TBK Madde 50 Zararın ve kusurun ispatı

Özet 2 fıkra · ~1 dk okuma

TBK 50, haksız fiilde ispat yükünü zarar görene yükler: zarar gören, hem uğradığı zararı hem de zarar verenin kusurunu ispatla yükümlüdür. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.

Resmi Metin

Zararın ve kusurun ispatı

Madde 50- (1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.

(2) Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bu madde, haksız fiil davasında ispat yükünün zarar görende olduğunu söyler: davacı, hem zararını, hem zarar verenin kusurunu, hem de illiyet bağını ortaya koymak zorundadır. Hâkim re’sen tazminata hükmetmez; bu üç temel kurulmadan dava ayakta durmaz. Pratikte sık yapılan hata, ispat yükünü davalıya yıkıldığını sanmak veya “zarar zaten ortada” diyerek kalemleri belgelemeyi savsaklamaktır.

Maddenin ikinci cümlesi yalnız zarar miktarına ilişkin bir kolaylıktır: zararın varlığı kurulduğu hâlde tutarı tam ispatlanamıyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri gözeterek miktarı hakkaniyetle takdir eder. Bu, kusurun veya illiyetin ispatını ortadan kaldırmaz. Bu yüzden dilekçede her kalemi (tedavi, kazanç kaybı, hasar) ayrı ayrı belgeleyin; takdir cümlesini, ispattan kaçmanın değil, hesabı netleştirmenin bir aracı olarak kullanın.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 50. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 42. maddesini karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 50. maddesinde, zararın ve kusurun ispatı düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 42. maddesinin kenar başlığında kullanılan “II. Zararın tayini” şeklindeki ibare, Tasarının 50. maddesinde, “II. Zararın ve kusurun ispatı” şeklinde değiştirilmiştir. Gerçekten, Tasarının 50. ve devamı maddelerinde haksız fiilin düzenlendiği ve kusurun da haksız fiilin unsurlarından biri olduğu göz önünde tutularak, zararın ispatına ilişkin düzenlemenin metninde ve dolayısıyla kenar başlığında bunu yansıtacak bir ibareye yer verilmesi zorunlu olmuştur.

818 sayılı Borçlar Kanununun 42. maddesinde kullanılan “zararın hakiki miktarını ispat etmek mümkün olmadığı takdirde” şeklindeki ibare, Tasarının 50. maddesinin ikinci fıkrasında “uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa” şeklinde ifade edilmiştir.

Metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.50 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2023/5067 K. 2024/3890 Onama

Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemediğinde hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun olarak belirler.

Detaylı özeti gör

Davacı taşımacılık şirketi, davalı Belediye ile 32 araçla 6 toplu taşıma güzergâhını on yıllığına kiraladığı sözleşmede asıl davada kiralananın ayıbı nedeniyle aylık 156.078 TL kira bedelinin 60.000 TL'ye indirilmesini, birleşen davada ise vaat edilen yolcu sayısının sağlanmaması nedeniyle tazminat istemiştir. Mahkeme bozmaya uyarak asıl davayı kısmen, birleşen davayı kabul etmiştir. Yargıtay 3. HD, davalının birleşen davaya yönelik temyizini kesinlik sınırı altındaki 10.000 TL nedeniyle miktardan reddetmiş; kararın bozma ilamına ve hakkaniyete uygun verildiğini belirterek hükmü onamıştır.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2016/10025 K. 2018/3178 Bozma

Zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, TBK m.50/2 uyarınca olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak zararı hakkaniyete uygun belirler; bu çerçevede uzman bilirkişiden rapor alınmalıdır.

Detaylı özeti gör

Market olarak işlettiği kiralık iş yeri 11.08.2014'te çıkan yangında içindeki mallarla birlikte yanan davacı, yangından yaklaşık bir ay önce arızalı sayaç ve tesisatın değiştirilmesini istediği hâlde davalının gereğini yapmadığını ileri sürerek maddi ve manevi tazminat istemiştir. Yerel mahkeme davayı kısmen kabul edip 12.217,50 TL tazminata hükmetmiş, taraflar temyiz etmiştir. Yargıtay davalının tüm temyiz itirazlarını reddetmiş; ancak dava öncesi delil tespitinin yalnızca elektrik ve inşaat kalemlerini kapsadığını, yanan gıda ve temizlik ürünlerinin miktar ve değeri konusunda inceleme yapılmadığını belirterek, mahkemenin bu zararı uzman bilirkişi aracılığıyla araştırmadan eksik incelemeyle karar vermesini isabetsiz bulup hükmü davacı yararına bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2015/16137 K. 2016/8576 Bozma

Zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak zarar miktarını hakkaniyete uygun biçimde takdir eder; bu takdir yetkisi zararın hem varlığını hem miktarını kapsar.

Detaylı özeti gör

Davacı, malzeme deposunda 17.02.2012'de çıkan yangında araç gereç ve yiyeceklerin yandığını, 104.763,10 TL zarara uğradığını belirterek bu bedelin davalı elektrik dağıtım şirketinden tahsilini istemiş; davalı ise yangının fırtınada nakil hatlarının birbirine temasından çıktığını ve kendisine atfedilebilecek bir kusur bulunmadığını savunmuştur. Yerel mahkeme, davalıyı elektrik hattı maliki olarak sorumlu görüp 21.990,00 TL maddi tazminatın yangın tarihinden faiziyle tahsiline hükmetmiştir. Yargıtay, yangının davalının tellerinden sıçrayan kıvılcımlardan çıktığını ve davalının yapı eseri maliki sıfatıyla sorumluluğunu tartışmasız görmekle birlikte, Gevaş Belediyesi'ni %20 kusurlu bulan ilk rapor ile belediyenin kusuruna hiç değinmeyen ikinci kusur raporu arasındaki çelişki giderilmeden, sonuncu rapora dayanılarak eksik incelemeyle karar verilmesini usul ve yasaya aykırı bulmuş; üç kişilik uzman bilirkişi kurulundan denetime elverişli rapor alınması gerektiğini belirterek hükmü davalı yararına bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.50 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2021/2533 K. 2023/1456 Düzelterek Esastan Red

Destekten yoksun kalma zararının hesabında desteğin gelirinin daha yüksek olduğunu ileri süren tarafın bu iddiasını delillendirememesi karşısında, gelirin asgari ücret üzerinden kabul edilerek zararın buna göre hesaplanması yerinde görülmüştür.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, trafik kazasında annelerini kaybeden davacıların destekten yoksun kalma maddi tazminat davasını kabul edip manevi tazminat davasını kısmen kabul etmiş; davacılar vekili maddi tazminat hesabı (desteğin geliri) ve manevi tazminat miktarına itirazla istinafa başvurmuştur. Adana BAM, desteğin asgari ücret üzerinde gelir elde ettiğinin kanıtlanamadığını belirterek maddi tazminata yönelik istinafı reddetmiş; ancak tarafların ekonomik-sosyal durumu, kusur oranları (davalı sürücü %85, müteveffa %15) ve TMK m.4 hakkaniyet ilkesi çerçevesinde hükmedilen manevi tazminatın düşük olduğunu, artırılması gerektiğini saptamıştır. Yeniden yargılamaya gerek bulunmadığından, manevi tazminat miktarını artırarak HMK m.353/1-b-2 uyarınca kararı düzelterek yeniden esas hakkında karar vermiştir.

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2021/2444 K. 2023/1182 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Kusura yönelik istinaf incelemesinde, hükme esas alınan kusur durumunun olayın oluş biçimiyle uyumlu olarak belirlendiği görülmüş ve bu yöndeki istinaf başvurusu yerinde bulunmamıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Trafik kazasında küçük kızı vefat eden davacı anne, destekten yoksun kalma maddi tazminatı için sigorta şirketine dava açmış; ilk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etmiştir. Davalı sigorta vekili; kusur oranı, hesap yöntemi ve anne lehine hesaplanan tazminattan yetiştirme gideri düşülmemesi yönlerinden istinafa başvurmuştur. Adana BAM, kusur belirlemesini olayın oluşuna uygun, hesap raporunu yöntem yönünden yerinde bulmuş; annenin çalışmaması nedeniyle yetiştirme giderinin düşülmemesinin yerleşik ilkelere uygun olduğunu belirterek davalının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2021/159 K. 2022/265 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Zararın ve kusurun ispatına ilişkin kurallar çerçevesinde, zarar görenin aynı kaza nedeniyle iş yerine de dava açtığı yönündeki savunmayı doğrulayan hiçbir bilgi ve belge dosyaya sunulmadığından, davalının bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Trafik kazasında yaralanan davacı, ZMSS sigortacısı davalıdan kalıcı iş göremezlik tazminatı istemiş; ilk derece mahkemesi talebi kabul etmiştir. Adana BAM, davalının iş yerine dava/ihbar, kusur oranı, SGK ödemesi, faiz ve maluliyete ilişkin tüm istinaf itirazlarını ayrı ayrı incelemiş; ispat yükü, müteselsil sorumluluk (davacının zararın tümünü sigortacıdan isteyebileceği), denetime elverişli kusur ve maluliyet raporları gerekçesiyle reddetmiştir. İlk derece kararını usul ve yasaya uygun bularak davalı vekilinin istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2020/1662 K. 2021/1862 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Trafik kazası nedeniyle istenen tedavi giderleri yönünden, kurumca karşılananlar dışında ayrıca masraf yapıldığına dair delil sunulmadığından, ispat yükü kendisinde olan davacının bu zararı kanıtlayamadığı kabul edilerek talebin reddi yerinde görülmüştür.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Trafik kazasında yaralanan davacının maddi (tedavi gideri, iş göremezlik) ve manevi tazminat istemine ilişkin davada ilk derece mahkemesi kısmen kabul kararı vermiştir. Adana BAM, tedavi gideri ve maluliyet raporuna yönelik istinaf sebeplerini yerinde görmemiş; ancak hükmolunan manevi tazminatın düşük olduğunu saptayarak bu yönden istinafı kabul etmiş ve düzelterek yeniden hüküm kurulmak üzere ilk derece kararını kaldırarak manevi tazminatı artırmıştır.

Adana BAM · İstinaf · 1. Hukuk Dairesi E. 2020/302 K. 2020/990 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteminde, ecrimisilin davacının taşınmazı edindiği tarihten dava tarihine kadar hesaplanması yerine dava tarihinden geriye doğru beş yıl üzerinden hükmedilmesi usule uygun görülmemiş ve karar kaldırılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, taşınmaza elatmanın önlenmesi, kal, ecrimisil ile davalının zilyetliğe dayalı temliken tescil (TMK m.725) karşı davasına ilişkindir. İlk derece mahkemesi asıl davayı kısmen kabul etmiştir. Adana BAM, tarafların istinaf başvurularını, taşkın yapı sahibine arazi maliki olma olanağı tanıyan m.725 istisnası çerçevesinde değerlendirdi.

Diğer kararlar (5)
Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2019/1379 K. 2020/429 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Şikayetin kamu görevlileriyle iş birliği içinde ve kötü niyetle yapıldığı iddiasının somut delillerle ortaya konulamadığı, soyut ve spekülatif nitelikte kalan iddialara itibar edilemeyeceği belirtilerek manevi tazminat isteminin reddi yerinde görülmüştür.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, davalının davacı avukat hakkında yaptığı şikayetlerin iftira/haksız fiil oluşturduğu iddiasıyla TMK m.24 ve TBK kapsamında açılan manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi, fezlekede davacı hakkında şüphe bulunduğunu, şikayetin Anayasal şikayet hakkı kapsamında haklı ve makul nedenlere dayandığını belirterek davayı reddetmiştir. Davacı, şikayetin sayı ve yöntem itibarıyla taciz boyutuna ulaşıp hakkın kötüye kullanıldığını ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2019/1380 K. 2020/430 Kısmen Kabul

Zarar görenin zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altında olduğu belirtilerek, ceza dosyasındaki ve eldeki dosyadaki tanık beyanlarının birbiriyle uyumlu bulunması karşısında davacıların hakaret eyleminin gerçekleştiğini ispatladığı kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, davalının davacılara yönelik hakaret eyleminden kaynaklanan TMK m.24 kapsamında manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi, hakaretin ceza mahkemesi kararıyla sabit olduğunu kabul ederek her iki davacı için ayrı ayrı 4.000'er TL manevi tazminata hükmetmiştir. Hem davacı vekili (miktarın azlığı ve vekalet ücreti yönünden) hem davalı vekili (tanık beyanlarının güvenilmezliği yönünden) kararı istinaf etmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 2. Hukuk Dairesi E. 2019/2358 K. 2020/80 Kısmen Kabul

Boşanma nedeniyle hükmedilecek maddi ve manevi tazminatın miktarı belirlenirken tarafların tespit edilen sosyal ve ekonomik durumları ile paranın satın alma gücünün hakkaniyet ilkesi çerçevesinde gözetildiği belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Boşanma davasında Adana BAM tarafları TMK 166/1 uyarınca boşayıp kadın lehine yoksulluk nafakası ile maddi-manevi tazminata hükmetmiş; Yargıtay 2. HD bu kararı yoksulluk nafakası ve tazminatlar yönünden bozmuş, diğer bölümleri onamıştır. Bozma ilamına uyan Adana BAM, kadının çalışıp emekli olduğu, tarafların sosyal-ekonomik durumlarının denk olduğu ve TMK 175 koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle yoksulluk nafakası talebini reddetmiş; tazminat talebini ise kısmen kabul ederek 30.000 TL maddi, 20.000 TL manevi tazminata hükmetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 1. Hukuk Dairesi E. 2019/741 K. 2019/815 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Taşkın inşaatta göz önünde tutulan değerin yalnızca taşılan arazi parçasının değerinden ibaret olmadığı; arazi sahibinin taşılan kısım dışında kalan arazisinde doğacak değer kaybının da bilirkişi raporuyla belirlenen zarara dahil olduğu belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, komşu taşınmaz maliklerinin karşılıklı yapı taşırması nedeniyle elatmanın önlenmesi ve kal (TMK m.725) istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tek taraflı talebi dürüstlük kuralına aykırı görerek davayı bir davalı yönünden reddetmiştir. Adana BAM, tarafların istinaf başvurularını taşkın yapı ve dürüstlük kuralı çerçevesinde inceledi.

Adana BAM · İstinaf · 1. Hukuk Dairesi E. 2019/9 K. 2019/96 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Taşkın yapı nedeniyle temliken tescil isteminde, yıkımın fahiş zarar doğurmadığı ve taşılan zeminin değerinin yapının değerinden fazla olduğu belirlenip yapı sahibi iyiniyetli de sayılmadığından tescil koşullarının oluşmadığı sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Asıl davada komşu parsel malikine karşı elatmanın önlenmesi ve kal, birleşen davada ise taşkın inşaat sahibinin TMK 725 kapsamında temliken tescil talebi görülmüştür. İlk derece mahkemesi, birleşen dosya davacısının taşınmazı imar uygulamasından sonra çaplı taşınmaza el atması nedeniyle iyiniyetli olmadığını belirleyerek temliken tescil şartlarının oluşmadığına, elatmanın önlenmesi ve kal talebinin kabulüne karar vermiştir. Adana BAM, iyiniyet koşulunun gerçekleşmediğini ve ilk derece kararında usul ve esas yönünden aykırılık bulunmadığını tespit ederek asıl dosya davalıları vekilinin istinaf başvurusunu HMK 353/1-b-1 uyarınca esastan reddetmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!