TBK Madde 432 Fesih bildirim süresi: a. Genel olarak

Özet 6 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 432, belirsiz süreli hizmet sözleşmesinin feshinden önce durumun diğer tarafa bildirilmesini zorunlu kılar; sözleşme, bildirimin diğer tarafa ulaşmasından başlayarak hizmet süresi bir yıla kadar sürmüş işçi için iki hafta, bir yıldan beş yıla kadar sürmüş işçi için dört hafta, beş yıldan fazla sürmüş işçi için altı hafta sonra sona erer. Bu süreler kısaltılamaz, ancak sözleşmeyle artırılabilir ve her iki taraf için de aynı olmak zorundadır; farklı süreler öngörülmüşse en uzun süre uygulanır ve işveren, fesih bildirim süresine ait ücreti peşin vererek sözleşmeyi feshedebilir.

Resmi Metin

a. Genel olarak

Madde 432- (1) Belirsiz süreli hizmet sözleşmelerinin feshinden önce, durumun diğer tarafa bildirilmesi gerekir.

(2) Hizmet sözleşmesi; bildirimin diğer tarafa ulaşmasından başlayarak, hizmet süresi bir yıla kadar sürmüş olan işçi için iki hafta sonra; bir yıldan beş yıla kadar sürmüş işçi için dört hafta ve beş yıldan fazla sürmüş işçi için altı hafta sonra sona erer.

(3) Bu süreler kısaltılamaz; ancak sözleşmeyle artırılabilir.

(4) İşveren, fesih bildirim süresine ait ücreti peşin vermek suretiyle hizmet sözleşmesini feshedebilir.

(5) Fesih bildirim sürelerinin, her iki taraf için de aynı olması zorunludur; sözleşmede farklı süreler öngörülmüşse, her iki tarafa da en uzun olan fesih bildirim süresi uygulanır.

(6) Hizmet sözleşmesinin askıya alındığı hâllerde fesih bildirim süreleri işlemez.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

TBK m.432, belirsiz süreli hizmet sözleşmesinin süreye uyularak feshinde tarafların uyması gereken bildirim önellerini belirler. Süre, bildirimin karşı tarafa ulaştığı andan işler: hizmeti bir yıla kadar sürmüş işçide iki hafta, bir yıldan beş yıla kadar dört hafta, beş yılı aşmışsa altı hafta sonra sözleşme sona erer. Bu süreler işçi lehine nispi emredicidir; kısaltılamaz, yalnız sözleşmeyle artırılabilir ve iki taraf için aynı olmalıdır; farklı kararlaştırılmışsa en uzun olan uygulanır. İşveren öneli beklemeden, karşılığı ücreti peşin ödeyerek derhal feshedebilir (peşin ödemeli fesih). Askı dönemlerinde süre işlemez. Bu süreler TBK kapsamındaki hizmet ilişkileri içindir; İş K. (4857) m.17 kapsamındaki işçiye o kanunun kendi kademeli ve farklı süreleri öncelikle uygulanır, TBK’nın iki/dört/altı haftası oraya taşınmaz. Süreye uyulmadan yapılan feshin sonuçları için TBK m.438, fesih hakkının kötüye kullanımı için TBK m.434 devreye girer.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 432. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 340 ve 341 inci maddelerini karşılamaktadır.

Tasarının altı fıkradan oluşan 431 inci maddesinde, belirsiz süreli sözleşmelerde fesih süresi düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 340 ıncı maddesinin kenar başlığında kullanılan “III. Feshin ihbarı ve kanuni müddetler / 1. Umumiyet itibariyle” ve 341 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “2. Bir seneden fazla devam eden işlerde” şeklindeki ibareler, Tasarıda, “2. Fesih bildirim süresi / a. Genel olarak” şekline dönüştürülmüştür.

818 sayılı Borçlar Kanununun 340 ve 341 inci maddelerinde birbiriyle bağlantılı konuların düzenlendiği göz önünde tutularak, Tasarıda tek madde halinde ve 4857 sayılı İş Kanununun 17 nci maddesinden yararlanılarak, gerekli değişiklikler yapılmak suretiyle kaleme alınmıştır. Ancak, işçinin aniden işi bırakmasının hukuki sonucuna ilişkin düzenleme, Tasarının 438 inci maddesinde yapılmıştır.

Maddenin son fıkrasında kullanılan “hizmet sözleşmesinin askıya alındığı hallerde” şeklindeki ibare ile, işçinin askerlik, ağır hastalık, ücretsiz izin ve buna benzer sebeplerle hizmet sözleşmesinden doğan yükümlülüklerin ifasının istenemeyeceği durumlar kastedilmektedir.

Maddenin düzenlenmesinde kaynak İsviçre Borçlar Kanununun 335a ve 335c maddeleri göz önünde tutulmuştur.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.432 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E. 2025/7322 K. 2026/1066 Bozma

Hizmet sözleşmesine ilişkin genel hükümlere tabi olarak çalışan işçi kıdem tazminatına hak kazanamaz; buna karşılık belirsiz süreli sözleşmenin feshinde bildirim sürelerine uyulmaması hâlinde ihbar tazminatı isteyebileceğinden, kıdem tazminatı talebinin reddi ihbar tazminatı yönünden ayrı bir değerlendirme yapılmasına engel değildir.

Detaylı özeti gör

Davacı, 01.02.2014 tarihinden itibaren davalı nezdinde usta gemici olarak çalıştığını, son ücretinin 1.823,00 USD olduğunu, iş sözleşmesinin 13.02.2022 tarihinde haklı bir sebep gösterilmeksizin feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı istemiştir. Davalı, çalışılan gemilerin Malta bayraklı olduğunu, sözleşmelerde bayrak devleti hukukunun seçildiğini savunmuştur. İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi 854 sayılı Deniz İş Kanunu'nun uygulanmasını isabetli görüp yalnızca faiz türünü düzelterek yeniden hüküm kurmuştur. Daire, sözleşmelerin çoğunda geçerli bir hukuk seçimi bulunduğunu, hukuk seçimi bulunmayan 30.01.2014-23.10.2014 arasındaki ilk dönemde ise daha sıkı ilişkili hukukun Türk hukuku olduğunu, gemi Malta bayraklı olduğundan bu dönemde 854 sayılı Kanun'un değil 6098 sayılı Kanun'un uygulanacağını, kıdem tazminatı doğmasa da ihbar tazminatının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirterek kararı bozmuştur.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E. 2025/1094 K. 2025/4062 Bozma

Tarım işinde çalışan işçinin hizmet ilişkisine hizmet sözleşmesine dair genel hükümler uygulanır; bu kapsamdaki işçi kıdem tazminatına hak kazanamasa da, belirsiz süreli sözleşmesi fesih bildirim sürelerine uyulmaksızın sona erdirilmişse ihbar tazminatı hesaplanarak hüküm altına alınmalıdır.

Detaylı özeti gör

Davacı, davalıya ait narenciye bahçesinde 2005 yılından itibaren, 2013 yılından 2018 yılının Ekim ayına kadar kesintisiz biçimde sulama, gübreleme ve budama gibi işlerde sigortasız çalıştığını, bahçedeki evde oturma karşılığında bu işlerin kendisine yaptırıldığını ve ücretini istemesi üzerine sözleşmesinin haksız feshedildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatları ile ücret ve izin alacaklarını istemiştir. Davalı, davacının evde kiracı olarak oturduğunu ve başka işverenler nezdinde çalıştığını savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi çalışmanın ispat edilemediği gerekçesiyle davayı reddetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Daire, davacı tanıklarının beyanlarına göre 01.01.2013-30.09.2018 tarihleri arasında iş ilişkisinin varlığını kabul etmiş; işin tarım işi olması nedeniyle 6098 sayılı Kanun'un uygulanacağını, kıdem tazminatı hakkı bulunmasa da ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin alacağının hesaplanması gerektiğini belirterek kararı bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2022/76 K. 2022/1198 Bozma

Belirsiz süreli hizmet sözleşmesinin feshinden önce durumun diğer tarafa bildirilmesi zorunludur ve bildirim süresi hizmet süresine göre iki, dört veya altı haftadır; sözleşmesi haklı bir neden olmaksızın feshedilen işçi, bu sürelere uyulmadığı için ihbar tazminatına hak kazanır.

Detaylı özeti gör

Davacı, davalı şirketin bahçesinde 2002 yılında işe girdiğini, sigorta giriş kaydının 02.10.2004 tarihinde yapıldığını, bekçilik ve traktör kullanımını gerektiren işlerde çalıştığını, son altı aylık ücretinin ödenmediğini, ödenmeyen ücretler ile sigorta kaydının düzeltilmesi istenmesi üzerine işyerinden çıkarıldıklarını, buna karşın 15.09.2014 tarihli ihtarname ile devamsızlık yapmış gibi gösterildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile işçilik alacaklarını istemiştir. Davalı, davacının 12 ve 13.09.2014 günleri işe gelmediğini savunmuştur. Asliye hukuk mahkemesi, hizmet sözleşmesi kapsamında çalışan davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağına, bir kısım ücret alacaklarının kabulüne karar vermiştir. Daire, işverenin 11.09.2014 tarihinde çıkış vermesine rağmen sonraki tarihli devamsızlık tutanakları düzenlediğini ve feshin haksız olduğunu belirterek 6098 sayılı Kanun'un 432 ve 438 inci maddeleri yönünden hükmü bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2021/2255 K. 2021/12404 Bozma

İhbar tazminatı istemi, hizmet sözleşmesine ilişkin hükümlerde bu ad altında bir düzenleme bulunmadığı gerekçesiyle reddedilemez; hukuki nitelendirme hâkime ait olduğundan istem, belirsiz süreli sözleşmede fesih bildirim süresini düzenleyen hüküm kapsamında değerlendirilir ve haklı fesih ispatlanamamışsa yasal süreler üzerinden hüküm altına alınır.

Detaylı özeti gör

Davacı, 19.12.2005-26.03.2013 tarihleri arasında davalı şirketlerin işlettiği gemilerde aşçı olarak çalıştığını, son olarak yabancı bayraklı bir dökme yük gemisinde görevliyken iş akdinin haksız feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile ücret, ikramiye, fazla çalışma, hafta tatili, yıllık izin ve genel tatil alacaklarını istemiştir. Davalılar işveren olmadıklarını, çalışmanın belirli süreli sözleşmelerle geçtiğini savunup zamanaşımı def'inde bulunmuştur. İş mahkemesinin kısmen kabul kararı, gemilerin Deniz İş Kanunu kapsamında kalıp kalmadığının araştırılması için bozulmuş; tefrik sonrası dosyaya bakan asliye hukuk mahkemesi sözleşmenin belirsiz süreliye dönüştüğünü kabul ederek ücret, ikramiye, fazla çalışma ve yıllık izin alacaklarını hüküm altına almış, tazminat taleplerini ise Türk Borçlar Kanunu'nda bu adla düzenleme bulunmadığı gerekçesiyle reddetmiştir. Daire, hukuki nitelendirmenin hâkime ait olduğunu belirterek kararı bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2020/5142 K. 2021/2911 Bozma

Belirsiz süreli hizmet sözleşmesinde ihbar tazminatı, fesih bildirim süresine uyulmaksızın sözleşmeyi sona erdiren tarafın yükümlülüğüdür; bu nedenle istem karara bağlanmadan önce hizmet akdinin kim tarafından sona erdirildiği tespit edilmeli, sözleşmeyi haklı bir neden olmaksızın kendisi sona erdiren işçinin ihbar tazminatına hak kazanmadığı kabul edilmelidir.

Detaylı özeti gör

Davacı, 01.02.2011 ile 02.01.2013 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde hayvanlara yem verme ve ahır temizliği işini 1.000,00 TL aylık ücretle yaptığını, iş akdinin neden gösterilmeden feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma ve yıllık izin ücreti istemiştir. Davalı, davacının istifa ettiğini savunmuştur. Yerel mahkeme, önceki bozma kararına uyarak 939,96 TL ihbar tazminatı, 67,14 TL yıllık izin ve 3.945,12 TL fazla çalışma ücretine hükmetmiştir. Daire, ihbar tazminatı istemi karara bağlanmadan önce sözleşmeyi kimin sona erdirdiğinin belirlenmesi gerektiğini, davalının 28.12.2012 ile 02.01.2013 tarihleri arasında tuttuğu devamsızlık tutanakları ve tanıklarla davacının haklı neden olmaksızın ayrıldığını ispatladığını belirtmiş; ayrıca ilk hükümdeki 3.548,88 TL'yi aşan fazla çalışma alacağının aleyhe hüküm verme yasağını ihlal ettiğini saptayarak kararı davalı yararına bozmuştur.

Diğer kararlar (2)
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2020/6906 K. 2021/922 Bozma

İş Kanunu kapsamı dışında bırakılan tarım ve orman işyerlerinde çalışan işçinin ihbar tazminatı, İş Kanunu ölçütlerine göre hesaplanamaz; uyuşmazlık hizmet sözleşmesine ilişkin genel hükümlere tabi olduğundan, fesih bildirim sürelerini düzenleyen hüküm gözetilmeksizin İş Kanunu esas alınarak yapılan ihbar tazminatı hesabı bozmayı gerektirir.

Detaylı özeti gör

Davacı, davalının işyerinde 08.08.2009-01.08.2012 tarihleri arasında çobanlık ve koyun bakımı işinde aralıksız çalıştığını, hizmet akdinin haksız olarak sona erdirildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla mesai ve ulusal bayram genel tatil ücreti olmak üzere toplam 11.406,89 TL alacak istemiştir. Davalı, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğünün ihalelerine katılarak iş aldığını, ihale süresinin 31.07.2012 tarihinde dolduğunu ve birikmiş izinlerin kullandırıldığını savunmuştur. Mahkeme davayı kısmen kabul ederek 2.812,87 TL kıdem, 1.478,93 TL ihbar tazminatı, fazla mesai ve genel tatil ücretleri ile 924,86 TL yıllık izin ücretine hükmetmiştir. Daire, işyerinde elliden az işçi çalıştırıldığı için uyuşmazlığın İş Kanunu kapsamı dışında kaldığını, alacakların 6098 sayılı Kanunun 422, 425, 432 ve 438 inci maddeleri ile 818 sayılı Kanun hükümleri esas alınarak hesaplanması gerektiğini belirterek kararı bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2020/3789 K. 2020/6223 Bozma

İş Kanunu kapsamı dışında kalan işçinin ihbar tazminatı istemi, iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacağı gerekçesiyle reddedilemez; belirsiz süreli hizmet sözleşmelerinde fesih bildirim süreleri hizmet sözleşmesine ilişkin genel hükümlerde düzenlendiğinden, istem bu hükümler çerçevesinde ve gerekirse bilirkişi incelemesiyle karara bağlanmalıdır.

Detaylı özeti gör

Davacı, 1/7/2010 ile 22/1/2013 tarihleri arasında davalı yanında tarımsal danışmanlık hizmetinde çalıştığını, işverenin hizmeti muntazam yapmadığından bahisle savunmasını almadan iş akdine son verdiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı istemiş, taleplerini ıslahla 6.058,80 TL ve 3.326,40 TL olarak artırmıştır. Dava önce iş mahkemesinde görülmüş; işyerinde çalışan işçi sayısının elliden az olduğu ve çalışmanın 4857 sayılı Kanun'un 4/1-b maddesi kapsamında kaldığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek dosya asliye hukuk mahkemesine gönderilmiştir. Asliye hukuk mahkemesi, davacının İş Kanunu bakımından işçi sayılmadığı ve iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacağı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Daire, uyuşmazlığa Türk Borçlar Kanunu'nun 393 ve devamı maddelerinin uygulanacağını, belirsiz süreli sözleşmelerde fesih bildirim sürelerinin aynı Kanun'un 432. maddesinde düzenlendiğini belirterek, uzman bilirkişiden rapor alınması gerektiği gerekçesiyle hükmü bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!