İçeriğe geç

İİK Madde 150 İpoteği paraya çevirme takibi: Ödeme emrine itiraz

Özet 1 fıkra · ~1 dk okuma

İİK m.150, borçlu veya üçüncü şahsın ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde itirazda bulunabileceğini düzenler. Ancak rehin hakkı itiraz konusu yapılamaz. İpoteğin iptali hakkında dava açılması halinde 72 nci madde hükümleri kıyasen uygulanır. Madde 18/2/1965 tarihli ve 538 sayılı Kanunun 71 inci maddesiyle değiştirilmiştir.

Yürürlükte Değişiklik var Son değişiklik: · 538 s.K. m.71
İçindekiler

Sayfa içeriğiİİK Madde 150 - İpoteği paraya çevirme takibi: Ödeme emrine itiraz

Resmi Metin

Ödeme emrine itiraz

Madde 150- Borçlu veya üçüncü şahıs ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde itirazda bulunabilirler. Ancak, rehin hakkı itiraz konusu yapılamaz. İpoteğin iptali hakkında dava açılması halinde 72 nci madde hükümleri kıyasen uygulanır.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Değişiklik Bilgisi

Bu maddede mevcut doğrulanmış değişiklik aşağıda gösterilmektedir. Madde yürürlüktedir; güncel ve yürürlükteki tam metin yukarıdadır. Önceki sürüm yürürlükte olmadığından bu sayfada ayrıca verilmemiştir.

  1. Değişiklik madde tamamı 538 s.K. m.71

Eski metnin tam karşılaştırması için mevzuat.gov.tr ve Resmî Gazete arşivini inceleyebilirsiniz.

Avukat Yorumu

İpoteğin iptali davası açmak takibi kendiliğinden durdurmaz; sonuç davanın açıldığı ana göre ikiye ayrılır. Takipten önce açılan davada mahkeme, alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat karşılığında takibin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verebilir. Takipten sonra açılan davada takibin durdurulmasına tedbir yoluyla karar verilemez; borçlu yalnız aynı teminat alt sınırıyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir. Dava alacaklı lehine sonuçlanırsa tedbir kalkar ve alacaklının alacağını geç almaktan doğan zararı gösterilen teminattan alınır; bu zarar hiçbir hâlde yüzde yirmiden aşağı takdir edilemez.

İlgili Yargıtay Kararları - İİK m.150 uygulaması

Seçilmiş Yargıtay içtihatları. Özetler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Yargıtay · HGK E. 2017/3128 K. 2021/1224 Direnme Bozuldu

İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takipte (İİK m.150) borçlu olmadığının tespitini isteyen kişi, ipotek veren üçüncü kişi sıfatıyla takip edilmişse, kefaletten döndüğü ve kefalet borcunun sona erdiği yolundaki iddiası takip konusu ipotek borcuna etkili olmaz.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Miktarı belirsiz ya da henüz doğmamış bir alacağı güvence altına alan ipoteğin TMK m.851 uyarınca üst sınır (limit) ipoteği niteliği ve ipotek veren üçüncü kişinin "doğmuş ve doğacak her türlü borç" için sorumluluğu. Değerlendirme: Alacağın miktarı belirsizse üst sınır ipoteği kurulur; senette doğmuş ve doğacak borçları teminat gösteren üçüncü kişi, limit miktarınca sorumludur ve tek taraflı kefillikten vazgeçme ipotek borcunu etkilemez. Sonuç: Direnme kararının Özel Daire bozma gerekçesiyle BOZULMASINA karar verilmiştir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - İİK m.150 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Özetler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 10. Hukuk Dairesi E. 2019/1705 K. 2020/1924 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Bu kararda madde yalnızca anılmıştır. Karar, kredi ilişkisine dayanan ipotekli takipte hesap kat ihtarnamelerinin usulsüz tebliğ edildiği yönündeki şikâyeti reddeden ilk derece kararının istinaf incelemesine ilişkindir; İİK m.150, ilk derece gerekçesinde icra müdürlüğünün m.149 ve m.151 ile birlikte gereğince işlem yaptığı maddeler sayılırken anılmıştır.

Detaylı özeti gör

Davacı borçlular, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takipte ipotek akit tablosunun kayıtsız şartsız borç ikrarı içermediğini ve hesap kat ihtarının tebliğ edilmediğini ileri sürerek icra emri ile takibin iptalini istedi; ilk derece mahkemesi, ihtarın sözleşmedeki adrese tebliğ edilmiş sayılacağını gözeterek şikayetin reddine karar verdi. Adana BAM bu kararı istinaf incelemesine aldı.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. Tam karar metni esas alınmalıdır.