TBK Madde 80 Sebepsiz zenginleşme: Giderleri isteme hakkı

Özet 3 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 80, sebepsiz zenginleşen iyiniyetli ise, geri vereceği şey için yaptığı zorunlu ve yararlı giderleri geri verme isteminde bulunandan (fakirleşenden) isteyebilir; iyiniyetli değilse yalnızca zorunlu giderleri ile yararlı giderlerinden geri verme zamanında mevcut olan değer artışının ödenmesini isteyebilir. Zenginleşen, iyiniyetli olsun olmasın diğer giderlerini isteyemez; ancak kendisine karşılık önerilmezse, o şey ile birleştirdiği ve zararsızca ayrılması mümkün olan eklemeleri geri vermeden önce ayırıp alabilir.

Resmi Metin

Giderleri isteme hakkı

Madde 80- (1) Zenginleşen iyiniyetli ise, yaptığı zorunlu ve yararlı giderleri, geri verme isteminde bulunandan isteyebilir.

(2) Zenginleşen iyiniyetli değilse, zorunlu giderlerinin ve yararlı giderlerinden sadece geri verme zamanında mevcut olan değer artışının ödenmesini isteyebilir.

(3) Zenginleşen, iyiniyetli olup olmadığına bakılmaksızın, diğer giderlerinin ödenmesini isteyemez. Ancak, kendisine karşılık önerilmezse, o şey ile birleştirdiği ve zararsızca ayrılması mümkün bulunan eklemeleri geri vermeden önce ayırıp alabilir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Geri verme yükümlüsü zenginleşen, elindeki şeye yaptığı giderleri karşı taraftan sınırlı olarak isteyebilir; bu ölçüt iyiniyetli olup olmamaya göre değişir ve uygulamada en çok bu ayrımı ters kurmak zarar verir. İyiniyetli zenginleşen zorunlu ve yararlı giderlerini tam ister; kötüniyetli olan ise zorunlu giderlerini alsa da yararlı giderlerden yalnızca geri verme anında mevcut olan değer artışıyla yetinir. İyiniyet fark etmeksizin lüks ve zevki için yapılan diğer giderler istenemez. Karşılık önerilmezse zenginleşen, o şeye eklediği ve zararsızca ayrılabilen eklentileri geri vermeden söküp alabilir (ius tollendi). Düzenleme, zilyetlikteki gider rejimiyle (TMK m.994-995) koşuttur; sebepsiz zenginleşme talî nitelikte olduğundan, arada geçerli sözleşme veya haksız fiil varsa gider talebi genel hükümler çerçevesinde o ilişkiye göre çözülür. İyiniyet TMK m.3 uyarınca asıldır; zenginleşenin kötüniyetli olduğunu ileri süren taraf bunu ispatlamakla yükümlüdür.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 80. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 64. maddesini karşılamaktadır.

Tasarının üç fıkradan oluşan 79. maddesinde, sebepsiz zenginleşenin geri vermekle yükümlü olduğu şeylere yaptığı harcamalardan doğan hakkı düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 64. maddesinin kenar başlığında kullanılan “II. Masraftan mütevellit haklar” şeklindeki ibare, Tasarıda “II. Giderleri isteme hakkı” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 64. maddesi tek fıkradan oluştuğu halde, farklı konuların düzenlendiği göz önünde tutularak, Tasarının 79. maddesinde üç fıkra halinde kaleme alınmıştır.

818 sayılı Borçlar Kanununun 64. maddesinin birinci ve ikinci cümlelerinde kullanılan “müddeialeyh” terimi yerine, zenginleşmenin geri verilmesinin her zaman dava yoluyla gerçekleşmesinde bir zorunluluk bulunmadığı için, Tasarıda “zenginleşen” terimi kullanılmıştır.

818 sayılı Borçlar Kanununun 64. maddesinin birinci cümlesinde zorunlu veya faydalı masraflarının geri verilmesini isteyebileceğinin belirtilmesi karşısında iyiniyetli sebepsiz zenginleşenden örtülü olarak söz edildiği anlaşıldığı halde, Tasarının 79. maddesinin birinci fıkrasında, bu kişinin iyiniyetli sebepsiz zenginleşen olduğu açıkça belirtilmiştir.

Sistematik yapısı ile metninde yapılan arılaştırma ve düzeltme dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.80 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2017/8430 K. 2019/5505 Bozma

Başkasına ait taşınmaza yapılan giderlerin karşılığı, zenginleşmenin gerçekleştiği an olan taşınmazın tahliye edildiği tarih itibarıyla hesaplanır; tahliye tarihi belirlenmeden ve giderler zorunlu, yararlı ve lüks ayrımına tabi tutulmadan düzenlenen bilirkişi raporu hükme esas alınamaz.

Detaylı özeti gör

Davacı, babası olan murise ait dokuz adet bağımsız iş yerine 36.000,00 TL masraf yaparak atıl durumdaki yerleri kullanılabilir ve kiraya verilebilir hâle getirdiğini, bunun üzerine murisin bu yerleri yaptığı bakım ve tamirata karşılık yedi yıllığına kendisine bıraktığını, ancak yalnızca dokuz ay kira geliri elde edebildiğini, murisin ölümünden sonra diğer mirasçıların ihtarnamesi üzerine taşınmazları tahliye ettiğini belirtmiştir. Yaptığı zorunlu ve faydalı masrafları miras payları oranında istemiş, başlattığı takibe vaki itirazın iptalini talep etmiştir. Davalılar cevap dilekçesi vermemiştir. Yerel mahkeme, bilirkişi raporuna dayanarak 16.004,02 TL asıl alacak yönünden itirazın iptaline ve icra inkâr tazminatına karar vermiştir. Daire ise raporda imalatların zorunlu, faydalı ve lüks ayrımının yapılmadığını, tahliye tarihi belirlenmeden 2012 yılı esas alınarak hesaplama yapıldığını, bu raporun hükme esas alınamayacağını belirterek kararı bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2017/13230 K. 2019/2267 Bozma

Başkasına ait taşınmaza yapılan zorunlu ve yararlı giderlerin karşılığı, gideri yapan kişi zilyetliğini sürdürdüğü sürece istenemez; taşınmazın boşaltıldığı belirlendiğinde ise istem, gerektiğinde taşınmaz başında keşif de yapılarak gider isteme kuralları çerçevesinde değerlendirilir.

Detaylı özeti gör

Davacı, babasının 1974-75 yıllarında boş parsel üzerine gecekondu yaparak oturduğunu, kendisinin de 1993 yılında aynı parsel üzerine kendi parasıyla iki katlı bir ev yaptığını, babasının 2005 yılında vefat ettiğini, davalının ise taşınmazı üzerindeki evle birlikte 18.08.2008 tarihinde üçüncü kişilerden tapudan satın aldığını ileri sürerek yaptığı giderler için şimdilik 10.000 TL istemiştir. Yerel mahkeme, davalının taşınmazı mevcut evle birlikte satın aldığını, sebepsiz zenginleşenlerin satışı yapan önceki malikler olduğunu ve davacının halen orada oturduğunu belirterek davayı reddetmiştir. Daire, davacı vekilinin 23.11.2015 tarihli oturumda müvekkilinin taşınmazdan taşındığını beyan ettiğini ve buna itiraz edilmediğini gözeterek, gerekirse taşınmaz başında keşif de yapılıp değerlendirme yapılması gerektiği gerekçesiyle hükmü bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2017/5649 K. 2019/1532 Bozma

Taraflar arasında kira ilişkisi bulunmayan hallerde başkasının taşınmazına yapılan giderler, kira ilişkisi varsayımına dayanan bir yöntemle değil, sebepsiz zenginleşmede gider isteme kurallarına göre hesaplanır; bu kurallara uymayan bilirkişi raporu hükme esas alınamaz.

Detaylı özeti gör

Özel eğitim kuruluşu işleten davacı şirket, davalıya ait taşınmazı kiraladığını, arsaya foseptik çukuru açtırıp etrafını taş duvarla çevirdiğini, binada imalatlar yaptırdığını, davalının ise fuzuli şagil olduğundan bahisle ihtar çekip tahliyesini istediğini ileri sürmüş; tespit dosyasında belirlenen 42.494,00 TL imalat bedelini istemiştir. Davalı, aralarında kira ilişkisi bulunmadığını, tadilat için dava dışı kişinin hesabına 12.500,00 TL gönderdiğini, 22.03.2012 tarihli noter ihtarnamesiyle tahliye istediğini savunmuştur. Mahkeme davayı kısmen kabul ederek 29.994,00 TL'ye hükmetmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir. Daire, taraflar arasında kira ilişkisi bulunmadığını, davacının taşınmazın kendisine satılacağı düşüncesiyle iyileştirme yaptığını, buna karşın hükme esas alınan raporun kira ilişkisi varsayımına dayandığını belirterek, üç kişilik heyetten yeni rapor alınması ve 12.500,00 TL yönünden usuli müktesep hak gözetilmesi gerektiği gerekçesiyle kararı bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2016/14865 K. 2018/4456 Bozma

Sebepsiz zenginleşmede gider istemi giderin niteliğine göre belirlenir; bir şeyin varlığını ve değerini korumak için yapılan zorunlu ve değerini artıran yararlı giderler zenginleşenin iyiniyetine göre istenebilirken, kişisel zevk için yapılan lüks giderler iyiniyet durumuna bakılmaksızın istenemez; bu ayrım ve eklemelerin zararsızca ayrılabilirliği bilirkişi incelemesiyle saptanır.

Detaylı özeti gör

Davacı, davalının kızıyla 2012 yılında evlendiğini ve davalıya ait taşınmaza taşındıklarını, konutu oturmaya elverişli hâle getirmek için mutfak dâhil tüm ahşap işleri ile mobilyaları yaptırdığını, yaklaşık üç ay sonra eşinin evden ayrılması ve boşanmaları üzerine taşınmazdan çıkmak zorunda kaldığını belirterek 90.169,54 TL masrafın davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı zamanaşımı def'inde bulunmuş, taşınmazın baştan itibaren oturulabilir durumda olduğunu ve tadilatın rızası alınmaksızın yapıldığını savunmuştur. Yerel mahkeme, mobilyalara ilişkin istemi husumet yokluğundan, tadilat masraflarını ise davacının özel zevkine göre yapıldığı gerekçesiyle reddetmiştir. Daire, delil tespiti ve yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarında imalatların zorunlu, faydalı ya da lüks nitelikte olup olmadığının, tahliye tarihi itibarıyla tutarlarının ve zararsızca ayrılabilirliğinin değerlendirilmediğini belirterek, eksik inceleme nedeniyle hükmü bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!