TBK Madde 474 Eserde ayıp: a. Ayıbın belirlenmesi

Özet 2 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 474, işsahibi eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır; taraflardan her biri, giderini karşılayarak eserin bilirkişi tarafından gözden geçirilmesini ve sonucun bir raporla belirlenmesini isteyebilir.

Resmi Metin

a. Ayıbın belirlenmesi

Madde 474- (1) İşsahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır.

(2) Taraflardan her biri, giderini karşılayarak, eserin bilirkişi tarafından gözden geçirilmesini ve sonucun bir raporla belirlenmesini isteyebilir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bu hüküm işsahibine bir külfet yükler: eseri teslim aldıktan sonra olağan akışa göre imkan bulur bulmaz gözden geçirmek ve varsa ayıpları uygun sürede yükleniciye bildirmek. Pratikte kritik olan, ihbarın zamanında yapılmasıdır; gecikme veya sessiz kalma, açık ayıplar bakımından eserin kabul edilmiş sayılmasına ve TBK m.475’teki seçimlik hakların (dönme, bedelden indirim, ücretsiz onarım) yitirilmesine yol açar. Kabul karinesi ve sonradan çıkan gizli ayıp rejimi için TBK m.477 birlikte okunmalıdır. Bilirkişi incelemesi ve raporu, ayıbı ve niteliğini kayıt altına alan güçlü bir ispat aracıdır; masrafı isteyen taraf karşılar. Zamanaşımında ayrım önemlidir: taşınmaz dışı eserde iki yıl, taşınmaz yapıda beş yıl, yüklenicinin ağır kusuru varsa yirmi yıl (TBK m.478). Sık yapılan hata, bağımsız sonuç taahhüdü içeren eser ilişkisini, bağımlı çalışmayı düzenleyen hizmet sözleşmesiyle (TBK m.393) karıştırmaktır; ayıp külfeti yalnız eser ilişkisinde işler.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 474. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 359 uncu maddesini karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 474 üncü maddesinde, ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumluluğunda ayıbın belirlenmesi düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 359 uncu maddesinin kenar başlığında kullanılan “4. İşin kusuruna mütedair teminat / a) Kusurun tespiti” şeklindeki ibareler, Tasarıda “4. Ayıp sebebiyle sorumluluk / a. Ayıbın belirlenmesi” şekline dönüştürülmüştür.

818 sayılı Borçlar Kanununun 359 uncu maddesinin birinci fıkrasında kullanılan “İmal olunan şeyin tesliminden sonra iş sahibi, işlerin mutat cereyanına göre imkanını bulur bulmaz” şeklindeki ibare, Tasarıda “İşsahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz” şeklinde; aynı fıkrada kullanılan “o şeyi muayeneye ve kusurları varsa bunları müteahhide bildirmeğe mecburdur.” şeklindeki ibare ise, “eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır.” şekline dönüştürülmüştür.

Metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.474 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E. 2022/5124 K. 2024/40 Bozma

Ayıp ihbarı kural olarak şekle bağlı değildir; içeriği itibarıyla karşı tarafın ayıptan haberdar olmasını sağlamaya elverişli her türlü bildirim ayıp ihbarı sayılır, bu nedenle delil tespiti dilekçesinin ya da tespit raporunun karşı tarafa tebliği de ayıp ihbarı niteliğindedir. İhbarın süresinde yapılıp yapılmadığı ise ayrıca araştırılır.

Detaylı özeti gör

Davacı, üyesi olduğu davalı kooperatiften 16.06.2003 tarihinde tapusunu ve fiili devrini aldığı villanın ayıplı ve eksik olduğunu, bu durumun 2006 yılında sulh hukuk mahkemesinde yaptırılan delil tespitiyle belirlendiğini ileri sürerek asıl davada 14.266,00 TL tazminat ile su kullanımına dayalı elektrik katılım payının iptalini, birleşen davada kâr mahrumiyeti, değer kaybı ve kira alacağını istemiş, talebini ıslahla 24.902,31 TL artırmıştır. İlk Derece Mahkemesinin kararı önce usul yönünden bozulmuş, bozmaya uyularak asıl dava husumet yokluğundan usulden reddedilmiş, birleşen dava kısmen kabul edilmiştir. Daire, hükme esas alınan raporda bedeli hesaplanan işlerin eksik iş mi ayıplı iş mi olduğunun, ayıp ise açık mı gizli mi bulunduğunun ve teslimden sonra süresinde ihbar yapılıp yapılmadığının değerlendirilmediğini saptayarak eksik inceleme nedeniyle kararı bozmuştur.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2020/167 K. 2022/1675

Muayene ve gözden geçirme külfeti, iş sahibinin ayıbı bizzat saptamasını zorunlu kılmaz; taraflardan her biri giderini karşılayarak eserin bilirkişi tarafından gözden geçirilmesini ve sonucun bir raporla belirlenmesini isteyebilir, böylece ayıp mahkeme aracılığıyla alınacak bilirkişi raporuyla da tespit ettirilebilir.

Detaylı özeti gör

Davacı yüklenici, 19.11.2013 tarihli sözleşmeyle bir alışveriş merkezinin yılbaşı aydınlatma dekorasyonunun malzeme temini ve montajını üstlendiğini, işi eksiksiz teslim etmesine rağmen bakiye 35.609 Euro ödenmediğini belirterek başlattığı icra takibine vaki itirazın iptalini istemiştir. İş sahibi davalı, ürünlerin taahhüt edilenden düşük kaliteli ve ayıplı olduğunu savunmuştur. İlk derece mahkemesi iç mekandaki 34 adet süslemede yüzde 15 oranında basit bir eksiklik saptayarak takibin 98.947,14 TL üzerinden devamına karar vermiş, Özel Daire dış cephedeki dört adet üründeki arızanın giderim bedelinin alacaktan düşülmesi gerektiği gerekçesiyle bozmuş, mahkeme direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, 12.12.2013 tarihli teslim fotoğraflarında bu dört ürünün yandığını, teslimden yaklaşık yirmi iki ay sonraki keşifte saptanan arızanın davalının 14 Şubat için yaptığı müdahaleden kaynaklanmış olabileceğini belirterek direnmeyi yerinde bulmuştur.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2019/6 K. 2022/775 Direnme Bozuldu

İş sahibi, eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre en kısa sürede eseri gözden geçirip muayene etmek ve saptadığı açık ayıpların neler olduğunu tek tek açıklayarak gecikmeksizin yükleniciye bildirmek zorundadır; bildirim sözlü ya da yazılı yapılabilir, muayene ve ihbar süresi kanunda gösterilmediğinden işin niteliğine ve eserin büyüklüğüne göre belirlenir.

Detaylı özeti gör

Davacı yüklenici, davalının müşterisi olan dava dışı şirketin iki yüz altmış beş aracındaki takip sistemlerini eski araçlardan sökerek yeni araçlara monte etme işini üstlenmiş, işi 25.12.2013 ile 30.12.2013 tarihleri arasında teslim etmiş ve 06.01.2014 tarihli 12.038,95 TL fatura düzenlemiştir. Bunun 6.000 TL'si ödenince bakiye 6.038,95 TL için başlattığı takibe itirazın iptalini istemiştir. Davalı, montaj hatası nedeniyle araçlarda arıza doğduğunu, ayıpları defalarca bildirdiğini savunmuştur. Mahkeme, teslimden kırk gün sonra yapılan ayıp ihbarını süresinde saymayarak davayı kabul etmiş; Özel Daire arızaların kaynağının uzman bilirkişi ile saptanmasını isteyerek bozmuş, mahkeme direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, davalının 02.01.2014 tarihli e-posta ile ilk bildirimi yaptığını, ayıbın niteliğinin ve açık mı gizli mi olduğunun belirlenmediğini, üç kişilik bilirkişi kurulundan rapor alınması gerektiğini belirterek direnme kararını bozmuştur.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2018/1107 K. 2021/1568 Direnme Bozuldu

Eserin ayıplı olması tek başına iş sahibine hak vermez; muayene ve ihbar külfetini hiç yerine getirmeyen, teslimden sonra uzun süre ayıp savunmasında bulunmayan iş sahibi eseri kabul etmiş sayılır ve yüklenici ayıptan doğan sorumluluktan kurtulduğundan iş bedeli istemi ayıp gerekçesiyle reddedilemez.

Detaylı özeti gör

Davacı, davalı şirketin işyerine kurduğu kamera ve güvenlik sisteminin fatura bedelini alamadığını ileri sürerek icra takibi başlatmış, itiraz üzerine itirazın iptali davası açmıştır. Davalı, sistemin bir türlü çalıştırılamadığını, hizmetin ayıplı olduğunu savunmuştur. İlk derece mahkemesi, bilirkişi raporuna göre sistemin çalışmadığını ve servis formlarıyla zamanında ayıp ihbarında bulunulduğunu kabul ederek davayı reddetmiş; Özel Daire, ekipmanın 18.12.2012 tarihli servis formuyla eksiksiz teslim edildiğini, 04.01.2013 ve 28.02.2013 tarihli formlarla kontrol ve ilave entegrasyonun yapıldığını, 12.09.2013 tarihli icra takibine kadar hiçbir ayıp savunması bulunmadığını belirterek kararı bozmuştur. Mahkemenin direnmesi üzerine Hukuk Genel Kurulu, sistem ayıplı olsa bile usulüne uygun bir ayıp ihbarı bulunmadığından Özel Daire bozmasına uyulması gerektiğine karar vermiştir.

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E. 2019/815 K. 2019/4872 Bozma

Eserdeki ayıp bir defi olup itiraz niteliğinde değildir; iş sahibi ayıbı ileri sürmedikçe bilirkişi ve mahkeme bunu kendiliğinden dikkate alamaz. Süresinde muayene ve ihbar yükümlülüğünün yerine getirildiği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça iş bedelinden ayıp nedeniyle indirim yapılamaz.

Detaylı özeti gör

Davacı iş sahibi, davalı yüklenicinin başlattığı ve kesinleşen ilamsız icra takibi nedeniyle borçlu bulunmadığının tespitini istedi. Taraflar arasında yazılı sözleşme yoktu; davacıya ait restoranın mimari tasarımı konusunda sözlü eser sözleşmesi ilişkisi kurulmuş, 26.11.2012 tarihli faturayla belirlenen 162.604,00 TL proje bedeli ihtilaf konusu olmamıştı. İlk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etti; Bölge Adliye Mahkemesi bu kararı kaldırarak davayı 187.729,32 TL'lik kısım yönünden kabul etti ve davacıyı İİK'nın 72/3. maddesi uyarınca inkar tazminatıyla sorumlu tuttu. Daire, bedelde anlaşılamadığından TBK'nın 481. maddesi gereğince iş bedelinin mahalli piyasa rayiçleriyle hesaplanması gerektiğini, süresinde ayıp ihbarında bulunulduğu ileri sürülüp kanıtlanmadığından bedelden ayıp nedeniyle indirim yapılamayacağını belirterek hükmü taraflar yararına bozdu.

Diğer kararlar (3)
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E. 2018/4472 K. 2019/1813 Bozma

Muayene ve ihbar külfeti yalnız gözle görülen bozukluklarla sınırlı değildir; projenin onaylatılmaması veya yapı kullanma izin belgesinin alınmaması gibi hukuki ayıplar da açık ve gizli ayıplar gibi yükleniciye bildirilmek zorundadır, gözden geçirmeyi ve ihbarı ihmal eden iş sahibi eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılır.

Detaylı özeti gör

Davacı yüklenici, imal ettiği 300 adet çöp yakma ızgarası karşılığında düzenlediği 14.160,00 TL tutarındaki faturanın ödenmemesi üzerine başlattığı ilamsız icra takibine vaki itirazın iptalini istemiş; davalı iş sahibi ise teslim edilen ızgaralarda bariz imalat hataları ve derin çatlaklar bulunduğunu, ürünlerin müşterisince iade edildiğini savunarak menfi zararı için karşı dava açmıştır. Mahkeme, dökümün ayıplı olduğunu ve dökümü tek başına yapan davacının kusurun çoğunluğundan sorumlu tutulması gerektiğini belirterek asıl ve karşı davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Daire, karşı davada hükmedilen miktarın kesinlik sınırı altında kaldığını, asıl dava yönünden ise hükme esas alınan raporun ayıbın açık mı gizli mi olduğunu, iş sahibinin muayene ve ihbar külfetini yerine getirip getirmediğini ve TBK 475'teki seçimlik hakları hiç irdelemeden kusur paylaşımı yaptığını belirterek kararı bozmuştur.

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E. 2018/4104 K. 2019/687 Bozma

İrsaliye ya da teslim belgesindeki eksiksiz teslim alındı kaydı, tek başına eserin ayıpsız kabul edildiği anlamına gelmez; belgede ayıplara ilişkin bir ibare yoksa ve dosyadaki diğer delillerden iş sahibinin makul sürede bildirimde bulunduğu anlaşılıyorsa muayene ve ihbar külfeti yerine getirilmiş sayılır.

Detaylı özeti gör

Davacı, tekstil ürünleri üzerinde fason imalat yapılması şeklinde kurulan eser sözleşmesinde imal edilen ürünlerin ayıplı olduğunu ileri sürerek maddi tazminat istemiş, yerel mahkeme davanın kısmen kabulüne karar vermiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir. Daire, sevk irsaliyesinde malların eksiksiz teslim alındığı belirtilmiş olsa da irsaliyede ayıplara ilişkin bir ibare bulunmadığını, dosyadaki diğer delillere göre iş sahibinin makul sürede ayıp bildiriminde bulunduğunu saptamıştır. Tespit dosyasındaki bilirkişi raporuna ve ayıbın niteliğine göre eserin reddi gerekse de, iş sahibi ürünleri onararak ihraç ettiğini belirtip TBK m.475 uyarınca onarım bedelini istediğinden, tespit tarihinden itibaren makul süre içindeki mahalli piyasa rayiçleriyle giderim bedeli ve varsa fazladan ödenen nakliye bedeli konusunda denetime elverişli rapor alınması gerektiğini, tespit dosyasındaki ayıplı mal sayısının zarar kabul edilmesini hatalı bularak hükmü taraflar yararına bozmuştur.

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E. 2016/2999 K. 2017/4504 Bozma

Ayıba ilişkin muayene ve ihbar külfeti yalnız ayıplı işleri kapsar; sözleşmeye göre yapılması gerekirken hiç yapılmayan eksik işler bu hükümlerin dışında kalır, eksik iş bedelinin istenmesi için teslim sırasında ihtirazi kayıt konulması ya da ihtar çekilmesi gerekmez ve bu bedel zamanaşımı süresince istenebilir.

Detaylı özeti gör

Davacı, davalı şirkete ait taşınmaz üzerine kurulacak akaryakıt istasyonunda yapı denetim hizmeti verilmesi ve proje yapılması konulu eser sözleşmesi uyarınca bedelin 38.000 TL kararlaştırıldığını, işi tamamlayıp teslim ettiğini belirterek 9.000 TL bakiye iş bedeli ile ilave işler karşılığı 1.000 TL istemiş, ıslahla ek iş talebini 10.192 TL tutarına yükseltmiştir. Davalı, davacının işleri eksik bıraktığını savunmuş, mahkeme bilirkişi incelemesi yaptırmadan davanın kabulüne karar vermiştir. Daire, davalı ayıplar için ihbarda bulunduğunu kanıtlayamamış olsa da eksik işler yönünden ihbar aranmayacağını, eksikliklerin fiziki oran kurularak, ilave işlerin ise oda tarifesine göre hesaplanarak belirlenmesi gerektiğini, ayrıca ıslah dilekçesi karşı tarafa tebliğ edilmeden savunma hakkının kısıtlandığını belirterek hükmü bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.474 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 6. Hukuk Dairesi E. 2022/960 K. 2026/1290 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

İş sahibinin ayıp iddiasının süresinde ihbar edilmediği yönündeki yüklenici itirazı; sözleşmede ayıp ihbar süresinin her halükârda iki yıl kararlaştırıldığı ve iş sahibince bu süre içinde noter ihtarnamesiyle ayıp bildirimi yapıldığı gerekçesiyle yerinde görülmemiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, inşaat projesinde akrilik mutfak-banyo tezgahı ve mermer imalatını üstlenen yüklenicinin götürü bedelli eser sözleşmelerinden doğan bakiye iş bedeli alacağına ilişkindir. İlk derece mahkemesi, bilirkişi raporuna itibar ederek montajsız ve kusurlu imalatları hesap dışı bırakarak davayı kısmen kabul etmiştir. Daire, iş sahibinin sözleşmede kararlaştırılan iki yıllık süre içinde noter ihtarnamesiyle ayıp ihbarında bulunduğunu, montajı yapılmayan ve kusurlu imalatların tamamlanma oranına katılmamasında isabetsizlik olmadığını belirtmiş; hak edilen bedelin piyasa rayicine göre değil fiziki oran yöntemiyle hesaplanması gerektiğini saptamakla birlikte bu eksikliği istinaf edenin sıfatı nedeniyle kaldırma sebebi yapmayarak istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 6. Hukuk Dairesi E. 2022/426 K. 2026/995 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Eser sözleşmesinde kararlaştırılan garantinin yalnız üretim hataları ve yedek parça değişimiyle sınırlı olduğu hallerde, teknik şartnameye aykırılıktan doğan açık ayıp bakımından iş sahibinin ihbar külfetinden vazgeçildiği sonucuna varılamayacağı belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Belediye ihalesini alan iş sahibi, araç altı görüntüleme sistemi için anlaştığı yükleniciye hak edişlerini temlik etmiş; işin teknik şartnameye aykırı ve eksik yapıldığını ileri sürerek temlik sözleşmesinin iptalini ve borçlu olmadığının tespitini istemiştir. İlk derece mahkemesi, proforma faturadaki garanti taahhüdü nedeniyle ayıp ihbarı külfetinin aranmayacağını kabul ederek davayı kabul etmiştir. Daire, garantinin yalnız üretim hatası ve yedek parçaya ilişkin olması nedeniyle somut açık ayıba uygulanamayacağını belirtmiş; ancak ayıbın süresinde ihbar edilmediği savunmasının cevap dilekçelerinde defi olarak ileri sürülmediğini ve bu hususun resen gözetilemeyeceğini saptayarak yüklenicinin istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 6. Hukuk Dairesi E. 2022/132 K. 2026/750 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Eserin 2015'te teslim edilmesine karşın ayıp iddiasının 2018 tarihli ihtarnameyle ve alacak takibinden sonra ileri sürülmesi karşısında, uygun sürede muayene edip ayıbı bildirmesi gerekirken seçimlik haklarını uzun süre kullanmayan iş sahibinin davranışı hakkın kötüye kullanılması sayılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, reküperatör satış ve montajına ilişkin sözleşmeden doğan bakiye bedelin ödenmemesi nedeniyle başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi, bilirkişi raporuna göre bakiye fatura alacağı yönünden davayı kısmen kabul etmiş, gecikme cezası ve gecikme tazminatı taleplerini reddetmiştir. Daire, bilirkişi raporlarında imalattan kaynaklı ayıp saptanmadığını, iş sahibinin ayıp iddiasını süresinde ileri sürmeyip seçimlik haklarını uzun süre kullanmamasının hakkın kötüye kullanılması olduğunu; ifaya ekli cezai şart bakımından ise borçlunun takip tarihine kadar temerrüde düşürülmediğini belirterek her iki tarafın istinaf başvurusunu da ayrı ayrı esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2023/488 K. 2026/705 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Sipariş üzerine üretilen malzemedeki ayıp açık ayıp sayılmış; iş sahibinin TBK m.474 uyarınca teslimden sonra imkân bulur bulmaz gözden geçirip uygun sürede bildirmesi gerekirken bir yıl sonra ihtarname çekmesi karşısında eser kabul edilmiş sayılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: İhale kapsamındaki iş için sipariş üzerine özel olarak ürettirilen basınç kırıcı vana malzemelerinin şartnameye uygun olmadığını, idarenin malzemeleri kabul etmediğini ve eksikleri başka firmalara tamamlattırdığını ileri süren iş sahibi, uğradığı zararın yükleniciden tahsilini istemiştir. İlk derece mahkemesi, süresinde ayıp ihbarı yapılmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Daire, malzemelerdeki ayıbın açık ayıp niteliğinde olduğunu, teslimden yaklaşık bir yıl sonra çekilen ihtarname ile bildirim yapıldığını, bu nedenle eserin kabul edilmiş sayılacağını belirterek iş sahibinin istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 6. Hukuk Dairesi E. 2021/1242 K. 2025/824 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Çim halı saha yenilemesine ilişkin eser sözleşmesinde, taraf delilleri toplanıp uzman bilirkişi incelemesiyle ayıbın niteliği ve açık ayıp mı gizli ayıp mı olduğu saptanmadan, iş sahibinin ayıp ihbarını süresinde yapmadığı gerekçesiyle davanın reddedilemeyeceği belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Halı saha işletmecisi, yenileme sözleşmesi kapsamında serilen sentetik çimlerin garanti süresi içinde deforme olduğunu ileri sürerek ayıpsız misliyle değiştirme, olmazsa bedel iadesi ve zarar tazmini istemiş, ilk derece mahkemesi süresinde ayıp ihbarı yapılmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Daire, uyuşmazlığı eser sözleşmesi olarak nitelendirmiş, iş sahibine yedi yıl süreli garanti verildiğini ve davalılardan hangisinin satıcı hangisinin üretici olduğunun aydınlatılmadığını saptamış; deliller toplanmadan ve bilirkişi incelemesiyle ayıbın niteliği ile açık mı gizli mi olduğu belirlenmeden karar verilemeyeceğini belirterek kararı kaldırmış, dosyayı yeniden görülmek üzere ilk derece mahkemesine göndermiştir.

Diğer kararlar (5)
Adana BAM · İstinaf · 6. Hukuk Dairesi E. 2022/363 K. 2022/1293 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

İstinat duvarında teslimden sonra beliren açılma ve çatlamalar gizli ayıp sayılmış; ayıbın süresinde yükleniciye bildirildiği ve varlığının delil tespiti ile bilirkişi raporlarıyla kanıtlandığı belirlenerek iş sahibinin eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılmayacağı sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Akaryakıt istasyonu çevresine istinat duvarı yapımı için eser sözleşmesi imzalanmış; duvar teslim edilip bedeli ödendikten sonra köşelerde açılma ve çatlaklar oluşmuş, ardından duvarın bir bölümü çökmüş ve idarece tesisin yıkımına karar verilmiştir. İşsahibi yıkım, yeniden yapım ve kazanç kaybı zararlarını istemiş, ilk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etmiştir. Daire, duvarın projesine aykırı imal edildiğini, işsahibinin verdiği projede de hata bulunduğunu ve öngörülmeyen dolgu malzemesi kullanıldığını, yüklenicinin proje eksikliklerini sözlü bildirdiği savunmasını ispatlayamadığını belirlemiş; işsahibi, yüklenici ve yapı denetim firması arasındaki kusur dağılımını dosya kapsamına uygun bularak her iki tarafın istinaf başvurusunu ayrı ayrı esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 6. Hukuk Dairesi E. 2022/2091 K. 2022/1188 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Eser sözleşmesinde ayıp ihbarının şekle bağlı olmadığı, taraflar tacir olsa dahi tanıkla ispatlanabileceği belirtilerek, kapının montajından hemen sonra sözlü uyarıda bulunulduğunu açıklayan tanık beyanlarına göre iş sahibinin ayıp ihbarı süresinde sayılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, restorasyon işinde alüminyum doğrama ve kayar toplanır kapı imalatı yapan yüklenicinin bakiye alacağı için başlattığı takibe itirazın iptaline ilişkindir. İş sahibi, dış cepheye uygun olmayan kapı takıldığını savunmuştur. İlk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etmiştir. Yüklenici, eserin kabul edildiğini ve süresinde ayıp ihbarı yapılmadığını ileri sürmüştür. Daire, eser sözleşmesinde ayıp ihbarının şekle bağlı olmadığını, tanık beyanlarına göre montajdan hemen sonra sözlü ihbarda bulunulduğunu belirlemiş ve önceki kararın yalnız yüklenici tarafından istinaf edilmesiyle oluşan usuli kazanılmış hakkı da gözeterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 6. Hukuk Dairesi E. 2019/753 K. 2020/513 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Kat karşılığı inşaat sözleşmesinde eksik iş bedeli ihbara gerek olmaksızın istenebilirken ayıplı iş bedeli ancak süresinde ayıp ihbarı varsa talep edilebileceğinden; işlerin eksik mi ayıplı mı, ayıbın açık mı gizli mi olduğu ve ihbarın süresinde yapılıp yapılmadığı saptanmadan hüküm kurulamaz.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Arsa sahibi, kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca yapılan binada kendisine düşen dairelerde ve ortak alanlarda eksik ve ayıplı imalat bulunduğunu ileri sürerek başlattığı takibe yüklenicinin itirazının iptalini istemiştir. İlk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etmiştir. Daire, yüklenicinin ayıp ihbarının süresinde yapılmadığı yönündeki savunmasının karşılanmadığını belirlemiş; teslimin hangi tarihte gerçekleştiğinin abonelik kayıtlarıyla açıklığa kavuşturulması, işlerin hangilerinin eksik hangilerinin ayıplı olduğu ile ayıbın açık mı gizli mi olduğunun ve ihbarın süresinde yapılıp yapılmadığının belirlenmesi, bedellerin imalat yılı serbest piyasa rayiçlerine göre hesaplanması gerektiğini vurgulayarak kararı kaldırmış ve dosyayı mahkemesine göndermiştir.

Adana BAM · İstinaf · 6. Hukuk Dairesi E. 2019/613 K. 2020/335 Kısmen Kabul

Kat karşılığı inşaat sözleşmesinde eksik iş bedelinin ihbara gerek olmaksızın her zaman istenebileceği, ayıplı iş bedelinin ise ancak iş sahibi teslim sırasında süresinde ayıp ihbarında bulunmuşsa istenebileceği belirtilerek, bu ayrım yapılmadan hüküm kurulamayacağı sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca kendisine bırakılan blokun sözleşmedeki niteliklere uygun yapılmadığını ileri süren arsa sahibi, eksik ve ayıplı imalat bedelini istemiş, ilk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etmiştir. Daire, ortak yerlerdeki eksik ve ayıplı imalat bedelinin ancak arsa sahibine ait bağımsız bölümlerin arsa payı oranında istenebileceğini belirterek arsa sahibinin istinaf başvurusunu esastan reddetmiş; buna karşılık projede değişiklik yapılıp yapılmadığı ile eksik ve ayıplı iş ayrımı ve ayıp ihbarı araştırılmadan hüküm kurulduğu gerekçesiyle yüklenicinin istinaf başvurusunu kabul edip kararı kaldırarak dosyayı ilk derece mahkemesine göndermiştir.

Adana BAM · İstinaf · 6. Hukuk Dairesi E. 2019/497 K. 2020/224 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Eksik iş bedelinin ihbara gerek olmaksızın her zaman istenebileceği, ayıplı iş bedelinin ise ancak süresinde ayıp ihbarı yapılmışsa talep edilebileceği belirtilerek; iş sahibinin ihbar yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği araştırılmadan hüküm kurulamayacağı sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: İş sahibi, bina üzerine prefabrik konut inşası sözleşmesi kapsamında yapılan eserde eksik ve ayıplı imalat bulunduğunu, çatının rüzgarda uçtuğunu ileri sürerek bedel istemiş; ilk derece mahkemesi bilirkişi raporuna göre davayı kabul etmiştir. Daire, sözleşmede götürü bedel kararlaştırıldığını, hak edilen bedelin imalatın fiziki oranının götürü bedele uygulanmasıyla saptanması gerektiğini, alınan raporların bu yöntemi izlemediğinden denetime elverişli olmadığını, ayrıca hangi kalemin eksik hangisinin ayıplı olduğu ile ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini belirterek yüklenici tarafın istinaf başvurusunu kabul edip kararı kaldırmış ve dosyayı ilk derece mahkemesine göndermiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!