Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Özetler ilgili kararlardan derlenmiştir.
İİK m.150/ı uyarınca ipotek borçlularına icra emri gönderilebilmesi için hesap kat ihtarının kredi sözleşmesinde ya da ipotek akit tablosunda belirtilen adreslerine noter aracılığıyla gönderilmesi gerekir; bu, m.16/2 uyarınca süresiz şikâyete tabi takip şartıdır. İhtar ipotekli taşınmaz malikine tebliğ edilmemişse yalnız onun hakkındaki icra emri iptal edilir, kredi kullanan borçlu yönünden takip iptal edilmez.
Detaylı özeti gör
İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takibe karşı ipotek veren tapu maliki üçüncü kişiler ve krediyi kullanan/ipotek veren şirketler takibin iptalini istemiştir. Adana BAM, hesap kat ihtarı usulüne uygun tebliğ edilmeyen üçüncü kişi maliklere karşı icra emrinin iptalini, hesap kat ihtarı tebliğ edilen kredi kullanan/ipotek veren şirketler yönünden ise muacceliyetin oluştuğunu, faize itirazın süreye tabi olduğunu kabul etmiştir. İlk derece kararı kaldırılarak istinaf bir kısım davacılar yönünden reddedilmiş, F1 şirketi yönünden kısmen kabul edilmiş ve faiz oranı/icra emri düzeltilerek fazlaya ilişkin icra geri bırakılmıştır.
Kararı incele →
İİK m.150/ı uyarınca icra emri gönderilebilmesi için alacaklı, hesap kat ihtarını noter aracılığıyla borçluların kredi sözleşmesinde veya ipotek akit tablosunda belirtilen adreslerine göndermelidir; bu, re'sen gözetilen ve kamu düzenine ilişkin bir takip şartıdır. İpotek veren üçüncü kişi hakkında takip için TMK m.887 uyarınca muacceliyet ihtarı gerekir; hesap özetinin bu kişiye tebliği bu ödeme istemi yerine geçer.
Detaylı özeti gör
Davacılar, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takipte hesap kat ihtarının tebliğ edilmediğini ileri sürerek icra emrinin iptalini istedi; ilk derece mahkemesi, borçtan şahsen sorumlu olmayan ipotekli taşınmaz maliki yönünden borç muaccel kılınmadığından şikayetin kısmen kabulü ile icra emrini iptal etti. Adana BAM, alacaklı bankanın istinaf başvurusunu bu çerçevede inceledi.
Kararı incele →
İİK m.150/ı uyarınca, ipotek akit tablosu kayıtsız ve şartsız bir para borcu ikrarını içermese dahi, krediyi kullandıran taraf hesap özetinin, tazmin talebinin ya da ihtarın kredi sözleşmesinde yazılı veya ipotek akit tablosunda belirtilen adrese noter aracılığıyla tebliğ edildiğini yahut m.68/b gereğince tebliğ edilmiş sayıldığını belgelerse icra müdürü m.149 uyarınca işlem yapar.
Detaylı özeti gör
Davacı borçlular, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takipte ipotek akit tablosunun kayıtsız şartsız borç ikrarı içermediğini ve hesap kat ihtarının tebliğ edilmediğini ileri sürerek icra emri ile takibin iptalini istedi; ilk derece mahkemesi, ihtarın sözleşmedeki adrese tebliğ edilmiş sayılacağını gözeterek şikayetin reddine karar verdi. Adana BAM bu kararı istinaf incelemesine aldı.
Kararı incele →
İİK m.150/ı uyarınca, kredi sözleşmesinde yazılı ya da ipotek akit tablosunda belirtilen adrese noter aracılığıyla gönderilen hesap özetine veya ihtara, tebliğ edildiği ya da m.68/b gereğince tebliğ edilmiş sayıldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde itiraz edilmezse ihtardaki borç miktarı kesinleşir.
Detaylı özeti gör
Borçlular, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan ilamlı takipte takibin iptalini istedi; ilk derece mahkemesi şikayeti kısmen kabul ederek asıl alacağı ipotek limiti üzerinden sınırladı. Adana BAM, İİK m.150/ı ve TMK m.887 çerçevesinde, ipotek veren üçüncü kişi yönünden borcun muaccel kılınması koşulunu inceleyerek borçluların istinaf başvurusunu değerlendirdi.
Kararı incele →
Hesap kat ihtarı usulüne uygun tebliğ edilmemişse İİK m.150/ı gereğince geçerli bir tebligat bulunmadığından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip yapılamaz ve icra emri gönderilemez; bu durum alacaklının ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takip yapmasına engel değildir. Hesap kat ihtarının usulsüz tebliğ edildiğine ilişkin şikâyet süreye tabi değildir.
Detaylı özeti gör
İpotekli taşınmaz maliki, limit ipoteğine dayalı takipte hesap kat ihtarının kendisine tebliğ edilmediğini ileri sürerek takibin iptalini istedi; ilk derece mahkemesi ihtarın şikayetçiye bizzat tebliğ edildiğini saptayarak davayı reddetti. Adana BAM, İİK m.150/ı ve TMK m.887 kapsamında muacceliyet ihtarının tebliği yönünden şikayetçinin istinaf başvurusunu inceledi.
Kararı incele →
Diğer kararlar (2)
İİK m.150/ı uyarınca krediyi kullandıran taraf; hesap özetinin, tazmin talebinin veya ödeme ihtarının noter aracılığıyla kredi sözleşmesinde ya da ipotek akit tablosunda yazılı adrese tebliğ edildiğini yahut İİK m.68/b gereğince tebliğ edilmiş sayıldığını noterden tasdikli suretle ibraz ederse, icra müdürü İİK m.149 uyarınca işlem yapar.
Detaylı özeti gör
Uyuşmazlık, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan ilamlı takipte ipotekli taşınmaz malikinin icra emrine yönelttiği şikâyet ve yetki itirazına ilişkindir. İlk derece mahkemesi, muacceliyet ihtarının usulüne uygun tebliğ edilmediği ve asıl borçluya hesap özeti gönderilmediği gerekçesiyle şikâyeti kabul edip icra emrini iptal etmiştir. Daire, kredi sözleşmesindeki adrese çıkarılan ihtarnamelerin İİK 68/b uyarınca tebliğ edilmiş sayılacağını, kefalete dayalı şikâyet sebeplerinin bu takipte sonuç doğurmayacağını, ihtarnamede üç günlük ödeme süresi verilmesinin ve takip miktarının yasaya uygun olduğunu belirterek alacaklının istinaf başvurusunu kabul etmiş, kararı kaldırarak şikâyetlerin ve yetki itirazının reddine karar vermiştir.
Kararı incele →
İİK m.150/ı gereğince ipotek veren taşınmaz maliki üçüncü kişiye hesap özeti gönderilmesi zorunlu değildir; ancak bu kişi hakkında takip yapılabilmesi için Türk Medeni Kanunu m.887 uyarınca alacağın kendisinden istenmesi, yani muacceliyet ihtarının gönderilmesi gerekir.
Detaylı özeti gör
Borçlu, ipotek ve kefalet karşılığı kullandırılan kredi nedeniyle başlatılan icra takibine borca itiraz ederek karşı koydu; ilk derece mahkemesi bilirkişi raporuna göre alacak miktarını belirledi. Adana BAM, ipotek veren üçüncü kişi hakkında takip için TMK m.887 uyarınca alacağın muaccel kılınması koşulu çerçevesinde uyuşmazlığı değerlendirdi.
Kararı incele →
Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. Tam karar metni esas alınmalıdır.