Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.
Ölümlü trafik kazasında zarar görenlerin, müteselsil sorumlulardan sigortacı yönünden sulh sonrası davadan feragat etmesi TBK m.168/2 uyarınca teselsülden feragat sayılmış; zarar poliçe limiti içinde kaldığından sürücü ve işleten hakkındaki maddi tazminat davasının reddi de yerinde bulunmuştur.
Detaylı özeti gör
Karar özeti: Ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istenmiştir. Yargılama sırasında davacılar sigortacıyla sulh olup o davalı yönünden davadan feragat etmiş; ilk derece mahkemesi maddi tazminat davasını feragat nedeniyle, diğer davalılar yönünden de reddetmiş, manevi tazminatı kısmen kabul etmiştir. Daire, sigortacı hakkındaki feragatin teselsülden feragat niteliği taşıdığını ve zarar poliçe limiti içinde kaldığından sürücü ile işleten hakkındaki maddi tazminat isteminin reddini yerinde bulmuş; buna karşılık kusur oranları ile tarafların durumu karşısında hükmedilen manevi tazminatı düşük görerek kararı kaldırıp manevi tazminat davasının kabulüne karar vermiştir.
Kararı incele →
Zarar görenlerin fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmadan sigortacıyı ibra etmesi, sürücünün sigortacıya rücu olanağını ortadan kaldırdığından alacaklının bu sonuca katlanacağı; sürücünün de ibradan poliçe limiti oranında yararlanacağı, limiti aşan kısımdan sorumlu kalacağı kabul edilmiştir.
Detaylı özeti gör
Karar özeti: Ölümlü ve yaralanmalı trafik kazası nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davasında ilk derece mahkemesi istemleri kısmen kabul etmiş, davacılar istinafa başvurmuştur. Daire, sürücünün tam kusurlu olduğunu, kask takılmaması nedeniyle yapılan yüzde 20 müterafik kusur indirimini ve kardeşler yönünden desteklik ilişkisi bulunmadığından destek tazminatı reddini yerinde görmüş; yargılama sırasında verilen ibraname ile sigortacının poliçe limiti kadar borçtan kurtulduğunu, limit üzerinde kalan destek zararlarından ise sürücünün sorumlu olduğunu kabul etmiş, manevi tazminatı da düşük bularak kararı kaldırıp yeniden hüküm kurmuştur.
Kararı incele →
Zorunlu mali sorumluluk sigortacısının ödeme karşılığında ibra edilmesi, TBK m.168/2 uyarınca teselsülden feragat sayılmış; ibranın teminat limiti içinde müteselsil borçlu olan araç işletenine de sirayet ettiği ve işleten aleyhine maddi tazminata hükmedilemeyeceği kabul edilmiştir.
Detaylı özeti gör
Karar özeti: Trafik kazasında yaralanan davacı, araç işleteni ile zorunlu mali sorumluluk sigortacısından maddi ve manevi tazminat istemiştir. Yargılama sırasında sigortacı ödeme karşılığında ibra edilmiş; ilk derece mahkemesi sigortacı yönünden karar verilmesine yer olmadığına, işleten yönünden maddi tazminatın kabulüne ve manevi tazminatın kısmen kabulüne karar vermiştir. Daire, sigortacının ibra edilmesinin teminat limiti dahilinde müteselsil borçlu işletene de sirayet ettiğini, TBK m.168/2 uyarınca alacaklının borçlulardan birinin durumunu diğerlerinin zararına iyileştirmesinin sonuçlarına katlanacağını belirterek işleten aleyhine maddi tazminata hükmedilemeyeceğini kabul etmiş; manevi tazminatı fahiş bulmayarak bu yönden istinafı reddetmiş ve kararı düzeltip yeniden hüküm kurmak üzere kaldırmıştır.
Kararı incele →
Müteselsil sorumlu sigortacılardan biri yönünden kayıtsız şartsız feragat edilmesi, diğer sigortacının rücu imkanını ortadan kaldırıp durumunu ağırlaştırdığından, feragatin ona da sirayet ettiği ve bu sigortacının yalnız kendi sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğu kabul edilmiştir.
Detaylı özeti gör
Karar özeti: Dava, trafik kazasında yaralanan yolcunun maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi, feragat edilen sigortacı yönünden davayı reddetmiş, diğer sigortacı yönünden maddi tazminata, karşı araç sürücüsü yönünden kısmi manevi tazminata hükmetmiştir. Daire, gerekçe ile hüküm fıkrası arasındaki çelişkiyi gidermek üzere gerekçeyi düzeltmiş; müteselsil sorumlu sigortacılardan biri yönünden yapılan feragatin diğerinin rücu imkanını ortadan kaldırdığından ona da sirayet ettiğini, bu nedenle kalan sigortacının yalnız kendi sigortalısının kusuru oranında sorumlu tutulmasının doğru olduğunu; kusur oranına ilk derecede itiraz edilmediğinden bu yöndeki istinaf sebebinin dinlenemeyeceğini ve manevi tazminatın yeterli olduğunu belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
Kararı incele →
Zarar görenin, kazaya karışan aracın sigortacısı hakkındaki davadan feragati, alacaklının diğer müteselsil borçlu zararına bir borçlunun durumunu iyileştirmesi sayılmış; bu nedenle aracın sürücü ve işleteninin maddi tazminat borcundan kurtulduğu sonucuna varılmıştır.
Detaylı özeti gör
Karar özeti: Motorlu bisikletiyle seyrederken kendisine çarpılması sonucu yüzde kırk oranında malul kalacak biçimde yaralanan davacı, aracın sürücüsü ve işleteni olan davalıdan maddi ve manevi tazminat istemiş; ilk derece mahkemesi maddi tazminat talebini tümüyle, manevi tazminat talebini kısmen kabul etmiştir. Daire, müteselsil sorumluluğun dış ve iç ilişkisine dair kuralları açıklayarak, davacının aynı zarar için sigorta şirketi aleyhine açtığı ayrı davadan feragat etmesinin sürücü ve işleteni maddi tazminat borcunun tamamından kurtardığı sonucuna varmıştır. Manevi tazminatı ise kusur oranları, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, paranın satın alma gücü ile olay tarihi bakımından fazla bularak indirmiş; istinaf başvurusunu kısmen kabul ederek hükmü düzelterek yeniden esas hakkında karar vermiştir.
Kararı incele →
Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.