T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
DAVACI : K1- N1
VEKİLLERİ :
Av.
K2
Av.
K3
Av.
K4
DAVALI :
MALİYE
HAZİNESİ
DAVANIN KONUSU : Tapu İptali Ve Tescil (Zilyetliğe Dayalı)
Yayladağı Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/39 Esas 2018/87 Karar sayılı dosyasında verilen 10.05.2018 tarihli karara karşı davalı Hazine vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Hatay ili Yayladağı ilçesi A4 Mahallesi 9 ada 20 parselde 30 yılı aşkın bir süredir ikamet ettiğini, müvekkilinin bu taşınazı 08/09/1993 tarihinde maliki görünen K5’den muhtar senedi ile satın aldığını, ancak daha sonraki tarihlerde müvekkilinin fiilen kullanımında olan bu taşınmazın kadastro uygulaması ile tapuda hiç kimsenin adına tescilinin yapılmadığını, müvekkili ve çocuklarının 30 yıldan fazla süreli davasız ve aralıksız bifiil söz konusu taşınmaza zilyet olduğunu, burayı mesken edinmek suretiyle istifade ettiklerini, Yayladağı Belediyesinden alınan söz konusu taşınmaza ait 01/01/1994 tarihinde başlanıp 1997 tarihinde tamamlandığını gösterir bina bildiri örneğinin de kendisi ve çocukları tarafından mesken olarak kullanıldığının açık olarak görüldüğünü, ayrıca HATSU Genel Müdürlüğünden abone belgesinin mevcut olduğunu, nedenlerle dava konusu taşınmazın TMK’nun 713. maddesi uyarınca müvekkili K1 adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle
; Davacının 30 yılı aşkın zamandan bu yana kullandığı yeri Tapu Sicil Kütüğüne neden işletmediğini tam olarak ifade edilmediğin, bu nedenle maliye hazinesini taraf olarak göstermesinin de usule aykırı olduğunu, bu nedenle davanın esastan reddinin gerektiğini, Milli Emlak Servisinden alınan yazıdan, dava konusu taşınmazın 25/02/1987 tarih ve 1987/7 nolu Hatay Kadastro Müdürlüğünün almış olduğu ek karar ve beyannameye göre dava konusu taşınmazın iştirak halinde mülkiyet olarak karar alındığını ve 60 gün içinde Asliye Hukuk Mahkemesine dava açlmaz ise alınan kararın kesinleşeceğinin ve tapuya kesilmek üzere Yayladağı Tapu Müdürlüğnüe yazılacağının belirtildiği söz konusu davaya müdahil olunmasında kamu yararının bulunmadığının bildirildiğini, bu nedenle davanın öncelikle esastan reddi karar verilmesini, husumetin doğrudan beyannamade adları geçen şahıslara yöneltilmesini talep ettiğini beyan etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararında; Yapılan yargılama neticesinde;
Davacıdan önce davaya konu taşınmazın Tekel tarafından depo olarak kullanıldığı, bu nedenle dava konusu taşınmazın 1/5000 ölçekli nazım imar planı içerisinde resmi kurum alanı olarak planlı olduğu, Hatay Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen abone belgesinde K1’in 01/01/1990 tarihinde su abonesi olarak tahsisinin yapıldığı, Yayladağı Belediyesi tarafından düzenlenen bina bildirim örneğinde dava konusu taşınmaz üzerindeki inşaata 01/01/1994 tarihinde başlanıp 01/01/1997 tarihinde tamamlandığı, davacı tarafından taşınmaz içerisinde bulunan ev ve deponun tamiratını yaparak kullanılır hale getirdiği, taşınmaz üzerine çeşitli cins ve miktarlarda ağaçlar ektiği, davacının taşınmazı 20 yılı aşkın bir süredir imar ve ihya ederek nizasız ve fasılasız olarak kullandığı, her ne kadar davacı vekili dava dilekçesinde taşınmaz alanının 280 m² olarak belirtmiş ise de, sunmuş olduğu dilekçe ve bilirkişi raporlarından anlaşılacağı üzere arazinin davacı tarafından kullanılan toplam alanının 466,04 m2 olduğu, davacı vekilinin düzeltme talepli dilekçesinde bu alanın 480 m2 olması gerekirken sehven 280 olarak yazıldığı şeklinde beyanı uygun görülmüş olup,
Davanın
KABULÜ ile ,
Hatay ili Yayladağı ilçesi A4 Mahallesinde kain 9 ada 20 parsel sayılı taşınmaza harita mühendisi bilirkişisi K6 tarafından düzenlenen 25/01/2017 tarihli rapor ve krokisinde EK:1 nolu krokisinde 184,63 m2 mesken, 79,58 m2 mesken girişi 1, 52,60 m2 mesken girişi 2, 43,70 m2 depo giriş ve 105,53 m2 depo olarak gösterilen toplam
466,04 m2 yüzölçümünde meskenniteliğindeki taşınmazın davacı K1 adınaTAPUYA TESCİLİNE, karara harita mühendisi bilirkişisinin raporunun ve krokisinin bir suretinin eklenilmesine, dair karar verildiği görülmüştür.
Kararı davalı Hazine vekili istinaf etmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle;
Dava konusu yere davacının zilyet olduğunu, 30 yıllık su ve benzeri kayıtları ileri sürdüğü, davacının 30 yılı aşkın zamandan bu yana kullandığı yere Tapu Sicil Kütüğüne neden işletmediği tam olarak ifade edilmediği bu nedenle kadastro kayıtlarında maliki olmayan yerlerin maliye hazinesi adına kayıt ve tescil edilmesi gerekirken davacı adına kayıt ve tesciline karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının iddia ettiği yer A4 mahallesinin kadastro çalışmalarında bu taşınmaza parsel numarası verildiği ancak malik olarak isim belirtilmediği, daha sonrasında bu yerin Tekel deposu olarak kullanıldığının bilindiğini, yine dava dosyasında bazı kişilerin bu taşınmazı kendi aralarında senet ile alıp sattığı, fakat bu şekilde alım satım yapılmasının yasal olmadığını, ilk kadastro çalışmalarında maliki belli olmayan bu taşınmazın, sahipsiz malların sahibi devlettir görüşü ile mülkiyetinin Hazine adına tesciline karar verilmesini, usul ve yasaya aykırı verilen mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, Tapu İptali ve Tescil (Zilyetliğe Dayalı ) davasıdır.
Dava konusu taşınmazın tapu kaydı incelendiğinde Hatay İli, Yayladağı İlçesi, A4 mahallesi 9 ada 20 parsel sayılı taşınmazın ham toprak vasfında, m² ve maliki itirazlı olduğundan tespit edilmediği, tespit tutanağının ise itirazlı olarak belirtildiği taşınmaz hakkında kesinleşmiş bir tapulama ve kadastro tespitinin bulunmadığı görülmüştür.
Mahkeme tarafından davacının açtığı davanın taşınmazda kullandığı alanlar belirtilmek suretiyle kabulü ile tesciline dair hüküm kurulduğu görülmüştür.
Dairemizce HMK’nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere yapılan inceleme neticesinde;
Davacı tarafından her ne kadar Asliye Hukuk Mahkemesinde tapulu taşınmaz hakkında tapu iptali ve tescil davası açıldığı belirtilmiş ise de; dava konusu Yayladağı İlçesi, A4 mahallesinde yapılan kadastro çalışmalarında dava konusu taşınmazın tapulama tespit tutanağının itirazlı olarak düzenlendiği, bu tarihe kadar da kesinleştirilmediği görülmüş olup, eldeki davanın Kadastro Kanunun 12/3.maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmış tapu iptali ve tescil davası olmadığı anlaşılmıştır.
Kadastro Kanununun 9.ve10.maddelerinde kadastro tespitinin düzenlenmesi, itiraz ve komisyon incelemesi düzenlenmiş olup, komisyonun kendisine ulaşan itiraz neticesinde itiraz sonucu hakkında bir karar vermesi veya çözümü bulunmayan hallerde ise, gerckçesi gösterilerek tutanak ve eklerinin Kadastro Mahkemesine devredilmesi gerekmektedir.
Asliye Hukuk Mahkemesince bu aşamada yapılması gereken iş;
Komisyona ulaşan itiraz neticesinde bir karar verilip verilmediği sorularak, bu aşamadan sonra komisyonca bir karar verilmesi halinde dahi açılmış bir derdest dava bulunduğundan görevli mahkemenin Kadastro Mahkemesi olacağı, somut olayda yargılama yapma yetkisinin Kadastro Mahkemesinin görev alanında olduğu, Kadastro Mahkemesince ise taşınmaz hakkında açılan davanın kadastro tespit tarihi dikkate alınarak davacının taleplerinin kadastro tespit tarihinden geriye doğru varsa kayıt ve belgeler yok ise, zilyetlik hükümleri değerlendirilmek suretiyle çözülmesi gerektiği, komisyon kararına itiraz eden ve lehine tutanak düzenlenen kişilerin de görülecek davada taraf sıfatı ile yer almaları gerektiği değerlendirilmiştir.
Tüm bu sebeplerle davalı hazine vekilinin istinaf taleplerinin yerinde olduğu açılan davada Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verilerek HMK’nın görevsizlik kararından sonra oluşacak talep sonucuna göre dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesine ilişkin hükümleri dikkate alınarak çözümlenmesi gerektiği görüldüğünden davalı hazine vekilinin istinaf taleplerinin kabulü ile HMK’nun 1-a-4. maddesi uyarınca kararın kaldırılarak dosyanın mahalline gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere
1
-Davalı Hazine vekilinin istinaf taleplerinin
KABULÜ ile, HMK’nın 353/1-a-4 maddesi gereğince Yayladağı Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2017/39 esas 2018/87 karar ve 10.05.2018 tarihli kararının
KALDIRILMASINA
,
2
-Dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine,
3
-Davalı hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
4
-Taraflarca yapılan yargılama giderinin yeniden yargılama yapacak ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine,
5
-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6
-HMK nın 359/3. maddesi gereğince tebliğ işlemlerinin yapılması için dosyanın mahkemesine iadesine,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu tarafların yokluğunda oy birliğiyle
KESİN olmak üzere karar verildi. 01/11/2019
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe