Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Özetler ilgili kararlardan derlenmiştir.
Bu kararda madde yalnızca anılmıştır. Karar, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte takibin iptali, mükerrer takip şikâyeti ile faize ve dosya kapak hesabına itiraz istemine ilişkindir; İİK m.150/e, borçlunun alacaklının yasal süre içinde satış istemediği için takibin düştüğünü ileri sürdüğü dava dilekçesinde ve bu iddiayı değerlendiren, istinafa konu ilk derece kararında anılmıştır.
Detaylı özeti gör
İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte borçlu şirket, takibin mükerrer olduğunu, süresinde satış istenmediğinden takibin düştüğünü, uygulanan temerrüt faizinin fahiş olduğunu ve icra emrinin usulsüz olduğunu ileri sürerek takibin iptalini istemiş, ilk derece mahkemesi davayı reddetmiştir. Daire, kredi sözleşmesindeki orana göre hesaplanan temerrüt faizinin ticari işte geçerli olduğunu ve icra emrine yedi günlük sürede itiraz edilmediğini belirterek istinaf sebeplerini yerinde görmemiş; ancak aynı şikayetlerin daha önce açılmış derdest bir davada görülmesi nedeniyle bunların usulden reddi gerekirken esastan reddedilmesini isabetsiz bularak ilk derece kararını resen kaldırmış ve yerine yeni hüküm kurmuştur.
Kararı incele →
İİK m.150/e uyarınca taşınmaz rehninin satışı ödeme veya icra emrinin tebliğinden itibaren kanuni süre içinde istenmezse takip düşer; bu tarihten sonra yapılan işlemler yok hükmünde olduğundan sonradan yapılan ihalenin sırf bu nedenle feshi gerekir. Son fıkranın göndermesiyle kıyasen uygulanan m.78/2 karşısında, icra mahkemesinde kıymet takdirine itiraz edilmesi satış isteme süresinin işlemesini durdurmaz.
Detaylı özeti gör
Davacı borçlular, asıl borçlu şirketin borcu için ipotek vermedikleri taşınmazın icra ihalesiyle satıldığını, kefalet limitinin aşıldığını ve takibin düştüğünü ileri sürerek ihalenin feshini istemiştir. İlk derece mahkemesi, davacıların müşterek ve müteselsil sorumlu olduğunu, tebligat ve kapak hesabında usulsüzlük bulunmadığını belirleyerek davayı reddetmiştir. Karara karşı davacı borçlular istinaf yoluna başvurmuştur.
Kararı incele →
İİK m.150/e uyarınca alacaklı, taşınmaz rehninin satışını ödeme veya icra emrinin tebliğinden itibaren takip tarihinde yürürlükte olan mevzuattaki süre içinde istemelidir; bu sürede satış istenmezse takip düşer. Takibin düştüğü tarihten sonra yapılan işlemler yok hükmünde olduğundan bu tarihten sonra yapılan ihalenin de sırf bu nedenle feshi gerekir.
Detaylı özeti gör
İpotek veren üçüncü kişi konumundaki davacı borçlular, asıl borçlunun borcu için taşınmazlarının ihaleyle satıldığını, alacağın teminatı olan taşınmazların toplu rehin oluşturduğunu ve yalnız bir kısmının satışa çıkarılmasının usulsüz olduğunu ileri sürerek ihalenin feshini istemiştir. İlk derece mahkemesi davayı reddederek para cezasına hükmetmiştir. Davacılar karara karşı istinaf yoluna başvurmuştur.
Kararı incele →
Bu kararda madde yalnızca anılmıştır. Karar, borçlunun borcu için ipotek veren davacıların, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takibin iptali istemine ilişkindir; İİK m.150/e, davacılar vekilinin dava dilekçesinde süresinde usulüne uygun satış talebi bulunmadığı için takibin düştüğü ileri sürülürken anılmıştır.
Detaylı özeti gör
Davacılar, dava dışı borçlunun borcu için ipotek verdikleri taşınmazların satışına ilişkin takibin iptalini, asıl borçludan vazgeçildiğini ve kapak hesabının hatalı olduğunu ileri sürerek istedi; ilk derece mahkemesi davayı reddetti. Adana BAM, ipoteğin paraya çevrilmesi ve TMK m.887 kapsamındaki sorumluluk ilişkisi çerçevesinde davacıların istinaf başvurusunu değerlendirdi.
Kararı incele →
Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. Tam karar metni esas alınmalıdır.