TBK Madde 503 Vekâlet sözleşmesi: Kurulması
TBK 503, kendisine bir işin görülmesi önerilen kişi, bu işi görme konusunda resmî sıfata sahipse, işin yapılması mesleğinin gereği ise ya da bu tür işleri kabul edeceğini duyurmuşsa, öneriyi hemen reddetmedikçe vekâlet sözleşmesi kurulmuş sayılır.
Resmi Metin
Kurulması
Madde 503- Kendisine bir işin görülmesi önerilen kişi, bu işi görme konusunda resmî sıfata sahipse veya işin yapılması mesleğinin gereği ise ya da bu gibi işleri kabul edeceğini duyurmuşsa, bu öneri onun tarafından hemen reddedilmedikçe, vekâlet sözleşmesi kurulmuş sayılır.
↪ Bu kanunda başka maddeye git
Avukat Yorumu
Bu hüküm, vekâletin yalnızca açık kabulle doğacağı yönündeki genel algıyı kırar ve dar bir çerçevede susmayı kabul sayar. TBK m.6 uyarınca susma kural olarak kabul anlamına gelmezken, önerilen kişi o işte resmî sıfata sahipse, işin görülmesi mesleğinin gereğiyse ya da bu tür işleri kabul edeceğini duyurmuşsa, öneriyi hemen reddetmediği takdirde vekâlet kurulmuş sayılır. Bu üç koşuldan biri yoksa sıradan bir kişinin susması vekâlet doğurmaz; muhataba baskı amacıyla sustunuz, kabul ettiniz denmesi çoğu halde dayanaksızdır. Vekâlet kurulduktan sonra kapsam TBK m.504 ile belirlenir; TBK bakımından dava açma, sulh, kambiyo taahhüdü ve bağışlama gibi işlemler özel yetki ister. Dava vekâletinde ise HMK m.74, dava açmayı değil sulh, davadan feragat, davayı kabul ve benzeri tasarrufi işlemleri ayrıca özel yetkiye bağlar. Sık rastlanan yanılgı, örtülü kabulü genişletip her meslek sahibini kendiliğinden vekil saymak ve hemen reddetme ölçütünün titizlikle işletilmesi gerektiğini gözden kaçırmaktır.
Gerekçe
Türk Borçlar Kanunu’nun 503. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:
818 sayılı Borçlar Kanununun 387 nci maddesini karşılamaktadır.
Tasarının tek fıkradan oluşan 503 üncü maddesinde, vekalet sözleşmesinin kurulması düzenlenmektedir.
818 sayılı Borçlar Kanununun 387 nci maddesinin kenar başlığında kullanılan “B. Teşekkülü” şeklindeki ibare, Tasarıda “B. Kurulması” şeklinde değiştirilmiştir.
818 sayılı Borçlar Kanununun 387 nci maddesinde kullanılan “Vekilin tevdi edilen işi idare hususunda” şeklindeki ibare, vekalet verenin resmi bir sıfata sahip olan vekile yaptığı önerinin söz konusu olduğu göz önünde tutularak, Tasarıda “Kendisine bir işin görülmesi önerilen kişi” şekline dönüştürülmüştür.
Metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe