TBK Madde 504 Vekâletin kapsamı

Özet 3 fıkra · ~1 dk okuma

TBK 504, vekâletin kapsamı sözleşmede açıkça gösterilmemişse görülecek işin niteliğine göre belirlenir ve vekâlet, üstlenilen işin görülmesi için gerekli hukuki işlemlerin yapılması yetkisini de kapsar; ancak vekil, özel olarak yetkili kılınmadıkça dava açamaz, sulh olamaz, hakeme başvuramaz, iflas, iflasın ertelenmesi ve konkordato talep edemez, kambiyo taahhüdünde bulunamaz, bağışlama yapamaz, kefil olamaz, taşınmazı devredemez ve bir hakla sınırlandıramaz.

Resmi Metin

Vekâletin kapsamı

Madde 504- (1) Vekâletin kapsamı, sözleşmede açıkça gösterilmemişse, görülecek işin niteliğine göre belirlenir.

(2) Vekâlet, özellikle vekilin üstlendiği işin görülmesi için gerekli hukuki işlemlerin yapılması yetkisini de kapsar.

(3) Vekil, özel olarak yetkili kılınmadıkça dava açamaz, sulh olamaz, hakeme başvuramaz, iflas, iflasın ertelenmesi ve konkordato talep edemez, kambiyo taahhüdünde bulunamaz, bağışlama yapamaz, kefil olamaz, taşınmazı devredemez ve bir hak ile sınırlandıramaz.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Vekâletin sınırı sözleşmede yazılmamışsa işin niteliğine bakılarak çizilir; genel vekâlet, işin görülmesi için gerekli olağan hukuki işlemleri kendiliğinden kapsar. Asıl kritik ayrım, TBK m.504’ün özel yetki aradığı işlemlerdir: dava açma, sulh olma, hakeme başvurma, iflas/iflasın ertelenmesi/konkordato talebi, kambiyo taahhüdü, bağışlama, kefil olma ve taşınmazı devretme veya bir hakla sınırlandırma. Bu kalemler için genel yetki yetmez; vekâletnamede açık ve ayrı yetkinin bulunması gerekir. Dava takibinde bu sınır usul hukukunda HMK m.74 ile pekişir; özel yetki dayanağı olmadan sulh, feragat, kabul, davadan feragat gibi tasarrufi işlemler sonuç doğurmaz. Uygulamada sık rastlanan hata, matbu genel vekâletnameyle taşınmaz satışına ya da kefalete girişip sonradan yetki eksikliğiyle karşılaşmaktır. Vekil yetki sınırını aşarsa işlem vekâlet vereni bağlamayabilir; bu yüzden işin türüne göre gerekli özel yetki kalemlerini vekâletnameye baştan yazdırmak isabetli olur.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 504. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 388 inci maddesini karşılamaktadır.

Tasarının üç fıkradan oluşan 504 üncü maddesinde, vekalet sözleşmesinin kapsamı düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 388 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “C. Hükümler / I. Vekaletin şümulü” şeklindeki ibare, Tasarıda “C. Hükümleri / I. Vekaletin kapsamı” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 388 inci maddesinin son fıkrasında sayılan ve vekilin özel yetkisini gerektiren işlemler arasında “kefil olamaz” şeklinde bir düzenlemeye yer verilmediği halde, Tasarının 581 ve devamı maddelerinde düzenlenen kefalet sözleşmesine ilişkin yeni hükümler göz önünde tutularak, bu ibare de Tasarı metnine eklenmiştir.

Metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.504 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2021/1067 K. 2024/1317 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Çekteki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığının saptanmasıyla yetinilemeyeceği; çekin şirketçe verilen vekaletname kapsamında ve kambiyo taahhüdü için özel yetkiyle düzenlenip düzenlenmediğinin, yetkisiz temsilcinin işlemine icazet verilip verilmediğinin araştırılması gerektiği belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Şirket adına keşide edildiği görünen çeke dayalı icra takibine karşı, çekteki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığı ileri sürülerek menfi tespit davası açılmıştır. İlk derece mahkemesi adli tıp raporuna dayanarak davayı kabul etmiş ve kötüniyet tazminatına hükmetmiştir. Daire, alacaklının çeki imzalayan kişinin yetkili temsilci gibi davrandığı ve vekalet ilişkisi bulunduğu yönündeki savunmasına dayanak deliller toplanmadan karar verildiğini, çekin şirketçe verilen vekaletname kapsamında düzenlenip düzenlenmediğinin araştırılmadığını belirterek eksik inceleme nedeniyle istinaf başvurusunu kabul etmiş, kararı kaldırıp dosyayı ilk derece mahkemesine göndermiştir.

Adana BAM · İstinaf · 1. Hukuk Dairesi E. 2021/2552 K. 2023/753 Kısmen Kabul

Vekâlet ilişkisine dayanılarak açılan tapu iptali ve tescil davasında, dinlenen tanıkların davacıyı doğrulamaması ve dosya kapsamına göre satışın vekâlet verenin kendi iradesiyle yapıldığı kanaatine varılması nedeniyle davanın reddine hükmedilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Davacı, yurt dışında yaşadığı için yeğeni vekil K6'ya verdiği satış vekaletnamesinin kötüye kullanılarak taşınmaz hisselerinin yeğeninin babası K3 ve akrabası K5'e çok düşük bedelle satıldığını ileri sürerek tapu iptali-tescil istemiş; ilk derece mahkemesi akrabalık, fahiş bedel düşüklüğü ve bedel ödendiğinin ispatlanamaması karinelerinden davalıların çıkar ve işbirliği içinde olduğunu kabul ederek davayı (K3 ve K5 yönünden) kabul etmiştir. Adana BAM ise dinlenen davacı tanıklarının davacıyı doğrulamadığını, aksine davalı savunmalarını doğruladığını, davacının iradi olarak satış yaptığı kanaatine vararak davanın reddi gerektiğini saptamıştır. İstinaf başvurusunu HMK 353/1-b-2 uyarınca kısmen kabul edip kararı kaldırmış ve yeniden esas hakkında davanın reddine hükmetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 1. Hukuk Dairesi E. 2021/2409 K. 2023/511 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Vekilin yaptığı işlem dış temsil yetkisinin sınırları içinde kalsa dahi vekâletten doğan yükümlülüğünün devam ettiği; vekil edenin yararı ile bağdaşmayan bir eylem veya işlem yapan vekilin sorumlu olduğu değerlendirilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Davacı, davalı K4'e verdiği vekaletnameyle taşınmaz hisselerinin, K4'ün eşi olan davalı K3'e bedelsiz/muvazaalı satış gösterilerek devredildiğini, vekilin görevini kötüye kullandığını ileri sürerek tapu iptali-tescil istemiş; ilk derece mahkemesi davanın kabulüne karar vermiştir. Adana BAM, devir tarihinde alıcı K3 ile vekil K4'ün eş oldukları, taşınmazın bedel ödenmeksizin devredildiği olgularından hareketle K3'ün vekaletin kötüye kullanıldığını bilen/bilmesi gereken kişi konumunda olduğunu saptamıştır. Davalılar vekilinin istinaf sebeplerini yerinde görmeyerek başvuruyu HMK 353/1-b-1 uyarınca esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 1. Hukuk Dairesi E. 2021/2338 K. 2023/417 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Vekilin, vekâlet verenin yararına ve iradesine uygun hareket etme ve onu zararlandırıcı davranışlardan kaçınma yükümlülüğü altında bulunduğu; vekâletin kapsamının ise sözleşmede açıkça gösterilmemişse görülecek işin niteliğine göre belirlendiği ifade edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Davacı, abisi olan vekile verdiği vekaletname ile İmamoğlu'ndaki hisselerinin K6'ya çok düşük bedelle satıldığını, vekilin görevini kötüye kullandığını ve alıcı K6'nın da kötü niyetli (emanetçi) olduğunu ileri sürerek tapu iptali ve tescil istemiş; ilk derece mahkemesi vekilin kötü niyetli olduğunu kabul etmekle birlikte alıcının iyi niyetinin korunduğu gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Adana BAM, alıcı K6'nın iyi niyetli olmadığına dair sunulan tanık/whatsapp/bedel farkı delillerinin yeterince araştırılıp tartışılmadığını, şirket borçları kapsamındaki satış savunması ile birlikte kayıtların ve delillerin değerlendirilmediğini saptamıştır. Bu eksik inceleme nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusunu HMK 353/1-a-6 uyarınca kabul edip ilk derece kararını kaldırmış ve dosyayı yeniden görülmek üzere mahkemesine göndermiştir.

Adana BAM · İstinaf · 1. Hukuk Dairesi E. 2021/2248 K. 2023/161 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Vekâletin kapsamının vekâletnamede sayılan taşınmazlarla sınırlı olduğu; yetkinin yalnız miras bırakandan gelen hak ve hisselerin satışını kapsadığı, anneden gelen hisseler bakımından vekile satış yetkisi verilmediği sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil ile birleşen sözleşmenin iptali/tazminat istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesi asıl davayı kısmen kabul, birleşen davayı reddetmiştir. Adana BAM, satış vaadiyle mülkiyeti devir borcu yüklenen satıcı ifadan kaçınırsa alacaklının TMK m.716 uyarınca borcun hükmen ifasını isteyebileceğini esas alarak tedavüllü tapu kayıtları üzerinden uyuşmazlığı değerlendirmiştir.

Diğer kararlar (5)
Adana BAM · İstinaf · 1. Hukuk Dairesi E. 2023/29 K. 2023/139

Vekâletin kapsamı işin niteliğine göre belirlendiğinden, sözleşmede nasıl ifa edileceği gösterilmese dahi vekilin sadakat ve özen yükümlülüğünün sürdüğü belirtilerek, taşınmaz payını gerçek değerinin çok altında satmayı vaat eden vekilin görevini kötüye kullandığı sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, asıl davada taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, birleşen davada ise aynı sözleşmenin iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi asıl davayı kabul, birleşen davayı reddetmiş; daire bu kararı kaldırıp aksi yönde hüküm kurmuş, karar Yargıtayca bozulmuştur. Daire, bilirkişi raporundaki pay değeri ile satış vaadinde gösterilen bedel arasındaki fahiş farkı, alıcı ile vekil arasındaki yakın tanışıklığı ve birlikte hareket etmelerini gözeterek vekilin vekâlet görevini kötüye kullandığını, alıcının vekille çıkar ve işbirliği içinde olduğunu saptamış; bozma ilamına direnerek asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulü ile satış vaadi sözleşmesinin iptaline karar vermiştir.

Adana BAM · İstinaf · 1. Hukuk Dairesi E. 2021/2211 K. 2023/128 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Taşınmazın dilediği bedelle dilediği kişiye satılabileceği yolunda geniş yetki verilmesinin dahi vekile, dürüstlük kuralı ile sadakat ve özen borcunu göz ardı ederek makul ölçüler dışına çıkma hakkı vermediği kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Davacı, okuma yazması olmayan kendisi adına oğlu K3'ye verdiği vekaletin kötüye kullanılarak taşınmazının ardışık devirlerle elden çıkarıldığını ileri sürerek tapu iptali-tescil, olmazsa bedel istemiş; ilk derece mahkemesi davayı kabul etmiştir. Adana BAM, kötüniyetin dayandığı kasten adam öldürme dosyasındaki evrakların dosyada ve UYAP'ta bulunmadığını, ayrıca dava değeri/harcın eksik tamamlandığını saptamıştır. Bu eksiklikler nedeniyle davalı vekillerinin istinaf başvuruları kabul edilerek karar kaldırılmış ve dosya mahkemesine gönderilmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 1. Hukuk Dairesi E. 2020/437 K. 2020/1154 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Vekile taşınmazın satışında dilediği bedelle dilediği kimseye satış yapma yetkisi tanınmış olmasının, dürüstlük kuralı ile sadakat ve özen borcu göz ardı edilerek makul ölçüler dışına çıkma hakkı vermediği; vekil edenin yararıyla bağdaşmayan işlem yapan vekilin sorumlu olduğu belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Davacı, işlerini takip etmesi için davalı K1'a verdiği vekaletin kötüye kullanılarak taşınmazlardaki 1/2 hisselerinin gerçek değerinin çok altında bir bedelle akraba davalı K2'a devredildiğini ileri sürerek tapu iptali, tescil ve tazminat istemiştir. İlk derece mahkemesi vekaletin davacının iradesine aykırı kullanıldığını, K2'ın da kötüniyetli olduğunu kabul ederek davayı kabul etmiştir. Adana BAM, K1'a bedel ödenmediğini, gerçek satış bedeli ile tapudaki bedel arasında fahiş fark bulunduğunu ve akraba olan K2'ın vekaletin kötüye kullanıldığını bilebilecek konumda olduğunu belirterek davalıların istinaf başvurularını esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 1. Hukuk Dairesi E. 2020/333 K. 2020/1058 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Vekâletin kötüye kullanıldığı iddiasıyla açılan davada, üçüncü kişiye vekâleten devredilen paylar yönünden istenen bedel konusunda davalıların her biri bakımından olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediği saptanarak hüküm kaldırılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Davacılar, murislerinin vekiline verilen vekaletnamenin kötüye kullanılarak taşınmaz hisselerinin davalı eşe ve dava dışı üçüncü kişiye muvazaalı devredildiğini ileri sürerek tapu iptali/tescil, olmazsa bedel istemiştir; ilk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etmiştir. Adana BAM, mahkemenin davacı Nazmiye yönünden ve üçüncü kişiye satılan hisse bakımından bedel talebi hakkında açık ve infazda tereddüt doğurmayacak karar vermediğini, bunun kamu düzenine ilişkin olduğunu saptamıştır. Taraf vekillerinin istinaf başvuruları HMK 353/1-a-4 uyarınca kabul edilerek karar kaldırılmış ve dosya mahkemesine gönderilmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 1. Hukuk Dairesi E. 2019/1853 K. 2020/615 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Vekâlet görevinin kötüye kullanıldığı iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil isteminde, alıcının vekille çıkar ve iş birliği içinde hareket ettiği kanıtlanamadığından ve vekilden olan alacağını satış bedelinden mahsup etmesi kötüniyet sayılmadığından istemin reddi sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Davacı, kardeşi K7'ye satış için verdiği vekaletin kötüye kullanılarak taşınmazının gerçek değerinin çok altında bir bedelle davalı K2'ye satıldığını, K2'nin de kötüniyetli olduğunu ileri sürerek tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat istemiştir. İlk derece mahkemesi davanın tapu iptali yönünden kabulüne karar vermiştir. Adana BAM ise, alıcı üçüncü kişi K2 ile vekil K7 arasında çıkar ve işbirliği bulunduğunun ispatlanamadığını, K2'nin vekilden olan alacağını satış bedelinden mahsup etmesinin tek başına kötüniyet sayılamayacağını, dolayısıyla tapu iptali talebinin reddi gerektiğini; ancak tazminat yönünden ıslah, hak sahibi ve satış tarihindeki gerçek değer araştırması yapılması gerektiğini saptamıştır. Bu nedenle davalı K2 vekilinin istinaf başvurusunu kısmen kabul ederek kararı kaldırmış ve dosyayı mahkemesine göndermiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!