Adana BAM, 10. HD., E. 2021/1178 K. 2021/2009 T. 21.9.2021

İlgili madde: TMK Madde 887

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN

DAVACILAR : 1-K1 – N3

2-K2 – N5

3-K16 – K15

4-F6 LOJİSTİK GÜMRÜK DANIŞ.İTH.İHR.SAN.VE TİC.LTD.ŞTİ.

5-F7 PETROL ULUSLARARASI NAKLİYAT EĞİTİM HİZMETLERİ TURİZM OTELCİLİK TARIM ÜRÜNLERİ HAYVANCILIK İTHALAT İHRACAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİA17

6-K3 – N6 –

VEKİLİ : Av. K4

A16

DAVALI : F8 BANKASI ANONİM ŞİRKETİ –

VEKİLİ : Av. K5

F8 Bankası Adana Bölge Hukuk K6

DAVANIN KONUSU : Takibin Taliki Veya İptali

Adana 4. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 11/02/2021 tarih ve 2018/603 Esas 2021/134 Karar sayılı mahkeme kararının süresi içinde istinaf yolu ile tetkiki davacılar Vekili tarafından istenmesi üzerine dosya dairemize gönderilmekle dava dosyası için düzenlenen inceleme raporu dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

DAVA:Davacılar Vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri aleyhine Adana 4.İcra Müdürlüğü’nün 2016/6842 esas sayılı dosyası ile takip yapıldığını, müvekkillerinin Reyhanlı Tapu Sicil Müdürlüğü’nün 11/07/2007 tarih, 2024 nolu, İskenderun Tapu Sicil Müdürlüğü’nün 20/11/2007 tarih, 2023 yevmiye nolu, Reyhanlı Tapu Sicil Müdürlüğü’nün 06/03/2009 tarih, 1124 yevmiye nolu, 01/11/2005 tarih, 2723 yevmiye nolu, 05/09/2005 tarih, 2229 yevmiye nolu resmi senetlerle güvence olması bakımından ipotek tesis ettiklerini, dava konusu var olduğu iddia edilen hakkın esası hakkında bir karar verilebilmesi için alacağın net olarak belirlenmesi gerektiğini, davalı bankanın ödenmesi gereken taksitleri belirlemeden blokeli parayı mahsup etmeden ve icra dosyasına konu edilmiş borcun vadesi gelmeden kendilerinde bulunan teminat olarak alınmış ipoteğe dayanarak haksız ve usulsüz bir şekilde başlatılan icra takibi ile müvekkillerinin ticari itibarlarını zedelediğini, müvekkillerinin muaccel bir borcu bulunmadığını, ayrıca bankanın icra takibine konu ettiği ipoteğin tanzim tarihinin hesap katından önce olduğu anlaşıldığından teminat olarak verildiğinin kabulü gerektiğini, krediyi kullandıran bankanın krediyi kullanan tarafa ayrıntılı ihtarname göndermediği gibi ipoteğin paraya çevrileceği hususunu içerir münhasır ihtarnamede göndermediğini, hesap kat işlemine dair gönderilmiş ihtarnamelerin ise hem itiraza uğradığını hem de dava konusu edildiğini, bu nedenle krediyi kullandıran tarafın alacağını İİK.’nun 68/b maddesi çerçevesinde belgelerle ispat etmesi gerektiğini, davalı bankaya bu miktarda bir asıl alacak borçları bulunmadığından bu orandaki borcu kabul etmediklerini, ayrıca alacaklının takibe koyduğu alacağa uygulanan % 72 oranlı faize itiraz ettiklerini, beyan ederek itirazlarının kabulü ile takibin durdurulmasını ve iptalini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı F9…Ltd.Şirketi arasında imzalanan kredi sözleşmeleri çerçevesinde kredi kullandırıldığını, kredi sözleşmesinin 52-53 maddelerinde temerrüt faizini müvekkili bankanın düzenleyebileceğinin belirtildiğini, borçlulara Beşiktaş 17.Noterliğinin 12/08/2014 tarihli ihtarnamesi ile Hatay 6.Noterliği’nin 14/03/2016 tarihli ihtarnamelerinin çekilerek hesabın kat edildiğinin bildirildiğini, temerrüt faizinin uygulanmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI;

Mahkemece, K2’ın ipotek akit tablosunda borçlu olmadığı gibi , ipotekli taşınmazın maliki de olmadığı anlaşıldığından K7 yönünden davanın kabulüne, takibin iptaline karar vermek gerektiği,diğer taraftan;tapu maliki ipotek verenlerden K8’a ihtarname tebliğe çıkartılmadığından, K3’ın sözleşmede ve ipotek belgesinde adresi bulunmadığından ve ihtarname tebliğine ilişkin çıkartılan tebligat iade geldiğinden, K1’ın sözleşmede belirtilen adresine ihtarname tebliğine ilişkin tebligat çıkartılmadığından ve başka adrese çıkartılan tebligat iade geldiğinden K8, K3 ,K1 bakımından TMK.nun 887. Ve İİK.nun 150/ı maddesi gereğince davacılardan K8, K9, K10 yönünden davanın kısmen kabulüne, icra emrinin iptaline, takibin iptaline ilişkin şikayetin reddine karar vermek gerektiği, takibe konu ipotekler limit ipoteği olup temin ettiği kredi sözleşmelerinden kaynaklanan alacağı takibe konulduğu, bu nedenle krediyi kullanan F9…Ltd. Şti ve ipotek veren F6….Ltd.Şti. hakkında İİK.nun 150/ı maddesi gereğince ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılmasında usul ve yasaya aykırı bir yön olmadığı, Krediyi kullanan F9…Ltd. Şti. ve ipotek veren F1….Ltd.Şti.,tarafından alacağın net olarak olarak belirlenmesi gerektiği , ödenmesi gereken taksitlerin belirlenmesi gerektiği ayrıca borcun vadesinin gelmediği, muaccel olmadığı, borcun bulunmadığı beyan edilmişse de ; hesap kat ihtarına itiraz etmeyen borçlular anılan hususları ileri süremeyeceği, ihtarnamenin krediyi kullanan F4…Ltd. Şti. ve ipotek veren F1….Ltd.Şti., nin sözleşmedeki adreslerine İİK.nun 150/ı, 68/b. Maddeleri uyarınca 16.12.2015 tarihinde tebliğ edilmiş sayılması gerektiği, anılan borçlular ihtarnameye itiraz ettiklerini beyan etmişse de bu iddialarını delillerle ispat edemediği, Yine krediyi kullanan F9…Ltd. Şti ve ipotek veren F6….Ltd.Şti., nin takipte talep edilen yıllık % 72 oranında faizin yasal olmadığını ileri sürerek takibin iptalini talep ettiği görülmekte olup, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takipte faize itiraz süreye tabi olmadığı, bu durumda, İİK’nun 150/ı maddesi gereğince, hesap kat ihtarnamesindeki miktar kesinleşmiş olup, borçlunun alacak miktarına yönelik iddialarının icra mahkemesinde ileri sürülmesi mümkün olmadığından borçlunun, ancak işleyecek faiz oranını şikayet konusu yapabileceği, bu çerçevede kredi sözleşmesi, ipotek akit tablosu ve hesap kat ihtarnamesi birlikte değerlendirilip, işleyecek faiz oranı belirlenmek üzere dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, hesap bilirkişisi Avukat K11 tarafından mahkemeye sunulan 03/02/2020 tarihli raporun usul ve yasaya uygunolduğu, davalı alacaklı banka tarafından hesabın kat edilip noter aracılığı ile hesap özetinin borçluya tebliğ edilip, borçlu tarafından hesap kat ihtanna karşı yasal süre içinde itirazda bulunulmadığından hesap kat İçeriğinin kesinleşmiş sayılması gerektiği, davalı alacaklının takip tarihi itibari ile talep ettiği yıllık %72 oranında faizin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından 1-Davacılardan K7 yönünden davanın kabulüne, takibin iptaline,2-Davacılardan K8, K9, K10 yönünden davanın kısmen kabulüne, icra emrinin iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine,3-Davacılardan F6 Lojistik Gümrük Danış…..Ltd.Şti ve F9 Gümrükleme Petrol….Ltd.Şti yönünden açılan davanın reddine, karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:Bir kısım davacılar Vekili süre tutum dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin müvekkili K2 yönünden davanın kabulüne yönelik kurulan hükme bir diyeceklerinin olmadığını, ancak diğer müvekkilleri yönünden hükmedilen davanın reddi yönündeki hükmün usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkillerinin söz konusu ipotekleri güvence olması bakımından tesis ettiklerini, ayrıca müvekkillerinin davalı şirkete muaccel bir borcunun bulunmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, dosyanın daha önce eksik inceleme ve araştırma yapılmaksızın karar verildiği gerekçesi ile bozulduğunu, ancak yine hükme esas alınan raporun eksik olduğunu beyan ederek, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Bir kısım davacılar vekili süre tutum sonrası istinaf dilekçesinde özetle
;Müvekkillerinin söz konusu ipotekleri güvence olması bakımından tesis ettiğini, davalı şirkete muaccel bir borçları bulunmadığını, borcu kabul etmemekle birlikte hükme esas alınan bilirkişi raporlarını kabul etmediklerini ,yargılama süresince itirazlarımızı sayın yerel mahkemeye bildirlerini, fakat yargılamaya ilişkin söz konusu itirazları dikkate alınmadan hüküm tesis edildiğini, önceki kararın bilirkişi raporlarının yeterince incelenmemesi nedeniyle İstinaf mahkemesi tarafından kaldırıldığını fakat yerel mahkeme tarafından bilirkişi raporu yeterince incelenmeden ve eksik husular giderilmeden hüküm tesis edildiğini, aynı mahiyette olan Adana Bölge Adliye Mahkemesinin 10. Hukuk Dairesinin 2019/2122 E. 2021/262 K. Sayılı kararında da belirtildiği üzere “İpotek veren taşınmaz maliki üçüncü kişiye, İİK’un 150/ı maddesi gereğince hesap özeti gönderilmesi zorunluluğu bulunmamakta ise de; ipotek veren üçüncü kişi hakkında takip yapılabilmesi TMK 887. Maddesi uyarınca, alacağın kendisinden istenilmesi, yani muacceliyet ihtarının gönderilmesi gerektiğini, bir başka ifade ile söz konusu düzenleme gereğince ipotekli taşınmaz maliki üçüncü şahsa ihbar yapılmadıkça onun yönünden borç muaccel olmayacağından hakkında icra takibi başlatılamayacağını, ayrıca İİK’nun 150/ı maddesinin son cümlesinin; “hesap özetinin, tazmin talebinin veya ihtarın ipotekli taşınmaz maliki üçüncü kişiye tebliğ edilmesi veya tebliğ edilmiş sayılması TMK’nın 887. maddesinde öngörülen ödeme istemi yerine geçer.” hükmünü içerdiğini burada da açıkça görüldüğü üzere de müvekkilleri açısından muaccel borç bulunmadığını zira müvekkillerine yapılmış herhangi bir tebliğ bulunmadığını, belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Bir kısım davacılar vekili bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde özetle;

Rapor incelendiğinde, uygulanacak Temerrüt Faiz Oranının Tespiti başlığı altında değerlendirme yapıldığının görüldüğünü ,ancak bilimsel en ufak bir değerlendirme söz konusu olmayıp sözleşmede belirtilen faiz oranı üzerinden hesaplama yapıldığını, hazırlanan bu bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini, bilirkişinin düzenlemiş olduğu raporda akdi faiz oranını %36, temerrüt faiz oranını %72 olarak hesapladığını, söz konusu faiz oranlarının fahiş olduğunu, özellikle gerçek kişi müvekkilleri yönünden bu faizlerin uygulanmasının hakkaniyete aykırı olduğunu ,faiz oranının makul bir seviyede kabulü gerektiği inancında olduklarını ,ayrıca gerçek ve tüzel kişi müvekkillerin faiz hesaplamalarının ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği kanaatinde olduklarını, bu yönüyle raporun eksik tanzim edildiği düşüncesinde olduklarını beyan etmiştir.

GEREKÇE:

İİK’nun 150/ı maddesi gereğince “borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen nakdi veya gayri nakdi bir krediyi kullandıran tarafın ibraz ettiği ipotek akit tablosu kayıtsız ve şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva etmese dahi, krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafa ait cari hesabın kesilmesine veya kısa, orta, uzun vadeli kredi hesabının muaccel kılınmasına ilişkin hesap özetinin veya gayrinakdi kredinin ödenmiş olması nedeniyle tazmin talebinin veya borcun ödenmesine ilişkin ihtarın noter aracılığıyla kediye kullanan tarafa kredi sözleşmesinde yazılı ya da ipotek ait tablosunda belirtilen adrese gönderilmek suretiyle tebliğ edildiğini veya 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayıldığını gösteren noterden tasdikli bir sureti icra müdürüne ibraz ederse icra müdürü 149. madde uyarınca işlem yapar. İİK’nun 149. maddesi hükmüne göre ise icra müdürü borçluya ve taşınmaz üçüncü şahıs tarafından rehnedilmiş veya taşınmazın mülkiyeti üçüncü şahsa geçmişse ayrıca bunlara birer icra emri gönderir.

Yöntemine uygun hesap kat ihtarı tebliği edilmediği iddiasının sübutu halinde borçlu hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra emri göndermek suretiyle takip yapılması mümkün değildir.

Öte yandan, ipotek veren taşınmaz maliki üçüncü kişiye, İİK’nun 150/ı maddesi gereğince hesap özeti gönderilmesi zorunluluğu bulunmamakta ise de; ipotek veren üçüncü kişi hakkında takip yapılabilmesi için Türk Medeni Kanunu’nun 887. maddesi uyarınca, alacağın kendisinden istenilmesi, yani muacceliyet ihtarının gönderilmesi gerekmektedir. Bir başka ifadeyle, söz konusu düzenleme gereğince, ipotekli taşınmaz maliki üçüncü şahsa ihbar yapılmadıkça, onun yönünden borç muaccel olmayacağından hakkında icra takibi başlatılamaz. Ayrıca belirtmek gerekir ki, İİK’nun 150/ı maddesinin son cümlesi; “Hesap özetinin, tazmin talebinin veya ihtarın ipotekli taşınmaz maliki üçüncü kişiye tebliğ edilmesi veya tebliğ edilmiş sayılması, Türk Medeni Kanunu’nun 887. maddesinde öngörülen ödeme istemi yerine geçer” hükmünü içermektedir.

Anılan madde hükmü gereğince, şikayetçi ipotek borçlularına, icra emri gönderilebilmesi için, alacaklı tarafından, kredi sözleşmesinde yazılı ya da ipotek akit tablosunda belirtilen adreslerine, noter aracılığı ile hesap kat ihtarının gönderilmesi gerekir. Bu husus kamu düzeninden ve takip şartı olup, İİK’nun 16/2. maddesi gereğince süresiz şikayete tâbidir ve mahkemece re’sen nazara alınmalıdır.( benzer mahiyette Y.12. HD.nin 2016/31677 E. 2018/4227 K.- 2017/8351 E. 2017/16394 K. Sayılı emsal içtihadı)

Somut olayda; takip dosyasındaki 14.02.2007 tarihli kredi sözleşmesi incelendiğinde; kredi kullanan borçlu F9 …Ltd.Şti.’nin adresinin “A14 Reyhanlı/Hatay” olduğu, 14.08.2006 tarihli kredi sözleşmesinde de krediyi kullanan şirket olan söz konusu şirketin adresinin aynı olduğu; ihtarname tebliğine ilişkin ***214 barkod numaralı ve *** 670 barkod numaralı tebligatta adresinin “ Cilvegözü Gümrük Kapısı A1 Reyhanlı/HATAY” olarak belirtildiği, ***214 barkod nolu tebligatın 16.03.2016 tarihinde , *** 670 barkod nolu tebligatın 16.12.2015 tarihinde kurum-şirket yetkilisine şerhiyle tebliğ edildiği; yine Beşiktaş 17. Noterliğinin 12.08.2014 tarih ve 66521 yevmiye nolu ihtarnamesinin 29.08.2014 tarihinde “A15 Reyhanlı/Hatay” adresinde yetkili ibrasiyle tebliğ edildiği,
İpotek veren tapu maliki F1 ….Ltd. Şti.’nin 14.02.2007 tarihli kredi sözleşmesinde ve 14.08.2006 tarihli kredi sözleşmesinde, adresinin “X1. X2 Reyhanlı “ olduğu, ihtarname tebliğine ilişkin aynı adrese çıkartılan ***N4 barkod nolu tebligatın 16.12.2015 tarihinde kurum-şirket yetkilisine şerhiyle tebliğ edildiği; yine Beşiktaş 17. Noterliğinin 12.08.2014 tarih ve 66521 yevmiye nolu ihtarnamesinin ***862 barkod nolu tebligatla “Cilvegözü A5Hatay ” adresine gönderildiği, 26.08.2014 tarihinde kızı K12 ibaresiyle tebliğ edildiği,
İpotek veren tapu maliki K1’ın 14.02.2007 tarihli kredi sözleşmesinde adresinin “A6. A7” olduğu 14.08.2006 tarihli kredi sözleşmesinde adresinin bulunmadığı, ihtarname tebliğine ilişkin *** N1 barkod numaralı tebligatta adresinin “A8.A9. A10 “ olarak belirtildiği tebligatın 16.03.2016 tarihinde örnek sokak olmadığından bahisle iade edildiği, 06.03.2009 tarih ve 1124 yevmiye nolu ipotek belgesi ve resmi senette de adresinin bulunmadığı;

İpotek veren tapu maliki K3’ın 14.02.2007 tarihli ve 14.08.2006 tarihli kredi sözleşmesinde adresinin bulunmadığı, ihtarname tebliğine ilişkin *** N2 barkod nolu tebligatta adresinin” A11. A12. K13 A13Hatay” olduğu tebligatın 16.03.2016 tarihinde taşındığından ve yeni adresi bilinmediğinden iade edildiği;

İpotek veren tapu maliki K14ın 14.02.2007 tarihli ve 14.08.2006 tarihli kredi sözleşmesinde adresinin bulunmadığı, bu kişiye ihtarname tebliğ edilmediği; görülmüştür.

Öte yandan, K2 yönünden usuli müktesep haklar gözetilerek takibin iptaline karar verilmesi gerekir.

Diğer taraftan;tapu maliki ipotek verenlerden K8’a ihtarname tebliğe çıkartılmadığından, K3’ın sözleşmede ve ipotek belgesinde adresi bulunmadığından ve ihtarname tebliğine ilişkin çıkartılan tebligat iade geldiğinden, K1’ın sözleşmede belirtilen adresine ihtarname tebliğine ilişkin tebligat çıkartılmadığından ve başka adrese çıkartılan tebligat iade geldiğinden K8, K3 ,K1 bakımından TMK.nun 887. Ve İİK.nun 150/ı maddesi gereğince icra emrinin iptaline karar verilmesi gerekir. İlk derece mahkemesince bu yönde hüküm tesis edilmiştir.

Takibe konu ipotekler limit ipoteği olup temin ettiği kredi sözleşmelerinden kaynaklanan alacak takibe konulmuştur. Bu nedenle krediyi kullanan F4…Ltd. Şti ve ipotek veren F1….Ltd.Şti. hakkında İİK.nun 150/ı maddesi gereğince ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılmasında usul ve yasaya aykırı bir yön yoktur. Nitekim Y.12.HD.nin 2020/5718 E. 2021/4343 K. sayılı emsal içtihadı ve ilişkin olduğu istinaf kararı yorumlandığında, hesap kat ihtarının ipotekli taşınmaz malikine tebliğ edilmemesi veya usulsüz tebliğ edilmesi halinde sadece ipotekli taşınmaz maliki hakkındaki icra emrinin iptaline karar verilmeli kredi kullanan borçlu bakımından takip veya icra emri iptal edilmemelidir.Somut olayda, krediyi kullanan F9…Ltd. Şti’ne ve ipotek veren F6…Ltd. Şti.ye hesap kat ihtarı tebliğ edildiğinden ve süresinde hesap kat ihtarına itiraz edilmediğinden krediyi kullanan F9…Ltd. Şti ve ipotek veren F6…Ltd. Şti. bakımından muacceliyet oluşmuştur.

Krediyi kullanan F4…Ltd. Şti. ve ipotek veren- müşterek borçlu müteselsil kefil F1….Ltd.Şti.,tarafından alacağın net olarak olarak belirlenmesi gerektiği , ödenmesi gereken taksitlerin belirlenmesi gerektiği ayrıca borcun vadesinin gelmediği, muaccel olmadığı, borcun bulunmadığı, beyan edilmişse de ; hesap kat ihtarına itiraz etmeyen söz konusu borçlular anılan hususları ileri süremez.

İhtarnamenin krediyi kullanan F9…Ltd. Şti. ve ipotek veren F6….Ltd.Şti., nin sözleşmedeki adreslerine İİK.nun 150/ı, 68/b. Maddeleri uyarınca 16.12.2015 tarihinde tebliğ edilmiş sayılması gerekir, anılan borçlular ihtarnameye itiraz ettiklerini beyan etmişse de bu iddialarını delillerle ispat edememişlerdir.

Somut olayda; dosyanın incelenmesinde, krediyi kullanan F9…Ltd. Şti ve ipotek veren F6….Ltd.Şti., nin takipte talep edilen (hesap kat tarihinden ve takipten sonraki dönem bakımından) yıllık % 72 oranında faizin yasal olmadığını ileri sürerek takibin iptalini talep ettiği görülmüştür.F7 Petrol….Ltd.Şti ‘ye icra emri 17.05.2016 tarihinde, tebliğ edilmiştir.F6 Lojistik Gümrük Danış…..Ltd.Şti ‘ne gönderilen icra emri ise bila tebliğ iade edilmiştir. Dava ise 02.02.2017 tarihinde açılmıştır. Her ne karar Dairemizin önceki istinaf kararında faize itirazın süreye tabi olmadığı kabul edilmiş ise de, takibe dayanak ipoteklerin limit ipoteği olduğu, Dairemizce benzer bir olayda faize ilişkin başvurunun icra emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde yapılması gerektiğinin kabul edildiği ve buna ilişkin istinaf kararının Y.12.HD.nin 2020/5043 E. 2021/612 K. sayılı ilamı ile onandığı anlaşıldığından eldeki dosya bakımından Dairemizin önceki kaldırma kararının F9…Ltd. Şti bakımından faiz yönünden maddi hataya dayalı olduğu anlaşılmıştır.

Bu durumda, Y.12.HD.nin 2020/5043 E. 2021/612 K. sayılı, 24/05/2016 tarih 2016/807 esas 2016/14574 karar sayılı emsal içtihatları gereğince davacılardan F10….Ltd.Şti yönünden açılan davanın hesap kat tarihi sonrası ve takip sonrası döneme ilişkin faiz oranı yönünden süre aşımı nedeniyle reddine, diğer talepler yönünden reddine karar verilmesi gerekirken davacılardan F7 Petrol….Ltd.Şti yönünden açılan davanın tümden esastan reddi isabetsizdir.

Diğer taraftan F6 Lojistik Gümrük Danış…..Ltd.Şti’nin hesap kat tarihi sonrası ve takip sonrası döneme ilişkin faiz oranına itirazı süresindedir. Y.12.HD.nin 2014/29094E. 2015/3296 K. sayılı emsal içtihadında özetle”….

Bu durumda, İİK.nun 150/ı maddesi gereğince hesap kat ihtarnamesindeki miktar kesinleşmiş olup, borçlunun, kesinleşen bu miktara ve faiz oranına karşı icra mahkemesine başvurarak itiraz etme hakkı yoktur. Ancak, İİK.nun 149/a maddesi göndermesi ile uygulanması gereken aynı kanunun 33/1-2 maddesine göre itfa veya imhal nedeniyle icranın geri bırakılmasını talep edebileceği gibi, takipte istenilen miktarın ihtarnameye uygun olmadığı hususunu ve hesap kat tarihinden, takip tarihine kadar istenen faiz miktarını ve işleyecek faiz oranını şikayet konusu yapabilir…
” Denilmiştir.

Somut olayda
, ayrıntılı ve denetlemeye elverişli 03.02.2020 tarihli bilirkişinin raporunda, Beşiktaş 17. Noterliğinin 07.12.2015 tarih ve 128897 yevmiye numaralı ihtarnamesini esas aldığı, davalı tarafın bilirkişi raporuna itiraz etmediği, yerel mahkemece bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun kabul edildiği ve alacaklı tarafça istinaf başvurusunda bulunulmadığı anlaşılmakla usuli kazanılmış haklar nazara alındığında takibe konu 14.08.2006 tarihli ve 14.02.2007 tarihli genel kredi sözleşmelerinin “Tanımlar” bölümünün “Faiz” kısmında yazan “Bu sözleşme aktedilirken üzerinde taraflarca anlaşmaya varılmış ve yine bu sözleşme hükümleri çerçevesinde Bankaca tek taraflı olarak saptanacak faizi ,” ibaresine, anılan borçlu bakımından itirazsız kesinleşen Beşiktaş 17. Noterliği’nin 07.12.2015 tarih ve 128897 yevmiye nolu ihtarnamesine ve bankanın dava dosyasında bulunan 23.07.2019 tarih ve 265 sayılı yazısına göre göre hesap kat tarihi olan 03.12.2015 tarihi ile son ödeme tarihi olan 17.12.2015 tarihi arasında uygulanacak faiz oranı %36, temerrüt tarihi olan 18.12.2015 tarihinden itibaren ise uygulanacak faiz oranı %72 dir. Diğer taraftan anılan borçlu tüzel kişi tacirdir. İcra emri incelendiğinde 22.08.2014-05.05.2016 tarihleri arasında %72 oranında faiz istendiği , bu durumda istenen faiz oranının dönemlerinin icra emrinde hatalı gösterildiği anlaşılmıştır. Bu durumda ilk derece mahkemesince davacı Askur Lojistik Gümrük Danış…..Ltd.Şti bakımından icra emrindeki faiz dönemi ve oranının hesap kat tarihi olan 03.12.2015 tarihi ile son ödeme tarihi olan 17.12.2015 tarihi arası %36 oranı olarak yine 18.12.2015 temerrüt tarihinden itibaren ise %72 olarak düzeltilmesi yine bilirkişi raporu doğrultusunda icra emrindeki hesap kat tarihinden itibaren faizi de içeren asıl alacağın, işlemiş faiz miktarının, BSMV’nin ve genel toplamın sadece Askur Lojistik Gümrük Danış…..Ltd.Şti bakımından düzeltilmesi ve fazla istenen kısım bakımından icranın geri bırakılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

Yine , K8, K9, K10 yönünden icra emri iptal edildiğinden, sadece icra emrinin iptali ile yetinilmesi gerekirken bu kişiler bakımından diğer taleplerin reddi isabetsizdir.

Diğer taraftan icra emri ve takibin iptaline ilişkin hükümlerde isim zikredilmeyerek müphemlik oluşturulması da yerinde değildir.

Bu nedenlerle , bir kısım davacılar (F4…Ltd.Şti., K1, K3, K8) bakımından istinaf başvurusunun reddine, F1… Ltd. Şti., bakımından kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının HMK.nun 355/1,353-1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, Davacılardan K7 yönünden davanın kabulüne, takibin K7 yönünden iptaline,Davacılardan K8, K9, K10 yönünden davanın kısmen kabulüne, icra emrinin K8, K9, K10 yönünden iptaline, Davacılardan F7 Petrol….Ltd.Şti yönünden açılan davanın takip sonrası ve temerrüt tarihi sonrası döneme ilişkin faiz yönünden süre aşımı nedeniyle reddine, diğer talepler yönünden reddine , davacı F6 Lojistik Gümrük Danış…..Ltd.Şti’nin davasının kısmen kabulü ile sadece F6 Lojistik Gümrük Danış…..Ltd.Şti bakımından icra emrinde yer alan 22.08.2014-05.05.2016 tarihleri arasında %72 oranında faiz ibaresinin icra emrinden çıkartılmasına yerine, “hesap kat tarihi olan 03.12.2015 tarihi ile son ödeme tarihi olan 17.12.2015 tarihi arası %36 oranında faiz yine 18.12.2015 temerrüt tarihinden itibaren ise %72 oranında faiz” ibarelerinin yazılmasına , yine sadece F6 Lojistik Gümrük Danış…..Ltd.Şti bakımından asıl alacağın (hesap kat tarihinden itibaren faizi de içerdiği anlaşıldığından) 268.403,33 TL, işlemiş faizin 73.593,99 TL , BSMV’nin 3.679,70 TL, toplamın 345.677,02 TL olarak düzeltilmesine asıl alacak, işlemiş faiz, BSMV ve toplam bakımından düzeltmeden artan kısım yönünden icranın geri bırakılmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,

1- Bir kısım davacılar (F4…Ltd.Şti., K1, K3, K8) bakımından istinaf başvurusunun REDDİNE, F1… Ltd. Şti., bakımından kısmen KABULÜNE,

2-Adana 4. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2018/603 E. 2021/134 K. sayılı kararının HMK.nun 355/1, 353-1-b-2 maddeleri gereğince KALDIRILMASINA, a-1-Davacılardan K7 yönünden davanın KABULÜNE, Adana 4. İcra Müdürlüğünün 2016/6842 E. sayılı dosyası ile yürütülen takibin K7 yönünden İPTALİNE, a-2-Davacılardan K8, K9, K10 yönünden davanın KISMEN KABULÜNE, Adana 4. İcra Müdürlüğünün 2016/6842 E. sayılı dosyasındaki İCRA EMRİNİN K8, K9, K10 yönünden İPTALİNE, a-3-Davacılardan F10….Ltd.Şti yönünden açılan davanın takip sonrası ve temerrüt tarihi sonrası döneme ilişkin faiz yönünden süre aşımı nedeniyle REDDİNE, diğer talepler yönünden REDDİNE, a-4- Davacılardan F6 Lojistik Gümrük Danış…..Ltd.Şti’nin davasının kısmen kabulü ile sadece F6 Lojistik Gümrük Danış…..Ltd.Şti bakımından icra emrinde yer alan 22.08.2014-05.05.2016 tarihleri arasında %72 oranında faiz ibaresinin icra emrinden ÇIKARTILMASINA yerine, “hesap kat tarihi olan 03.12.2015 tarihi ile son ödeme tarihi olan 17.12.2015 tarihi arası %36 oranında faiz yine 18.12.2015 temerrüt tarihinden itibaren ise %72 oranında faiz” ibarelerinin YAZILMASINA , yine sadece F6 Lojistik Gümrük Danış…..Ltd.Şti bakımından asıl alacağın (hesap kat tarihinden itibaren faizi de içerdiği anlaşıldığından) 268.403,33 TL, işlemiş faizin 73.593,99 TL , BSMV’nin 3.679,70 TL, toplamın 345.677,02 TL olarak düzeltilmesine asıl alacak, işlemiş faiz, BSMV ve toplam bakımından düzeltmeden artan kısım yönünden icranın İCRANIN GERİ BIRAKILMASINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE ,
İlk derece açısından, b-Alınması gereken 59,30 TL karar harcından peşin alınan 31,40 TL harcın mahsubu ile kalan 27,90 TL harcın davacılardan alınarak hazineye İRAT KAYDINA, c-Davacı tarafın yapmış olduğu 190,60 TL harç gideri ile 579,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılardan K7, K8, K9, K10’a VERİLMESİNE, d-Davacılardan K7, K8, K9, K10 kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca hesap ve takdir edilen 1.360,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılardan K7, K8, K9, K10’a verilmesine,
İstinaf aşaması bakımından,

3-Alınması gereken 59,30 TL istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA,

4-İstinaf edenler tarafından yapılan 77,00 TL tebligat ,221,40 TL posta giderinden oluşan toplam 298,40 TL yargılama giderinin 149,20 TL’sinin davalıdan alınarak davacı F6 Lojistik Gümrük Danış…..Ltd.Şti’ye verilmesine bakiye kısmın davacılar üzerinde BIRAKILMASINA,

5-Kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince yatırana İADESİNE,

6- Kararın taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK ‘nun 361 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere 21/09/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!