İçeriğe geç

İİK Madde 149 İpoteği paraya çevirme takibi: İcra emri

Özet 2 fıkra · ~1 dk okuma

İİK m.149, icra memurunun ibraz edilen akit tablosunun kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva ettiğini ve alacağın muaccel olduğunu anlaması hâlinde borçluya birer icra emri göndereceğini düzenler. İcra emrinde borcun otuz gün içinde ödenmesi ve bu müddet içinde borç ödenmez ve icra mahkemesinden icranın geri bırakılması kararı getirilmezse alacaklının taşınmazın satışını istiyebileceği bildirilir.

Yürürlükte Değişiklik var Son değişiklik: · 538 s.K. m.69
İçindekiler

Sayfa içeriğiİİK Madde 149 - İpoteği paraya çevirme takibi: İcra emri

Resmi Metin

1 – İcra emri

Madde 149- (1) İcra memuru, ibraz edilen akit tablosunun kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva ettiğini ve alacağın muaccel olduğunu anlarsa, borçluya ve taşınmaz üçüncü şahıs tarafından rehnedilmiş veya taşınmazın mülkiyeti üçüncü şahsa geçmişse ayrıca bunlara birer icra emri gönderir.

(2) Bu icra emrinde borcun otuz gün içinde ödenmesi ve bu müddet içinde borç ödenmez ve icra mahkemesinden icranın geri bırakılmasına dair bir karar getirilmezse, alacaklının taşınmazın satışını istiyebileceği bildirilir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Değişiklik Bilgisi

Bu maddede mevcut doğrulanmış değişiklik aşağıda gösterilmektedir. Madde yürürlüktedir; güncel ve yürürlükteki tam metin yukarıdadır. Önceki sürüm yürürlükte olmadığından bu sayfada ayrıca verilmemiştir.

  1. Değişiklik madde tamamı 538 s.K. m.69

Eski metnin tam karşılaştırması için mevzuat.gov.tr ve Resmî Gazete arşivini inceleyebilirsiniz.

Avukat Yorumu

İcra emrinin muhatabı borçluyla sınırlı değildir. Taşınmaz üçüncü şahıs tarafından rehnedilmişse ya da taşınmazın mülkiyeti üçüncü şahsa geçmişse, bu kişilere de ayrıca birer icra emri gönderilir. Malik sıfatını taşıyan üçüncü kişi, borçlunun arkasında duran pasif bir izleyici değil, takibin doğrudan kendisine de yöneltildiği ayrı bir muhataptır; ona bağlanan sonuçlar borçluya yapılan tebligata değil, kendisine yapılan tebligata dayanır.

İcra emri gönderilmeden önce icra memuru iki şartın varlığını arar: ibraz edilen akit tablosu kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını içermeli ve alacak muaccel olmalıdır. Emirde borcun otuz gün içinde ödenmesi istenir. Bu süre içinde borç ödenmez ve icra mahkemesinden icranın geri bırakılmasına dair bir karar getirilmezse alacaklı taşınmazın satışını isteyebilir. Emir kendisine gönderilen borçlu ya da üçüncü kişi bakımından otuz günlük süre, ödeme yapmak veya icra mahkemesinden bu kararı getirmek için tanınmış süredir.

İlgili Yargıtay Kararları - İİK m.149 uygulaması

Seçilmiş Yargıtay içtihatları. Özetler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Yargıtay · HGK E. 2022/75 K. 2023/1011 Direnme Bozuldu

İpoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilâmlı takip, ipotek akit tablosunun kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını içermesi hâlinde İİK m.149 uyarınca mümkündür.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Borçtan şahsen sorumlu olmayan ipotekli taşınmaz maliki üçüncü kişiye karşı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip için TMK m.887'deki ödeme isteminin (muacceliyet ihbarının) ona da yöneltilmiş olması gerekip gerekmediği. Değerlendirme: İİK 150/ı kapsamındaki hesap özeti, tazmin talebi veya ihtarın malik üçüncü kişiye tebliği ya da 68/b uyarınca tebliğ edilmiş sayılması, m.887'deki ödeme istemi yerine geçer; somut olayda ihtarname iade edildiğinden 68/b uyarınca tebliğ edilmiş sayılır ve takip şartları oluşmuştur. Sonuç: Direnme kararı Özel Daire bozma gerekçesiyle BOZULMUŞTUR.

Yargıtay · HGK E. 2021/427 K. 2022/1610 Direnme Bozuldu

İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte İİK m.149/1 ve m.149/b gereğince ipotek veren üçüncü kişinin asıl borçlu ile birlikte takipte gösterilmesi zorunludur. Asıl borçlu ile ipotek veren üçüncü kişi arasında zorunlu takip arkadaşlığı bulunur.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Üzerinde satıcıya ait borç için ipotek bulunan taşınmazı satın alıp ipoteğin paraya çevrilmesi takibinde borcu ödeyen davacının, resmî senetteki "ipoteğin tüm hukuki vecibelerini kabul" ibaresine rağmen ödediği bedeli asıl borçluya rücu edip edemeyeceği. Değerlendirme: Söz konusu ibare TMK m.1020 kapsamında bir bilgilendirme olup borcun şahsen üstlenildiği anlamına gelmez; davalı borcu üstlenme anlaşmasını ispatlayamamıştır. Sonuç: Direnme kararının BOZULMASINA oy çokluğuyla karar verilmiştir.

Yargıtay · HGK E. 2017/899 K. 2021/1564 Onama

İİK m.149 ve 149/b uyarınca ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takipte, ipotek veren üçüncü kişi varsa takip talebinin borçlu kısmında asıl borçlu ile birlikte taraf olarak gösterilmesi gerekir. Bu hükümlere göre asıl borçlu ile ipotek veren üçüncü kişi arasında şekli mecburi takip arkadaşlığı vardır.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte borçlu olarak yalnız asıl borçlu gösterildiğinde, ipotek veren üçüncü kişi konumundaki davacının menfi tespit davası açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığı ve teminata konu 175.000TL'lik ipoteğin niteliğidir. Değerlendirme: TMK m.851 uyarınca alacağın miktarı belirli ise anapara, belirsiz ise üst sınır ipoteği kurulur; somut ipotek azami hat (üst sınır) ipoteğidir ve asıl borçlu ile ipotek veren arasında şekli mecburi takip arkadaşlığı bulunduğundan davacının dava açmakta hukuki yararı vardır. Sonuç: Direnme kararı uygun bulunmuş, esasa ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Yargıtay 11. Hukuk Dairesine gönderilmiştir.

Yargıtay · HGK E. 2017/918 K. 2020/472 Direnme Bozuldu

İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılacak icra takibinde borçlu yanında, borçlu lehine taşınmazını rehin eden üçüncü kişinin de taraf olarak gösterilmesi gerekir; İİK m.149 uyarınca icra emrinin bu üçüncü kişiye, yani ipotek malikine de gönderilmesi zorunludur. Hukuk Genel Kurulu bu zorunluluğu Özel Daire bozma gerekçesine ek olarak genişletilmiş gerekçesinde açıklamıştır.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: İpotekli taşınmazı ipotek yükümü ile sonradan satın alan ve borçtan şahsen sorumlu olmayan malike, alacaklının TMK m.887 kapsamında ödeme istemi/ihtar yapmamasının bozma sebebi oluşturup oluşturmadığı ve menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam edilip edilemeyeceği. Değerlendirme: İhtiyati tedbir alınmadığından menfi tespit davası istirdada dönüşmüştür; ayrıca borçtan şahsen sorumlu olmayan malike m.887 kapsamında ihtar yapıldığına dair belge bulunmaması kamu düzenine ilişkindir. Sonuç: Direnme kararının genişletilmiş gerekçeyle BOZULMASINA karar verilmiştir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - İİK m.149 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Özetler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 10. Hukuk Dairesi E. 2021/1178 K. 2021/2009 Kısmen Kabul

İİK m.149 uyarınca icra müdürü borçluya; taşınmaz üçüncü şahıs tarafından rehnedilmiş veya taşınmazın mülkiyeti üçüncü şahsa geçmişse ayrıca bunlara birer icra emri gönderir. Yöntemine uygun hesap kat ihtarı tebliğ edilmedikçe ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra emri gönderilerek takip yapılması mümkün değildir.

Detaylı özeti gör

İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takibe karşı ipotek veren tapu maliki üçüncü kişiler ve krediyi kullanan/ipotek veren şirketler takibin iptalini istemiştir. Adana BAM, hesap kat ihtarı usulüne uygun tebliğ edilmeyen üçüncü kişi maliklere karşı icra emrinin iptalini, hesap kat ihtarı tebliğ edilen kredi kullanan/ipotek veren şirketler yönünden ise muacceliyetin oluştuğunu, faize itirazın süreye tabi olduğunu kabul etmiştir. İlk derece kararı kaldırılarak istinaf bir kısım davacılar yönünden reddedilmiş, F1 şirketi yönünden kısmen kabul edilmiş ve faiz oranı/icra emri düzeltilerek fazlaya ilişkin icra geri bırakılmıştır.

Adana BAM · İstinaf · 10. Hukuk Dairesi E. 2020/264 K. 2021/1600 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Kredi için verilen ipotekte, hesap özetinin veya ihtarın noter aracılığıyla tebliğ edildiğini ya da tebliğ edilmiş sayıldığını gösteren noter tasdikli suret İİK m.150/ı uyarınca ibraz edilirse icra müdürü İİK m.149 gereğince borçluya ve varsa taşınmazı rehneden ya da edinen üçüncü kişiye icra emri gönderir. Yöntemine uygun hesap kat ihtarı tebliğ edilmedikçe borçlu hakkında icra emri gönderilerek takip yapılamaz.

Detaylı özeti gör

Davacılar, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takipte hesap kat ihtarının tebliğ edilmediğini ileri sürerek icra emrinin iptalini istedi; ilk derece mahkemesi, borçtan şahsen sorumlu olmayan ipotekli taşınmaz maliki yönünden borç muaccel kılınmadığından şikayetin kısmen kabulü ile icra emrini iptal etti. Adana BAM, alacaklı bankanın istinaf başvurusunu bu çerçevede inceledi.

Adana BAM · İstinaf · 10. Hukuk Dairesi E. 2019/1705 K. 2020/1924 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Bu kararda madde yalnızca anılmıştır. Karar, kredi alacağı için ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan ilamlı takipte tebligatların usulsüzlüğüne ve takip yoluna ilişkin şikâyeti reddeden ilk derece kararının istinaf incelemesine ilişkindir; İİK m.149, ilk derece gerekçesinde icra müdürlüğünün işlem dayanakları arasında, istinaf sebeplerinde ise ipoteğin kayıtsız şartsız bir para borcunu içermediği ileri sürülürken anılmıştır.

Detaylı özeti gör

Davacı borçlular, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takipte ipotek akit tablosunun kayıtsız şartsız borç ikrarı içermediğini ve hesap kat ihtarının tebliğ edilmediğini ileri sürerek icra emri ile takibin iptalini istedi; ilk derece mahkemesi, ihtarın sözleşmedeki adrese tebliğ edilmiş sayılacağını gözeterek şikayetin reddine karar verdi. Adana BAM bu kararı istinaf incelemesine aldı.

Adana BAM · İstinaf · 10. Hukuk Dairesi E. 2019/991 K. 2020/1109 Kısmen Kabul

İİK m.150/ı uyarınca icra müdürünün İİK m.149'a göre işlem yaptığı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takipte, takip dayanağı belgenin icra emriyle birlikte borçluya gönderilmesi yönünde yasal bir zorunluluk bulunmaz.

Detaylı özeti gör

Borçlular, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan ilamlı takipte takibin iptalini istedi; ilk derece mahkemesi şikayeti kısmen kabul ederek asıl alacağı ipotek limiti üzerinden sınırladı. Adana BAM, İİK m.150/ı ve TMK m.887 çerçevesinde, ipotek veren üçüncü kişi yönünden borcun muaccel kılınması koşulunu inceleyerek borçluların istinaf başvurusunu değerlendirdi.

Adana BAM · İstinaf · 10. Hukuk Dairesi E. 2019/420 K. 2020/381 İstinaf Kabulü / Kaldırma

İİK m.149 uyarınca icra müdürü borçluya icra emri gönderir; taşınmaz üçüncü kişi tarafından rehnedilmiş veya taşınmazın mülkiyeti üçüncü kişiye geçmişse ayrıca bunlara da birer icra emri gönderilir.

Detaylı özeti gör

Uyuşmazlık, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan ilamlı takipte ipotekli taşınmaz malikinin icra emrine yönelttiği şikâyet ve yetki itirazına ilişkindir. İlk derece mahkemesi, muacceliyet ihtarının usulüne uygun tebliğ edilmediği ve asıl borçluya hesap özeti gönderilmediği gerekçesiyle şikâyeti kabul edip icra emrini iptal etmiştir. Daire, kredi sözleşmesindeki adrese çıkarılan ihtarnamelerin İİK 68/b uyarınca tebliğ edilmiş sayılacağını, kefalete dayalı şikâyet sebeplerinin bu takipte sonuç doğurmayacağını, ihtarnamede üç günlük ödeme süresi verilmesinin ve takip miktarının yasaya uygun olduğunu belirterek alacaklının istinaf başvurusunu kabul etmiş, kararı kaldırarak şikâyetlerin ve yetki itirazının reddine karar vermiştir.

Diğer kararlar (1)
Adana BAM · İstinaf · 10. Hukuk Dairesi E. 2019/2256 K. 2020/59 Düzelterek Esastan Red

İİK m.149 uyarınca icra memuru, akit tablosunun kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını içerdiğini ve alacağın muaccel olduğunu anlarsa borçluya, taşınmaz üçüncü kişi tarafından rehnedilmişse ayrıca ona birer icra emri gönderir. Bu hüküm, zorunlu takip arkadaşı olan borçlu ile rehin veren üçüncü kişi hakkında takibin birlikte yürütülmesini gerektirir.

Detaylı özeti gör

Davacılar, dava dışı borçlunun borcu için ipotek verdikleri taşınmazların satışına ilişkin takibin iptalini, asıl borçludan vazgeçildiğini ve kapak hesabının hatalı olduğunu ileri sürerek istedi; ilk derece mahkemesi davayı reddetti. Adana BAM, ipoteğin paraya çevrilmesi ve TMK m.887 kapsamındaki sorumluluk ilişkisi çerçevesinde davacıların istinaf başvurusunu değerlendirdi.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. Tam karar metni esas alınmalıdır.