kredi kullanılarak yapılacak satışlara ilişkin başvurularda her defasında söz konusu şerh nedeniyle sıkıntılarla karşılaştıklarını, ayrıca yaptıkları başvuruda Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından şerhin kaldırılması konusunda olumsuz görüş bildirildiğini ve maliklerin dava yoluyla kaldırabileceğinin belirtildiği, müvekkillerinin söz konusu bağımsız bölümlerin satışını gerçekleştirmek istediklerinde, hem alıcıların kredi başvuruları hem de kendilerinin kredi başvurularında bulunduklarında söz konusu şerh nedeniyle reddedildiğini, bu sebeple davacıların mülkiyet hakkından kaynaklanan kullanma, yararlanma ve tasarruf yetkilerinin de bir bakıma şerhin etkisi ile sınırlandığını belirterek, müvekkilleri K1 ve K2’ın Mersin ili, Akdeniz ilçesi, A1 Mah. 8136 ada, 18 parselde kayıtlı bina ve arsanın tapu kaydı beyanlar hanesinde bulunan ve hiçbir haklı hukuki gerekçeye dayanmayan “sahtecilikle satışa konu edildiği” yolundaki şerhin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava ettikleri anlaşılmıştır.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle;
Davacıların dava konusu taşınmaza ilişkin şerhten dolayı mülkiyet hakkından kaynaklanan kullanma, yararlanma ve tasarruf yetkilerinin sınırlandığını iddia etseler de 3. kişiler için uyarıcı mahiyette konulan şerhin kaldırılmasını talep etmelerinde hukuki yararlarının bulunmadığını, taşınmazın tapu kaydı incelendiğinde görüleceği üzere davaya konu sahtecilik şerhlerinde hukuka aykırılığın olmadığını, buna göre şerhin kaldırılmasını sağlayacak yeterli ve inandırıcı veri bulunmadığından somut ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
Yapılan yargılama neticesinde; Mersin ili, Akdeniz ilçesi, A1 Mahallesi, 8136 Ada, 18 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesinde 28/05/1990 tarihli işlem ile “sahtecilikle satışa konu edildiğine dair” şeklindeki şerhin kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve DAVANIN KABULÜ İLE,
-Mersin İli, Akdeniz İlçesi A1 Mahallesi, 8136 ada 18 parselde kayıtlı bina ve arsa vasıflı taşınmazın beyanlar hanesinde bulunan “sahtecilikle satışa konu edildiği” yönündeki şerhin kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece öncelikle dava konusu taşınmaza ait tapu kayıtlarının tüm geldileri, devir ve temlik zincirinin görüleceği şekilde ayrıntılı tapu kayıtlarının getirtilmesi, taşınmazı devir alan malikleri ile devir aldıkları tarihlerin açıkça tespiti, el değiştirilen taşınmaz maliklerinin tespiti, tapu sicil müdürlüğü tarafından önceki malikinin ve mirasçılarının haklarının korunmaları için gerekli tebligatların yapılıp yapılmadığı ile bunların neticelerinin tespit edilmesi, bununla birlikte taşınmazın önceki maliki veya mirasçıları tarafından yapılmış herhangi bir başvurunun olup olmadığı, taşınmaza ilişkin olarak “resmi evrakta sahtecilik” suçundan kamu davasının açılıp açılmadığının araştırılması gerektiğinin, tapudaki bilgilerin düzeltilirken tapu malikinin değişmemesi mülkiyet hakkının nakli sonucunun meydana gelmemesi gerektiğini, davacı iddiaları taşınmazın bulunduğu yerden ve ilgili idarelerin kayıtlarından ayrıntılı olarak araştırılması gerektiğini, yerel mahkemece tüm bu hususların tereddüte yer vermeyecek şekilde tespiti ile davacının bu şekilde davasının tereddüte yer bırakmayacak şekilde ispatı halinde şerhin terkininin mümkün olması gerektiğini, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep ettikleri anlaşılmıştır.
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; tüm tapu kayıtlarının incelendiği ve şerhin herhangi bir hukuki gerekçesinin olmadığını, şerhin idari bir kararla önleyici olarak konulduğu, müvekkilinin bu şerhten dolayı oldukça sıkıntı çektiğini, hem alıcıların kredi başvuruları, hem de kendileri kredi başvurularında söz konusu şerh nedeniyle başvurularının reddedildiğini, şerhin haksızlığını ortaya koyan, şerhin konulmasında hiçbir haklı hukuksal neden olmadığını kanıtlayan Yargıtay Onanmasından geçerek kesinleşen emsal kararların olduğunu ve bu kararları dilekçeleri ek’inde sunduklarını, bu nedenlerle davalı tarafın istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep ettikleri anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, Tapu Kaydında Düzeltim ( Terkin İstemli ) davasıdır.
Mersin İli, Akdeniz İlçesi, A1 mahallesi, 8136 ada 18 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında sahtecilikle satışa konu edildiği, şerhinin bulunduğu görülmüştür.
Dairemizce HMK’nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere yapılan inceleme neticesinde;
Medeni Kanunun 1008. ve devamı maddelerinde taşınmaza ilişkin hakların tapu kütüğüne tescil edileceğini ve şerhlerinde tapu kütüğüne tescili düzenlenmiş olup dava konusu taşınmaza idare tarafından sahtecilikle satışa konu edildiği şerhinin düşüldüğü görülmüştür.
İncelenen Mersin İli, Akdeniz İlçesi, 8136 ada, 18 parsel sayılı taşınmazın 177 m² olup K2 ve K1 adlarına tapuya kayıtlı olduğu, üzerinde bahse konu sahtecilikle satışa konu edildiği şerhinin bulunduğu görülmüştür.
Tapu sicili Türk Medeni Kanununun 7.maddesinde düzenlenen içeriğinin doğruluğu karine olarak kabul edilen resmi sicillerden biridir. Tapu kütüğünün yanlışlığı kanıtlansa bile üçüncü kişilerin bu kayıtlara dayanarak kazandıkları ayni haklar korunduğu gibi TMK 1023.maddesi uyarınca hak sahiplerinin tapu kütüğünün kanun ve nizanmeye aykırı tutulması doğabilecek zararlardan devleti sorumlu tutmuş TMK 1007.maddesi ile de tapu sicilinin mevzuata uygun tutulması devletin garantisi altına alınmıştır.
TMK’nun 1025.maddesinde yolsuz tescil düzenlenmiş olup, bir ayni hakkın yolsuz olarak tescil edilmiş veya bir tescil yolsuz olarak terkin olunmuş ise ilgili kişinin tapu sicilinin dava edebileceği, iyi niyetli üçüncü kişilerin bu tescile dayanarak kazandığı ayni haklar her türlü tazminat haklarının saklı olduğunu, TMK’nın 1026.maddesinde ayni hakların sona ermesi düzenlenmiş olup, bir ayni hakkın sona ermesi ile tescil her türlü hukuki değerini kaybettiğinden taşınmaz malikinin bu şerhin terkinini isteyebileceği, tapu memuru tarafından şerhin terkini ilgilisine tebliğ edildiğinde 30 gün içerisinde ilgilisi tarafından terkine karşı dava açılabileceği düzenlenmiş olup, mahkemece yapılan yargılama getirtilen kayıtlar alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı incelendiğinde; terkini talep edilen sahtecilik ve satışa konu edildiği şerhinin tapu kadastro genel müdürlüğü tarafından konulmuş olduğu, dayanağa bir hukuki işlem ve hakkın bulunmadığı anlaşıldığından Mersin 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin Akdeniz İlçesi, A1 mahallesi, 8136 ada 18 parsel sayılı taşınmazda bulunan şerhin kaldırılmasına ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğundan davalı vekilinin istinaf talebinin HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin, Mersin 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/372 Esas 2018/264 Karar sayılı dosyasında verilen 26.04.2018 tarihli kararına karşı yapmış olduğu istinaf kanun yolu başvuru isteğinin HMK’nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca
ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı harçtan muaf olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf kanun yoluna ilişkin yapılan yargılama giderlerinin istinaf kanun yolu başvurusunda bulunan davalı üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından taraflar lehine avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, kullanılmayan gider avansının talebi halinde yatıran tarafa iadesine,
5-Kararın bir örneğinin taraflara tebliğine,
Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361/1.maddesi gereğince kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde gidilebilecek temyiz yasa yolu açık olmak üzere 07/02/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe