TBK Madde 471 Yüklenicinin borçları: Genel olarak

Özet 4 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 471, yüklenici üstlendiği edimleri işsahibinin haklı menfaatlerini gözeterek sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır; özen borcundan doğan sorumluluğu, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun davranışa göre belirlenir. Yüklenici eseri kural olarak doğrudan doğruya kendisi yapmak veya kendi yönetimi altında yaptırmakla yükümlü olup, kişisel özellikleri önem taşımıyorsa işi başkasına da yaptırabilir; aksine âdet veya anlaşma olmadıkça kullanılacak araç ve gereçleri de kendisi sağlar.

Resmi Metin

Genel olarak

Madde 471- (1) Yüklenici, üstlendiği edimleri işsahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır.

(2) Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken meslekî ve teknik kurallara uygun davranışı esas alınır.

(3) Yüklenici, meydana getirilecek eseri doğrudan doğruya kendisi yapmak veya kendi yönetimi altında yaptırmakla yükümlüdür. Ancak, eserin meydana getirilmesinde yüklenicinin kişisel özellikleri önem taşımıyorsa, işi başkasına da yaptırabilir.

(4) Aksine âdet veya anlaşma olmadıkça yüklenici, eserin meydana getirilmesi için kullanılacak olan araç ve gereçleri kendisi sağlamak zorundadır.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bu madde, yüklenicinin sözleşmeden doğan çekirdek yükümlülüklerini tek çatıda toplar. Özen borcunun ölçüsü objektiftir: yüklenicinin kendi yeteneği değil, aynı alanda çalışan basiretli bir yüklenicinin mesleki ve teknik kurallara uygun davranışı esas alınır; sözleşmede aksi belirtilmese de bu standart uygulanır. Pratikte kilit ayrım şudur: yüklenici işi bizzat yapmak ya da kendi yönetimi altında yaptırmakla yükümlüdür, ancak kişisel özellikleri işin niteliği bakımından önem taşımıyorsa yardımcı veya alt yükleniciye yaptırabilir. Bu serbestlik, eser sözleşmesini hizmet sözleşmesinden (TBK m.393) ayıran temel noktadır; yüklenici bağımsızdır ve iş sonucunu taahhüt eder, işçi gibi bağımlı ve bizzat çalışma borcu altında değildir. Sık yapılan hata, özen ihlaline dayalı ayıp taleplerinin süresini kaçırmaktır: TBK m.475 seçimlik haklar, TBK m.478 uyarınca taşınmaz dışı eserde iki, taşınmaz yapıda beş, yüklenicinin ağır kusurunda yirmi yıllık zamanaşımına tabidir.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 471. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 356 ncı maddesini karşılamaktadır.

Tasarının dört fıkradan oluşan 471 inci maddesinde, genel olarak yüklenicinin borçları düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 356 ncı maddesinin kenar başlığında kullanılan “B. Akdin Hükümleri / I. Müteahhidin borçları / 1. Umumiyet itibariyle” şeklindeki ibareler, Tasarıda “B. Hükümleri / I. Yüklenicinin borçları / 1. Genel olarak” şeklinde değiştirilmiştir.

Maddenin birinci fıkrasında, 818 sayılı Borçlar Kanununun 356 ncı maddesinin birinci fıkrasından farklı olarak, yüklenicinin sorumluluğunun belirlenmesinde, hizmet sözleşmesine ilişkin hükümlere yollama yapılması yerine, yüklenicinin, üstlendiği edimleri işsahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorunda olduğu belirtilmiştir.

Maddenin ikinci fıkrasında, 818 sayılı Borçlar Kanununun 356 ncı maddesinden farklı olarak, yükleniciden beklenen özen ölçüsüne yer verilmiştir. Buna göre, yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun davranışının esas alınacağı kabul edilmiştir. Böylece, yükleniciden beklenecek özenin belirlenmesinde, objektif bir ölçütün göz önünde tutulması benimsenmiştir.

Maddenin son fıkrasında, 818 sayılı Borçlar Kanununun 356 ncı maddesinin son fıkrasında kullanılan “imal olunacak şeyin icrası için” şeklindeki ibare, Tasarının 471 inci maddesinin gerekçesinde belirtilen sebeplerle, “eserin meydana getirilmesi için” şeklinde düzeltilmiştir.

Maddenin düzenlenmesinde, kaynak İsviçre Borçlar Kanununun 364 üncü maddesi göz önünde tutulmuştur.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.471 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 6. Hukuk Dairesi E. 2018/681 K. 2019/208 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Yazılı sözleşme bulunmayan alt yüklenicilik ilişkisinde, iyileştirme sürecine katılmakla teknik şartname koşullarını kabul etmiş sayılan alt yüklenicinin dökümünü yaptığı parçaların şartnamedeki özellikleri taşımaması nedeniyle edimin gereği gibi ifa edilmediği kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, alt yükleniciye sözlü olarak verilen değirmen fan traversi imalatının ayıplı çıkması nedeniyle ödenen bedel ve masrafların tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etmiştir. Daire, yazılı sözleşme bulunmasa da alt yüklenicinin işi aldığını kabul ettiğini, iyileştirme sürecine katılmakla teknik şartname koşullarını benimsediğini ve kusurun kendisinde olduğunu, iş sahibinin sözleşmeden dönmüş sayılarak yalnız menfi zararını isteyebileceğini belirtmiş; takip kalemlerinin ve fatura tarihlerinin açıklattırılıp ek rapor alınması gerektiği gerekçesiyle alt yüklenicinin istinaf başvurusunu kabul ederek kararı kaldırmış ve dosyayı yerel mahkemeye göndermiştir.

Adana BAM · İstinaf · 6. Hukuk Dairesi E. 2018/67 K. 2018/65 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Götürü bedelle üstlenilen villa tamamlama işinde, işi sözleşmeye, fen ve sanat kurallarına ve iş sahibinin beklediği yarara uygun biçimde imal edip teslim ettiğini ispat edemeyen yüklenici karşısında iş sahibinin sözleşmeden dönmesinin haklı olduğu sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Anahtar teslim ve götürü bedelle bir villanın eksik işlerinin tamamlanması kararlaştırılmış, iş süresinde bitirilmeyince iş sahibi sözleşmeden dönerek eksik ve ayıplı imalatın ikmal bedeli ile kira kaybını istemiştir. İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiştir. Daire, yüklenicinin işi sözleşmeye, fen ve sanat kurallarına uygun imal edip teslim ettiğini ispatlayamadığını ve dönmenin haklı olduğunu, ancak bilirkişi raporunun eksik ve ayıplı işleri ayırmadığını ve fiyatların hangi tarihe göre belirlendiğini açıklamadığını, dönme hâlinde müspet zarar niteliğindeki kira kaybının istenemeyeceğini belirterek her iki tarafın istinaf başvurusunu kabul edip kararı kaldırmıştır.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!