TBK Madde 470 Eser sözleşmesi: Tanımı

Özet 1 fıkra · ~1 dk okuma

TBK 470, eser sözleşmesinde yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşme ilişkisini düzenler.

Resmi Metin

Tanımı

Madde 470- Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bu tanımın pratik değeri ayrım yapmasındadır: eser sözleşmesinde borçlanılan bir sonuç (meydana getirilen eser) iken, hizmet/vekâlette borçlanılan emek/özendir. Nitelendirme uyuşmazlığın kaderini belirler; çünkü eser sözleşmesinde yüklenici ayıptan sorumluluk, teslim, gecikme ve ayıp ihbar süreleri rejimine tabidir, oysa vekâlette bu hükümler işlemez. İnşaat, tadilat, yazılım, tasarım, tamir işlerinde “bu iş eser mi vekâlet mi” tartışması ücret, ayıp ve fesih sonuçlarını doğrudan değiştirir.

Dava ve sözleşme pratiğinde bedelin baştan belirlenmemiş olması sözleşmeyi geçersiz kılmaz; bedel piyasa/emsale göre belirlenebilir. Ancak ihtilafları önlemek için iş tanımı, teslim tarihi, bedel ve ayıp/eksik iş prosedürü yazılı kayda geçirilmelidir. Eser sözleşmesinden doğan alacaklarda zamanaşımının (ağır kusur hâli ayrık tutularak) genel kuraldan farklılaşabildiği de alacak takibinden önce kontrol edilmelidir.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 470. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 355 inci maddesini karşılamaktadır.

Tasarının tek fıkradan oluşan 470 inci maddesinde, eser sözleşmesi tanımlanmaktadır.

818 sayılı Borçlar Kanununun 355 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “A. Tarifi” şeklindeki ibare, Tasarıda “A. Tanımı” şeklinde değiştirilmiştir.

Maddede yapılan tanıma göre: “Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.” Bu tanımla, 818 sayılı Borçlar Kanununun 355 inci maddesindeki tanımda kullanılan “semen mukabilinde” ve “bir şey imalini” şeklindeki hatalı ibareler düzeltilmiş olmaktadır. Gerçekten, “semen” teriminin, satış bedelini ifade etmek için kullanılması yerinde olmakla birlikte, yükleniciye ödenecek karşılığın, “bedel” terimiyle ifade edilmesi gerekir. “Bir şey imali” şeklindeki ibare yerine, “bir eser meydana getirme”den söz edilmesi yerinde olur. Çünkü, burada “şey” ile “eser” kastedilmekte, ayrıca “imal” sözcüğü yerine, mevcut bir eser üzerinde yapılacak değişikliklerin de eser sözleşmesinin konusunu oluşturabilmesi sebebiyle, “meydana getirme” sözcüklerinin kullanılması daha uygun düşmektedir.

Metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.470 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay HGK E. 2021/303 K. 2022/1761 Bozma

TBK m.470 anlamında eser sözleşmesinin kurucu unsurları, bir sonucun meydana getirilmesi ve karşılığında bedel ödenmesidir. Eser sözleşmesinde işten doğacak sonuç, hizmet sözleşmesinde bağımlılık altında sürdürülen hizmet esastır; bağımlı, zaman esaslı görülen iş eser değil hizmet sözleşmesidir.

Detaylı özeti gör

Sosyal Güvenlik Kurumu, davalıya ait özel bina inşaatında sigortasız çalışırken 20.05.2013 tarihli iş kazasında ölen kişinin hak sahiplerine bağlanan gelir ve tedavi gideri nedeniyle doğan 108.399,58 TL Kurum zararının, müfettiş raporunda %70 kusurlu bulunan davalıdan rücuan tahsilini istemiştir. İş mahkemesi davaları reddetmiş, bölge adliye mahkemesi kararı düzelterek yine reddetmiştir. Özel Daire, davalı ile ölen kişi arasındaki ilişkinin hizmet akdi olduğu ve kusurun bu kapsamda yeniden araştırılması gerektiği gerekçesiyle bozmuş; bölge adliye mahkemesi ise sıva işinin götürü ücretle kararlaştırıldığını, taraflar arasında eser sözleşmesi bulunduğunu belirterek direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, TBK m.470'te eser sözleşmesinin yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bedel ödemeyi üstlenmesi olarak tanımlandığını, kurucu iki unsurunun eser (sonuç) ve bedel olduğunu açıklamıştır. TBK m.393 uyarınca hizmet sözleşmesinde ise işçinin işverene bağımlı olarak, zamana veya yapılan işe göre ücret karşılığında iş görmesi esastır. Kurula göre ayırt edici ölçüt (test), eser sözleşmesinde işten hasıl olacak sonucun, hizmet sözleşmesinde ise bağımlılık altında sürdürülen hizmetin ön planda olmasıdır; bağımlılık ve zaman unsuru altında görülen iş, eser değil hizmet sözleşmesinin konusudur. İlişkiyi hizmet sözleşmesi sayan Kurul, kusur durum ve oranlarının uzman bilirkişi kurulundan yeniden belirlenmesi gerektiğini kabul ederek direnme kararını oy çokluğuyla bozmuştur.

Yargıtay HGK E. 2019/474 K. 2020/26 Bozma

Bir eser, sipariş üzerine bedel karşılığı meydana getirilip teslim edilmişse taraflar arasında TBK m.470 anlamında eser sözleşmesi kurulmuş sayılır; sözleşme ilişkisi bulunduğundan hak sahibi yalnızca sözleşmedeki bedeli isteyebilir, sözleşme dışı kullanımı düzenleyen FSEK m.68 uygulanamaz.

Detaylı özeti gör

Bir grup şirketinde satın alma müdürü olarak çalışan davacı, davalı şirketlerin siparişi üzerine satın alma işlerini kolaylaştıran bir bilgisayar programı hazırlayıp davalıların bilgisayarlarına bizzat kurmuş, hatta geliştirilmiş sürüm için taraflar arasında geçici kabul tutanağı imzalanmıştır. Programın bedelinin ödenmediğini ileri süren davacı, kullanımın haksız olduğunu belirterek FSEK m.68 uyarınca üç kat tazminat istemiş; yerel mahkeme asıl davayı kısmen kabul etmiş, ancak Özel Daire ilişkinin sözleşmeye dayandığı gerekçesiyle bozmuş, mahkeme direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, dava tarihinde yürürlükte olan mülga 818 sayılı BK m.355 (güncel TBK m.470) anlamında, sipariş üzerine bedel karşılığı meydana getirilip teslim edilen program bakımından taraflar arasında eser sipariş (istisna) sözleşmesi kurulduğunu saptamıştır. Sözleşme ilişkisi bulunduğundan davacının yalnızca sözleşme kapsamındaki bedeli isteyebileceğini, sözleşme dışı kullanımı düzenleyen FSEK m.68'in ise uygulanamayacağını belirten HGK, programın tesliminden sonra davacının mali haklarına ilişkin talepte bulunmamasını ve hak ihlali iddiasıyla ihtarname göndermemesini de dürüstlük kuralı çerçevesinde değerlendirerek direnme kararını bozmuştur.

Yargıtay HGK E. 2013/78 K. 2013/1624

Sözleşmede emek harcanarak sipariş üzerine meydana getirilen (imal edilen) şeyin bedel karşılığı teslimi öne çıkıyorsa eser sözleşmesi, hazır malın teslimi (malzeme unsuru) öne çıkıyorsa satış sözleşmesi vardır; ayırt edici unsur meydana getirme (imal) olgusudur.

Detaylı özeti gör

Davacı ile davalı arasında 10.07.2006 tarihli "sebze fidesi yetiştirme sözleşmesi" imzalanmış; bu sözleşmeyle davalı, davacının verdiği tohumları kendi seralarında ekip sulama, budama ve ilaçlama gibi işlerle dikime hazır fide haline getirip bir bedel karşılığında teslim etmeyi üstlenmiştir. Teslim edilen domates fidelerinin hastalıklı çıkması üzerine davacı, ayıplı mal nedeniyle uğradığı zararın tazminini istemiş; Manavgat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi davayı kabul ederek 75.840 TL'nin davalıdan tahsiline karar vermiştir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, ilişkiyi satım gibi değerlendirip ıslahla artırılan alacağın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle kararı bozmuş, yerel mahkeme ise sözleşmenin eser niteliğinde olması sebebiyle beş yıllık zamanaşımının dolmadığını belirterek direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, sözleşmede tarafların satıcı-alıcı olarak gösterilmesinin hukuki nitelendirmeyi değiştirmeyeceğini, davalının emek ve becerisini kullanarak sipariş üzerine fideyi meydana getirip teslim etmesi nedeniyle mülga 818 sayılı BK m.355 (güncel TBK m.470) anlamında bir eser sözleşmesi bulunduğunu ve meydana getirme (imal) unsurunun satımdan ayırt edici ölçüt olduğunu vurgulayarak direnmeyi yerinde bulmuş, tazminat miktarına ilişkin incelemenin yapılması için dosyayı Özel Daire'ye göndermiştir.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.470 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 6. Hukuk Dairesi E. 2020/1483 K. 2024/1303 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Yazılı sözleşme bulunmamasına rağmen, yurt dışındaki laboratuvarın kurulumu ve teknik servis desteği konusunda taraflar arasında götürü bedelli sözlü eser ve hizmet sözleşmesi bulunduğu; kapsamına cihaz, personel desteği, eğitim, kurulum ve bakım onarım hizmetlerinin girdiği kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, yurt dışında kurulan bir hastane laboratuvarına ilişkin sözlü eser ve hizmet sözleşmesinden doğan bakiye bedel için başlatılan takibe karşı açılan menfi tespit ve istirdat davasına ilişkindir. İlk derece mahkemesi, iş sahibinin borçlu olmadığını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Daire, taraflar arasında götürü bedelli sözlü eser ve hizmet sözleşmesi bulunduğunu, yüklenicinin edimini eksiksiz teslim ettiğini, iş sahibinin eksik ve ayıplı ifa iddiasını resmi tespit veya ihtarname ile değil yalnızca tek taraflı tutanaklarla desteklediğini belirterek iş sahibinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.

Adana BAM · İstinaf · 6. Hukuk Dairesi E. 2018/681 K. 2019/208 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Alt yüklenicinin 24 adet değirmen fan traversi üretim işini aldığını savunmasında kabul etmesi karşısında, yazılı metin bulunmasa da taraflar arasında sözlü eser sözleşmesi kurulduğu ve üretim konusundaki mutabakatın artık ispata muhtaç olmadığı belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, alt yükleniciye sözlü olarak verilen değirmen fan traversi imalatının ayıplı çıkması nedeniyle ödenen bedel ve masrafların tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etmiştir. Daire, yazılı sözleşme bulunmasa da alt yüklenicinin işi aldığını kabul ettiğini, iyileştirme sürecine katılmakla teknik şartname koşullarını benimsediğini ve kusurun kendisinde olduğunu, iş sahibinin sözleşmeden dönmüş sayılarak yalnız menfi zararını isteyebileceğini belirtmiş; takip kalemlerinin ve fatura tarihlerinin açıklattırılıp ek rapor alınması gerektiği gerekçesiyle alt yüklenicinin istinaf başvurusunu kabul ederek kararı kaldırmış ve dosyayı yerel mahkemeye göndermiştir.

Adana BAM · İstinaf · 6. Hukuk Dairesi E. 2018/82 K. 2018/109 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Ham kumaşların boyanarak fason terbiye edilmesi konusundaki ilişki, işi yapan şirketin yüklenici, kumaşı gönderenin iş sahibi olduğu eser sözleşmesi olarak nitelendirilmiş; tarafların tacir olması nedeniyle ayıba ilişkin ticari hükümlerin de uygulanacağı belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Fason kumaş terbiye ve boyama işi yapan şirket, cari hesaptan kalan bakiye için başlattığı icra takibine itiraz edilmesi üzerine itirazın iptali davası açmış; iş sahibi şirket kumaşların ayıplı çıktığını savunmuştur. İlk derece mahkemesi ayıp ihbarının süresinde yapıldığının ispatlanamadığını belirterek davayı asıl alacak yönünden kabul etmiştir. Daire, ilişkiyi eser sözleşmesi olarak nitelendirip taraflar tacir olduğundan ayıba ilişkin ticari hükümlerin uygulanacağını belirtmiş; ayıbın hangi partide çıktığı ve teslim tarihi belirlenemediğinden bildirimin süresinde olduğunun ispatlanamadığını saptayarak iş sahibinin istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!