T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
:
DÖRTYOL 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ :
11/07/2019
NUMARASI :
2018/228 Esas, 2019/317Karar
DAVACI :
K4- N1
VEKİLLERİ:
Av. K1 – A1
Av. K2 – A2
DAVALI :
F1
BANKASIAŞ.GENELMÜDÜRLÜĞÜ
– A3
DAVA :
Tazminat (Maddi-Manevi Tazminat)
KARAR TARİHİ
:
29/09/2020
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
30/09/2020
Dörtyol 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 11/07/2019 tarih ve 2018/228 Esas, 2019/317 Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında yürütülen soruşturma kapsamında Dörtyol Sulh Ceza Hakimliğinin 2016/2883 değişik iş sayılı kararı ile müvekkili hakkında maaş hesabı hariç diğer mal varlığına el konulmasına karar verildiğini, banka tarafından müvekkilinin maaş hesabına tedbir konulduğunu, davalı bankanın yaklaşık iki yıl boyunca müvekkil hesabında bulunan paranın vadesiz olarak değerlendirildiğini, müvekkilinin paranın gelirinden mahrum kaldığını, banka görevlilerince tedbirin 18 ay sonra kaldırıldığını, müvekkilinin bankanın ihmali ve tedbirsizliği nedeni ile haksız işlem ve maaşını alamaması nedene ile 1.000,00 TL maddi, 10.000,00 manevi toplam 11.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi üzerinden davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın bildirdiği tüm işlemlerin müvekkili bankanın Dörtyol Cumhuriyet Başsavcılığının talimat müzekkeresi doğrultusunda yaptığını, davacının maaş hesabındaki blokenin yine İskenderun Cumhuriyet başsavcılığının talimat müzekkeresi doğrultusunda 02/03/2018 tarihinde kaldırıldığını, kaldı ki davacı tarafından da bankaya blokenin kaldırılmasına ilişkin herhangi bir talebinin bulunmadığını, yapılan işlemlerin hukuka uygun olarak yapıldığını, bu nedenle davacının maddi tazminat talebinin reddini, manevi tazminat talebi yönünden ise müvekkili banka yönünden bir kusur atfedilemeyeceğinden davacının manevi tazminat talebinin reddini talep ettikleri anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile; 3.186,54 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili süresi içerisinde verdiği istinaf dilekçesinde; yoksun kalınan kar her ne kadar 3.186,54 TL olsa da davalı bankanın yaklaşık 2 yıl boyunca müvekkiline emekli maaşı ödemediğini, zamanında ödenmeyen maaşların birikerek 24.237,88 TL’ye yükseldiğini, müvekkilinin bakmakla yükümlü olduğu bir ailesinin bulunduğunu, kendisinin emekli maaşıyla geçindiğini ve haksız olarak maaşının ödenmemesi sebebiyle maddi anlamda zor duruma düştüğünü, el koyma kararının dayanağı olan Dörtyol Sulh Ceza Hakimliğinin 2016/2883 D. İş sayılı kararında el koyma kararının maaş hesabı dışındaki hesaplara uygulanmasına yönelik açık hükmüne karşın davalı banka görevlilerince hukuka aykırı olarak müvekkilinin maaş hesabına tedbir konulduğunu ve haksız olarak maaşının ödenmediğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak manevi tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davacı vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesi yönünden yapılan incelemede; reddedilen manevi tazminat yönünden kararın hatalı olduğunu, davalı bankanın eyleminin haksız fiil niteliğinde olduğunu, bu nedenle manevi zarar gerektirdiğini belirtmiştir. Mahkemesince her ne kadar manevi tazminat davası yönünden davalı bankanın eyleminin TMK 24 ve 25 maddelerine göre davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmadığından bahisle reddine karar verilmiş ise de, söz konusu gerekçe hatalıdır. Zira, davacı davalı bankada bulunan maaş hesabına davalı banka tarafından haksız şekilde bloke konulması nedeni ile bu hesaba yatan maaşını kullanamadığını belirterek TBK 49 maddesine dayalı olarak haksız fiil sebebine dayanarak manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda davalı K4 hakkında Dörtyol Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/4526 soruşturma sayılı dosyasında davacı hakkında yürütülmekte olan bir soruşturmadan kaynaklı olarak davacının mal varlığına ve bankalardaki hesaplarına tedbir konulması amacı ile Dörtyol Sulh Ceza Hakimliğinden talepte bulunulmuş ve Dörtyol Sulh Ceza Hakimliğinin 2016/2883 D.İş sayılı kararı ile davacının “banka ve diğer mali kurumlardaki her türlü hesabına
(maaş hesabı hariç), gerçek veya tüzel kişilikler nezdindeki her türlü hak ve alacaklarına …
. el konulmasına” şeklinde karar verilmiştir.
Söz konusu kararın infazı bakımından Dörtyol Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ilgili bankaların genel müdürlüklerine müzekkere yazılmış olup, Cumhuriyet Başsavcılığı 21/09/2016 tarihli dağıtımlı şeklinde hazırlamış olduğu “tüm bankalar genel müdürlüklerine” başlıklı yazı ile davacı K4’ın “Dörtyol Sulh Ceza Hakimliğinin 20/09/2016 tarihi ve 2016/2883 D.İş sayılı el koyma kararı uyarınca bankanız uhdesinde bulunan her türlü hesaba
, kıymetli evraklara, kiralık kasa mevduatlarına ve diğer mal varlığı değerlerine ivedi olarak bloke konularak havale, eft, para çekme vb. İşlemlerin yapılmasının engellenerek neticeden bilgi verilmesi” şeklindeki müzekkerenin 47 ayrı bankaya gönderildiği anlaşılmaktadır.
Ne var ki, müzekkere ekinde Dörtyol Sulh Ceza Hakimliğinin 2016/2883 D.İş karar sayılı kararının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Dörtyol Sulh Ceza Hakimliği tarafından verilen 2016/2883 D.İş sayılı karar incelendiğinde davacının maaş hesabı haricindeki sair hesaplarına el konulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Buna göre davacının maaş hesabına el konulması, bloke işlemi yapılması mümkün değildir. Bu noktada davalı F1 Bankası tarafından davacının maaş hesabına bloke işlemi uygulaması, söz konusu blokenin bilirkişi raporu ile belirlendiği üzere 21/09/2016 tarihinde 22/03/2018 tarihine kadar devam etmesi davalı açısından haksız fiil niteliğindedir. Ancak, davalı bankanın söz konusu bloke işlemini kendi başına yapmadığı, Dörtyol Cumhuriyet Başsavcılığının 21/09/2016 günlü müzekkeresine istinaden yerine getirdiği anlaşılmaktadır. Bankaların ve diğer kurum ve kuruluşların mahkemelerden ve savcılıklardan gelen talimatlara uygun şekilde ilgilinin hesabına bloke koymuş olmasında herhangi bir yanlışlık yoktur. Davalı bankaya savcılık tarafından gönderilen yazıda davacının her türlü hesabına bloke konulması talimatı verilmiştir. Bu nedenle davalı bankanın eyleminin kusurlu olduğundan söz edilemeyecektir. Dörtyol Cumhuriyet Başsavcılığının Dörtyol Sulh Ceza Hakimliğinin 2016/2883 D.İş sayılı kararında belirttiği gibi davacının maaş hesabı haricindeki sair hesaplarına bloke konulması şeklinde müzekkere yazmış olması halinde ya da hiç değilse müzekkere ekinde Dörtyol Sulh Ceza Hakimliğinin 2016/2883 D.İş sayılı kararının da gönderilmiş olması halinde davalı bankanın sorumluluğunun doğabileceği ortadadır.
Ne var ki, Dörtyol Cumhuriyet başsavcılığı tarafından Dörtyol Sulh Ceza Hakimliğinin 2016/2883 D.İş sayılı kararına aykırı şekilde müzekkere yazmış olması ve davalı banka tarafından bu yazıya uygun olarak davacının maaş hesabına bloke konulmuş olmasında davalı bankanın bir kusuru bulunmamaktadır Sonuç itibari ie davacı tarafından davacının maaş hesabına haksız olarak bloke konulmasına ilişkin davada davalı bankanın yapmış olduğu işlemde davalı bankanın Dörtyol Cumhuriyet savcılığının talimatını yerine getirdiği Dörtyol Sulh Ceza Hakimliği kararının davalı bankaya gönderilmediği bunu davacı tarafından da bankaya ibraz edilmediği sonuç itibari ile davalı bankanın haksız fiilde bir kusurununu bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu itibarla sonuç olarak mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olması yerinde olmakla birlikte ilk derce mahkemesinin gerekçesi hatalı olduğundan HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince davacının istinaf başvurusunun kamu düzeni yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının manevi tazminata dair kararı bakımından gerekçe kısmının değiştirilmek sureti ile yeniden hüküm kurulmak üzere kaldırılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davacının istinaf başvurusunun Kabulü ile;
1-HMK’nın 353/1-b.2 maddesi gereğince, Dörtyol 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 11/07/2019 tarih ve 2018/228 Esas, 2019/317 Karar sayılı kararının yeniden hüküm kurulmak üzere
KALDIRILMASINA,
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353.maddesinin 1.fıkrası (b) bendinin 2.maddesi uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla;
2
– Davacı tarafından açılan maddi tazminat davasının kısmen kabul kısmen reddi ile;
-3.186,54 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-
Davacının manevi tazminat talebinin reddine,
5-Harçlar Kanunu gereğince maddi tazminat yönünden alınması gereken 217,67 TL karar ve ilam harcından, ıslah harcı ile birlikte peşin alınan 225,21 TL harcın mahsubu ile, fazla yatan 7,54 TL harcın karar kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine,
6-Harçlar Kanunu gereğince manevi tazminat yönünden alınması gereken 54,40 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine’ye irat kaydına,
7-Davacı tarafından yapılan 668,31 TL yargılama giderlerinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 161,46 TL’sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
8-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
9-Maddi tazminat yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca hesap olunan 3.186,54 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
10-Manevi tazminat yönünden davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca hesap olunan 3.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
11-HMK’nın333. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının ilgililerine iadesine,
İstinaf giderleri bakımından;
12-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
13-Kesin olan iş bu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK’nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
14-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
15-Davacı tarafından harcaması yapılan 64,90 TL tebligat ve posta giderinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 15,68 TL’sinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri yetmiş iki bin yetmiş (72.070,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.29/09/2020
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe