TBK Madde 47 Yetkisiz temsil: Onamama hâlinde

Özet 3 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 47, temsil olunan, yetkisiz temsilcinin yaptığı hukuki işlemi açık veya örtülü olarak onamazsa, işlemin geçersizliğinden doğan zararın giderilmesi yetkisiz temsilciden istenebilir; ancak temsilci, işlem sırasında karşı tarafın yetkisizliği bildiğini veya bilmesi gerektiğini ispat ederse sorumlu tutulamaz, hakkaniyet gerektiriyorsa kusurlu temsilciden diğer zararların giderilmesi de istenebilir ve sebepsiz zenginleşmeden doğan haklar saklı kalır.

Resmi Metin

Onamama hâlinde

Madde 47- (1) Temsil olunanın açık veya örtülü olarak hukuki işlemi onamaması hâlinde, bu işlemin geçersiz olmasından doğan zararın giderilmesi, yetkisiz temsilciden istenebilir. Ancak, yetkisiz temsilci, işlemin yapıldığı sırada karşı tarafın, kendisinin yetkisiz olduğunu bildiğini veya bilmesi gerektiğini ispat ederse, kendisinden zararın giderilmesi istenemez.

(2) Hakkaniyet gerektiriyorsa, kusurlu yetkisiz temsilciden diğer zararların giderilmesi de istenebilir.

(3) Sebepsiz zenginleşmeden doğan haklar saklıdır.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bir kişi, başkası adına ve onun temsil yetkisi olmadan hukuki işlem yaparsa (örneğin yetkisi olmadığı hâlde başkasının malını satarsa), bu işlem temsil olunanı kendiliğinden bağlamaz. İşlem, temsil olunanın onayına (icazet) kadar askıda hükümsüzdür. Temsil olunan işlemi açık ya da örtülü olarak onamazsa, işlem geçersiz kalır.

Bu durumda karşı taraf zarara uğrayabilir. Kanun, işlemin geçersizliğinden doğan zararın (kural olarak karşı tarafın menfi/güven zararı) yetkisiz temsilciden istenebileceğini söyler. Yani yetki olmadan işlem yapan kişi, işlem onanmazsa kişisel olarak sorumlu olabilir.

Bir istisna vardır: Yetkisiz temsilci, işlem sırasında karşı tarafın kendisinin yetkisiz olduğunu bildiğini veya bilmesi gerektiğini ispat ederse, ondan tazminat istenemez; çünkü kötüniyetli ya da dikkatsiz karşı taraf korunmaz. Ayrıca hakkaniyet gerektiriyorsa, kusurlu yetkisiz temsilciden diğer zararlar da istenebilir. Sebepsiz zenginleşmeden doğan haklar ise her hâlde saklıdır.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 47. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 39. maddesini karşılamaktadır.

Tasarının üç fıkradan oluşan 47. maddesinde, temsil olunan tarafından, yetkisiz temsilcinin yaptığı hukuki işlemlerin onanmamasının sonuçları düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 39. maddesinin kenar başlığında kullanılan “2. İcazetin bulunmaması” şeklindeki ibare, Tasarıda “2. Onamama halinde” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 39. maddesinin birinci fıkrasının son cümlesinde kullanılan “…hakim onu daha fazla zarar ve ziyan itasına mahkum eder.” şeklindeki ibare yerine, Tasarının 47 nci maddesinin ikinci fıkrasında, “…kusurlu yetkisiz temsilciden diğer zararların giderilmesi de istenebilir.” şeklindeki ibare kullanılmıştır. Tasarıda kullanılan “diğer zararlar” sözcükleri ile, üçüncü kişinin, kendisiyle hukuki işlem yapan yetkisiz temsilciden, ancak sözleşme geçerli olarak kurulmuş olsaydı istenebilecek olan olumlu zararlarının da, hakkaniyet gerektirdiği takdirde, giderilmesini isteyebileceği kastedilmektedir.

Metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.47 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 3.HD E. 2022/805 K. 2022/2138 Bozma

Temsil olunanın hukuki işlemi onamaması hâlinde sözleşme kesin hükümsüz hâle gelir ve yetkisiz temsilciden işlemin geçersizliğinden doğan menfi zarar istenebilir; müspet zarar dâhil diğer zararlar ise ancak hakkaniyetin gerektirmesi hâlinde istenebilir.

Detaylı özeti gör

Davacılar, davalı şirket adına yetkisiz temsilci sıfatıyla hareket eden kişiyle 02.04.2012'de akdedilen tellallık sözleşmesine dayanarak, satılan iş yerlerinden doğan komisyon ücreti alacağını (50.000 TL) faiziyle istemiştir. Yerel mahkeme, yetkisiz temsilci davalının sözleşmenin sonuçlarından sorumlu olduğu gerekçesiyle davayı bu davalı yönünden kabul etmiş, hüküm önce onanmıştır. Karar düzeltme aşamasında Yargıtay, talep edilen komisyon ücretinin sözleşme geçerli kurulsaydı istenebilecek müspet zarar niteliğinde olduğunu, yetkisiz temsilciden müspet zararın ise ancak hakkaniyet gerektirdiğinde istenebileceğini, mahkemenin ise bu yönde bir hakkaniyet değerlendirmesi yapmadığını belirlemiştir. Eksik inceleme nedeniyle karar düzeltme talebi kabul edilerek önceki onama ilamı kaldırılmış ve mahkeme kararı davalılar yararına bozulmuştur.

Yargıtay 3.HD E. 2019/4606 K. 2020/486 Bozma

Temsil olunan, yetkisiz temsilci tarafından adına yapılan hukuki işlemi açık ya da örtülü olarak onamazsa, işlemin geçersizliğinden doğan zararın giderilmesi yetkisiz temsilciden istenebilir; ancak karşı taraf temsilcinin yetkisizliğini biliyor veya bilmesi gerekiyorsa zarar istenemez.

Detaylı özeti gör

Kiraya veren davacı, bir meslek lisesi müdürünün okulu temsilen 12/04/2012 tarihinde imzaladığı kira sözleşmesine dayanarak, teslim edilen taşınır eşyaların ödenmeyen 452.912,32 TL kira bedelini hem Milli Eğitim Bakanlığından hem de sözleşmeyi imzalayan gerçek kişiden istemiştir. Bakanlık, müdürün temsil yetkisi bulunmadığını ve sözleşmenin tarafı olmadığını savunmuş; ilk derece mahkemesi sözleşmenin Bakanlık yönünden geçersiz olduğu ve davacının yetkisizliği bildiği gerekçesiyle davayı tümden reddetmiş, istinaf da bu kararı onamıştır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, Bakanlık yönünden reddi yerinde bulmuş; ancak eşyaları teslim alan, kısmi ödeme yapan ve sorumluluğu kabul ettiğini beyan eden yetkisiz temsilci gerçek kişi bakımından, dolandırıcılık iddiasına ilişkin ceza soruşturmalarının sonucu da beklenerek TBK m. 47/2 çerçevesinde sorumluluğunun ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Bu nedenle karar, sair itirazlar reddedilerek yetkisiz temsilci davalı yönünden bozulmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.47 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2022/24 K. 2025/62 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Kredi sözleşmesinden doğan itirazın iptali davasında, sözleşmenin yetkisiz temsilci eliyle imzalandığı savunmasını değerlendiren daire, yetkisiz temsilin BK m.38-39 (TBK m.46-47) hükümlerinde düzenlendiğini belirtmiş; kefil davalıların istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, genel kredi sözleşmesine dayalı takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları belirtilen davalılardan biri, yapılandırma sözleşmesinin azledilmiş yetkisiz temsilci tarafından imzalandığını ve yok hükmünde olduğunu savunmuş; ilk derece mahkemesi davayı kısmen kabul ederek itirazın iptaline ve takibin devamına karar vermiştir. Daire, yapılandırma tarihinde şirketi münferiden temsile yetkili ortakların bulunduğunu, kredinin şirket hesabına geçtikten sonra eski kredilerin kapatılmasında kullanıldığını, davalıların önceki aşamalarda itiraz ya da ihtirazi kayıt ileri sürmediğini ve mevcut borcun yapılandırılması için yapılan sözleşmenin yeni bir sözleşme sayılamayacağını belirterek istinaf başvurularını esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 6. Hukuk Dairesi E. 2024/220 K. 2024/414 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında yetki sözleşmesinin geçerliliği tartışılırken daire, yetkisiz temsile ilişkin TBK m.46 ve 47 hükümlerini anmış; davalı şirketin sözleşmeye örtülü icazet verip vermediği araştırılmadan verilen kararı eksik inceleme sayarak kaldırmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, alt yüklenici yapım sözleşmesinden doğan fatura alacağı için başlatılan takibe itirazın iptali istemi ile mahkemenin yetkisine ilişkindir. İlk derece mahkemesi, sözleşmeyi davalı şirket adına imzalayan kişinin temsile yetkili olmadığı gerekçesiyle sözleşmedeki yetki kaydını şirketi bağlamaz sayarak yetkisizlik kararı vermiştir. Daire, yetkisiz temsilcinin yaptığı işlemin sonradan onanabileceğini, davalının sözleşmeye açık ya da örtülü icazet verip vermediğinin defter kayıtları, ödemeler ve imza sahibinin şirketle ilişkisi araştırılarak, gerekirse imza sahibi tanık olarak dinlenerek belirlenmesi gerektiğini belirtmiş; eksik inceleme nedeniyle istinaf başvurusunu kabul ederek kararı kaldırmış ve dosyayı mahkemesine göndermiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!