TMK Madde 713 Taşınmazda olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı

Özet 8 fıkra · ~4 dk okuma

TMK 713, tapuda kayıtlı olmayan veya maliki sicilden anlaşılamayan taşınmazı yirmi yıl davasız ve aralıksız malik sıfatıyla elinde bulunduran kişinin tescil davası açabilmesini düzenler.

Resmi Metin

Olağanüstü zamanaşımı

Madde 713- (1) Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir.

(2) Aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan veya yirmi yıl önce hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir.

(3) Tescil davası, Hazineye ve ilgili kamu tüzel kişilerine veya varsa tapuda malik gözüken kişinin mirasçılarına karşı açılır.

(4) Davanın konusu, mahkemece bir gazete ve bir internet haber sitesinde ve ayrıca taşınmazın bulunduğu yerde uygun araç ve aralıklarla en az üç defa ilân olunur.

(5) Son ilândan başlayarak üç ay içinde yukarıdaki koşulların gerçekleşmediğini ileri sürerek itiraz eden bulunmaz ya da itiraz yerinde görülmez ve davacının iddiası ispatlanmış olursa, hâkim tescile karar verir. Mülkiyet, birinci fıkrada öngörülen koşulların gerçekleştiği anda kazanılmış olur.

(6) Davalılar ve itiraz edenler, aynı davada kendi adlarına tescile karar verilmesini isteyebilirler.

(7) Kararda, tescili istenilen taşınmazın niteliği, yeri, sınırları ve yüzölçümü belirtilir ve karara, uzmanlarca düzenlenen teknik bilgileri içeren krokisi de eklenir.

(8) Özel kanun hükümleri saklıdır.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Norm Durumu ve Değişiklikler

Bu madde yürürlüktedir; ancak aşağıdaki fıkra/ibare(ler) Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilmiştir:

  1. AYM iptali 2. fıkra — ibare AYM E.2009/58 K.2011/52 Tapusuz taşınmazın olağanüstü kazandırıcı zamanaşımıyla tescilinde "ölmüş ya da" ibaresi, Anayasa Mahkemesi kararıyla (Anayasa m.2, 35) iptal edilmiştir (RG 23 Temmuz 2011, S.28003). Maddenin kalan kısmı yürürlüktedir.
    İptal edilen önceki metin — yürürlükte değildir: ölmüş ya da

Karar metinleri için AYM Norm Kararları Bilgi Bankası ve Resmî Gazete arşivini inceleyebilirsiniz.

Avukat Yorumu

Madde, olağanüstü kazandırıcı zamanaşımıyla taşınmaz mülkiyeti kazanma rejimini sekiz fıkra üzerinden düzenler ve sicil dışı veya yetersiz kayıtlı taşınmazların tescil yoluyla edinilmesini ana yola bağlar. Birinci fıkra tapu kütüğünde kayıtlı olmayan taşınmazda davasız ve aralıksız yirmi yıl malik sıfatıyla zilyetlik bulunduran kişinin tescile karar verilmesini isteyebileceğini hükme bağlar; tamamı, parçası veya payı kazanma konusu olabilir. İkinci fıkra aynı koşulların maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan veya yirmi yıl önce gaiplik kararı verilmiş kimse adına kayıtlı taşınmazlar bakımından da uygulanacağını öngörür. Tescil davası Hazineye, ilgili kamu tüzel kişilerine ve varsa tapuda malik gözüken kişinin mirasçılarına karşı açılır; dava konusu bir gazete ve bir internet haber sitesinde ve taşınmaz yerinde uygun araçlarla en az üç defa ilân olunur. Son ilândan başlayarak üç ay içinde itiraz edilmez veya itiraz yerinde görülmezse hâkim tescile karar verir; mülkiyet birinci fıkrada öngörülen koşulların gerçekleştiği anda kazanılmış olur. Avukatlık pratiğinde olağanüstü zamanaşımı davası açan vekili davalı listesini eksiksiz hazırlamalı ve ilan usulüne riayet edilmesini sağlamalıdır.

Gerekçe

Eski Kanunun 639 uncu maddesini karşılamaktadır.

Arılaştırılmak ve kısmen de hüküm değişikliği yapılmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır.

Maddenin birinci fıkrasında olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı ile kazanmanın taşınmazın tamamı, bir parçası ya da bir payı üzerinde de olabileceği kabul edilmiştir.

Maddenin ikinci fıkrasında da birinci fıkrada olduğu gibi, kazanmanın taşınmazın tamamı, bir parçası ya da bir payı üzerinde olabileceği kabul edilmiştir. Bunun sonucu olarak bir taşınmaz paylı mülkiyet konusu olup da paydaşlardan birinin payı için, olağanüstü zamanaşımı ile kazanmanın koşulları mevcut ise, zilyet, taşınmazın tamamını değil, sadece bir payını kazanabilecektir. Olağanüstü zamanaşımı ile kazanmanın taşınmazın tamamı için değil, bir parçası ya da bir payı için de olabileceği hususu öğretide savunulmakta ve yürürlükteki madde bu yönüyle eleştirilmekte idi.

Maddenin üçüncü fıkrasında yapılan değişiklikle, tescil davasında sadece Hazine ve ilgili kamu tüzel kişilerinin değil, varsa tapuda malik görünen kişinin mirasçılarının da davalı gösterilmesi zorunluluğu getirilmiştir.

Eski maddenin üçüncü fıkrasında öngörülen gazetede üç kez ilan yerine, maddenin dördüncü fıkrasında bir kez ilan yapılması yeterli görülmüştür. Ülkemizde, gazete ile ilanların amaçlarına hizmet etmediği, bu tür ilanlarla kimsenin ilgilenmediği, ilanların çoğu kez bilinmeyen ve ilgi gösterilmeyen gazetelerde sırf yasadaki bir zorunluluğu şeklen yerine getirmek amacıyla yapıldığı göz önünde tutularak, bir kez ilanın yeterli olduğu kabul edilmiştir. Buna karşılık gazete dışındaki uygun araçlarla ilanda üç kez ilan koşulu değiştirilmemiştir.

Maddenin beşinci fıkrasında, yürürlükteki maddenin dördüncü fıkrasından farklı olarak, mülkiyetin birinci fıkrada öngörülen koşulların gerçekleştiği anda kazanılmış olacağı ifade edilmiştir.

Maddenin yedinci fıkrasına ilgili taşınmazın “uzmanlarca düzenlenen teknik bilgileri içeren krokisi”nin eklenmesi koşulu da getirilmiştir.

Maddede ayrıca “nizasız” sözcüğü yerine “davasız” sözcüğüne yer verilmiştir. Çünkü “nizasız” yani “çekişmesiz” kelimesi de belirsizdir; örneğin noterlik aracılığıyla gönderilen bir protesto veya fiili bir müdahale ve çatışma da “niza” olarak nitelendirilebilir. Oysa amaç, İsviçre Medeni Kanununu şerh ve tevsil eden bütün hukuk bilginlerinin birleştikleri gibi, zilyede karşı bir istihkak veya müdahalenin önlenmesi davası açılmış olmasının niza (çekişme) sayılacağıdır. 3091 sayılı Taşınmaz Mal Zilyetliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanuna idari makamlar nezdinde zilyetliğe tecavüzün önlenmesinin istenmesi buradaki manada “niza” sayılmaz ve zilyetliği kesintiye uğratmaz; zira Medeni Kanun anlaşmazlıkların kesin olarak çözümlenmesini yargı makamlarına bırakmış, yalnız fiili müdahalelerin geçici bir zaman için önlenmesi gayesi ile 3091 sayılı Kanun çıkarılmıştır. Bütün bu nedenlerle maddedeki “nizasız” sözcüğü yerine “davasız” sözcüğünün kullanılması uygun bulunmuştur.

İlgili Yargıtay Kararları

Seçilmiş HGK içtihatları

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2013/141 K. 2013/1465 Onama
Mülkiyet

TMK m.713 kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle iktisapta, Kadastro Kanunu m.14'teki kuru toprakta 100 (sulu toprakta 40) dönüm sınırı, m.4/1 gereği her mahalle ayrı çalışma alanı sayıldığından, farklı mahallelerdeki taşınmazlar toplanmadan her çalışma alanı için ayrı hesaplanır.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle iktisapta 3402 sayılı Kadastro Kanunu m.14’teki kuru toprakta 100 dönümlük sınırın, ayrı mahallelerde bulunan taşınmazlar için toplu mu yoksa her mahalle için ayrı mı hesaplanacağı (TMK m.713). HGK değerlendirmesi: Kadastro Kanunu m.4 uyarınca her mahalle bağımsız bir çalışma alanı olduğundan 100 dönüm sınırı her mahalle için ayrı uygulanır; somut olayda sınır aşılmadığından edinme koşulları gerçekleşmiştir. Sonuç: Yerel mahkemenin direnme kararı onanmıştır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2014/102 K. 2015/2026 Direnme Bozuldu
Mülkiyet

TMK m.713 uyarınca, kadastroda tescil harici (yol boşluğu olarak) bırakılan yerler hakkında kadastrodan önceki hukuki nedenlere dayanılarak açılan tescil davası, yasada bir süre sınırı öngörülmediğinden "makul süre" gerekçesiyle süreden sınırlanamaz.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Kadastroda yol boşluğu olarak tespit dışı bırakılan taşınmaz hakkında, kadastrodan önceki hukuki nedene dayanılarak açılan tapu iptali ve tescil davasının belirli bir “makul süre” içinde açılması zorunluluğunun bulunup bulunmadığı (TMK m.713). HGK değerlendirmesi: Tescil harici bırakılan yerler bakımından tespit öncesi nedene dayalı dava açılmasını sınırlayan yasal bir süre öngörülmediğinden, davanın makul sürede açılmadığı gerekçesiyle reddi yerinde değildir. Sonuç: Direnme kararı bozulmuştur.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2013/1782 K. 2015/1090 Direnme Bozuldu
Mülkiyet

Öncesi tapusuz taşınmazda mülkiyet satış ve zilyetliğin devir-teslimiyle geçtiğinden, payını harici satışla devreden zilyedin zilyetliği malik sıfatıyla sürdürülen zilyetlik niteliğini yitirip alıcı adına fer'i zilyetliğe dönüşür ve TMK m.713 yönünden değer taşımaz.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Tapusuz taşınmazdaki payını harici (resmî şekle uyulmadan) satıp devreden davalının zilyetliğinin malik sıfatıyla sürdürülen zilyetlik sayılıp sayılamayacağı ve payın mülkiyetinin davacıya geçip geçmediği (TMK m.713). HGK değerlendirmesi: Harici satıştan sonra davalının zilyetliği malik sıfatıyla sürdürülen zilyetlik niteliğini yitirdiğinden kazandırıcı zamanaşımı yönünden değer taşımaz; pay mülkiyetinin davacıya geçtiği kabul edilerek davanın kabulü gerekir. Sonuç: Davanın reddine ilişkin direnme kararı bozulmuştur.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2014/211 K. 2015/1179 Direnme Bozuldu
Mülkiyet

TMK m.713/1 uyarınca tapuda kayıtlı olmayan taşınmaz, tespit tarihinden geriye doğru yirmi yılı aşkın malik sıfatıyla zilyetlikle kazanılır; TMK m.976 gereği fiilî hâkimiyetin geçici sebeplerle birkaç yıl kullanılmaması zilyetliği sona erdirmez ve iradi terk sayılmaz.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Hazine adına tespit edilen taşınmazın, davacıların murisi adına yirmi yılı aşkın malik sıfatıyla sürdürülen zilyetlik nedeniyle TMK m.713 uyarınca tapu iptali ve tescilinin gerekip gerekmediği. HGK değerlendirmesi: Tahrir kaydı ve tanık beyanlarına göre kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle edinme koşulları davacılar ve murisleri yararına gerçekleştiğinden davanın kabulü gerekirken reddi doğru değildir. Sonuç: Davanın reddine ilişkin direnme kararı bozulmuştur.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2012/1073 K. 2013/493 Direnme Bozuldu
Mülkiyet Usul

TMK m.713 uyarınca açılan tapusuz taşınmaz tescili davasında, davacı dava konusu yeri dilekçeye ekli kroki ile belirli biçimde özgülemişse, HMK m.74'teki taleple bağlılık ilkesi gereği hâkim yalnızca özgülenen yer üzerinden karar vermeli, istekten başka bir taşınmaza hükmedemez.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Tapusuz taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle tescili davasında, davacıların dilekçeye ekli kroki ile özgüledikleri talebin dışına çıkılarak başka bir taşınmaz bölümü hakkında karar verilip verilemeyeceği (TMK m.713, HMK m.74). HGK değerlendirmesi: Davacılar dava konusunu kroki ile belirli biçimde özgülediğinden, taleple bağlılık ilkesi gereği istenen yer esas alınarak sonuca gidilmeli, istekten başka şeye hükmedilmemelidir. Sonuç: Direnme kararı bozulmuştur.

Diğer kararlar (3)
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2012/678 K. 2013/230 Direnme Bozuldu
Mülkiyet Usul

Tespit harici taşınmazın zilyetliğe dayalı tescili davası, TMK m.713/3 uyarınca Hazine yanında hak iddia edebilecek ilgili kamu tüzel kişilerine (köy tüzel kişilikleri dâhil) karşı açılmalı; taraf teşkili dava şartı olup tamamlanmadan işin esasına girilemez.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Zilyetliğe dayalı tapu iptali-tescil ve tespit harici taşınmazın tescili davasında, tespit dışı bırakılan taşınmaz yönünden Hazine yanında ilgili köy tüzel kişiliklerinin de davaya taraf olarak katılımının zorunlu olup olmadığı (TMK m.713). HGK değerlendirmesi: Tespit dışı taşınmaz üzerinde hak iddia edebilecek kamu tüzel kişileri davaya dahil edilmeden taraf teşkili tamamlanmış sayılmaz; bu eksiklik giderilmeden esasa ilişkin hüküm kurulamaz. Sonuç: Direnme kararı usul yönünden bozulmuştur.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2012/700 K. 2013/237 Direnme Bozuldu
Mülkiyet Miras

TMK m.713'e dayalı tescil isteminde, taşınmazın miras bırakandan geldiği ileri sürülmüşse; veraset ilamı getirtilip mirasçılar belirlenmeli, geçerli taksim bulunup bulunmadığı ve taksim yoksa davacının tek başına dava açma ehliyeti araştırılmalıdır.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayalı tescil davasında, taşınmazın davacıların miras bırakanından geldiği ileri sürüldüğüne göre veraset ilişkisi, taksim ve davacının tek başına dava açma ehliyetinin araştırılmasının gerekip gerekmediği (TMK m.713). HGK değerlendirmesi: Muristen intikal iddiası incelenmeden hüküm kurulamaz; veraset ilamı getirtilip mirasçılar belirlenmeli, geçerli bir taksim olup olmadığı ve davacının tek başına dava ehliyeti araştırılmalıdır. Sonuç: Direnme kararı bozulmuştur.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2011/763 K. 2012/85 Direnme Bozuldu
Mülkiyet Usul

TMK m.713 uyarınca açılan tapu iptali ve tescil davasında, tapuda paydaş/malik görünen kişiye -ölmüşse mirasçılarına- usulünce tebligat yapılıp savunma (hukuki dinlenilme) hakkı tanınarak taraf teşkili tamamlanmadan işin esası hakkında hüküm kurulamaz.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Tapuda paydaş görünen davalıya dava dilekçesi tebliğ edilip savunma hakkı tanınmadan, zilyetlikle iktisaba dayalı tapu iptali ve tescil davasında esasa ilişkin hüküm kurulup kurulamayacağı (TMK m.713). HGK değerlendirmesi: Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmadan taraf teşkili tamamlanmış sayılmaz; adresi araştırılıp, ölmüşse mirasçılarına tebligat yapılarak savunma hakkı sağlanmadan işin esasına girilemez. Sonuç: Direnme kararı usul yönünden bozulmuştur.

Karar özetleri bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; tam karar metni esas alınmalıdır. Kaynak: Yargıtay Karar Arama.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları

Adana BAM · İstinaf · 6. Hukuk Dairesi E. 2021/731 K. 2021/674 İstinaf Kabulü / Kaldırma

TMK m.713/2 dayanaklı tapu iptali ve tescil davasında Adana BAM, davacının maddedeki üç sebepten hangisine dayandığının açıklattırılmadığını ve kimliği belli olan malike husumet yöneltilerek taraf teşkili sağlanması gerektiğini saptayarak kararı kaldırmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Davacı, ½ hissesi kimliği net olmayan K4 adına kayıtlı taşınmazın TMK m.713/2 uyarınca tapu iptali ve tescilini istemiş, ilk derece mahkemesi davayı hak düşürücü süreden reddetmiştir. Adana BAM, davacının m.713/2'deki üç sebepten hangisine dayandığının açıklattırılmadığını, K4'ün kimliği belli olduğundan ona husumet yöneltilerek taraf teşkili sağlanması gerektiğini ve Maliye Hazinesinin davalı sıfatı bulunmadığını saptamıştır. İstinaf sebeplerini esastan reddetmiş, ancak taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olduğundan kararı kaldırmıştır.

Adana BAM · İstinaf · 4. Hukuk Dairesi E. 2019/526 K. 2020/1164 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

TMK 713 uyarınca tescil için gereken 20 yıllık kesintisiz zilyetlik dolmadığından (1973-1992 arası 19 yıl) tescil talebi reddedilip taşınmaz Hazine adına tescil edildi. Adana BAM davacının istinafını esastan reddetti.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Davacı, yaklaşık 5 dönümlük tescil dışı taşınmazı 30 yılı aşkın süredir zilyetlik ve imar-ihya ile kullandığını öne sürerek TMK m.713 uyarınca adına tescil talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, taşınmazın 1973'te kadastro harici bırakılıp 1992'de imar planına alındığı, aradaki sürenin 19 yıl olup 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğinin dolmadığı gerekçesiyle davayı reddedip hazine adına tescile karar vermiştir. Adana BAM, kararı usul ve yasaya uygun bularak davacının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 4. Hukuk Dairesi E. 2019/544 K. 2020/990 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Adana BAM, davacıların tescil harici taşınmazı imar-ihya ve zilyetlikle kazandıkları iddiasıyla TMK m.713 uyarınca tescil isteminde; orman idaresinin davaya katılması ve m.713/4 ilanları dahil delillerin usulünce toplanmadığını saptayarak kararı kaldırmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Davacılar, kadastro sırasında tescil harici bırakılan tapusuz taşınmazı imar-ihya ve zilyetlik yoluyla kazandıkları iddiasıyla TMK 713 uyarınca adlarına tescilini istemiş, Osmaniye 3. Asliye Hukuk Mahkemesi davayı reddetmiştir. Adana BAM, alınan bilirkişi raporlarının genelde davacı lehine olduğunu, taşınmaz çevresinde orman bulunmadığını ve verilen kararın dosya kapsamıyla uyumlu olmadığını saptamıştır. Komşu parsel kayıtları, hava fotoğrafları, orman idaresinin davaya katılması ve ilanların yapılması gibi eksiklikler nedeniyle delillerin usulünce toplanmadığını belirterek davacının istinafını kabul etmiş, kararı kaldırıp dosyayı mahalline iade etmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 4. Hukuk Dairesi E. 2019/609 K. 2020/876 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Adana BAM, TMK m.713/1'in aradığı tapusuz taşınmazda 20 yıllık nizasız-fasılasız malik sıfatıyla zilyetlik koşulunun tek tarihli hava fotoğrafına dayanan eksik incelemeyle saptanamayacağını belirleyerek tapu iptali-tescil davasındaki red kararını kaldırıp dosyayı mahalline iade etmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Davacı, kadastroda Maliye Hazinesi adına tespit edilen taşınmazı zilyetlik ve imar-ihya yoluyla kazandığını ileri sürerek tapu iptali ve tescil istemiş, ilk derece mahkemesi 20 yıllık zilyetlik koşulunun sağlanmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Adana BAM, tek tarihli hava fotoğrafına dayanılmasının ve seki/eğim araştırmasının yapılmamasının eksik inceleme olduğunu, ayrıca tapu maliki olmayan Anamur Belediyesine karşı husumetten red kararı verilmediğini tespit etmiştir. Bu nedenlerle davacının istinaf başvurusu kabul edilerek karar HMK 353/1-a-6 uyarınca kaldırılmış ve dosya yeniden yargılama için mahalline iade edilmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 4. Hukuk Dairesi E. 2019/345 K. 2020/800 Düzelterek Esastan Red

Adana BAM, imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı koşulları gerçekleşen A kısmının davacı adına, tarımsal faaliyet bulunmayan B-C kısımlarının ise TMK 713/6 uyarınca Hazine adına tesciline ilişkin uygulamayı esastan isabetli bulmuş; yalnız vekalet ücreti yönünden kararı düzeltmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Davacı, Anamur'da tescil harici bırakılan taşınmazı uzun yıllar imar ve ihya ederek zilyetlikle iktisap ettiği iddiasıyla adına tescil istemiştir. İlk derece mahkemesi, krokide A harfli kısımda imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı koşullarının gerçekleştiğini kabul ederek bu kısmı davacı, tarımsal faaliyet bulunmayan B ve C kısımlarını ise TMK 713/6 gereğince Hazine adına tescil etmiş; taraflar istinafa başvurmuştur. Adana BAM, davalıların esasa ilişkin istinaflarını reddetmiş; ancak yasal hasımlar lehine nispi yerine maktu vekalet ücreti verilmesi gerektiğine ilişkin davacı istinafını kabul ederek kararı bu yönden düzeltip yeniden hüküm kurmuştur.

Diğer kararlar (5)
Adana BAM · İstinaf · 4. Hukuk Dairesi E. 2019/45 K. 2020/45 İstinaf Kabulü / Kaldırma

TMK 713 ile imar-ihya ve olağanüstü zamanaşımına dayalı tescil isteminde Adana BAM, taşınmazın hava fotoğrafı ve bilirkişi raporlarına göre orman vasfında kamu malı olduğunu saptamış; davanın reddini onayıp taşınmazı 'orman' vasfıyla Hazine adına tescil etmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Davacı, babasından zincirleme zilyetlikle geçen tescil harici taşınmazı imar-ihya ve olağanüstü zamanaşımı ile TMK m.713 uyarınca adına tescilini talep etmiş; ilk derece mahkemesi koşulların gerçekleşmediğini saptayıp davayı reddederek taşınmazı arazi vasfıyla Hazine adına tescil etmiştir. Adana BAM, hava fotoğrafları ve bilirkişi raporlarına göre taşınmazın orman vasfında ve kamu malı olduğunu, üzerinde özel mülkiyet kurulamayacağını belirlemiştir. Davanın reddi yerinde görülmüş, ancak Hazine adına 'arazi' vasfıyla tescil hatalı bulunarak karar kaldırılmış ve taşınmaz 'orman' vasfıyla Hazine adına tescil edilmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 4. Hukuk Dairesi E. 2018/1853 K. 2019/1229 Kısmen Kabul

Hazine savunmasında, olağanüstü zamanaşımıyla taşınmaz kazanılmasını düzenleyen TMK m.713'e dayanmış; kayıtsız taşınmazda 20 yıl malik sıfatıyla zilyetlik şartını vurgulamıştır. BAM, taşınmazın hazine adına tescilli olup davalıya satılması nedeniyle bu madde temelli kazanım iddiasını reddetmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Miras ve zilyetliğe dayalı tapu iptali-tescil davasında ilk derece mahkemesi davayı reddetmiştir. Adana BAM, taşınmazın 2/B uygulamasıyla hazine adına tescil edilip 6292 sayılı yasa gereğince davalı K4'e satıldığını, davacının satıştan önce açılmış davası bulunmadığını ve tescilin yolsuz olmadığını belirleyerek davacı ile hazine vekilinin istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Ancak davalı K4 kendisini vekille temsil ettirdiği halde lehine vekalet ücretine hükmedilmemesini usule aykırı bularak K4 vekilinin istinaf başvurusunu kabul etmiş, ayrıca hazineye karşı davanın husumet yokluğuyla usulden reddi gerektiğine işaret etmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 4. Hukuk Dairesi E. 2018/1858 K. 2019/1211 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Adana BAM, dava konusu taşınmazın tapulama tespit tutanağı itirazlı olup kesinleşmediğinden uyuşmazlığın TMK m.713 olağanüstü zamanaşımı tescili kapsamında değil Kadastro Kanunu çerçevesinde ve Kadastro Mahkemesi görevinde çözülmesi gerektiğini belirterek görevsizlik için kararı kaldırmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Zilyetliğe dayalı tapu iptali ve tescil davasında ilk derece (Asliye Hukuk) mahkemesi davanın kabulü ile taşınmazın davacı adına tesciline karar vermiş, davalı Hazine istinaf başvurmuştur. Adana BAM, dava konusu taşınmazın tapulama tespit tutanağının itirazlı olarak düzenlenip kesinleşmediğini, bu nedenle eldeki davanın TMK 713 kapsamında değil Kadastro Kanunu hükümleri çerçevesinde görülmesi gerektiğini; görevli mahkemenin Kadastro Mahkemesi olduğunu belirlemiştir. Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi gerektiği değerlendirilerek, Hazine'nin istinaf talepleri kabul edilip karar HMK 353/1-a-4 uyarınca kaldırılmış ve dosya mahalline gönderilmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 4. Hukuk Dairesi E. 2018/1439 K. 2019/517 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

TMK 713/1, taşınmazın zilyetlikle kazanılmasının dayanağıdır. Adana BAM, bu madde ve Kadastro Kanunu 14. madde uyarınca aranan ekonomik amaca uygun zilyetlik ve en az 20 yıllık imar-ihya koşullarının davalı açısından gerçekleşmediğini saptayıp Hazine lehine tescili onamıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Maliye Hazinesi, kadastroda davalı adına tarla olarak tespit edilen taşınmazın ham toprak olduğunu ileri sürerek tespitin iptali ve Hazine adına tescilini istemiş; ilk derece mahkemesi TMK 713 ve Kadastro Kanunu 14. madde koşulları gerçekleşmediğinden davayı kabul etmiştir. Davalı istinafa başvurmuştur. Adana BAM, hava fotoğrafları ve bilirkişi raporları doğrultusunda taşınmazın ham toprak ve çalılık niteliğinde olduğunu, ekonomik amaca uygun zilyetlik ve imar-ihya koşullarının oluşmadığını saptayarak davalının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 4. Hukuk Dairesi E. 2018/1199 K. 2019/197 İstinaf Kabulü / Kaldırma

İlk derece, TMK m.713 ve Kadastro Kanunu m.14'teki zilyetlikle kazanım koşullarının davalı lehine gerçekleştiğini kabul etmişti. Daire ise ekonomik amaca uygun sürekli/etkin kullanım bulunmadığı ve taşınmaz öncesi orman olduğu için m.713 koşullarının oluşmadığını saptayarak kazanımı reddetmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Hazine, davalı adına yapılan kadastro tespitinin iptali ve taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiş; ilk derece mahkemesi TMK m.713 ve Kadastro Kanunu m.14 koşullarının davalı lehine gerçekleştiğini kabul ederek davayı reddetmiştir. Adana BAM, keşif ve bilirkişi bulgularından taşınmazda ekonomik amaca uygun sürekli ve etkin kullanım bulunmadığını, ayrıca öncesi orman olan taşınmazın zilyetlikle edinilemeyeceğini saptamıştır. Daire, Hazine'nin istinaf başvurusunu kabul edip ilk derece kararını kaldırarak davanın kabulüne ve taşınmazın Hazine adına tespit ve tesciline hükmetmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. Bilgilendirme amaçlıdır.

İlgili Hizmet

TMK 713, taşınmaz mülkiyeti ve mülkiyet hakkının kapsamı bakımından olağanüstü zamanaşımı hükümlerindendir.

tapu iptali ve tescil davalarında avukat desteği

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!