Adana BAM, 4. HD., E. 2018/755 K. 2018/986 T. 8.10.2018

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN

DAVACILAR : 1- K1 – N1 A1

2- K2 – N2 A2

3- K3 – N3 A3

4- K4 – N4 A4

5- K5 – N5 Erkenek Kasabası Doğanşehir/ Malatya

6- K6 – N6 A5

7- K7 – N7 A6

8- K8 – N8 A7

9- K9 – N9 A8

10- K10 – N10 A9

11- K11 – N11 A10

12- K12 – N12 A11

13- K13 – N13 A12

14- K14 – N14 A13

15- K15 – N15 A14

16- K16 – N16 A15

17- K17 – N17 A16

18- K18 – N18 A17

19- K19 – N19 A18

20- K20 – N20 A19

21- K21 – N21 A20

22- K22 – N22 A21

23- K23 – N23 A22

24- K24 – N24 A11

25- K25 – N25 A23

26- K26 – N26 A24

27- K27 – N27

28- K28 – N28 A25

29- K29 – N29 A26

30- K30 – N30 A27

31- K31 – N31 A28

32- K32 – N32 A29

33- K33 – N33 A30

34- K34 – N34 A31

35- K35 – N35 A2

36- K36 – N36 A32

37- K37 – N37 A33

38- K38 – N38 A34

39- K39 – N39 A35

40- K40 – N40 A36

41- K41 – N41 A37

42- K42 – N42 A38

43- K43 – N43 A39

44- K44 – N44 A10

45- K45 – N45 A40

46- K46 – N46 A41

47- K47 – N47 A42

VEKİLİ : Av. K48 – A43

DAVALI : TAPU VE KADASTRO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ – Tapu Ve Kadastro Genel Müdürlüğü – Merkez/ ANKARA

VEKİLİ : Av. K49 – A44

DAVANIN KONUSU : Tapu Kaydında Düzeltim (Terkin İstemli)

Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/219 Esas 2017/592 karar sayılı dosyasında verilen 24.10.2017 tarihli karara karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Tarafların iddia ve savunmalarının özeti;

Davacılar vekilinin dava dilekçesinde özetle;

Müvekkillerinin dava konusu Mersin ili, Akdeniz ilçesi, A45 Mahallesi, 4746 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan bağımsız bölümlerin malikleri olduğunu, müvekkillerinin taşınmazlarında Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından konulan “sahtecilikle satışa konu edildiği” şerhinin bulunduğunu, adı geçen şerhin hiç bir geçerli hukuki sebebinin bulunmadığını, müvekkillerinin taşınmazlarını satın aldıklarında tapu müdürlüğünden sorulduğunda bu şerhin gerekçesinin ortadan kalktığını, bu şerhin kaldırılması için genel müdürlükle yazışma halinde olunduğunu, kaldırmak için genel müdürlükten yazı bekelnildiğini beyan ettiklerini, müvekkillerinin taşınmazlarını satmak için tapuya gittiklerinde genel müdürlüğün olumsuz görüş bildirdiğini, bu yüzden şerhin kaldırılamayacağını, kaldırmak için dava açılması gerektiğinin beyan edildiğini, söz konusu şerh nedeniyle müvekkillerinin taşınmazı satamadıklarını, her ne kadar bu şerhin satışa engel değilse de 3. kişilere güvensizlik yarattığını, hiç bir hukuki sebebe dayanmayan ancak müvekkillerinin ayni hakkını zedeleyen iş bu şerhlerin kaldırılması için mahkemeye başvurma zorunluluğunun doğduğunu, tüm bu nedenlerle müvekkillerine ait tapuların, tayu kaydı beyanlar hanesinde geçerli bir hukuki sebebe dayanmayan “sahtecilik satışa konu edildiği” şerhinin terkinine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle;

Açılan davanın somut ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davaya konu şerhin kaldırılmasını sağlayacak yeterli ve inandırıcı bir verinin bulunmadığını, somut ve dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesi Kararı:

Yapılan yargılama neticesinde, Davanın
KABULÜNE
, şeklinde karar vermiştir.

İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:

Davalı vekilinin verdiği istinaf dilekçesinde özetle;

Yerel mahkemenin ilgili kararının yeterli incelemeye dayanmadığından bozulmasına karar verilmesini talep ettiklerini, dava konusu tapu kaydında bulunan ” sahtecilikle satışa konu edildiğine ilişkin ” şerhte hukuka aykırılık olmayıp bu şerhin kaldırılmasını gerektirecek koşullar bulunmadığı halde davanın kabulüne karar verilmesinin yasaya aykırı olduğunu, anılan nedenler ve yüksek mahkemece inceleme sırasında ortaya çıkacak diğer nedenlere dayanarak yerel mahkemenin ilgili kararının bozulmasına karar verilmesini talep ettikleri anlaşılmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, Tapu Kaydında Düzeltim ( Terkin İstemli ) davasıdır.

Mersin İli, Akdeniz İlçesi, A45 mahallesi, 4746 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında sahtecilikle satışa konu edildiği, şerhinin bulunduğu görülmüştür.

Dairemizce HMK’ nın 355.madde ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan incelemede;

Medeni Kanunun 1008. ve devamı maddelerinde taşınmaza ilişkin hakların tapu kütüğüne tescil edileceğini ve şerhlerinde tapu kütüğüne tescili düzenlenmiş olup dava konusu taşınmaza idare tarafından sahtecilikle satışa konu edildiği şerhinin düşüldüğü görülmüştür.Dosya içerisinde bulunan bilirkişi raporuna göre; dava konusu taşınmazın geldisi tapu kaydı olan A45 mah. 918 ada 200 parsel sayılı taşınmazın K50 oğlu K51 adına kayıtlı iken oğlu Şükrü oğlu K50’a 09.06.1983 tarihinde satışının yapıldığı, satış sırasında sahtecilik olduğu gerekçesi ile Mersin 1.ACM’nin 1989/26 ve 2.ACM’nin 1987/28 Esas sayılı dosyaları ile dava açıldığı, bu sebeple taşınmazın kütüğüne Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Tasarruf İşlemleri Dairesi Başkanlığı tarafından sahtecilikle satışa konu edildiği yolunda şerhin beyanlar hanesine düşülmüş olduğu görülmüştür.

Mersin 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1987/544 Esas 1995/448 Karar sayılı dosyası ile sahteciliğe konu olan tapu kaydının iptali ve tescil hususunda açılan davanın 10/03/1995 tarihinde işlemden kaldırılmasına ve HUMK 499/5 maddesi gereğince, davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği görülmüştür.

Tapu sicili Türk Medeni Kanununun 7.maddesinde düzenlenen içeriğinin doğruluğu karine olarak kabul edilen resmi sicillerden biridir. Tapu kütüğünün yanlışlığı kanıtlansa bile üçüncü kişilerin bu kayıtlara dayanarak kazandıkları ayni haklar korunduğu gibi TMK 1023.maddesi uyarınca hak sahiplerinin tapu kütüğünün kanun ve nizanmeye aykırı tutulması doğabilecek zararlardan devleti sorumlu tutmuş TMK 1007.maddesi ile de tapu sicilinin mevzuata uygun tutulması devletin garantisi altına alınmıştır.

TMK’nun 1025.maddesinde yolsuz tescil düzenlenmiş olup, bir ayni hakkın yolsuz olarak tescil edilmiş veya bir tescil yolsuz olarak terkin olunmuş ise ilgili kişinin tapu sicilinin dava edebileceği, iyi niyetli üçüncü kişilerin bu tescile dayanarak kazandığı ayni haklar her türlü tazminat haklarının saklı olduğunu, TMK’nın 1026.maddesinde ayni hakların sona ermesi düzenlenmiş olup, bir ayni hakkın sona ermesi ile tescil her türlü hukuki değerini kaybettiğinden taşınmaz malikinin bu şerhin terkinini isteyebileceği, tapu memuru tarafından şerhin terkini ilgilisine tebliğ edildiğinde 30 gün içerisinde ilgilisi tarafından terkine karşı dava açılabileceği düzenlenmiş olup, mahkemece yapılan yargılama getirtilen kayıtlar alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı incelendiğinde; terkini talep edilen sahtecilik ve satışa konu edildiği şerhinin tapu kadastro genel müdürlüğü tarafından konulmuş olduğu, dayanağa bir hukuki işlem ve hakkın bulunmadığı anlaşıldığından Mersin 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin Akdeniz İlçesi, A45 mahallesi, 4746 ada 1 parsel sayılı taşınmazın bağımsız bölümleri üzerindeki şerhin ayrı ayrı kaldırılmasına ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğundan davalı vekilinin istinaf talebinin HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davalı vekilinin, Mersin 2.Asliye Hukuk Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf kanun yolu başvuru isteğinin HMK’nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca
ESASTAN REDDİNE,

2-Davalı harçtan muaf olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına,

3-İstinaf kanun yoluna ilişkin yapılan yargılama giderlerinin istinaf kanun yolu başvurusunda bulunan davalı üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından taraflar lehine avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, kullanılmayan gider avansının talebi halinde yatıran tarafa iadesine,

5-Kararın bir örneğinin taraflara tebliğine,
Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361/1.maddesi gereğince kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde gidilebilecek temyiz yasa yolu açık olmak üzere 08/10/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi. 08/10/2018

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!