TBK Madde 469 Evde hizmet sözleşmesi: Genel hükümlerin uygulanması

Özet 1 fıkra · ~1 dk okuma

TBK 469, pazarlamacılık sözleşmesine ve evde hizmet sözleşmesine ilişkin hüküm bulunmayan hâllerde, hizmet sözleşmesinin genel hükümleri uygulanır.

Resmi Metin

Genel hükümlerin uygulanması

Madde 469- Pazarlamacılık sözleşmesine ve evde hizmet sözleşmesine ilişkin hüküm bulunmayan hâllerde, hizmet sözleşmesinin genel hükümleri uygulanır.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bu maddenin pratik işlevi bir yollama kuralı olmasıdır: pazarlamacılık (TBK m.448-460) ve evde hizmet (TBK m.461-468) sözleşmelerinde özel hüküm bulunmayan her noktada, hizmet sözleşmesinin genel hükümleri (TBK m.393-447) devreye girer. Sıralama nettir; önce özel hüküm aranır, boşluk varsa genel hüküm tamamlar, ilişki ters kurulamaz. Örneğin evde hizmette ücretin ödenme zamanı özel olarak TBK m.466’da (aralıksız çalışmada onbeş günde bir, işçinin rızasıyla ayda bir; aralıklı çalışmada ürünün her tesliminde) belirlendiğinden, genel ücret ödeme kuralı TBK m.406 burada uygulanmaz. Buna karşılık ücret miktarı, işverenin borçları veya feshin sonuçları gibi özel düzenleme bulunmayan konularda TBK m.393-447 boşluğu doldurur. Sık yapılan bir hata, bu iki türü İş K. (4857) m.14 uzaktan çalışma ile karıştırmaktır; işçi İş Kanunu kapsamındaysa oradaki özel kurallar öncelikli uygulanır.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 469. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununda yer verilmeyen, “B. Genel hükümlerin uygulanması” kenar başlıklı yeni bir maddedir.

Tasarının tek fıkradan oluşan 469 uncu maddesinde, yine Tasarının 448 ila 460 ıncı maddelerini kapsayan pazarlamacılık sözleşmesinde ve 461 ila 468 inci maddelerini kapsayan evde hizmet sözleşmesinde hüküm bulunmayan hallerde uygulanacak hükümler düzenlenmektedir.

Maddenin düzenlenmesinde, kaynak İsviçre Borçlar Kanununun 355 inci maddesi göz önünde tutulmuştur.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.469 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2016/1414 K. 2016/1072

Pazarlamacılık sözleşmesi hizmet sözleşmesinin özel bir türü olup, bu sözleşmeye ilişkin hüküm bulunmayan hâllerde hizmet sözleşmesinin genel hükümleri uygulanır; bu nedenle bir sözleşmenin pazarlamacılık sözleşmesi sayılabilmesi için tanımındaki unsurların yanında hizmet sözleşmesinin unsurlarının, özellikle bağımlılık unsurunun da bulunması aranır.

Detaylı özeti gör

Davacı, 1998 yılından beri davalı kozmetik şirketinin doğrudan satış ağında takım öncüsü olarak çalıştığını, 15.01.2014 tarihinde gerekçe gösterilmeden iş akdinin feshedildiğini belirterek kıdem tazminatı istedi. Davalı şirket, davacının sistemdeki 18.000 takım öncüsünden biri olduğunu, bağımsız iş yaptığını ve iş mahkemesinin görevli olmadığını savundu. İş mahkemesi, taraflar arasındaki tali satıcılık sözleşmesinde bağımlılık ve zaman unsurunun bulunmadığı gerekçesiyle davayı görev yönünden usulden reddetti; Özel Daire, sözleşmenin TBK'nın 448. maddesindeki pazarlamacılık sözleşmesi unsurlarını taşıdığı ve iş mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle kararı bozdu, mahkeme direndi. Hukuk Genel Kurulu, davacının çalışma koşul ve süresini kendisinin belirlediğini, işverenin emir ve denetimi altında olmadığını, satış yapmadığı dönemde alt gruptan pay alabildiğini ve ticari riski taşıdığını saptayarak direnme kararını onadı.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E. 2016/24670 K. 2016/19553 Bozma

Pazarlamacılık sözleşmesi hizmet sözleşmesinin özel bir türü olup, bu sözleşmeye ilişkin hüküm bulunmayan hâllerde hizmet sözleşmesinin genel hükümleri uygulanır; pazarlamacılık iş mevzuatının kapsam dışı bıraktığı işler arasında sayılmadığından, bu ilişkiden doğan uyuşmazlıkta önce sözleşmeye özgü özel hükümler uygulanır ve uyuşmazlık iş mahkemesinde görülür.

Detaylı özeti gör

Davacı, davalıya ait işyerinde Mayıs 2009 ile Nisan 2013 arasında pazarlama genel satış müdürü olarak çalıştığını, sigorta girişinin hiç yapılmadığını, parça başına ücret sistemiyle aylık net 4.000,00 TL aldığını, ücretinin tam ödenmemesi üzerine iş sözleşmesinin feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile ücret, fazla mesai, yıllık izin ve yol yemek alacaklarını istemiştir. Davalı işveren, aralarında hiç hizmet ilişkisi kurulmadığını, davacının aracı sıfatıyla ürün alıp sattığını savunmuştur. Yerel mahkeme, ilişkinin bir tür kâr ortaklığına dayandığı gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir. Daire ise davacının davalının tekstil ürünlerini üçüncü kişilere pazarladığının sabit olduğunu, faturalara göre şehir dışı otel ve konaklama giderlerinin işverence karşılandığını, sürekli olarak işveren hesabına ve işletme dışında aracılık edildiğini, yani TBK 448'deki pazarlamacılık sözleşmesinin unsurlarının bulunduğunu belirterek görevsizlik kararını bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!