TBK Madde 82 Sebepsiz zenginleşme: Zamanaşımı

Özet 2 fıkra · ~3 dk okuma

TBK 82, sebepsiz zenginleşmeden doğan geri isteme (istem) hakkı, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar; zenginleşme, zenginleşenin bir alacak hakkı kazanması suretiyle gerçekleşmişse diğer taraf, istem hakkı zamanaşımına uğramış olsa bile bu borcunu ifadan her zaman kaçınabilir.

Resmi Metin

Zamanaşımı

Madde 82- (1) Sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkı, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.

(2) Zenginleşme, zenginleşenin bir alacak hakkı kazanması suretiyle gerçekleşmişse diğer taraf, istem hakkı zamanaşımına uğramış olsa bile, her zaman bu borcunu ifadan kaçınabilir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Sebepsiz zenginleşme istemi iki ayrı zamanaşımı süresine tabidir: geri isteme hakkı olduğunun öğrenildiği tarihten işleyen iki yıllık nispi süre ile, öğrenmeden bağımsız olarak zenginleşmenin gerçekleştiği andan başlayan on yıllık mutlak süre; hangisi önce dolarsa istem hakkı zamanaşımına uğrar. Pratikte sık yapılan hata, öğrenmeyi ispatlayamayıp iki yılı erken başlatmak ya da on yılı büsbütün gözden kaçırmaktır; öğrenme anını yazışma ve belgeyle sabitlemek gerekir. Zenginleşme talebi genellikle tali (ikincil) niteliktedir; ortada geçerli bir sözleşme veya haksız fiil varsa önce onun kendi zamanaşımına (sözleşmede TBK m.146, haksız fiilde TBK m.72) bakılır. En kritik nokta ise ikinci fıkradır: zenginleşme, karşı tarafın bir alacak hakkı kazanmasıyla (örneğin geçersiz sözleşmeye dayanan bir senet) gerçekleşmişse, istem zamanaşımına uğramış olsa bile borçlu her zaman ifadan kaçınabilir. Yani dava yoluyla geri alma düşse de, def’i (savunma) olarak ileri sürme hakkı süresizdir; senedin icraya konması hâlinde bu kalıcı def’i mutlaka hatırlanmalıdır.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 82. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 66. maddesini karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 81. maddesinde, sebepsiz zenginleşme nedeniyle açılacak davanın tabi olduğu zamanaşımı süresi düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 66. maddesinin kenar başlığında kullanılan “D. Müruruzaman” şeklindeki ibare, Tasarının 81 inci maddesinde “D. Zamanaşımı” şeklinde değiştirilmiştir. 818 sayılı Borçlar Kanununun 66 ncı maddesinin birinci cümlesinde kullanılan “mutazarrır olan taraf aleyhinde” ibaresi de, Tasarıda geri verme borcunun alacaklısını ifade etmek üzere, “diğer taraf” şeklinde değiştirilmiştir. 818 sayılı Borçlar Kanununun 66 ncı maddesinin son cümlesinde kullanılan “…borç teşkilinden ibaret ise” şeklindeki ifade, Tasarının 81 inci maddesinin ikinci fıkrasında “zenginleşenin bir alacak hakkı kazanması” şekline dönüştürülmüştür.

818 sayılı Borçlar Kanununun 66 ncı maddesinde öngörülen bir yıllık kısa zamanaşımı süresi, Tasarıda iki yıla çıkarılmıştır. Bununla birlikte, aynı maddede öngörülen on yıllık zamanaşımı süresi korunmuştur. Sebepsiz zenginleşmenin kanunda düzenlenmesinin amacı, iki mal varlığı arasındaki sebepsiz değer kaymasının geri verilmesinin sağlanmasıdır. Zenginleşenin geri verme borcunun doğumu için kusurlu olması şartının aranmaması nedeniyle, mesela doğal bir olay olan rüzgarın etkisiyle komşu tarlaya sürüklenen ekinleri, bu tarla malikinin geri vermekle yükümlü olduğu göz önünde tutularak maddede, haksız fiil zamanaşımına ilişkin yirmi yıllık süreyle paralellik sağlanması uygun görülmemiştir.

Maddenin ikinci fıkrasında, geri verme borcunun alacaklısı durumundaki diğer tarafa “daimi def’i hakkı” tanınmaktadır. Bu hükme göre, sebepsiz zenginleşmenin nedeni, diğer tarafın zenginleşene karşı bir borç tanımasında bulunması ise, diğer taraf, borç tanımasının geçersiz bir hukuki sebebe dayandığı iddiasıyla sebepsiz zenginleşme davası açma hakkı zamanaşımına uğramış olsa bile, her zaman, geçersiz hukuki sebebe dayanan borcu ifadan kaçınabilir. Mesela, (B)’nin, (A)’ya sebebini belirtmeksizin, bin lira borçlu olduğunu kabul etmekle birlikte, borç tanımasının sebebini oluşturan borçlandırıcı işlemin (mesela, konusu taşınır bir mal olan satış sözleşmesinin), (B)’nin ehliyetsizliği nedeniyle geçersiz olduğunu varsayalım. Borç tanıması hakkında sebebe bağlı olmama ilkesinin geçerli olduğu, yani temel borçlandırıcı işlemin geçersizliğinden etkilenmeyeceği kabul edilirse (A), bu borç tanımasına dayanarak bin liranın ödenmesi istemiyle (B)’ye karşı alacak davası açtığı takdirde, (B) temel borçlandırıcı işlemin, ehliyetsizlik nedeniyle geçersizliğini, bir def’i olarak ileri sürüp ispat ederse, sebepsiz zenginleşme davası için öngörülen iki ve on yıllık zamanaşımı süreleri dolmuş olsa bile, (A)’ya karşı sebepsiz zenginleşme def’i ileri sürerek, her zaman bin liralık borcu ifadan kaçınabilir.

Öğretide tartışmalı olmakla birlikte, (B) tarafından yapılan bin liralık borç tanımasının, (A)’ya alacak hakkı kazandırmasının sebebe bağlı olduğu (yani, temel borçlandırıcı işlemin geçerliliğine bağlı bulunduğu) kabul edilirse, (B)’nin sebepsiz zenginleşme def’i ileri sürmesine de gerek olmaksızın, hakimin, dosyadaki bilgi ve belgelerden, (B)’nin taşınır satış sözleşmesini yaptığı sırada ehliyetsizliği sonucuna varması durumunda, ehliyetsizlik bir itiraz niteliğinde olduğu için, bunu kendiliğinden göz önünde tutarak, davanın reddine karar vermesi gerektiği ileri sürülmektedir.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.82 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2024/4126 K. 2025/3696 Bozma

Geçersiz satış sözleşmesi nedeniyle ödenen bedelin iadesine yönelik sebepsiz zenginleşme isteminde zamanaşımı, 6098 sayılı Kanun'un 82. maddesine göre belirlenir; takip süresi içinde başlatıldığından zamanaşımı itirazı yerinde değildir.

Detaylı özeti gör

Yabancı uyruklu davacı, Türkiye'de yerleşmek amacıyla davalı şirket ve onun genel müdürüyle 2013-2014'te haricen gayrimenkul satış sözleşmeleri imzalayıp USD cinsinden bedeller ödemiş, ancak tapu devri gerçekleşmeyince ödediği bedellerin iadesi için icra takibi yapıp itirazın iptalini istemiştir. Davalı; sebepsiz zenginleşmede iki yıllık zamanaşımının dolduğunu ve fiili teslimle sözleşmenin geçerli hale geldiğini savunmuştur. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, taşınmazın takipten sonra davadan önce üçüncü kişiye satıldığını belirterek davacının zilyetlik durumunun araştırılmasını, satış bedelinin faizsiz iadesi ilkesi gereği faizin takip tarihi yerine iade tarihinden işletilmesini ve alacağın likit olması nedeniyle icra inkâr tazminatı koşullarının değerlendirilmesini gerektiği gerekçesiyle, Bölge Adliye Mahkemesi kararını ortadan kaldırıp İlk Derece Mahkemesi kararını bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2025/36 K. 2025/3698 Onama

Sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkı, TBK m.82 uyarınca geri isteme hakkının öğrenildiği tarihten başlayarak iki yıllık zamanaşımına tabidir; tapu sicilindeki kayıt herkesçe bilinebileceğinden bu süre geçtikten sonra açılan dava zamanaşımına uğrar.

Detaylı özeti gör

Davacı, murisine ait taşınmazlar üzerindeki 72.865 ETL tutarındaki ipotek bedelinin 12.03.1979 tarihinde kendisi tarafından ödendiğini, bankanın tapu müdürlüğüne alacağın kendisine devrini bildirmesine karşın işlem takip edilmediğinden ipoteğin terkin edildiğini ileri sürerek, ödediği bedelin denkleştirici adalet ilkesi uyarınca güncellenen değerinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir. Davalı taraf, 6098 sayılı TBK m.82'deki iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu savunmuştur. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, ödemeye dair makbuzun 1978, ipoteğin terkininin ise 29.01.1980 tarihli olduğunu ve tapu sicilinin herkese açık olması nedeniyle davacının bu kaydı bilmediğini ileri süremeyeceğini belirterek, davanın iki yıllık süre dolduktan sonra açıldığı sonucuna varmış ve Bölge Adliye Mahkemesi kararını onamıştır.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2022/7415 K. 2022/8976 Bozma

Geçerli bir sözleşme doğmadığında taraf ancak sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre verdiği bedelin iadesini isteyebilir; bu istem hakkı, geri isteme hakkının öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl ve zenginleşmeden itibaren on yıllık zamanaşımına tabidir.

Detaylı özeti gör

Davacı ile davalı arasında 22.7.1992'de noterde düzenlenen satış vaadi sözleşmesiyle Büyükçekmece'deki taşınmaz fiilen davacıya teslim edilmiş, davacı sözleşmeye güvenerek taşınmaz üzerine betonarme bina yapmış; ancak taşınmazın sonradan üçüncü kişiye devredildiğini öğrenmiştir. Davacı, ödediği bedelin güncellenerek ve ifaya güvenerek yaptığı harcamaların tahsilini istemiş, ıslahla talebini 191.420 TL'ye çıkarmıştır. Uyuşmazlık, alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığında toplanmış; mahkeme bozmaya uyarak davayı zamanaşımından reddetmiş, karar hem davacı hem davalı tarafça temyiz edilmiştir. Yargıtay, taşınmaz satış vaadinden doğan davalarda özel süre bulunmadığından TBK m.146'daki on yıllık zamanaşımının uygulanacağını, ancak zilyetlik alıcıya devredilip devam ettiği sürece zamanaşımının işlemeyeceğini, somut olayda zilyetliğin sözleşmeyle birlikte davacıya geçtiğini belirterek bu hususun araştırılması gerektiğini vurgulamıştır.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2016/19676 K. 2018/6085 Bozma

Sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkı, geri isteme hakkının öğrenildiği tarihten itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir; kamu kurumlarında bu sürenin başlangıcı, dava açılmasına emir vermeye yetkili makamın öğrenme günüdür.

Detaylı özeti gör

Davacı idare (Milli Eğitim Müdürlüğü), Tesis müdürü olarak çalışan davalıya 2200 yerine 3000 ek gösterge üzerinden sehven maaş ödendiğini belirterek fazladan ödenen 2.873,10 TL'nin yasal faiziyle tahsilini istemiş; davalı zamanaşımı def'inde bulunmuştur. Yerel mahkeme, kurumun zararı 04.11.2011'de öğrendiğini, dava açmaya yetkili organca bir yıl geçtikten sonra işlem başlatılıp 18.04.2013'te dava açıldığını kabul ederek istemi süre yönünden reddetmiştir. Yargıtay ise zararın rakamsal olarak 13.12.2012 tarihli Komisyon Raporuyla ve üzerinde 'olur' imzası bulunan yetkili amir tarafından öğrenildiğini, zamanaşımının bu tarihte başladığını ve dava tarihi itibariyle iki yıllık sürenin dolmadığını belirterek, mahkemece işin esasına girilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmü BOZMUŞTUR.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.82 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2022/846 K. 2025/686 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

İcra dosyasından yapılan ödemenin iadesi istemi istirdat değil sebepsiz zenginleşme davası olarak nitelendirilmiş; TBK 82'deki iki yıllık sürenin, davacının borçlu olmadığını ileri sürerek savcılığa şikayette bulunduğu tarihte işlemeye başladığı ve dava tarihinde dolmadığı sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, icra dosyasındaki sıra cetveline göre davalı kooperatife yapılan ödemenin, davacının bu kooperatife borcu bulunmadığı ileri sürülerek iadesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etmiştir. Kooperatif istinafında hak düşürücü süreye, zamanaşımına ve ibranameye dayanmıştır. Daire, davanın istirdat değil sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davası olarak nitelendirilmesi gerektiğini, geri isteme hakkının doğduğu tarihten itibaren iki yıllık sürenin dava tarihinde dolmadığını, tek imzalı ve alacaklı yerine borçlu tarafından düzenlenen belgenin geçerli ibraname sayılamayacağını belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2020/461 K. 2022/800 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Sahte çeki tahsil eden cirantaya karşı açılan iade davasında, cirantanın haksız fiili bulunmadığından uzamış ceza zamanaşımı uygulanamayacağı; istemin sebepsiz zenginleşmeye dayandığı ve TBK 82'deki iki yıllık sürenin ödemenin öğrenildiği tarihten işleyerek dolduğu kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Keşidecinin bilgisi dışında düzenlendiği ileri sürülen ve ciro yoluyla devralan şirketçe tahsil edilen çek bedelinin iadesi için başlatılan takibe itirazın iptali istenmiştir. İlk derece mahkemesi, istemin sebepsiz zenginleşmeye dayandığını ve iki yıllık zamanaşımının dolduğunu belirterek davayı reddetmiştir. Daire, cirantanın hesap sahibine karşı haksız fiil teşkil eden bir eylemi bulunmadığından uzamış ceza zamanaşımının uygulanamayacağını, TBK 82'deki iki ve on yıllık sürelerin geçerli olduğunu, ödemenin öğrenildiği en geç tarih esas alınsa bile iki yıllık sürenin takipten önce dolduğunu belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2021/1191 K. 2021/1598 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacakta zamanaşımının hesabında, taşınmazın cebri icra yoluyla satılarak malvarlığından çıktığı ihale tarihi esas alınmış; ihalenin feshi istemine ilişkin karar düzeltme tarihinin başlangıç sayılamayacağı belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Bankadan kredi kullanan davacılar, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yürütülen takipte yaptıkları ödemelerin mahsup edilmediğini ve taşınmazın düşük bedelle satıldığını ileri sürerek, bankanın sebepsiz zenginleştiği iddiasıyla alacak davası açmıştır. İlk derece mahkemesi davayı zamanaşımı nedeniyle reddetmiştir. Daire, istemin sebepsiz zenginleşmeye dayandığını ve buna ilişkin iki ve on yıllık zamanaşımı sürelerinin uygulanacağını; sürenin başlangıcında taşınmazın malvarlığından çıktığı ihale tarihinin esas alınması gerektiğini, ihalenin feshi yargılamasındaki karar düzeltme tarihinin başlangıç sayılamayacağını belirterek dava tarihi itibarıyla sürelerin dolduğunu kabul etmiş ve istinafı esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2021/775 K. 2021/1285 İstinaf Kabulü / Kaldırma

İcra takibi dışında da ödeme yapılan istirdat davasında, İİK'daki bir yıllık süre yerine TBK m.82'deki sebepsiz zenginleşme zamanaşımının uygulanacağı; borçlunun fazla ödemeden haberdar olduğu tarihten itibaren iki yıl geçtikten sonra açılan davanın zamanaşımına uğradığı kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Kooperatiften kredi kullanan borçlu, hakkında yürütülen icra takipleri kapsamında fazladan tahsil edildiğini ileri sürdüğü paranın iadesini istemiş, yargılama sırasında talebinin bir bölümünden açıkça vazgeçmiştir. İlk derece mahkemesi davanın tümünü zamanaşımından reddetmiştir. Daire, ödemelerin bir kısmı icra takibi dışında yapıldığından sebepsiz zenginleşme zamanaşımının uygulanmasını doğru bulmuş; ancak vazgeçilen bölüm yönünden feragat nedeniyle ret kararı verilmesi ve fazla yatan nispi harcın iadesine hükmedilmesi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunu kabul edip kararı kaldırmış, yeniden hüküm kurarak alacağın bir bölümünü zamanaşımından, diğer bölümünü feragat nedeniyle reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 6. Hukuk Dairesi E. 2019/826 K. 2020/606 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Geçersiz taşınmaz satışına dayalı sebepsiz zenginleşme isteminde, iki yıllık öğrenme süresinin bedelin ödendiği tarihte değil, ihtarnamede verilen sürenin dolmasıyla tapuda ferağ ümidinin ortadan kalktığı tarihte başladığı kabul edilerek zamanaşımı itirazı reddedilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Alıcılar, 1998 yılında adi yazılı sözleşmeyle satın aldıkları taşınmaz payları devredilmeyince, geçersiz sözleşme nedeniyle ödedikleri bedelin denkleştirici adalet ilkesine göre güncellenmiş karşılığını istemiştir. İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiş, satıcılar zamanaşımı yönünden istinafa başvurmuştur. Daire, zamanaşımı itirazını yerinde görmemiş; ancak iadeye esas bedelin ödeme tarihindeki alım gücünün ifanın imkânsız hâle geldiği tarihe uyarlanması gerekirken hesabın hatalı yapıldığını belirterek istinaf başvurusunu kabul etmiş, kararı kaldırıp dosyayı yeniden yargılama için ilk derece mahkemesine göndermiştir.

Diğer kararlar (4)
Adana BAM · İstinaf · 6. Hukuk Dairesi E. 2019/641 K. 2020/317 Kısmen Kabul

İdarece yapılan yersiz ödemenin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi isteminde, TBK 82'deki iki yıllık zamanaşımının dava açmaya yetkili kişi ya da organın yersiz ödemeyi öğrendiği tarihten hesaplanacağı belirtilmiş, ödeme yapılan personelin zamanaşımı savunması yerinde görülmemiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, kamu idaresince sözleşmeli sanatçıya, sözleşme hükmüne aykırı biçimde ödenen ilave ücretin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesine ilişkindir. İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiş ve faize dava tarihinden hükmetmiştir. Daire, hiçbir hukuki dayanağı bulunmayan hatalı ödemelerin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri alınabileceğini, zamanaşımının yersiz ödemenin öğrenilmesinden itibaren işleyeceğini belirterek ödeme yapılan personelin istinaf başvurusunu esastan reddetmiş; faizin ancak temerrüt tarihinden işletilebileceği gerekçesiyle idarenin istinaf başvurusunu kısmen kabul ederek kararı kaldırmış ve yeniden hüküm kurmuştur.

Adana BAM · İstinaf · 6. Hukuk Dairesi E. 2019/245 K. 2019/867 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Muhdesat bedelinden pay alan paydaşlara karşı açılan sebepsiz zenginleşme davasında iki yıllık zamanaşımı, satış memurluğunun bedelin paydaşlara ödenmesi için talimat yazdığı tarihe göre değerlendirilmiş; bu tarihle dava tarihi arasındaki süre karşısında zamanaşımı istinafı yerinde görülmemiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Ortaklığın giderilmesi satışında taşınmazları kendisi satın alan paydaş, satış bedeline dahil edilen ağaçların kendisi tarafından dikildiğini ileri sürerek, muhdesat bedelinden pay alan diğer paydaşlardan sebepsiz zenginleşme nedeniyle alacak istemiştir. İlk derece mahkemesi, paydaşın hisse edindiği tarihten sonra dikildiği ispatlanan ağaçların değeri üzerinden davayı kısmen kabul etmiştir. Daire, satış bedelinin paydaşlara ödenmesi için verilen talimat tarihi ile dava tarihi arasındaki süre karşısında zamanaşımı itirazını yerinde görmemiş; talebi aşan ağaçlara hükmedildiği, ağaçların hüküm kısmında tek tek sayılması gerektiği ve muhdesatlı-muhdesatsız değer karşılaştırması yapılmadığı yönündeki istinaf sebeplerini de reddederek ilk derece kararını yerinde bulmuştur.

Adana BAM · İstinaf · 6. Hukuk Dairesi E. 2018/629 K. 2019/287 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Sığınak niteliğindeki bodrum katın bedelinin sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak istenmesinde, alıcıların bu yerin sığınak olduğunu ve satışa konu olamayacağını harç için belediyeye başvurdukları tarihte öğrendikleri, geri isteme hakkının o tarihte doğduğu kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Yükleniciden iki işyeri satın alanlar, ayrıca bedelini ödedikleri bodrum katın projede sığınak olarak göründüğünü ileri sürerek sebepsiz zenginleşme nedeniyle alacak istemiştir. İlk derece mahkemesi davayı esastan reddetmiştir. Daire, taşınmazı sonradan devralan davacı ile yüklenici arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığından onun aktif husumetinin olmadığını; diğer davacıların ise bodrum katın sığınak olduğunu ve satışa konu olamayacağını harç başvurusu sırasında öğrendiklerini, süresinde ileri sürülen zamanaşımı def'i karşısında davanın zamanaşımından reddi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunu kabul etmiş, hükmü kaldırıp yeniden karar vermiştir.

Adana BAM · İstinaf · 5. Hukuk Dairesi E. 2018/533 K. 2018/396 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Sebepsiz zenginleşmeye dayalı iade isteminde, daha önce açılan davayla zamanaşımının kesildiği kabul edilse bile kesilmenin ardından iki yıllık yeni bir sürenin işlemeye başladığı ve bu süre dolduktan sonra açılan davanın zamanaşımına uğradığı sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Sicilen emekliye sevk edilen, sonra yeniden göreve başlayan memur, kendisine ödenen emekli ikramiyesini çalıştığı belediyenin hesabına yatırmış; ikinci emekliliğinde bu döneme ilişkin ikramiyeyi alamayınca yatırdığı paranın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesini istemiştir. İlk derece mahkemesi davayı zamanaşımı nedeniyle reddetmiştir. Daire, sebepsiz zenginleşmede kısa sürenin geri alma hakkının öğrenilmesiyle, on yıllık sürenin ise hakkın doğumuyla işlemeye başladığını belirtmiş; daha önce açılan davayla zamanaşımının kesildiği kabul edilse bile yeniden işlemeye başlayan iki yıllık süre dolduktan sonra açılan davanın zamanaşımına uğradığı sonucuna vararak istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!