TBK Madde 78 Borçlanılmamış edimin ifası

Özet 3 fıkra · ~1 dk okuma

TBK 78, borçlanmadığı edimi kendi isteğiyle ifa eden kimsenin bunu geri isteyebilmesini, kendisini borçlu sanarak (yanılarak) yerine getirdiğini ispat etmesi koşuluna bağlar; zamanaşımına uğramış bir borcun ifasından ya da ahlaki bir ödevin yerine getirilmesinden kaynaklanan zenginleşmeler geri istenemez, borç olmadığı hâlde ödenmiş edimin geri istenmesine ilişkin diğer kanun hükümleri ise saklıdır.

Resmi Metin

Borçlanılmamış edimin ifası

Madde 78- (1) Borçlanmadığı edimi kendi isteğiyle yerine getiren kimse, bunu ancak, kendisini borçlu sanarak yerine getirdiğini ispat ederse geri isteyebilir.

(2) Zamanaşımına uğramış bir borcun ifasından veya ahlaki bir ödevin yerine getirilmiş olmasından kaynaklanan zenginleşmeler geri istenemez.

(3) Borç olmadığı hâlde ödenmiş olan edimin geri istenmesine ilişkin diğer kanun hükümleri saklıdır.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Condictio indebiti olarak anılan bu düzenleme, borçlu olmadığı hâlde kendisini borçlu sanarak ödeme yapan kişiye geri isteme (istirdat) imkânı tanır; ancak burada ispat yükü ödeyendedir: yanılarak ödediğini kanıtlayamazsanız talep reddedilir. Sık yapılan hata, borçlu olmadığını bilerek ödeyip sonradan geri istemeye kalkmaktır; bilerek yapılan ifa geri alınamaz. Aynı şekilde zamanaşımına uğramış bir borcu veya bir ahlaki ödevi yerine getiren kişi, ödediğini geri isteyemez (eksik/doğal borç mantığı). Sebepsiz zenginleşme talî niteliktedir: geçerli bir sözleşme veya haksız fiil ilişkisi varsa önce ona başvurulur; ayrıca haksız fiilden farklı olarak kusur aranmaz. Bu maddeyi hukuka/ahlaka aykırı amaçla verilen edimi düzenleyen TBK m.81 (turpis causa) ile karıştırmayın; ikisi ayrı hâllerdir. İcra istirdatı (İİK) gibi diğer kanunlardaki özel hükümler de saklı kalır. Delil olarak dekont, yazışma ve yanılmayı gösteren karineleri baştan hazırlamak, davanın kaderini belirler.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 78. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 62. maddesini karşılamaktadır.

Tasarının üç fıkradan oluşan 77. maddesinde, sebepsiz zenginleşmenin özel bir çeşidi olan borçlanılmamış edimin ifası düzenlenmektedir.

Para borçlarının ifası için kullanılması uygun olan “tediye” teriminin, diğer borçların ifasını belirtmek amacıyla kullanılmasının yanlış olduğu göz önünde tutularak, Tasarıda, maddenin kenar başlığı “II. Borçlanılmamış edimin ifası” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 62. maddesinin, yüklemi olumsuz fiil olan ilk cümlesi, Tasarıda yüklemi olumlu fiil olan bir cümleye dönüştürülmüştür. Aynı maddenin ikinci cümlesi ise, Tasarıda ikinci fıkra olarak düzenlenmiştir.

Maddenin üçüncü fıkrası kaynak İsviçre Borçlar Kanununun 63 üncü maddesinin üçüncü fıkrasından alınmıştır. Bu fıkrada, borçlanılmamış edimin geri istenmesine ilişkin diğer kanun hükümlerinin saklı tutulduğu belirtilmektedir.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.78 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2016/2272 K. 2017/12759 Bozma

Borç olmadığı hâlde rızasıyla ödeme yapan kimse, borçlu olduğu yanılgısına (yanlışlığa) düştüğünü ispat ederse ödediğini geri isteyebilir; şart tasarrufa dayanmayan salt hatalı ödemeler sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre istenebilir.

Detaylı özeti gör

Davacı İl Özel İdaresi, davalı memura 2007-2010 yılları arasında 657 sayılı Kanuna ekli IV sayılı cetvelde unvanı yer almadığı halde usulsüz olarak makam ve görev tazminatı ödendiğini, davalının önce rızaen taksitle iade edip sonra kesintiyi durdurduğunu belirterek, kalan 3.997,49 TL'nin yasal faiziyle tahsilini istemiştir. Davalı, kendisine hile veya yanıltıcı beyan isnat edilemeyeceğini ve idarenin 60 günlük dava süresinin geçtiğini savunmuş; yerel mahkeme Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulu kararlarına dayanarak davanın reddine karar vermiştir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi ise ödemenin herhangi bir şart tasarrufa değil hataya dayandığını, davalıya yapılan ödemenin önceki bir idari karara dayandığının ispatlanamadığını belirterek, alacağın TBK m.78 ile sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde geri istenebileceğinin gözetilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmü davacı yararına bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2013/10656 K. 2013/10995 Bozma

Borçlanmadığı edimi rızasıyla ifa eden kimse, kendisini borçlu sanarak (yanılarak) ödediğini ispat ederse ödediğini geri isteyebilir; şart tasarrufa dayanmayan salt hatalı ödeme, haksız iktisap kuralları çerçevesinde geri istenebilir.

Detaylı özeti gör

Davacı idare, davalıya döner sermaye katkı payı olarak haksız ve yersiz ödendiğini ileri sürdüğü 6.941,93 TL'nin tahsili istemiyle sulh hukuk mahkemesinde alacak davası açmıştır. Yerel mahkeme, davalının fazla ödemede kusurunun bulunmadığı, ödemenin davalının açık hata veya hilesinden kaynaklanmadığı ve alacağın 60 günlük idari dava açma süresi içinde istenmesinin mümkün olduğu gerekçeleriyle davayı reddetmiştir. Yargıtay, hatalı intibak/terfi gibi şart tasarrufa dayanan fazla ödemeler ile şart tasarrufa dayanmayan salt hatalı ödemeler arasındaki ayrıma işaret ederek; somut olayda şart tasarrufa dayanmayan salt hatalı ödemenin Borçlar hukukunun haksız iktisap kuralları çerçevesinde geri istenip istenemeyeceği tartışılmadan davanın reddedilmesini isabetsiz bulmuştur. Bu nedenle yerel mahkeme hükmü bozulmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.78 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2022/846 K. 2025/686 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

İpotek borçlusunun, kooperatife borcu bulunmadığı halde icra dosyasından kooperatife ödeme yapılmasına katlanmış olması karşısında, TBK m.78 uyarınca borçlanmadığı edimi kendisini borçlu sanarak yerine getirdiği ve ödenen tutarı geri istemekte haklı olduğu kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, icra dosyasındaki sıra cetveline göre davalı kooperatife yapılan ödemenin, davacının bu kooperatife borcu bulunmadığı ileri sürülerek iadesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etmiştir. Kooperatif istinafında hak düşürücü süreye, zamanaşımına ve ibranameye dayanmıştır. Daire, davanın istirdat değil sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davası olarak nitelendirilmesi gerektiğini, geri isteme hakkının doğduğu tarihten itibaren iki yıllık sürenin dava tarihinde dolmadığını, tek imzalı ve alacaklı yerine borçlu tarafından düzenlenen belgenin geçerli ibraname sayılamayacağını belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2021/2963 K. 2023/1716 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Kendi düzenlediği poliçe kapsamında teminat dışı kalan bir tazminatı ödeyen sigortacının, ödemeyi kendisini borçlu sanarak yaptığını ileri süremeyeceği; lütuf ödemesi sayılan bu ifanın sebepsiz zenginleşmeye dayalı geri isteme hakkı vermeyeceği sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Sigorta şirketi, trafik kazasında yaralanan kişiye zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında ödediği tazminatın, sonradan görülen davada sürekli maluliyet bulunmadığının anlaşılması üzerine sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesini istemiş; başlattığı takibe itiraz edilince itirazın iptali davası açmıştır. İlk derece mahkemesi davayı reddetmiştir. Daire, kendi düzenlediği poliçeye dayanarak ödeme yapan sigortacının ödemeyi kendisini borçlu sanarak yaptığını ileri süremeyeceğini, poliçe teminatı dışında kalan bu ödemenin lütuf ödemesi sayılacağını ve sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak geri istenemeyeceğini belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2020/1002 K. 2022/1198 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Taşıma bedeli olarak kararlaştırılan tutarın üzerinde kalan ödemeyi, haciz tehdidi bulunmadan ve ihtirazi kayıt ileri sürmeden kendi iradesiyle yapan taşıtanın, TBK m.78 karşısında ödediği fazla miktarın iadesini isteyemeyeceği kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uluslararası taşımada navlunun 2.100 USD kararlaştırıldığı, ancak boşaltma yerinde sürücünün daha yüksek bedel istemesi üzerine alıcının ödediği fazlalığın taşıtana yansıtıldığı ileri sürülerek, fazla ödenen tutar için başlatılan takibe itirazın iptali istenmiştir. İlk derece mahkemesi fazla ödemenin niçin ve kimin sorumluluğunda yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Daire, sözleşmede navlunun 2.100 USD olduğunu saptamakla birlikte ödemenin haciz tehdidi olmaksızın ve ihtirazi kayıt konulmaksızın kendi iradesiyle yapıldığını belirterek TBK m.78 uyarınca iadenin istenemeyeceği sonucuna varmış ve istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!