TBK Madde 507 Vekilin şahsen ifası: b. İşin üçüncü kişiye gördürülmesi hâlinde
TBK 507, vekil yetkisi dışına çıkarak işi bir başkasına (alt vekile) gördürürse, onun fiilinden kendisi yapmış gibi sorumlu olur; başkasına vekâlet vermeye yetkili ise yalnızca alt vekili seçmede ve ona talimat vermede gerekli özeni göstermekle yükümlüdür. Vekâlet veren, her iki hâlde de vekilin kendi yerine koyduğu kişiye karşı sahip olduğu hakları doğrudan doğruya o kişiye karşı ileri sürebilir.
Resmi Metin
b. İşin üçüncü kişiye gördürülmesi hâlinde
Madde 507- (1) Vekil, yetkisi dışına çıkarak işi başkasına gördürdüğünde, onun fiilinden kendisi yapmış gibi sorumludur.
(2) Vekil başkasına vekâlet vermeye yetkili ise, sadece seçmede ve talimat vermede gerekli özeni göstermekle yükümlüdür.
(3) Vekâlet veren, her iki durumda da vekilin kendi yerine koyduğu kişiye karşı sahip olduğu hakları, doğrudan doğruya o kişiye karşı ileri sürebilir.
↪ Bu kanunda başka maddeye git
Avukat Yorumu
Alt vekaletin sorumluluk rejimini yetkiye bağlar ve pratikte iki ayrı ölçü doğurur. Vekil, yetkisi olmadan işi başkasına gördürürse alt vekilin fiilinden kendi fiili gibi tam sorumlu olur; buna karşılık başkasına vekâlet vermeye yetkiliyse yalnız seçmede ve talimat vermede gerekli özenden (culpa in eligendo) sorumludur. Devir yetkisi ise TBK m.506 uyarınca açık izinden, zorunluluktan veya teamülden doğar; bunu TBK m.507 sorumluluk kademesiyle karıştırmamak gerekir. Vekâlet veren, her iki hâlde de vekilin alt vekile karşı haklarını doğrudan doğruya o kişiye yöneltebilir. Dava vekâletinde alt vekile devir bakımından TBK m.506’daki devir yetkisi şartları yanında, HMK m.74 uyarınca vekâletnamede ayrıca tevkil yetkisi bulunmalıdır. Sık görülen yanlış, yetkisiz devirde hafif özen ölçüsüne sığınmak veya doğrudan başvuru hakkını atlamaktır. Giderler bakımından TBK m.510 ayrıca değerlendirilir.
Gerekçe
Türk Borçlar Kanunu’nun 507. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:
818 sayılı Borçlar Kanununun 391 inci maddesini karşılamaktadır.
Tasarının üç fıkradan oluşan 507 nci maddesinde, işin üçüncü kişiye yaptırılması halinde özen ve sadakat borcu düzenlenmektedir.
818 sayılı Borçlar Kanununun 391 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “b. İşi bir üçüncü şahsa yaptırmak halinde” şeklindeki ibare, Tasarıda “b. İşin üçüncü kişiye gördürülmesi halinde” şeklinde değiştirilmiştir.
818 sayılı Borçlar Kanununun 391 inci maddesinin son fıkrasında kullanılan “kendi yerine ikame ettiği şahsa” şeklindeki ibare, Tasarıda “vekilin kendi yerine koyduğu kişiye” şeklinde değiştirilmiştir.
Metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe