TBK Madde 429 Hizmet sözleşmesi: Sözleşmenin devri

Özet 2 fıkra · ~1 dk okuma

TBK 429, hizmet sözleşmesi ancak işçinin yazılı rızası alınmak suretiyle sürekli olarak başka bir işverene devredilebilir; devir işlemiyle devralan, bütün hak ve borçları ile birlikte sözleşmenin işveren tarafı olur ve işçinin hizmet süresine bağlı hakları bakımından devreden işveren yanında işe başladığı tarih esas alınır.

Resmi Metin

Sözleşmenin devri

Madde 429- (1) Hizmet sözleşmesi, ancak işçinin yazılı rızası alınmak suretiyle, sürekli olarak başka bir işverene devredilebilir.

(2) Devir işlemiyle, devralan, bütün hak ve borçları ile birlikte, hizmet sözleşmesinin işveren tarafı olur. Bu durumda, işçinin, hizmet süresine bağlı hakları bakımından, devreden işveren yanında işe başladığı tarih esas alınır.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

TBK m.429, tek bir işçinin hizmet sözleşmesinin bir işverenden diğerine sürekli olarak geçmesini düzenler ve bu geçişi işçinin yazılı rızasına bağlar. Rıza yoksa devir işçi bakımından sonuç doğurmaz; sözlü ya da örtülü onay yeterli sayılmaz. Devir gerçekleşince devralan, doğmuş ve doğacak bütün hak ve borçlarıyla sözleşmenin işveren tarafı olur; işçinin kıdeme bağlı hakları (ihbar, yıllık izin, kıdem tazminatı) devreden yanında işe başladığı tarihten hesaplanır, yeni işverence sıfırlanamaz. Uygulamada bu düzenleme sıklıkla TBK m.428 işyeri devriyle karıştırılır: işyeri devrinde sözleşmeler işçinin rızası gerekmeksizin kendiliğinden devralana geçer, oysa buradaki münferit sözleşme devrinde yazılı rıza kuruculuk taşır. İş K. (4857) kapsamındaki işçi için işyeri devri İş K. (4857) m.6 ile özel düzenlenir ve öncelikle uygulanır. Uygulamada sık rastlanan hata, rızayı belgelendirmemek ve kıdemi devir tarihinden başlatmaktır.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 429. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununda yer verilmeyen, “II. Sözleşmenin devri” kenar başlıklı yeni bir maddedir.

Tasarının iki fıkradan oluşan 428 inci maddesinde, hizmet sözleşmesinin devri düzenlenmektedir.

Maddenin birinci fıkrasında, hizmet sözleşmesinin, ancak işçinin yazılı rızası alınmak suretiyle sürekli olarak başka bir işverene devredilebileceği belirtilmektedir.

Maddenin ikinci fıkrasında ise, devir işlemiyle devralanın, bütün hak ve borçları ile birlikte hizmet sözleşmesinin işveren tarafını oluşturacağı ifade edilmektedir. Gerçekten, hizmet sözleşmesini devralınmasıyla, hizmet ilişkisi sona ermemekte, devralan, sözleşmenin işveren tarafı haline gelmektedir. Bu durumda, işçinin, hizmet süresine bağlı hakları bakımından, devreden işverenin yanında işe başladığı tarih esas alınacaktır. Benzer bir düzenleme, geçici iş ilişkisi bakımından 4857 sayılı İş Kanununun 7 nci maddesinde de yapılmıştır.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.429 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 7. Hukuk Dairesi E. 2018/3422 K. 2020/2036

İşçi alacağı takibine karşı açılan menfi tespit davasında istinaf sebebi olarak, hizmet sözleşmesinin devrini düzenleyen TBK m.429 metnine dayanılmıştır. Daire esasa girmemiş; kararın istinafa değil temyize tabi olduğunu belirleyerek dosyayı mahkemesine geri çevirmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, kapatılarak tüzel kişiliği sona eren bir belediyenin hak ve borçlarını devralan il özel idaresinin, eski işçi tarafından başlatılan ilamsız icra takibinde asıl alacağın bir kısmı ile işlemiş faizden borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi davayı kısmen kabul ederek 4.000,00 TL ücret alacağı ile 107.974,31 TL işlemiş faizden sorumlu olunmadığını tespit etmiştir. Daire ise dosyada bölge adliye mahkemelerinin faaliyete başladığı 20/07/2016 tarihinden önce görevsizlik kararı verildiğini ve bu kararın Yargıtay incelemesinden geçtiğini, dolayısıyla HMK geçici 3/2 uyarınca nihai kararın istinafa değil temyize tabi olduğunu, kanun yolunun yanlış gösterilmesinin bu sonucu değiştirmeyeceğini belirterek dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere mahkemesine geri çevrilmesine karar vermiştir.

Adana BAM · İstinaf · 7. Hukuk Dairesi E. 2018/1965 K. 2020/11

İşçi alacağı takibine karşı açılan menfi tespit davasında, istinaf sebepleri arasında hizmet sözleşmesinin devrini düzenleyen TBK m.429'a dayanılmış; daire esasa girmeden, kararın istinafa değil temyize tabi olduğu gerekçesiyle dosyayı mahkemesine geri çevirmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Dava, kapatılan bir belediyenin hak ve borçlarını devralan il özel idaresince, işçi alacağına dayalı ilamsız takipte kesinleşen asıl alacak ve işlemiş faiz yönünden borçlu olunmadığının tespiti istemiyle açılan menfi tespit davasıdır. İlk derece mahkemesi davanın kısmen kabulüne karar vermiş, davacı idare istinafa başvurmuştur. Daire, dosyada bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce görevsizlik kararı verildiğini ve bu kararın Yargıtay incelemesinden geçtiğini, bu nedenle HMK geçici 3/2 uyarınca nihai kararın istinafa değil temyize tabi olduğunu, kanun yolunun yanlış gösterilmesinin sonucu değiştirmeyeceğini belirterek istinaf başvurusu hakkında bir tasarrufta bulunmaksızın dosyanın temyiz incelemesi için mahkemesine geri çevrilmesine karar vermiştir.

Adana BAM · İstinaf · 7. Hukuk Dairesi E. 2018/1872 K. 2018/919 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

İşçilik alacakları davasında işçi, istinaf sebebi olarak hizmet sözleşmesinin TBK m.429 gereği ancak rızasıyla devredilebileceğini ileri sürmüş; daire, işlemin İş Kanunu m.6 anlamında işyeri devri olduğunu, dosyada işçinin devre muvafakat belgesi bulunduğunu belirterek istinafı reddetmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Taşeron şirketler bünyesinde çalışan davacı işçi, iş sözleşmesinin işverence feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin, fazla mesai ve genel tatil ücreti alacaklarını istemiştir. İlk derece mahkemesi, davalı şirketin hisselerinin tamamının devredilmesi nedeniyle devreden işverenin sorumluluğunun sınırlı olduğu ve feshe bağlı hakların talep edilemeyeceği gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Daire, işlemin İş Kanunu'nun 6. maddesi anlamında işyeri devri olduğunu, devrin haklı fesih hakkı vermediğini, işçinin sözleşmenin devrine muvafakat edip kesintisiz çalışmaya devam ettiğini, fesih gerçekleşmediğinden feshe bağlı hakların istenemeyeceğini, fazla çalışma ve tatil alacaklarında beş yıllık zamanaşımının değil aynı maddedeki hak düşürücü sürenin uygulanacağını belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!