TBK Madde 49 Kusur sorumluluğu: Genel olarak

Özet 2 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 49, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar vereni bu zararı gidermekle yükümlü kılar. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de bu zararı gidermekle yükümlüdür.

Resmi Metin

Genel olarak

Madde 49- (1) Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.

(2) Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Haksız fiil davalarının iskeletidir; her dilekçede dört unsurun (fiil, hukuka aykırılık, kusur, zarar) ve aralarındaki illiyet bağının ayrı ayrı kurulması gerekir. Pratikte davalar çoğu kez kusurun veya illiyetin ispatlanamamasından kaybedilir; özellikle illiyet bağı, araya giren üçüncü kişi fiili veya mağdurun kendi davranışıyla kesilebilir, bu da davalı vekili için en verimli savunma eksenidir. Zararın varlığı ve miktarı davacıda olduğundan, somutlaştırma ve belgelendirme baştan yapılmalıdır.

İkinci fıkranın pratik değeri büyüktür: ortada ihlal edilen açık bir yasa kuralı olmasa bile, ahlaka aykırı ve kasten verilen zarar tazmin ettirilebilir; bu, klasik kalıba sığmayan rekabet/sabotaj/kötüniyet hallerinde dayanak olur, ancak burada kast aranır, ihmal yetmez. Sözleşme ilişkisi de varsa haksız fiil ile sözleşmeye aykırılık taleplerini birlikte (terditli) ileri sürmek; zamanaşımı ve ispat yükü farkları nedeniyle stratejik avantaj sağlar.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 41. maddesini karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 49. maddesinde, haksız fiil sorumluluğunda, zarar verenin tazminat yükümlülüğüne ilişkin kural düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununda, 41. maddeyle başlayan “İkinci Fasıl / Haksız muamelelerden doğan borçlar” şeklindeki üst başlık, burada hukuki işlemden (muameleden) doğan borçların değil, haksız fiilden doğan borçların söz konusu olduğu göz önünde tutularak, Tasarıda “İkinci Ayırım / Haksız Fiillerden Doğan Borç İlişkileri” şekline dönüştürülmüştür. 818 sayılı Borçlar Kanununun 41 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “A. Umumi kaideler / 1. Mesuliyetin şartları” şeklindeki ibareler, Tasarıda “A. Sorumluluk / I. Genel olarak” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 41. maddesinin birinci fıkrasına göre, kasten veya ihmal sonucunda, “haksız bir surette”, diğer bir kimseye bir zarar ika eden şahıs, o zararı tazmin etmek zorundadır. Tasarıda ise, kast ve ihmalin, kusurun çeşitlerinden olduğu göz önünde tutularak, söz konusu fıkra, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren kişinin, bu zararı gidermekle yükümlü olduğu şekline dönüştürülmüştür.

Ayrıca, 818 sayılı Borçlar Kanununun 41. maddesinin ikinci fıkrasından farklı olarak, Tasarının 49 uncu maddesinin ikinci fıkrasının başına “Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile” şeklinde bir ibare eklenmiştir. Aynı fıkrada, 818 sayılı Borçlar Kanununda olduğu gibi, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren kişinin de, bu zararı gidermekle yükümlü olduğu belirtilerek, bu kural açıklığa kavuşturulmuştur.

Tasarının 49. ve devamındaki maddelerinde, 818 sayılı Borçlar Kanunundan farklı olan diğer bir düzenleme de, haksız fiil unsurlarının her birinin ayrı ayrı belirtilmiş olmasıdır.

Metninde yapılan düzeltme ve arılaştırmalar dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.49 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2022/5636 K. 2023/1678 Onama

6098 sayılı TBK m.49 uyarınca haksız fiilden söz edilebilmesi için hukuka aykırı bir fiil, failin kusuru, bu fiil nedeniyle doğan bir zarar ve fiil ile zarar arasında illiyet bağı unsurlarının birlikte bulunması zorunludur.

Detaylı özeti gör

Davacı, davalı idarenin dava dışı bir şirketle 112 Acil Sağlık Hizmetleri istasyon binalarının ücretsiz yapımına ilişkin sözleşmesine güvenerek bu şirkete ve taşeronuna fatura karşılığı malzeme sattığını, ancak alacağını tahsil edemediğini; akidini seçerken kusurlu davranan idarenin zararından ve malzemeleri kullanması nedeniyle sebepsiz zenginleşmesinden sorumlu olduğunu ileri sürerek tazminat istemiştir. Davalı idare, davacı ile aralarında borç doğuran bir ilişki bulunmadığını savunmuştur. İlk derece mahkemesi, taraflar arasında sözleşme ilişkisi ve idarenin haksız bir eylemi bulunmadığından davayı reddetmiş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, sözleşmenin nispiliği ilkesi gereği davacı ile dava dışı şirket arasındaki sözleşmenin idare yönünden hüküm doğurmayacağını ve taraflar arasında tazminat sorumluluğu doğuran bir borç ilişkisi bulunmadığını belirterek kararı oy birliğiyle onamıştır.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.49 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2024/2881 K. 2026/941 Kısmen Kabul

Kusurlu davranışı nedeniyle başkasına zarar verenin bu zararı gidermekle yükümlü olduğu kuralı, bedensel bütünlüğü zedelenen zarar gören lehine hükmedilen manevi tazminatın değerlendirilmesinde de dayanak alınmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Trafik kazasından kaynaklı maddi-manevi tazminat davasında Adana BAM, kusur (%100 davalı sürücü) ve %70 maluliyet raporlarını yerinde bulmuş; davalılar vekilinin tazminat ve kusura yönelik istinafını esastan reddetmiştir. Davacının ıslaha rağmen usuli kazanılmış hak gerekçesiyle eksik tazminata hükmedildiği yönündeki istinafını kısmen kabul ederek ilk derece kararını kaldırmış, kask takmama nedeniyle %20 müterafik kusur indirimi sonrası 3.429.979,50 TL maddi tazminata, TMK m.4 çerçevesinde 30.000 TL manevi tazminata yeniden hükmetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2020/566 K. 2021/503 Düzelterek Esastan Red

Ceza yargılamasında davalının tehdit ve hakaret eylemini gerçekleştirdiğinin ve bunu hakim huzurunda kabul ettiğinin belirlenmesi karşısında, kusurlu ve hukuka aykırı fiille başkasına zarar verenin bu zararı gidermekle yükümlü olduğu esasına dayanılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Davacı, davalının kendisine ve nişanlısına yönelik tehdit ve hakaretleri (ceza mahkumiyeti kesinleşmiş) nedeniyle manevi tazminat istemiş; ilk derece mahkemesi 1.500 TL takdir etmiştir. Adana BAM, davalının manevi tazminat koşullarının oluşmadığına yönelik istinafını esastan reddetmiş; takdir edilen tazminatın düşük olduğunu kabul ederek davacının istinafını kabul etmiş ve düzelterek yeniden esas hakkında karar vererek tazminatı 5.000 TL'ye çıkarmıştır.

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2019/2150 K. 2020/1375 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Yaralama eylemi nedeniyle açılan tazminat davasında, ceza dosyasındaki adli tıp raporu esas alınarak olayın meydana gelmesinde zarar görenden kaynaklanan bir davranış bulunmadığı kabul edilmiş, olaya zarar görenin sebebiyet verdiği yönündeki savunmaya itibar edilmemiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Davalılar tarafından birlikte darp edilip hayati tehlike geçiren ve yüzünde sabit iz kalan davacının açtığı manevi tazminat davasında ilk derece mahkemesi 20.000 TL'ye hükmetmiştir. Adana BAM, ceza kanunundaki uzamış 8 yıllık zamanaşımı dolmadan dava açıldığını belirterek davalıların zamanaşımı itirazını reddetmiş; davalıların kastının yoğunluğu ve yaralanmanın niteliği karşısında manevi tazminatı düşük bularak 35.000 TL'ye yükseltmiştir. Davacının red vekalet ücretine ilişkin başvurusu da kabul edilmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2019/2044 K. 2020/1249 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Evli olduğunu bilerek eşle birlikte olan üçüncü kişinin, aldatılan eşin bedensel veya ruhsal bütünlüğüne yönelik doğrudan hukuka aykırı bir fiilde bulunduğundan söz edilemeyeceği ve kanunda bu kişiler yönünden bir düzenleme öngörülmediği belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Eşinin kendisini, ailecek görüştükleri yakın arkadaşı olan davalı ile aldattığını öğrenen davacı, kişilik haklarının zedelendiğini ileri sürerek davalı üçüncü kişiden manevi tazminat istemiştir. İlk derece mahkemesi, 06/07/2018 tarihli İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca davanın reddine karar vermiş; Adana BAM, TMK m.185/3 sadakat yükümlülüğünün nispi hak olması nedeniyle üçüncü kişiye karşı ileri sürülemeyeceği gerekçesiyle bu değerlendirmeyi incelemiştir.

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2019/2006 K. 2020/1230 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Haksız fiile dayalı manevi tazminat isteminde, savcılık müzekkeresi doğrultusunda hesaba bloke konulmasında bankanın kusurunun bulunmadığı ve kusur unsuru gerçekleşmediğinden sorumluluğun doğmadığı sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Davacı, hakkındaki soruşturma kapsamında verilen el koyma kararına rağmen davalı bankanın maaş hesabına da yaklaşık 18 ay bloke koymasını haksız fiil sayarak maddi ve manevi tazminat istemiştir. İlk derece mahkemesi maddi tazminatı kısmen kabul etmiş, bankanın eyleminin TMK 24-25 anlamında kişilik haklarına saldırı oluşturmadığı gerekçesiyle manevi tazminatı reddetmiştir. Adana BAM, sulh ceza kararının maaş hesabını hariç tuttuğunu, blokenin haksız olduğunu ancak bankanın savcılık talimatına uyduğundan kusurlu sayılamayacağını belirtmiş; sonucun (ret) doğru ama ilk derece gerekçesinin hatalı olduğu gerekçesiyle kararı kaldırıp gerekçeyi düzelterek yeniden hüküm kurmuştur.

Diğer kararlar (6)
Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2019/2071 K. 2020/1102 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Hak arama özgürlüğünün sınırsız olmadığı ve salt başkasını zararlandırmak için kullanılamayacağı; bu hakkın korunması için şikayet edilenin cezalandırılmasına yetecek kanıt aranmayıp, zayıf ve dolaylı emarelerin varlığının yeterli sayıldığı belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, davalının davacı hakkında savcılığa verdiği şikayet dilekçesinin iftira niteliğinde olup olmadığı ve davacının kişilik haklarını zedeleyerek manevi tazminat gerektirip gerektirmediğine ilişkindir. İlk derece mahkemesi, şikayetin hakkın kullanılması niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Davacı vekili eksik inceleme ve delillerin toplanmadığını ileri sürerek istinafa başvurmuştur.

Adana BAM · İstinaf · 1. Hukuk Dairesi E. 2020/176 K. 2020/720 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar verenin bu zararı gidermekle yükümlü olduğu; haksız fiil sonucu duyulan acı, ızdırap ve elem nedeniyle duygu yaşamında uğranılan kaybın giderilmesinin de bir borç kaynağı oluşturduğu kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Küçük davacı K1, sınıf arkadaşı küçük davalı K4 ile yaşanan tartışmada parmağı kırılarak yaralanmış; ev başkanı sıfatıyla K4'ün anne-babasına karşı TMK m.369 dayanaklı manevi tazminat davası açılmıştır. İlk derece mahkemesi davanın kabulüne karar vermiş, davalılar kazanın müterafik kusurdan kaynaklandığını ve özen görevlerini yerine getirdiklerini ileri sürmüştür. Adana BAM, ev başkanının kusursuz sorumluluğundan kurtulmasını sağlayacak ispatın gerçekleşmediğini ve takdir edilen tazminatın hak ve nesafete uygun olduğunu belirleyerek davalıların istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2019/1589 K. 2020/782 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Yargılamanın iadesi istenen dosyalardaki dava konusuyla ilgisi bulunmayan ve gerçeğe uymayan suçlamalara dilekçelerde yer verilmesinin, tazminat sorumluluğu doğuran hukuka aykırı bir fiil oluşturduğu değerlendirilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, davalı avukatın yargılamanın iadesi ve temyiz dilekçelerinde davacı avukata yönelttiği ifadelerle TMK m.24 kapsamında kişilik haklarına saldırıda bulunduğu iddiasına dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi davayı kabul ederek 2.000 TL manevi tazminata hükmetmiştir. Davalı, beyanların yargı makamlarına sunulan hukuki ifadeler olduğunu ileri sürerek kararı istinaf etmiş; Adana BAM, hak arama özgürlüğü ile kişilik haklarının çatıştığı durumda üstün yararın korunması ilkesi çerçevesinde inceleme yapmıştır.

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2019/1379 K. 2020/429 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Yargılamalarda ortaya çıkan olgulardan kaynaklanan ve tamamen temelsiz olmayan bir suç duyurusunun, yalan beyan ya da bilerek suç atma niteliği taşımadığı; Anayasal şikayet hakkı sınırları içinde kalan bu eylemin haksız fiil oluşturmadığı sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, davalının davacı avukat hakkında yaptığı şikayetlerin iftira/haksız fiil oluşturduğu iddiasıyla TMK m.24 ve TBK kapsamında açılan manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi, fezlekede davacı hakkında şüphe bulunduğunu, şikayetin Anayasal şikayet hakkı kapsamında haklı ve makul nedenlere dayandığını belirterek davayı reddetmiştir. Davacı, şikayetin sayı ve yöntem itibarıyla taciz boyutuna ulaşıp hakkın kötüye kullanıldığını ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2018/1229 K. 2018/1277 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Tapu sicilinin hatalı tutulmasından doğan Devlet sorumluluğunun objektif (kusursuz) sorumluluk olduğu ve haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümlerle ilgisinin bulunmadığı kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle TMK m.1007 kapsamında Devletten maddi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etmiştir. Adana BAM, davalının zamanaşımı istinaf sebebini reddederek, TMK m.705/2 uyarınca zararın tapu iptali kararının kesinleştiği tarihte doğduğunu esas alıp tazminat koşullarını değerlendirdi.

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2018/255 K. 2018/375 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Haksız fiile dayalı bir borcun doğabilmesi için hukuka aykırı bir fiilin bulunması, fiili işleyenin kusurlu olması, bir zararın doğması ve zarar ile fiil arasında uygun nedensellik bağının bulunması unsurlarının birlikte arandığı belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Davacı kadın, evli eşiyle ilişki yaşayıp çocuk sahibi olan davalı aleyhine kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat davası açmış; ilk derece mahkemesi 20.000 TL tazminata hükmetmiştir. Adana BAM, eylem devam ettiği için zamanaşımı definin reddini yerinde bulmakla birlikte, TMK m.185'teki sadakat yükümlülüğünün eşler arasında nispi bir hak olduğunu ve üçüncü kişiye karşı ileri sürülemeyeceğini, davalının eyleminin kişilik haklarına saldırı oluşturmadığını saptamıştır. Ayrıca davacının asıl sorumlu eşinden tazminattan feragat ettikten sonra davalıdan istemesini TMK m.2/2 anlamında hakkın kötüye kullanılması saymış; davalının istinafını kabul edip kararı kaldırarak davanın reddine karar vermiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!