TBK Madde 472 Yüklenicinin borçları: Malzeme bakımından
TBK 472, eser sözleşmesinde malzemeyi yüklenici sağlamışsa yüklenici, malzemenin ayıplı olması yüzünden işsahibine karşı satıcı gibi sorumlu olur; malzemeyi işsahibi sağlamışsa yüklenici, onu gereken özeni göstererek kullanır, hesabını verir ve artanı geri verir. Ayrıca işsahibinin sağladığı malzemenin veya gösterdiği yerin ayıplı olduğu anlaşılırsa ya da eserin gereği gibi veya zamanında meydana getirilmesini tehlikeye düşüren başka bir durum çıkarsa yüklenici bunu hemen işsahibine bildirmek zorundadır; bildirmezse doğan sonuçlardan sorumlu olur.
Resmi Metin
Malzeme bakımından
Madde 472- (1) Malzeme yüklenici tarafından sağlanmışsa yüklenici, bu malzemenin ayıplı olması yüzünden işsahibine karşı, satıcı gibi sorumludur.
(2) Malzeme işsahibi tarafından sağlanmışsa yüklenici, onları gereken özeni göstererek kullanmakla ve bundan dolayı hesap ve artanı geri vermekle yükümlüdür.
(3) Eser meydana getirilirken, işsahibinin sağladığı malzemenin veya eserin yapılması için gösterdiği yerin ayıplı olduğu anlaşılır veya eserin gereği gibi ya da zamanında meydana getirilmesini tehlikeye düşürecek başka bir durum ortaya çıkarsa, yüklenici bu durumu hemen işsahibine bildirmek zorundadır; bildirmezse bundan doğacak sonuçlardan sorumlu olur.
↪ Bu kanunda başka maddeye git
Avukat Yorumu
Uygulamada ilk ayrım malzemeyi kimin sağladığıdır. Yüklenici sağlamışsa ayıptan işsahibine karşı satıcı gibi sorumludur; satış ayıp hükümleri (TBK m.219 vd.) kıyasen uygulanır. Malzeme işsahibinden gelmişse yüklenici onu özenle kullanır, hesap verir ve artanı iade eder. Kritik nokta ihbar külfetidir: işsahibinin verdiği malzeme ya da gösterdiği yer ayıplıysa veya eseri tehlikeye düşürecek başka bir durum çıkarsa yüklenici hemen bildirmek zorundadır; susarsa doğan zarardan sorumlu olur. Zamanında ihbar yapıp işsahibi yine de ısrar ederse sorumluluk işsahibine geçer (TBK m.476); ihbar için kanun yazılı şekil aramaz, yazılılık yalnız ispat içindir. Ayıp sorumluluğunda zamanaşımı TBK m.478 uyarınca taşınmaz dışı eserde iki yıl, taşınmaz yapıda beş yıl, yüklenicinin ağır kusuru varsa yirmi yıldır. Sık yapılan hata, eser yüklenicisini bağımlı işçiyle (TBK m.393) karıştırmaktır; yüklenici sonucu taahhüt eden bağımsız taraftır. İhbar külfetini yerine getirdiğinizi yazılı yazışma veya keşiple ispatlanabilir tutmak pratik önem taşır.
Gerekçe
Türk Borçlar Kanunu’nun 472. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:
818 sayılı Borçlar Kanununun 357 nci maddesini karşılamaktadır.
Tasarının üç fıkradan oluşan 472 nci maddesinde, yüklenicinin malzeme bakımından borçları düzenlenmektedir.
818 sayılı Borçlar Kanununun 357 nci maddesinin kenar başlığında kullanılan “2. Malzeme itibariyle” şeklindeki ibare, Tasarıda “2. Malzeme bakımından” şeklinde değiştirilmiştir.
Maddenin birinci fıkrasında, 818 sayılı Borçlar Kanununun 357 nci maddesinin birinci fıkrasında kullanılan “…malzemenin iyi cinsten olmamasından dolayı işsahibine karşı mesul ve bu hususta bayi gibi mütekeffildir.” şeklindeki ibare, Tasarıda “…bu malzemenin ayıplı olması yüzünden işsahibine karşı, satıcı gibi sorumludur.” şekline dönüştürülmüştür. Böylece yüklenicinin, kendisi tarafından sağlanan malzeme bakımından, zapttan sorumluluğunun değil, ayıptan sorumluluğunun söz konusu olduğu, fıkrada duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirtilmiştir. Gerçekten, genellikle ayıplı eserde kullanılan malzeme üzerinde bir üçüncü kişinin üstün hak ileri sürerek, bu malzemenin eserden sökülüp kendisine verilmesini istemesi, “yaratılan değerin korunması ilkesi”ne aykırı olduğu gibi, burada mesela satış sözleşmesinde tam zapt halinde, sözleşmenin kendiliğinden sona ermesine ilişkin Tasarının 216 ncı maddesinin uygulanması, fıkrada yapılan düzenlemenin amacı ile bağdaşmayacaktır. Bu nedenle, ayıplı eserde kullanılan malzeme üzerinde bir üçüncü kişinin özel hukuktan doğan bir üstün hakka sahip olması durumunda, genel hükümlerin uygulanması söz konusu olacaktır.
Maddenin ikinci fıkrasında, malzemenin işsahibi tarafından sağlanması durumunda yüklenicinin, onları gereken özeni göstererek kullanmak ve bundan dolayı hesap vermekle yükümlü olduğu gibi, eserin meydana getirilmesinde kullanılmayan, başka bir ifadeyle artan malzemeyi de geri vermekle yükümlü olduğu belirtilmiştir.
Maddenin düzenlenmesinde, kaynak İsviçre Borçlar Kanununun 365 inci maddesi göz önünde tutulmuştur.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe