TBK Madde 79 Sebepsiz zenginleşme: Zenginleşenin yükümlülüğü

Özet 2 fıkra · ~1 dk okuma

TBK 79, sebepsiz zenginleşen, zenginleşmenin geri istenmesi sırasında elinden çıktığını ispat ettiği kısım dışında kalanı geri vermekle yükümlüdür; ancak zenginleşmeyi iyiniyetli olmaksızın elden çıkarmışsa veya elden çıkarırken ileride geri vermek zorunda kalabileceğini hesaba katması gerekiyorsa, zenginleşmenin tamamını geri verir.

Resmi Metin

Zenginleşenin yükümlülüğü

Madde 79- (1) Sebepsiz zenginleşen, zenginleşmenin geri istenmesi sırasında elinden çıkmış olduğunu ispat ettiği kısmın dışında kalanı geri vermekle yükümlüdür.

(2) Zenginleşen, zenginleşmeyi iyiniyetli olmaksızın elden çıkarmışsa veya elden çıkarırken ileride geri vermek zorunda kalabileceğini hesaba katması gerekiyorsa, zenginleşmenin tamamını geri vermekle yükümlüdür.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bu hüküm, sebepsiz zenginleşme davalarında asıl çekişmenin yaşandığı noktadır: Alacaklı zenginleşmenin tamamını isterken, davalı genellikle “elimden çıktı, artık malvarlığımda yok” savunmasına yönelir. Pratikte belirleyici olan zenginleşenin iyiniyetli olup olmadığıdır. İyiniyetli zenginleşen yalnızca elinde kalanı iade eder; geri vermesi gerekebileceğini öngörmesi gereken ya da kötüniyetli olan ise harcamış olsa bile tamamından sorumlu kalır.

Davalı vekili açısından strateji, müvekkilin parayı/değeri olağan ihtiyaçları için iyiniyetle ve geri isteneceğini bilmeden harcadığını somut belge ve tarihlerle ortaya koymaktır; soyut “harcadım” beyanı yetmez, elden çıkmanın ispatı davalıdadır. Alacaklı tarafında ise erkenden ihtar/dava açmak, zenginleşenin artık iyiniyetli sayılamayacağı anı öne çekerek tam iade yükümlülüğünü güvence altına alır. Lüks harcamalar ile zorunlu giderler arasındaki ayrım da çoğu kez sonucu belirler.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 79. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 63. maddesini karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 78. maddesinde, sebepsiz zenginleşenin geri verme yükümlülüğü düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 63. maddesinin kenar başlığında kullanılan “B. İadenin Şümulü / I. Müddeialeyhin borcu” şeklindeki ibareler, Tasarıda “B. Geri vermenin kapsamı / I. Zenginleşenin yükümlülüğü” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 63. maddesinin birinci fıkrasında kullanılan olumsuz ifade, Tasarının aynı maddesinin birinci fıkrasında olumlu şekilde ifade edilerek, daha kolay anlaşılması ve kenar başlığıyla uyumlu olması sağlanmıştır. 63. maddenin ikinci fıkrasında kullanılan “kabız o şeyi suiniyet ile elden çıkarmış” şeklindeki ibare, Tasarıda “zenginleşen, zenginleşmeyi iyiniyetli olmaksızın elden çıkarmışsa” şeklinde değiştirilmiştir. Gerçekten, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununda “kötüniyetli” terimi yerine “iyiniyetli olmama” terimi kullanıldığı göz önünde tutularak, Tasarı da “iyiniyetli olmaksızın” ibaresi kullanılmıştır.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.79 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2022/846 K. 2025/686 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Tahsil ettiği tutarın elinden çıktığını ispatlamayan kooperatifin, TBK m.79 uyarınca icra müdürlüğünden aldığı tahsilatı ipotek borçlusuna iade etmekle yükümlü olduğu, bu yönde kurulan kısmen kabul hükmünün usul ve yasaya uygun bulunduğu belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, icra dosyasındaki sıra cetveline göre davalı kooperatife yapılan ödemenin, davacının bu kooperatife borcu bulunmadığı ileri sürülerek iadesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etmiştir. Kooperatif istinafında hak düşürücü süreye, zamanaşımına ve ibranameye dayanmıştır. Daire, davanın istirdat değil sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davası olarak nitelendirilmesi gerektiğini, geri isteme hakkının doğduğu tarihten itibaren iki yıllık sürenin dava tarihinde dolmadığını, tek imzalı ve alacaklı yerine borçlu tarafından düzenlenen belgenin geçerli ibraname sayılamayacağını belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!